HDP'li Kürkçü: Bahçeli bile isyan ettiyse oturup düşünmek gerek  

HDP'li Kürkçü: Bahçeli bile isyan ettiyse oturup düşünmek gerek
 
HDP'li Kürkçü: Bahçeli bile isyan ettiyse oturup düşünmek gerek
 
HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, sokağa çıkma yasakları ve düzenlenen operasyonlara tepki göstererek, "Bu saldırganlık yıllardır halka karşı düşmanca siyaseti ile tanınan Devlet Bahçeli'yi bile isyan ettirdiyse oturup düşünmek gerekir.

RADİKAL- HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, sokağa çıkma yasakları ve düzenlenen operasyonlara tepki göstererek, "Bu saldırganlık yıllardır halka karşı düşmanca siyaseti ile tanınan Devlet Bahçeli'yi bile isyan ettirdiyse oturup düşünmek gerekir. Açıkça MHP lideri dedi ki hükümete, 'Siz etnik tasfiye yapıyorsunuz.' Şimdi demek ki, halkın hendeklerin berisine değil arkasına geçmesi için MHP liderini bile isyan ettirecek bir sebep vardır" dedi.

Şırnak'ın İdil İlçesi'nde Eğitim-Sen'in sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek için düzenlediği basın açıklamasına katılan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, milletvekillerinin mücadele eden, direnen halkın yanında olduğunu söyledi. Kürkçü, şöyle konuştu:

"Halk ne zaman mutlu ise, vekilin yüzü o zaman güler. Bugün Kürdistan'ın pek çok yerinde, özellikle HDP'nin seçmenlerinin yüzde 90'ının desteğini almış olduğu illerimizde ve ilçelerimizde halklarımıza bu tercihinden dolayı baskı ve zulüm uygulanırken, bizlerin sessiz kalması elbette düşünülemez. Cizre, Sur, Nusaybin'de sürdürülen mücadelenin arkasında bu hakikat var. Halkın özgür tercihi ile devletin bu tercihi saymaması arasındaki büyük gerilim var. Bunların arkasına saklanılan gerekçe şu; burada silahlı güçler var, bunları şehirden çıkartacağız, bunları temizleyeceğiz. Tamda bir yıldır sözüm ona bu silahlı güçlerle hesaplaşma sürüyor ama önce polis ile ardından özel harekat timi ile ardından jandarma komando birlikleri ile şimdi de nihayet topçu ve tankçı birlikleriyle 10 bin kişilik bir kuvvetle 2 general, şu kadar albay, şu kadar görevli ile hepsi birlikte bir operasyon yürütüyorlar. Deniliyor ki, dünyaya buralarda hendekler kazıldığı için bu hendeklerin kapatılması gerekiyor. Ancak gerçek şu, hendek dediğiniz şey bir günde kapatılacak şeydir. Onu açan halk onu kapatmayı da bilir. Önemli olan bu halkın bu hendeklerin arkasına geçmesidir. Bu hendeklerin önünde değil, arkasında olmasıdır. Bu sorunun cevabı verilmediği sürece hendek meselesini doğru anlaşılmasına hiçbir zaman imkan yoktur. Hendekler halkın üzerindeki baskıların sonucudur. Bu nedenle biz HDP ve HDK olarak halkın üzerindeki baskılar kaldırılmadıkça, krizin derinleşerek süreceğini konusunda herkesi uyarmak istiyoruz. Hükümet, Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu kendi kendilerini kandırıyor olabilirler. Onlar halkı temizlenecek bir şey, halkı kirli bir şey olarak görebilirler, ancak halkın temizlenmesi diye bir şey söz konusu olamaz. Bu saldırganlık bugün yıllardır halka karşı düşmanca siyaseti ile tanınan Devlet Bahçeli'yi bile isyan ettirdiyse oturup düşünmek gerekir. Açıkça MHP lideri dedi ki hükümete, 'siz etnik tasfiye yapıyorsunuz'. Şimdi demek ki, halkın hendeklerin berisine değil arkasına geçmesi için MHP liderini bile isyan ettirecek bir sebep vardır. Ne demektir etnik tasfiye."

Eğitim-Sen Şırnak Şube Başkan Yardımcısı Tacettin Yalçın, SMS mesajları ile öğretmenlerin Cizre ve Silopi'den gönderilmesine tepki gösterdi. Yalçın, gerekçe olarak 'Hizmet içi eğitim semineri' gibi inandırıcılıktan uzak bir bahane sunularak kamuoyunun açıkça yanıltılmaya çalışıldığını savunurken şöyle konuştu:

"Mesajdan sonra her iki ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, okulların kapısına kilit vuruldu. Milli Eğitim Bakanlığı'na sormak isteriz. Cizre ve Silopili öğretmenler seminerlerini nerede yapacak?. Bu karar Milli Eğitim Bakanlığı eliyle yapılan en büyük bölücülüktür. Dün gece yapılan bakanlar kurulu kararında 'Öğrencilere telafi eğitim verilecek' denildi. Sayın Başbakanımıza sormak isteriz. Çocuklarımızın beyinlerine işlenen şiddet ve korku travmalarını kim telafi edecek? Onları yüz üstü bırakıp kaçan öğretmenler, öğrencilerinin yüzüne nasıl bakacak?"