HDP'den 'kapatma' tepkisi: Saray darbe yapıyor

HDP'den 'kapatma' tepkisi: Saray darbe yapıyor
HDP'den 'kapatma' tepkisi: Saray darbe yapıyor
HDP'li Pervin Buldan ve İdris Baluken TBMM Başkanlığı'na başvurarak 80 milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ilişkin 80 imzalı dilekçeyi verdi. Yapılan açıklamada 'Saray darbe yapıyor' denildi.

RADİKAL -HDP'li 80 vekil dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin dilekçe verdi. Dilekçeler TBMM Başkanlığı'na sunuldu. HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken bir açıklama yaparak HDP'nin kapatılması yönündeki açıklamalara tepki gösterdi.

Buldan'ın okuduğu açıklamada, "Her şey Saray'dan planlanmaktadır. Bugün hiçbir anayasal ve yasal yetkisi bulunmayan Saray devleti ve taşeron hükümeti 76 milyonun hayatını belirleyecek kararlar almaktadır. Aslında HDP'yi kapatarak demokratik sistemin kapatılması hedeflenmektedir" denildi.

Buldan'ın okuduğu açıklama şöyle:

Siyasal tarihimizin ve toplumsal yaşamımızın en ciddi kırılmalarla karşı karşıya olduğu bir süreci hep birlikte yaşıyoruz.

Ülkemiz ne yazık ki, 7 Haziran seçim sonuçlarını geçersiz kılarak, kendi diktatörlük rejimini fiili olarak işletmeye çalışan Saray Devleti’nin demokrasiyi ve iç barışı tehdit eden darbe uygulamalarıyla karşı karşıyadır. İçinden geçmekte olduğumuz bu sürecin adı sivil bir darbedir. 

Devletin tüm imkân ve gücü Saray etrafında yasa dışı bir biçimde örgütlendirilmiştir. Bütün devlet kurumları Saray’a bağlanmıştır. Her şey Saray'dan planlanmaktadır. Parlamento, yargı, bürokrasi, siyaset kurumu, medya, özgürlükler, insan hakları ve barış Saray Devleti'nin tehdidi altındadır. Bugün hiçbir şekilde anayasal ve yasal yetkisi bulunmayan Saray Devleti ile onun emrindeki taşeron hükümet 77 milyonun yaşamını ve ortak geleceğini tehdit eden kararlar almaktadır.

Korsan Saray Devleti ve yetkisiz geçici hükümet, ülkeyi çatışmalı bir ortama ve bölgesel bir savaşa doğru sürüklemektedir. Hedefleri; diktatörlük sistemlerini hayata geçirmek, hırsızlık ve yolsuzluk düzenlerini devam ettirmek, karıştıkları suçlardan, kirli işlerden dolayı hesap vermekten kurtulmaktır.

Devreye koydukları bu darbe sürecini daha da derinleştirmek için parti kapatmayı gündeme taşıyarak, psikolojik ortamı buna göre hazırlamaya çalışmaktadırlar. Aslında HDP’yi kapatarak, siyaset alanını ve demokratik sistemi tümden kapatmayı hedeflemektedirler.

Bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; parti kapatmayı savunanlar demokrasiden nasibini almamış darbeci zihniyetlerdir. Darbeci zihniyetin bugünkü temsilcileri, milliyetçilerdir, AKP ’lilerdir. Milliyetçilerin partisi 1980 darbesinde kapatılmıştır. AKP de 2008’de kapatma davası geçirmiştir. Bugün her ikisi Kenan Evren’in ruhunu siyasi çizgilerinde yaşatmak için yarış halindeler. Siyasi tarihimizin hafızası bu yüz karası zihniyetleri kaydetmektedir. 

AKP’nin yolsuzluklarından hesap soracağını söyleyerek, kendi seçmenini aldatan milliyetçilerin partisi, tüm hırsızlıkları bir kenara bırakmış, HDP’nin kapatılması için AKP’yle suç ortaklığı yapmaktadır.

Parti kapatma koalisyonunun Saray’daki temsilcisi Erdoğan da dün, hukuku ayaklar altına alarak, yargıya, parlamentoya adeta talimat verircesine “Gereğini yapın” demiştir.  Her bir HDP’liyi bedel ödetmekle tehdit etmiştir. Bu beylik tavırlar olsa olsa bir korkunun, suçluluğun ifadesidir. Her şeyden önce HDP’ye oy veren milyonların iradesine yapılan bir saygısızlıktır. Hangi mevkide ve konumda olursa olsun HDP’yi ağzına alanlar, önce haddini ve konumunu bilmelidir. Bu halkın iradesi sahipsiz değildir.

Bize hesap sorma cüretini gösteren ve bedel ödetmekle tehdit edenleri net bir şekilde uyarıyoruz. Dünya alem de biliyor ki, siz hesap sorma konumunda değil, tam tersine hesap verme durumundasınız. Bu gerçeklikten kaçamazsınız.

Yolsuzluklarınızın, hırsızlıklarınızın, evlerde sakladığınız milyar dolarların hesabını daha vermediniz.

Sorumlusu olduğunuz Roboski, Gezi, Reyhanlı, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının hesabı daha orta yerde duruyor.

Türkiye ’yi bölgesel çatışmanın içerisine sokan tehlikeli politikalarınızın hesabı daha görülmedi.

IŞİD’e TIR’larla gönderdiğiniz silahların hesabı duruyor.

Hoyratça kullandığınız örtülü ödeneğin, çerez parası diye yağmaladığınız kamu kaynaklarının hesabı dosyanızda bekliyor.

Devletin tüm imkân ve olanaklarını kullanarak, anayasa ve yasalara aykırı bir biçimde cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığınız seçim çalışmalarının hesabı duruyor.

Bütün bunların hesabını yargıda vermemiş bir zihniyetin, HDP’den hesap sorma hakkı ve haddi yoktur.

IŞİD’le ilişkilerinden dolayı asıl yargı konusu yapılması gereken AKP’dir, Erdoğan ve Davutoğlu ikilisidir.

Asıl bedel ödemesi gerekenler, HDP’nin kapatılmasını savunarak kendi suçlarını örtbas etmeye çalışanlardır.

HDP’yi siyasi linç kampanyasının hedefi haline getirenlere çağrı yapıyoruz. Biz korkmuyoruz. Alnımız açık, başımız diktir. Dokunulmazlık zırhının arkasına sığınarak, siyaset yapan bir gelenekten gelmiyoruz. Bedel ödeyen, ama boyun eğmeyen, diz çökmeyen onurlu bir direniş mücadelesinin içerisinden geliyoruz.

Eş Genel Başkanımızın dün grup toplantısında yaptığı çağrıda olduğu gibi biz sözümüzün arkasındayız. 80 vekilimizin imzasıyla bu açıklamanın hemen ardından dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için Meclis Başkanlığına başvuruyoruz.

Tüm parlamentoya da çağrı yapıyoruz. Gelin 550 vekilin tüm dokunulmazlıklarını kaldıralım. Herkes yaptığının hesabını versin.  

HDP’ye saldırmayı marifet sayan AKP ve MHP ’ye çağrı yapıyoruz. Buyurun cesaretiniz, yüreğiniz, samimiyetiniz varsa tüm dokunulmazlıkları kaldıralım. Yolsuzluk, hırsızlık dosyaları dâhil herkesin dosyası açılsın.

Cumhurbaşkanına da çağrı yapıyoruz: Verilemeyecek bir hesabınızın olmadığını düşünüyorsanız buyurun siz de parlamentoya başvurun ve dokunulmazlığınızın kaldırılmasını isteyin. Cesaretiniz var mı yok mu? Herkes, bütün dünya görsün.