@hakki_ozdal

HEP'ten HDP'ye, 'Meclis kapısında gözaltı'dan 80 kişilik gruba

HEP'ten HDP'ye, 'Meclis kapısında gözaltı'dan 80 kişilik gruba
HEP'ten HDP'ye, 'Meclis kapısında gözaltı'dan 80 kişilik gruba

1994'te tutuklanan Leyla Zana, 'bölücülük', 'vatan hainliği' gibi suçlamalarla 10 yıl hapis yattı.

1991'de SHP listelerinden seçilen ve 3 yıl sonra dokunulmazlıkları kaldırılarak TBMM kapısından yaka paça gözaltına alınan DEP'li vekillerin siyasi geleneği, bugün HDP'li 80 vekilin yemin edip göreve başlamasıyla parlamentonun güçlü bir kanadını oluşturacak. 22 yıl önceki gruptan ise geriye sadece Leyla Zana kaldı...
Haber: HAKKI ÖZDAL - hakki.ozdal@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – 7 Haziran’da yapılan seçimin ardından oluşan 25. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletvekilleri bugün yemin ederek resmen göreve başlayacaklar. 7 Haziran seçimleri birçok yönüyle Türkiye için yeniliklere ve değişime yol açtı. Bunların ikisi daha çok öne çıktı: AKP ’nin 13 yıllık tek parti iktidarının sona ermesi ve 1991’den beri HEP-DEP-DTP- BDP gibi partilerle TBMM’de bulunan Kürt siyasal hareketinin, Türkiye solundan pek çok grupla yaptığı geniş bir ittifakla yüzde 10 barajını aşıp 80 milletvekiliyle Meclis’e girmesi… HDP'nin yüzde 10 barajını işlevsiz hale getirerek ve 80 vekille parlamentoya girmesi, Türkiye siyaseti açısından yeni bir sayfanın açılması anlamına geliyor ve bu hareketin çeyrek asıra yaklaşan zorluklarla dolu siyasal süreci göz önüne alındığında tarihi bir özellik de taşıyor.

1991: KÜRT HAREKETİ MECLİS’E GİRİYOR

12 Eylül askeri darbesinden kısa bir süre sonra, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde başlayan silahlı Kürt isyanı kısa süre içinde siyasal bir zemin buldu ve Türkiye siyasetinin geleneksel partileri bölgede zayıflamaya ve aşiret ilişkileri alanına hapsolmaya başladı.

Bu siyasal değişimin ilk etkisi 1991 genel seçiminde görüldü. Kürt siyasal hareketi, ilk olarak, çoğunluğu daha önce sol grup ve partiler içinde yer alan ama farklı kesimlerden de gelen öncüler aracılığıyla Halkın Emek Partisi’ni (HEP) kurmuştu. HEP, 1991 seçiminde Erdal İnönü liderliğindeki SHP ile seçim ittifakı yaptı ve böylece SHP bölgede dikkat çekici bir oy aldı. SHP listelerinden, aralarında Leyla Zana, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Mehmet Sincar gibi isimlerin olduğu 18 HEP’li parlamentoya girdi. Bu, Türkiye siyaseti açısından, bir daha kapanmayacak bir sayfanın açılması anlamına geliyordu. 1991 yılı kasım ayında, yeni parlamentodaki yemin töreni sırasında yaşanan ‘Kürtçe yemin’ krizi SHP ile HEP kökenli vekiller arasında ilk sorunların yaşanmasına neden olmuş, 1992 yılında, SHP koalisyon ortağı olarak iktidardayken yaşanan kanlı Newroz’un ardından ise HEP’li vekillerin tümü istifa ederek SHP’den ayrılmıştı. 4 Eylül 1993’te partinin Mardin milletvekili Mehmet Sincar ‘faili meçhul’ bir cinayete kurban gitti. Aynı esnada partinin özellikle bölgedeki yönetici ve üyeleri sistemli bir şekilde saldırıya uğruyor, çok sayıda can kaybı yaşanıyordu.

‘2 MART DARBESİ’: MECLİS’TEN YAKA PAÇA

Tüm bunlar olurken DGM savcılığı da HEP için kapatma davası açmıştı ve partinin kapatılmasına kesin gözüyle bakılıyordu. HEP’li vekillerin önemli bir bölümü bu nedenle kurulan Demokrasi Partisi’ne (DEP) geçtiler. SHP’den ayrıldıktan sonra Meclis’te Kürt sorunu merkezli bir muhalefeti daha açık yürüten DEP’li vekiller hakkında da soruşturma açılması gecikmedi. Dönemin DGM Başsavcısı Nusret Demiral, aynı zamanda DEP Genel Başkanı olan Diyarbakır milletvekili Hatip Dicle ile milletvekilleri Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Sırrı Sakık, Selim Sadak ve Mahmut Alınak’ın dokunulmazlıklarının kaldırılması amacıyla TBMM’ye fezleke gönderdi. Bu isimlerin yasama dokunulmazlıkları, 2 Mart 1994 günü yapılan Meclis oturumunda kaldırıldı. Hatip Dicle ve Orhan Doğan aynı gün Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Ekipleri tarafından Meclis kapısından yaka paça gözaltına alındılar. Meclis’ten çıkmayarak durumu protesto eden diğer vekiller de bir süre sonra gözaltına alındılar ve tutuklandılar. Vatan hainliği ile suçlanıyorlardı ve 10 yıl hapis yatacaklardı.

BAĞIMSIZLAR STRATEJİSİYLE MECLİSE DÖNÜŞ

Bu olay Türkiye açısından da önemli bir dönüm noktası olmuştu. Yargısız infazlar, faili meçhuller, gözaltında kayıplar, suikastlarla dolu karanlık bir dönem özellikle bölgenin üzerine kabus gibi çökmüş durumdaydı. 2 Mart vakasından sonra Kürt siyasetinin temsilcilerine, aydınlara, gazetecilere, işadamlarına yönelik infazlar arttı. DEP ve ÖZDEP, HADEP gibi ardılları da Anayasa Mahkemesi tarafından sırayla kapatılırken, yüzde 10 barajını geçemeyen parti, bağımsız adaylarla baraj engelini aşma stratejisiyle gireceği 2007 seçimlerine kadar Meclis dışında kaldı.

2007’de 22 bağımsız aday, 2011’de ise 35 bağımsız adayla parlamentoya giren bu hareket, 2015 seçimine HDP çatısı altında parti olarak katılma kararı aldı. Barajı geçip geçemeyeceği seçimin en önemli tartışması olan HDP, 7 Haziran’da 6 milyon civarında oy ve yüzde 13’ü aşan bir oranla barajı adeta yıkarak geçti. SHP listelerinden meclis sıralarına geçişle başlayan ve adeta bir linç ortamında yapılan ‘dokunulmazlık’ oylamalarının ardından parlamento kapısında yaka paça gözaltına alınıp uzun yıllar hapis yatmalarla devam eden, ağır bedellerin ödendiği zorlu bir siyasi sürecin ardından, HDP listelerinden 80 milletvekili Meclis’e girmişti. Bir dönem vatan hainliği suçlamasıyla Meclis’ten kovulan bu siyasi damar, Türkiye’nin sol-sosyalist güçleri, etnik ve dini azınlıkları ve başka pek çok kesimi kapsayan, temsil eden bir listeyle yeniden Meclis’te ve koalisyon hesaplarının da, yeni anayasa tartışmalarının da önemli aktörlerinden biri olarak görülüyor.

1991’DEN GERİYE SADECE LEYLA ZANA KALDI

1991’de SHP listelerinden TBMM’ye giren, 18 milletvekilinden bugün yine Meclis’te olan tek isim Leyla Zana. Yaşanan o zorlu sürecin simge isimlerinden biri de olan Zana, 7 Haziran’da Ağrı’dan bir kez daha milletvekili seçildi. 1991’deki gruptan pek çok isim siyasete yerel yönetimlerde devam ediyor. Ahmet Türk Mardin, Sırrı Sakık Ağrı’da belediye başkanı. Selim Sadak 2009 yılında seçildiği Siirt Belediye Başkanlığı görevini daha sonra Tuncer Bakırhan’a devretti.

Uzun yıllar cezaevinde kalan Orhan Doğan 2007 yılında hayatını kaybetti. Mehmet Sincar 1993’te Mardin’de uğradığı suikastla öldürülmüştü.

Hatip Dicle, bağımsız aday olduğu 2011 seçiminde Diyarbakır’dan rekor oyla seçildi ama hakkında kesinleşmiş hüküm olduğu gerekçesiyle vekilliği düşürüldü. Şimdi Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı olarak görev yapıyor.

Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal, “Sürgünde Kürt Parlamentosu” olarak da anılan oluşuma öncülük ettiler ve uzun yıllar siyasi sığınmacı olarak yurtdışında yaşadılar. Şimdi Zübeyir Aydar KCK Yürütme Konseyi üyesi, Remzi Kartal ise Kongra-Gel Başkanı…