Hükümet BDP'ye dokunmaya kararlı, yöntemini düşünüyor

Hükümet BDP'ye dokunmaya kararlı, yöntemini düşünüyor
Hükümet BDP'ye dokunmaya kararlı, yöntemini düşünüyor

Nurettin Canikli

AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, BDP'li vekillerin dokunulmazlığı konusunda konuştu: Konuyla ilgili mutlaka adım atacağız, toplumun taleplerini yerine getireceğiz. İki yol var, ya Anayasa değişikliği ya da dosya bazında ele almak. Hangi yöntemin uygun olacağı konusunu şu an istişare ediyoruz

ANKARA - AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, “bazı BDP milletvekillerinin Şemdinli'de teröristlerle kucaklaşması” konusunda Meclis'e gelecek dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili adım atacaklarını ve “toplumun taleplerini yerine getireceklerini” söyledi.
Canikli, BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığı konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın ifadelerine işaret ederek, konuyla ilgili olarak mutlaka adım atılacağını bildirdi.
Toplumun taleplerini yerine getireceklerini, milletin kendilerinden istediği sonucu sağlayacak düzenlemeleri yapacaklarını, öncelikle atılacak adımların yöntemine karar vereceklerini belirten Canikli, “İki yol var, ya Anayasa değişikliği ya da dosya bazında ele almak. Hangi yöntemin uygun olacağı konusunu şu an istişare ediyoruz” dedi.
Canikli, “Adım atmak için fezlekelerin gelmesini mi bekleyeceksiniz?” sorusuna, konuyla ilgili görüşmeler için Meclis'in açılmasını beklemeye gerek
olmadığını, parti için görüşmeleri yaptıklarını ancak fiili olarak harekete
geçmek için Meclis'in açılmasını bekleyeceklerini söyledi. Canikli, “Çok uzun bekleneceğini sanmıyorum, fezlekeler gelir. Ekim ayının sonuna kadar hem karara varılmış hem de kararın sonucunu yerine getirmek mümkün olmuş olacak” ifadesini kullandı.
Dokunulmazlık konusunda “milletin, vatandaşın yoğun talebi ve beklentisi olduğunu” kaydeden Canikli, şöyle konuştu:
“Bu son derece önemli. Şiddetle araya mesafe koyma sınırını aşmış olan, bütün evrensel sistemlerin reddettiği, cezalandırdığı sınırı geçmiş olan bir harekete, düşünce ve eyleme de kayıtsız kalmamak gerekiyor. Bir şeyler yapmak gerekiyor. Bu da hukukun gereğidir, hakkın teslimidir. Dolayısıyla bunun demokrasiyle hiçbir alakası yok. Muhtemelen bu görüşmelerde sınır, kriter şiddet olacaktır. Her ne yöntem uygulanacaksa... Şiddeti de hiç kimsenin savunmadığını biliyoruz. En ileri demokrasilerin bile sınır şiddet noktasına geldiğinde, gereken müeyyideleri uyguladığını ve ret ettiğini biliyoruz.”


-“Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndan çıkarsa çıksınlar...”-

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, TBMM Anayasa Adalet Karma Komisyonu'nda bulunan 757 dokunulmazlık dosyasından 579'unun BDP'li milletvekillerine ait olduğunu belirterek, bazı milletvekillerinin Şemdinli'de teröristlerle kucaklaşma dosyalarının henüz Meclis'e gelmediğini bildirdi.
Kuzu, “22 milletvekilinin bu kadar dosyası var. 'Suç makinesi' dediğim zaman kızıyorlar, benimle alakalı da suç duyurusunda bulunuyorlar. Ee suç makinesi, yine söylüyorum. Bu kadar kanun tanımazlık olan tabloda, bunlarla alakalı geçen dönem ve bu dönem Meclis iktidar ve muhalefetiyle 'bu dosyaların üzerine çok gidilmesin, hoşgörü olsun' dedi, toplum tolere etti. Ama şimdi dağa gidip teröristlerin sırtını sıvazlayıp hasretle kucaklaşmak, 'hadi aslanlarım çarpışın arkanızdayız' demektir. Bundan başka mesaj olmaz” diye konuştu.
Her zaman dokunulmazlığın olması gerektiğini savunduğunu hala aynı görüşü taşıdığını ifade eden Kuzu, BDP'nin “dokunulmazlıkların kaldırılması halinde TBMM Anayasa uzlaşma Komisyonu'ndan çekilecekleri” tavrına ilişkin olarak da “Efendim, Anayasa Uzlama Komisyonu'ndan çıkarız tehdidi. Çıkarsa çıksınlar. Ne olacak yani?” diye tepki gösterdi.


-“Vekillik yaptıkları yok”-

BDP'li milletvekillerinin milletvekilliği yapmadığını ileri süren Kuzu, şöyle konuştu: “Bu tablo vekillik değildir. Dünyada böyle bir vekillik anlayışı yoktur. AİHM, her türlü ifade özgürlüğünü tolere ediyor. Mümkün olduğu kadar siyasetçiyi kollamaya çalışıyor ama terörle bağ kurmasına tolerans tanımıyor. İspanya ve İngiltere'de bunun örneği var. Parti de olsa vekil de olsa affetmiyor. Nitekim Avrupa'dan BDP'ye gelen mesajlar, hep terörle aralarına mesafe koymaları yönünde oluyor. Doğru ve haklı olarak, biz muhatap bulamıyoruz. Ben BDP ile ülkenin, bölgenin meselesini görüşmeyi niye istemeyeyim, Hükümet niye istemesin? Ama o irade yok ki. Oturup bir şey konuşun, ikinci gün farklı. Çünkü dağdan farklı mesaj geliyor. Gayet net. Biz bunu hep biliyorduk ama bu son olay bunu daha da netleştirdi. Dokunulmazlığı her zaman savundum. Bizim niyetimiz BDP'yi çıkartmak, kapatılmasını sağlamak, onların mahkum olmasını amaçlamak olsaydı; geçen dönem ve bu dönem 600 dosyayı çoktan kaldırırdık. Bunların içinde mahkum olacak çok sayıda dosya var. Bunların üzerine gidilmedi. Ama gelecek olan dosyalar, toplumda infial uyandırdı. Anadolu'dan yeni geldim. Anadolu bu anlamda gerçekten çor gergin. Değişik ülkelerde şok etkisi yaratan dosyaların anında kaldırıldığını görüyoruz. Bir kaç yıl önce Danimarka'da bir milletvekili hakkında tecavüz iddiası vardı, hemen apar topar dokunulmazlığı kaldırıldı. Gelecek dosyalar da toplumda yarattığı şok etkisi itibariyle rahatsızlık uyandıran türden.”


-“Muhalefetle birlikte yapmak lazım”-

Kuzu, dokunulmazlıkla ilgili atılacak adımın muhalefetle birlikte yapmak gerektiğine işaret ederek, “İki yol var; tüm dosyalar için hazırlık komisyonları oluşturup Karma Komisyon ve Genel Kurul'a göndermek veya bunlar arasında sadece kucaklaşma dosyalarını ele almak. Çünkü Susurluk dosyaları seçilip incelendi. İçtüzük buna engel değil” dedi.
Kişisel görüşünün iktidar ve muhalefetin birlikte konuya çözüm bulması ve Anayasa değişikliği yapılmasının daha doğru ve iyi olacağı yönünde olduğuna dikkati çeken Kuzu, “Ergenekon davasından içeride bulunanlar dokunulmazlığı kaldırılarak yargılanmadı, zaten yargılanıyorlardı. Onlar tahliye olsa gelseler bile yine yargılanma devam eder. BDP'lilerin içinde de yargılanmaları devam eden dosyalar vardır. Bizim dokunulmazlığı kaldırma sebebimiz, mahkum etmek ya da bunun yolunu açmak, parti kapattırmak zinhar değil. Ama toplumun tatminini sağlamak zorundasınız. O olay hoş bir tablo değil. Benim gördüğüm, toplum dokunulmazlıklarının kaldırılmasından yana” diye konuştu.


-“Acıyorum hallerine...”-

BDP'nin sorumlu davranması gerektiğini belirten Kuzu, bugüne kadar 6 kez partilerinin kapatıldığını hatırlattı. Kuzu, “Bugüne kadar demokrasi paketlerini çıkardık, hiçbir zaman burada BDP'den zerre kadar destek görmedik, hep karşı çıktılar, engellediler. Nasıl iş bu o zaman. Demiyorlar ki 'yetmez ama evet, ne yapalım bu kadar olsun, Allah bereket versin, kalanı da başka zaman alırız.' Yaptıkları hak mücadelesi değil. Zaten PKK taşeron örgüt, bir takım devletlerin güdümünde çalışıyor; ne kadar ekmek o kadar köfte, ne kadar cenaze o kadar para. Belediye başkanları ve milletvekillerinin kim olacağını da onlar belirliyor. O zaman iradesi olmuyor bu adamların, acıyorum hallerine” dedi.

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un dokunulmazlıkların kaldırılmasının hata olacağı görüşüne karşılık Kuzu, “Kucaklaşmanın suç olup olmadığını ben bilemem, zaten işin o tarafında da değilim. Ama mahkeme yarılanması için 'dokunulmazlığını kaldır' diyorsa, Meclis buna duyarsız kalamaz. Çözüm anlamında bunu söylemiyorum, bununla terör durur durma anlamında da söylemiyorum. Hukuk, suç denen bir şey yok mu? Ben ne bileyim kucaklaşmak suç mu, suç değil mi? Toplumun beklentisi varsa buna cevap verecek olan siyaset kurumudur. Yoksa hukuk nasıl çalışacak? Benim kanaatim kesinlikle bir adım atılması yönündedir ve bu konuda muhalefetle birlikte hareket etmekte yarar var” görüşünü ifade etti. (aa)