'İblisin yolunda yürüyenler'

'İblisin yolunda yürüyenler'
'İblisin yolunda yürüyenler'

Başbakan Erdoğan AKP grubunda Uludere olayına değindi.

Erdoğan: "Cenazeyi Kürt-Türk diye ayıran şeytanın izinde yürüyendir. Silahlı efendiler ipinizi gevşetmeden tuvalete gidemezsiniz."

ANKARA- Başbakan Tayyip Erdoğan , Uludere’de savaş uçaklarının sivilleri öldürmesinin ardından BDP ’nin gösterdiği tepkiyi çok sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan, AKP grubunun dünkü toplantısında, özetle şu mesajları verdi: 

Askere teşekkür: “Genelkurmay Başkanlığı olaydan hemen sonra idari ve adli inceleme başlattı. Konunun takipçisi olduklarını Genelkurmay Başkanımdan tekrar duydum, dinledim. Bu yapılan çalışmalar, gösterdikleri hassasiyet sebebiyle gerek Genelkurmay Başkanıma, gerek bölgede hizmet veren komuta kademesinin hepsine, şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.” 

Vicdanlarını yitirmişler: “Kim ki ‘Uludere’de 35 Kürt öldürüldü’ diyerek meseleyi etnik zemine taşıyorsa, o her türlü milli, manevi, insani ve vicdani değeri ayaklarının altına almış ve çiğnemiş demektir. Biz ‘Uludere’de 35 insan hayatını kaybetmiştir, 35 vatandaşımız, kardeşlerimiz kaybedilmiştir’ diye bakıyoruz.” 

Kamera önünde kahkahalar: “Cenazeleri bile Kürt-Türk diye ayıranlar, işte iblisin yolunda, şeytanın izinde yürüyenlerdir. İşte, İstanbul’da bu acı hadiseyle ilgili olarak yaptıkları basın toplantısının görüntülerini izlediniz değil mi? Güya acı içindeler ama kameraların önünde kahkahalar atmaktan çekinmeyecek kadar insafsızlar, vicdansızlar.” 

BDP’liler ve Demirtaş’ın sözleri: “Bazı densizler çıkıyor, bu olay üzerinden, ‘Bu ülke bölünmüştür’ diyor. Ya sen kimsin, kimi temsil ediyorsun, kimin adına konuşuyorsun? Siz silahlı efendileriniz ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz. Neyi, kimi bölüyorsunuz? Apo’ya peygamber diyenlerin, Kürtler’in dinini Zerdüştlük sananların, her türlü kutsalı çiğneyenlerin, gençlerin kanıyla beslenen vampirlerin bu topraklarda hiçbir şekilde muhatabı yoktur.” 

Taraf gazetesine eleştiri: “‘Devlet halkını bombaladı’ diye manşet atıyorlar. ‘Katliam, kirli savaş’ diyorlar. Bakıyorsunuz daha da ileriye gidiyor; (gazeteci Mehmet Baransu’yu kastediyor) ‘Ben eli silahlı olanlardan korkmadım, Kasımpaşalı Tayyip’ten mi korkacağım’ diyor. Bizim derdimiz kimseyi korkutmak değil ama şunu unutma, unutmayın; ben Kasımpaşalı Tayyip olmaktan şeref duyarım. Kasımpaşa’dan çıkan, oranın bir evladı olarak, tüm halkımın da bizi bu makamlara getirmesinden dolayı, bir hizmetkâr olarak milletime hizmet etmekten onur duyarım.” 

CHP ’ye ‘Muğlalı’ eleştirisi: “Bu hadiseyi 33 kurşun hadisesine benzetmek, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur, fırsatçılıktır. 12 Haziran’dan önce seçim meydanlarında gördüğümüz siyasi ittifakı, bugün taziye çadırında görüyoruz. CHP’nin BDP’nin değirmenine su taşıması, peşine takılması çok hazindir. Mustafa Muğlalı olayı CHP’nin eseridir. Kastı mahsusa ile işlenmiş bir cinayettir; bizzat CHP tarafından da hesap sorulması engellenen bir olaydır. Van’ın Özalp ilçesinde bir kışladan Mustafa Muğlalı ismini indiren de AK Parti iktidarı olmuştur.”  (RADİKAL)