HDP: Çözüm sürecini harcatmayacağız

HDP: Çözüm sürecini harcatmayacağız
HDP: Çözüm sürecini harcatmayacağız
Hükümetin, çözüm sürecini masada bırakma yaklaşımı izlediğini savunan, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, "Mermer gibi iç güvenlik paketiyle karşımıza çıktılar. Ama çözüm sürecini harcatmayacağız" dedi.

RADİKAL - HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, çözümün teminatının iktidar, cumhurbaşkanı değil halklar olduğunu söyledi. “Çözüm sürecini harcatmayacağız. Harcatmak için ellerinden gelini yapıyorlar” diyen Yüksekdağ, “Mermer gibi iç güvenlik paketiyle karşımıza çıktılar. Gözünüz çözümde değilse oturup kalkıp böyle paketler hazırlarsınız. Bu paket halkın güvenliğini tehdit eden pakettir” dedi.

HDP Meclis Grup Toplantısı’nın başında Pervin Buldan, “Kobani’nin çetelerden kurtarılmasıyla 21. yüzyılın en şanlı zaferini ilan etmiş oldular” diye konuştu. Bu sözler üzerine grup toplantısına katılan partililer, “Yaşasın Kobani direnişi” diye slogan attılar. Grupta konuşan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, güzel günler, güneşli günler ve zafer haberlerinin geldiği günlere merhaba dediklerini ifade etti. “Sağımız solumuz, doğumuz batımız, önümüz arkamız zafer haberleri.” diyen Yüksekdağ, Yunanistan’daki seçimleri kazanan Syriza’yı kutladı, sevinçlerini paylaştığını kaydetti.

“KOBANİ DÜŞTÜ DÜŞECEK DİYENLERİ UNUTMAYACAĞIZ”

“Kobani’deki zafer, bütün dünyada ezilenlerin zaferidir, bütün Ortadoğu halklarının umudu, geleceğidir, yeni yaşamıdır. Herkese hayırlı olsun” diyen Yüksekdağ, bugün kazanılan zaferin çok daha kanıta, ispata yer bırakılmayacak bir zafer olduğunu ve tarihte yeni bir sayfa açıldığını söyledi. Düştü düşecek diyenlerin tarihteki sonunun geldiğini belirten Yüksekdağ, Kobani’deki direnişe katkı veren herkesi saygıyla selamladı.

Tarihte son sözü hep direnenlerin söyleyeceğini dile getiren Yüksekdağ, Kobani’yi örnek gösterdi. Başbakan Bülent Arınç’ın “Umarım Kobani için gösterdiğimiz çabayı unutmazlar” açıklamasını hatırlatan Yüksekdağ, “Herhalde bu sözler çok ağlamaktan oluyor. Çok ağlayınca insan bu sözleri, cümleleri kurabiliyor. Bizim asla unutmayacağımız ve asla affetmeyeceğimiz listesi var. Kobani düştü düşecek diyenleri unutmayacağız, bu halk unutmayacak. Kobani’nin bu halkla ne ilgisi var diyenleri, tırlardaki silahları asla unutmayacağız. IŞİD ile sarmaş dolaş olmuş asker fotoğrafını asla unutmayacagğız. 6-8 Ekim günlerinde işte bugün gelsin diye direnen ve katledilen canlarımızı asla unutmayacağız.” diye konuştu.

“KOBANİ’YE SELAM SÖYLEYENE DEĞİL SÖYLETENE BAKIN”

Başbakan Davutoğlu’nun Kobani’ye selam söylemesini de eleştiren Yüksekdağ, “Keşke bu selamı yüzlerce insan ölmeden, Türkiye ’deki barış ortamı gerilmeden söyleyebilseydi. Selamı söyleyene değil söyletene bakın. İşte bu halk size selamı söyletiyor.” ifadelerini kullandı. Kürt özdeyişi olan “Atlı geldiler yaya gittiler” sözünü hatırlatan Yüksekdağ, barbarlık çetesinin geldiği gibi arkasına bakmadan gittiğini vurguladı.

Siyasi iktidarın iç ve dış politikasının çöküş noktasına geldiğine dikkat çeken Yüksekdağ, “Türkiye’nin dört bir tarafında güvenecekleri tek bir komşu yok. Hal böyle olunca ne yapsınlar; gidip Somali’de dış politikayı yapıyorlar. Malezya’da dış politikayı yapıyorlar. Başka yere gidemezler. Çökmüş Suriye politikası üzerinden Ortadoğu politikası geliştirmeye çalışıyorlar. Siz derinde değilsiniz, Akdeniz sularında kıyıya vurdu. Suriye politikası çöktü, bütün bölge politikası yanıtsız kaldı. Yeni Ortadoğu politikası inşa edemezsiniz. Yeni bir Ortadoğu politikası kuruluyor, gelin buna destek olun.” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANI BAŞBAKANA SINIF BAŞKANLIĞI MUAMELESİNİ BIRAKACAK MI?”

Cumhurbaşkanı ve Başbakanın “Güney Kürdistan ve Rojava”yı, yeni kavramları öğreneceğinin altını çizen Yüksekdağ, bugün Türkiye’ye düşen buraları tanımak olduğunu ifade etti. Yeni Ortadoğu ve yeni Türkiye’nin nerden geçtiğini çok iyi bildiklerini ancak, onların eskinin karanlığında kalacağını dile getiren Yüksekdağ, yıkılan kentin nasıl kurulacağını herkese çok iyi göstereceklerini vurguladı. Kobani’yi pırıl pırıl yeniden kuracaklarını ifade eden Yüksekdağ, direnişin daim olmasını diledi.

“İktidar çözüm sürecinde sorumsuzluğu sürdürerek, yine masada, ortada bırakma yaklaşımı izliyor” diyen Yüksekdağ, çözüm yerine, barış yerine çatışmacı, gerilim dili kullanıldığını kaydetti. Çözüm sürecinin muhatabının kim olduğunu soran Yüksekdağ, Cumhurbaşkanının Başbakana ‘sınıf başkanlığı’ muamelesi yaptığını ve buna devap edip etmeyeceğini sordu.
Başbakan Davutoğlu’nun Kürtçe öğrenme isteğiyle ilgili ise Yüksekdağ, “Kürtçe çalışma isteğini böyle dile getiren Başbakana bizim de şunu söyleme hakkımız var: Kürtçe öğrenme hevesinin bir kısmını da en azından önünde bekleyen müzakere taslağını çalışmaya harca. Taslak hala önünde bekliyor. Türkiye’nin barışını ve geleceğini belirleyecek bir taslak. Kürtçe öğrenirseniz yanınızda durur ama bu taslağı mutlaka çalışmak zorundasınız. Arada bir açıp taslağın kapağını bakın. Artık bu konuda Başbakan gerçek bir siyasi sorumluluk üstlenmek zorunda. Eğer üstlenmezse çözüm ve müzakere sürecinin geleceği aydınlık değildir.” dedi.

“MERMER GİBİ İÇ GÜVENLİK PAKETİYLE KARŞIMIZA ÇIKTILAR”

O çözüm masasının yeniden kurulacağını belirten Yüksekdağ, “2015 seçimlerinden sonra bizim o masadaki yerimiz asla tartışmalı değildir. Ancak iktidarın o masadaki yeri güvenli değildir. HDP seçimlerden sonra daha güçlü gelerek o masadaki yerini koruyacak. Ancak iktidarın masadaki, siyasetteki durumunun ne olacağını bilmiyorum. Onlarda o kadar güvenmesinler. Ne oldum demesinler, ne olacam desinler” ifadelerini kullandı.

Barışın teminatının HDP olduğunu savunan Yüksekdağ, çözümün teminatının iktidar, Cumhurbaşkanı değil halklar olduğunu söyledi. “Çözüm sürecini harcatmayacağız. Harcatmak için ellerinden gelini yapıyorlar.” diyen Yüksekdağ, “Mermer gibi iç güvenlik paketiyle karşımıza çıktılar. Gözünüz çözümde değilse oturup kalkıp böyle paketler hazırlarsınız. Bu paket halkın güvenliğini tehdit eden pakettir.” dedi.

“Mecliste, sokakta, grev meydanlarında, halkımızın öz gücünü, meşru demokratik hareketini güçlendirerek yürüyeceğiz. Gerçek demokrasiyi böyle inşa edeceğiz.” diyen Yüksekdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saltanatlığını, krallığını ilan etmek istediğini belirterek buna asla izin vermeyeceklerini söyledi.
Yüce Divan oylamasıyla ilgili Yüksekdağ, 4 bakan eskisinin aklandığını ifade ederek Mevlana’nın sözünü hatırlattı. “Sütünüz kirli. Adına ak dediniz adınız kirli. Bu kirlilik asla ve asla peşinizi bırakmayacak. Halkımızın hesap sorması asla ve asla peşini bırakmayacak.” diyen Yüksekdağ, “Aklamak başarmak değildir. Kendinizce aklamış olabilirsiniz. Ama bu hesap sorma tavrından kurtulabilmiş değilsiniz, başarabilmiş değilsiniz.” diye konuştu.
(CİHAN)