HDP'nin barajla imtihanı

HDP'nin barajla imtihanı
HDP'nin barajla imtihanı
HDP 2015 seçimlerine parti olarak katılma kararı aldı. Ancak, "ulaşabileceğimiz bütün güçlerle birlikte" vurgusu ile... Peki böyle bir birlik için koşullar uygun mu? 'En büyük birlik' sağlanamasa bile barajı geçme ihtimali nedir? HDP'nin 'doğal müttefiki' olarak görülebilecek güçler ne yapıyor?
Haber: BARIŞ AVŞAR - baris.avsar@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ‘seçim takvimi’ 2014’ten 2015’e milletvekili genel seçimlerini devrederek işlemeye devam ediyor. Son iki yıldır Türkiye’nin girdiği ‘yeni’ rotaya uzun bir süreliğine yön verecek ‘son sandık’ 7 Haziran’da halkın önüne konacak. Seçimin en çok merakla beklenen sonucu iktidar partisinin alacağı sonuç elbette ancak hem bu sonucu hem de Türkiye’nin ‘siyaset ötesi’ gündemi olan Kürt sorununu doğrudan etkileyecek bir diğer merak konusu da HDP’nin ‘barajla imtihan’ının nasıl sonuçlanacağı…


HERKES ‘ÇOK’ İSTİYOR AMA…
Seçime parti olarak gireceğini açıklayan HDP’nin hem ‘ne yapacağı’ hem de ‘ne yapması gerektiği’ne ilişkin çok fazla değerlendirme yapıldı, yapılıyor. Ancak parti olarak seçime girme kararı alınmasında belirleyici faktörlerin başında Selahattin Demirtaş adı etrafında Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan yüzde 9,8’lik oy oranının geldiğinde herkes mutabık. 11 Ağustos’tan itibaren HDP’nin genel seçimlere bağımsız adaylarla değil de parti olarak girmesi gerektiğini söyleyenlerin temel argümanı da, “Tayyip Erdoğan’ı görünce Ekmeleddin İhsanoğlu’na razı olmak” durumuna itirazın adresi olan Demirtaş’ın partisinin bu ‘tepki’ oylarını ‘örgütleyerek’ gireceği bir genel seçimde yüzde 10 barajını rahat aşacağı oldu. Buna itiraz edenlerse böyle bir tercihin büyük ‘risk’ olduğunu ve HDP’nin CHP ile ittifak halinde bir ‘muhalefet bloğu’ olarak seçime girmesi gerektiğini söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu ’nun 2014 sonundaki Diyarbakır ziyaretinde bu algıyı destekleyecek, “şu an HDP ile bir ittifak görünmüyor ancak siyasette 24 saat bile uzun bir süredir” açıklaması da geldi. Bu ve benzeri ‘kapıyı açık bırakma söylemleri’nin samimiyetini tartışmıyoruz ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde de daha öncesinde de seçmenin, ‘Niye AKP ’ye karşı birleşemediniz?’ tepkisine karşı bu tip ‘istedik de olmadı’ açıklamaları bulunduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim.

‘ORTAKLAŞMA KARARI ALDIK’

HDP cenahında ise konunun bir CHP-HDP ittifakı olarak tartışılmasına karşı ciddi bir mesafe var gibi görünüyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, bunun bir spekülasyon malzemesi haline getirilmesine tepki gösteriyor, “Biz geçen Kasım ayında parti meclisimizde yaptığımız görüşmede 2015 seçimine buluşabileceğimiz en yaygın güçlerle birlikte girme kararı aldık. Bu doğrultuda da politik gruplarla ve kişilerle görüşüyoruz. Ancak CHP’nin demokratik bir ittifak gücü olup olamayacağı tartışmaya açık. Yine de en geniş anlamıyla tüm toplumsal mücadele odaklarıyla ortaklaşma kararındayız.”




                                                                       HDK Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü


BARAJI GEÇMEK İÇİN İKİ ŞART

HDP’nin seçime parti olarak girme kararını muhalefet adına eleştirenlerin temel çıkış noktası olan, “Demirtaş’ın aldığı oy genel seçimde gelmez, barajın altında kalınırsa da 50-60 vekillik AKP’ye bırakılmış olur” iddiasını da soruyoruz Kürkçü’ye… Cumhurbaşkanlığı seçiminin kendine özgü dinamikleri olduğunu kabul ediyor ama bu durumun genel seçimde de farklı bir şekilde tezahür edeceğini öne sürüyor, “Demirtaş’ın oyu tahlil edildiğinde gördük ki yüzde 90’ından fazlası genel seçimde de HDP’ye oy vereceğini ifade eden seçmen. Bizim araştırmalarımız bu sonucu gösteriyor. Daha birkaç gün önce de kamuoyu araştırmacısı Adil Gür benzer gözlemlerini açıkladı. Fakat biz yine de nesneliz. Yüzde 10 barajı için kapatmamız gereken bir fark olduğunu biliyoruz. Bunu başarmak da iki koşulda mümkün: Birincisi gösterilecek adaylar. İkincisi de seçmen nezdinde söylemimizle gireceğimiz samimiyet testi ve göstereceğimiz politik etkinlik. Bu testi de geçeceğimizi düşünüyoruz. Ayrıca şunu da vurgulayalım: Biz de her parti gibi girdiğimiz bir seçimin sonuçlarına da katlanmak zorundayız.”

BİRLEŞİK HAZİRAN HAREKETİ FAKTÖRÜ

Peki CHP dışındaki odaklarla birlik nasıl olacak? Örneğin, Gezi Parkı eylemlerinden bu yana devam edip gelen ‘forumlar’ üzerinden ortaya çıkan Birleşik Haziran Hareketi için ne diyor HDP? İşte Kürkçü’nün yanıtı, “Maalesef kimlik ve haklar için mücadele çağrısı yürüten güçler tek bir çatı altında toplanmış değil. Ve tabii ki biz ortak bir yürüyüşü arzu ederiz. Haziran Hareketi de değerli bir odak ve elbette ortak hareket etme yönünde bir gayretimiz olacak. Kuruluş sürecinde yer almadık ama bu daha geniş bir cephe içerisinde yer almamak anlamına gelmez. Bunu yapmayı denemeden bırakamayız. Bu sanırım oradaki arkadaşlarımız için de geçerlidir. Yoksa herkes biliyor ki, bu iş bayrağınızı dikip ‘beni seven buraya gelsin’ demekle olmaz.”


’ORADAKİ ARKADAŞLAR’ NE DİYOR?

Demirtaş’ın aldığı oyda potansiyel ‘sol’ seçmenin Ekmeleddin İhsanoğlu tepkisinin önemli olduğunu belirtmiştik. HDP adayının özelikle batıdaki merkezlerde 10 Ağustos’ta aldığı yüksek oy genellikle böyle açıklanmıştı. Bu oyun HDP’nin merkezinde yer aldığı HDK çevresinde örgütlendiği de biliniyor. Birleşik Haziran Hareketi (BHH) ise HDK’da yer almayan sol/demokrat muhalefet odaklarının bir bölümünü içermiş görünüyor. CHP’li vekiller de ÖDP de, hatta kısa süre önce ayrışan TKP’den sonra ortaya çıkan KP ve HTKP de burada yer alıyor. Özellikle ÖDP, Duran Kalkan, Mustafa Karasu gibi PKK liderlerinin üst üste yaptığı açıklamalarda, “seçimde HDP ile hareket etmesi arzulanan güçler” arasında sayılmış, Genel Başkan Alper Taş da bu çağrıları memnuniyetler karşıladıklarını söylemişti. Ancak Birleşik Haziran Hareketi’nin Türkiye Meclisi’ndeki toplantısında ‘ÖDP, HDP ile birlikte mi seçime gidecek?’ sorularıyla çok karşılaşınca, ‘seçim için Birleşik Haziran Hareketi dışında bir tutum almayacaklarını’ söyledi. Tüm bu gelişmelerin anlamını kendisine sorduk. Acaba ÖDP olarak nasıl bir yol izleyeceklerdi? İşte sorularımız ve Taş’ın yanıtları:

‘CHP İKİ DEFA FIRSAT KAÇIRDI’



                                                                      ÖDP Genel Başkanı Alper Taş


2015 seçimlerine bir ittifakla gidilmesi çok mu zor?

Biz hem 30 Mart yerel seçimlerinde hem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP hükümetinin neoliberal anlayışla yaptığı yıkıma karşı en geniş bir ittifak ile sosyal demokratlardan Kürt siyasi hareketine kadar geniş bir yelpazede birlik istedik. Burada da çubuğun sivri ucunu CHP’ye yönelttik. Ama CHP her iki seçimde de bu tarihi fırsatları kaçırdı. Kürtleri kucaklamalı ve AKP’ye mahkum etmemeliydi. Ancak yine bizim zayıflığımızın etkisiyle bunu başarma imkanımız olamadı. CHP sağ bir yaklaşım sergiledi ve bunu bedelini de Türkiye halkları olarak ödüyoruz. 2015’e gelirsek öncelikle Haziran İttifakı bir seçim ittifakı değil, bir sokak hareketi. Ama seçimleri de göz ardı edemeyiz. Burayı ÖDP olarak söylüyorum: CHP üzerine bir toplumsal basınç yapılmalı ve bir adım atması sağlanmalı. Bugünün Türkiye gerçekliği içinde İslami faşizme karşı ideolojik ayrımlar üzerinden değil geniş bir cephe oluşmalı.


CHP buna yine yanaşmazsa ve yine sizin demenizle ‘sağ’ bir yaklaşım sergilerse?

CHP yine böyle bir strateji geliştirmezse 2015’ten sonra artık CHP diye bir parti kalmayacak! Seçim, gericiliği sandık bazında geriletme adına önemli elbette ama AKP artık devlet oldu. Artık iktidar partisi olmasa da kadrolaşması ile bu duruma geldi çünkü. Ve CHP’nin de aynı hataları tekrarlayıp durarak buna izin veren bir ana muhalefet partisi olarak varlığını devam ettirmesi imkansız. Biz de bunun için ‘ne yapabiliriz’i konuşacağız ama Birleşik Haziran Hareketi ile karar vereceğiz. Ama bunu seçim dışında da yapacağız. Örneğin 11 Ocak’ta BHH ilk kitlesel çıkışını laik eğitim için yapacak.

Ve yine de CHP tarif ettiğiniz gibi geniş bir ittifaka yanaşmazsa? Sizce o zaman HDP ile mi hareket etmek gerekir yoksa BHH kendi içindeki bir parti, örneğin ÖDP ile mi seçime girer?
Aslında HDP ve içinden doğduğu HDK ile Birleşik Haziran Hareketi farklı toplumsal dinamikler üzerinden hareket ediyor. Ancak sizin söylediğiniz koşulların ortaya çıkması halinde ve YSK’nın seçime girebilecek partileri açıklaması ile bir değerlendirme yapmak gerekir… Biz şundan eminiz, Birleşik Haziran Hareketi siyaseti çok değiştirebilecek bir hareket ve seçimi kırılmadan atlatmalı. HDK ise sınırlarına ulaşmış durumda. Biz solun daha önce yaşadığı sen-ben yanlışlarına düşmezsek ki iyi bir kültür gelişiyor Haziran Hareketi içinde, bu siyasetteki bütün dengeleri değiştirir. 2015’te Hazirancılarla Osmanlıcılar arasında bir kavga var buna hazırlanıyoruz.


‘DEMOKRASİ CEPHESİ CHP’SİZ DE BARAJI AŞABİLİR’




                                                                 Emek Partisi MYK Üyesi İskender Bayhan

Kısa süre önce düzenlediği kongresinin sonunda bir ‘demokrasi cephesi’ çağrısı yapan ve HDK içinde yer alan Emek Partisi’nin MYK Üyesi İskender Bayhan ise HDP’nin barajla imtihanını ve CHP ile ittifak seçeneklerini şöyle değerlendirdi:

Emek Partisi HDK içinde yer alıyor ama HDP’de yok, BHH içinde de yok. Ancak bir de demokrasi cephesi çağrınız var. Öncelikle siz nasıl bir cephe olması gerektiğini söylüyorsunuz?
Hem BHH hem HDK belli dönemlerde belli tarihsel koşullarda ortaya çıktılar. HDK 10-12 yıllık bir birlik çabasının ürünü olarak varlığını sürdürüyor. BHH’da yer alan forumlarda partililerimiz de bulunuyor. Tutumumuzu dile getirerek demokrasi güçlerinin birliği için çağrı yapıyorlar. BHH oluşturulurken de ‘daha geniş bir cephe olmalı’ diyerek belli siyasi partilerin merkezde yer aldığı bir birliği anlamlı bulmadığımızı söylemiştik. 'Anlamlı bir demokrasi cephesi olacaksa mutlaka Kürt hareketi de yer almalı' dedik ama BHH, Kürt hareketinin bugünkü kitleselliği ile demokrasi mücadelesinin temellerinden biri olduğu fakat diğer sorunların Kürt sorununun gölgesinde kalabileceği gibi bir gerekçeleri oldu. Biz de bunu eleştirdik. EMEP’in de ÖDP ve HDP’nin de birlikte olmasını savunduk. Ayrıca HDK kurulurken alternatif bir platform da yoktu ve o zaman ÖDP de HDK’ya gözlemci olarak katıldı, halen de öyle bildiğim kadarıyla. Fakat şimdi halen ‘ortak cephe’ arayışı devam ediyor. HDK ve BHH’nın varlıkları bu ihtiyacı ortadan kaldırmadı. Biz de bu tartışmalar içinde hem HDK hem BHH dışında kalan aydınlar, akademik çevreler ve diğer kesimlerle de buluşulması gerektiğini savunuyoruz.

Var mı peki bunun olanağı?

HDK’da da BHH’da da ‘fraksiyoncu’ bir anlayıştan çıkılırsa engel yok. Biz demokrasi güçlerinin (buna CHP de dahil) yer aldığı bir ittifak için engel görmüyoruz. Ancak önemli olan bunu birlikte deklare ediyor muyuz etmiyor muyuz sorusu. Sadece CHP de değil liberaller, inanç grupları, taraftar örgütleri, çevre örgütleri de katılabilir. Ancak sonrasında ne yapacaksınız? Bu ne yapmak istediğinizle alakalı. Eğer sadece yeni bir siyasi hareket kurup içinde güç olmak istiyorsanız bu zaten demokrasi cephesi kurmak değil başka bir çalışmadır.

Ancak bu tablo içinde sözünü ettiğiniz, CHP’nin de yer aldığı bir cephenin oluşması zor görünüyor?

CHP belli başlı temel hakları destekliyorsa ve bunu açıklarsa neden olmasın? Ama pratik olarak mevcut şekillenmede bu görülmüyor. CHP listelerinden BHH’lı adaylar gösterileceği gibi bir ihtimal de duyuyoruz. Bu belki ÖDP’yi rahatlatabilir ama demokrasi güçlerine bir katkısı olur mu? Bizim açımızdan bu mümkün değil. Bugün ÖDP, EMEP, HDK ve BHH’nin bir demokrasi cephesi oluşturmak üzere adım atmaları daha mümkün görünüyor. Yine görebildiğimiz kadarıyla buna en soğuk duran CHP çünkü aynı zamanda sistemin yenilenmesi gibi de bir işlev üstlenmek durumunda. Dolayısıyla böyle bir cephede yer alıp sistemle ilişkilerini de aynı şekilde devam ettirmek imkansız. Biz CHP de olsun isteriz. Ama sisteme alternatif bir demokrasi cephesinden söz ediyoruz. Partimizin demokrasi cephesi çağrısı yaşama geçmezse CHP ve HDP etrafında iki bloklaşma olur ki bu da yeni bir şey değildir.

Bu koşullarda HDP’nin sadece HDK’da yer alan güçlerle birlikte gireceği seçimde baraj şansı ne olur?

Elbette bu birlik sağlanmazsa daha zor olur ama Türkiye’de artık CHP dışındaki demokrasi cephesinin de barajı aşma şansı var. Biz de HDK’nın bir bileşeniyiz ve buradaki birikimi önemsiyoruz ama yeterli bulmuyoruz.