HDP'li bakandan Koza İpek tepkisi

HDP'li bakandan Koza İpek tepkisi
HDP'li bakandan Koza İpek tepkisi
Koza İpek Medya Grubu Baskınına Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca'dan tepki: Basına yönelik operasyonların bütün dünyada büyük bir endişe oluşturmasından korkuyorum.

RADİKAL - Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ali Haydar Konca, İpek Medya Grubumuza yönelik yapılan polis baskınını değerlendirerek, “Özellikle de basına yönelik operasyonların Türkiye ’nin demokratik bir ülke olduğu konusunda bütün dünyada büyük bir endişe yaratmasından şahsen ürkerim. Dolayısıyla basına yönelik operasyonların doğru olmadığı düşüncesindeyim” dedi.

Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca HDP Genel Merkezi önünde Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. 'İpek Medya Grubu’na yönelik polis baskınlarının' sorulması üzerine Konca, yasaklamayla hiçbir yere varılamayacağını söyledi. Konca, şunları kaydetti: “Biz özgürlüklerin sınırlarının genişletilmesinin Türkiye’nin bu sıkışık halinin giderilmesi için en önemli araç olduğu inancındayım. Esas itibariyle istediğimiz anayasadaki bütün örgütlenmenin, basının önündeki bütün engellemelerin kaldırılmasıdır. Türkiye’nin ciddi manada demokratik bir hamle yapmasıdır. Sorunlarımızın çözümü bu noktadadır. Özellikle de basına yönelik operasyonların Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğu konusunda bütün dünyada büyük bir endişe yaratmasından şahsen ürkerim. Dolayısıyla basına yönelik operasyonların doğru olmadığı düşüncesindeyim. Bunu açıklıkla belirtmek isterim.”

Konca, bugünkü gündemdeki konular dışında bir başlık söz konusu olursa basın özgürlüğü dahil diğer düşüncelerini Bakanlar Kurulu’nda dile getireceğini söyledi.

Konca, bugün Bakanlar Kurulu’nun ilk toplantısının yapılacağını, 3 Eylül’de de TBMM'nin olağanüstü toplantısına çağrıldıklarını söyledi. Konca, “Çağrının konusu ise Irak ve Suriye Tezkeresi olarak görülmektedir. Ancak Bakanlar Kurulu’nun bugünkü gündeminde bu tezkerenin olmadığını görmekteyiz. Oysa tezkerenin Bakanlar Kurulu kararıyla TBMM’ye sevki gerekiyor. Basının yazdığı kadarıyla bu tezkerenin bizden önceki hükümet tarafından TBMM’ye sevk edildiği bilgisini edinmekteyiz. Eğer bu bilgi doğru ise Ekim başında geçmesi gereken tezkerenin bu hükümet kurulmadan önce müstafi hükümet tarafından TBMM’ye sevki söz konusu ise bunun şimdiki hükümet üyelerine güvensizlik ve hakaret anlamına geldiğini, özü itibariyle de yetki gaspı olduğunu belirtmek istiyorum. Yapılması gereken, hukuki olan, eğer bu tezkere TBMM’ye götürülecekse bugünkü hükümet tarafından tartışılmalı, gereğinin olup olmadığı noktasında kafalar netleşmeli. Bize göre böylesi bir tezkerenin hele hele 1 Eylül Barış günü olması nedeniyle Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Bu tezkere Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına saplanması yönünde ciddi riskler içermektedir. Bu durumun şimdiden kamuoyuna duyurulmasını arzu ettik” ifadelerini kullandı.

“ORASI AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ”

Artvin’in Hopa ilçesinde yaşanan sel felaketini değerlendiren Konca, “Acıların, kayıpların çok büyük olduğunu, Arhavi ve diğer ilçeleri de bu sel felaketinin etkilediğini biliyoruz. Bütün bunlar esas itibariyle yasa dışı kamulaştırmalar, HES’ler nedeniyle kapatılan sular ve özellikle de otobanın geçişi sırasında doğal su akıntılarının kesilmesi nedeniyle doğa dengesinin alt üst edilmesinin getirdiği sonuçlardır. Bu nedenlerle orası afet bölgesi ilan edilmeli. Öbür yandan oradaki halkın bütün zararlarını karşılayacak tedbirlerin alınması gerektiğini de kamuoyuna duyurmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“GENELGEYİ HAYRETLE VE İBRETLE KARŞILAMAK İSTEDİĞİMİZ BELİRTMEK İSTİYORUZ”

Resmi Gazete’de yayınlanan kamu kurum ve kuruluşlarına atamaların durdurulması hakkında da konuşan AB Bakanı Ali Haydar Konca, “Biz bu genelgeyi hayretle ve ibretle karşılamak istediğimiz belirtmek istiyoruz. Zorunlu hükümetin atamaları olabilir, sınırlı olabilir ya da hiç olmayabilir. Ancak bu genelgenin çıkarılmasını biz yine güvensizlik anlamında değerlendiriyoruz. Müstafi hükümet tarafından yapılan bütün atamaların da genelge geçerli olacaksa mutlaka iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye devam etti.

“BEN KESİNLİKLE SOYKIRIM LAFINI KULLANMADIM”

Konca, 1915 olayları ile ilgili açıklamasının da saptırıldığını söyleyerek şöyle devam etti: “Ben kesinlikle soykırım lafını kullanmadım. Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde ya da Cumhuriyet döneminde yapılmış bütün iş ve işlemleriyle yüzleşmesi gerekiyor. 1915’te bir şeyler olmadı mı? Ermeniler nereye gitti? Onun tanımlaması, niteliğinin ne olduğu konusu elbette araştırmayı gerektiren bir konudur. Ama karşılıklı da olsa, tek taraflı da olsa bir öldürme olduğunu ve bunun katliam olduğu bir gerçektir. Ermeniler de yapsalar, Osmanlı da yapsa bir gerçektir. Dün söylemek istediğim buydu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisine yakışır bir biçimde bütün bu sorunlarla yüzleşmesi ve o sayfayı kapatması gerekiyor.”

“ŞİDDETTEN KAYNAKLANAN ÖLÜMLERE KARŞIYIZ”

Konca, "Dün Diyarbakır’da PKK tarafından bir doktor şehit edildi, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, “Biz şiddete karşıyız. Biz anayasal bağlamda kurulmuş demokratik bir partiyiz. Dolayısıyla da Türkiye’nin bütün sorunlarının demokrasi içerisinde tartışılarak çözümünden yanayız. Şiddetin her türüne karşıyız. Şiddetten kaynaklanan ölümlere karşıyız. Hiç kimsenin de ölmesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

“ÖYLE BİR ŞEY YAPARLARSA ANAYASANIN DIŞINA ÇIKMIŞ OLURLAR, TEMENNİ ETMEM”

‘Hükümetin 2 HDP’li bakanın görevlerini kısıtlaması, görevden uzaklaştırması’ konusunda bazı haberlerin çıkmasını değerlendiren Konca şunları kaydetti: "Bize intikal eden bir şey yok. Öyle bir şey yaparlarsa anayasanın dışına çıkmış olurlar. Anayasayı tekrar ihlal etmiş olurlar. Ben öyle bir şeye girişmelerini temenni etmem. Yanlış yaparlar.” (CİHAN)