İlçelerde yarış kıran kırana

İstanbul'un ilçelerinde büyük bir çekişme var. Avcılar ve Bahçelievler'de adayların kozu deprem önlemleri. Ümraniye'de ise AKP'nin şansı yüksek
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi
Selim Efe ERDEM / Arşivi

ADALAR

İstanbul'un en güzel coğrafyalarından biri olan adalar, yıllardır çözülemeyen ulaşım, sağlık ve eğitim sorunları nedeniyle sürekli göç veriyor. Yaşanan nüfus kaybı nedeniye giderek hayalet şehire dönüşüyor.
1990 nüfus sayımında 19 bin 413 kişilik nüfusa sahip olan ilçe, 2000 sayımında 17 bin 760'a düştü. Kış aylarında nüfusu bir kaç bine düşen adalar, yaz aylarında özellikle hafta sonlarında 100 binin üzerine çıkıyor.
Ulaşım sorun
Deniz otobüs seferlerinin sınırlı sayıda ve tek yönde olması, Adalar'a gitmeyi ve dönmeyi bazen neredeyse imkânsızlaştırıyor. Ciddi hastalık durumunda Adalıların tedavi görecekleri bir hastanesi dahi yok.
Bugüne kadar ANAP'lı belediye başkanları tarafından yönetilen Adalar'da üç isim yarışıyor. ANAP'lı mevcut belediye başkanı Coskun Özden'in yanı sıra yine eski ANAP'lı ve bir önceki dönemin belediye başkanı AKP adayı Can Esen ile CHP adayı Demir Kamil Görgün, seçimde iddialı isimler.
2002 milletvekili seçimlerine göre CHP birinci parti. Ancak Adalar seçmeni yerel seçimlerde 20 yıldır ANAP'ı seçiyor. Bu nedenle ANAP adayının şansı daha fazla gibi görünüyor.

Özden: Yeni hedef yaz olimpiyatları

"Biz beş yılda, Adalar'ı sinek ve yangın derdinden, çöplüklerinden kurtardık. Dört dakikada hastayı karşıya taşıyan deniz ambulansını hizmete koyduk, bir SSK dispanseri açtık. 150 kilometre yol, kaldırım ve ağaçlandırma çalışması yaptık. Su borularını yeniledik. Şimdi, Bostancı'nın
yanı sıra Maltepe İskelesi de devreye giriyor ve ring seferlerine mayıs ayında başlıyoruz. At ahırları ıslah projemiz tamamlandı, hepsi yıkılacak ve Avrupai, Adalar'a yakışır barınaklar yapacağız. Bunun kaynağı da hazır.
Adalar'a doğalgaz gelmesi için gerekli çalışmaları başlattık. İGDAŞ ile görüştük ve gerekli talebe ulaşınca bir-iki senede Adalar'a doğalgaz gelecek. Büyükşehir belediyesinin yardımıyla, Büyükada'da bir kültür merkezi açıyoruz.
Adalar çok önemli bir kültür merkezi ve mozaik. Bir kültür sanat, spor merkezi yapmayı, açık hava müzesine dönüştürmeyi düşünüyoruz. Adalar'ı canlandırmak için bir yaz olimpiyatları planlıyoruz. Canlılık kazandırmak için Yunanistan ve İsveç'te kardeş şehirler oluşturduk. Yine göreve hazırız."

Esen'den hizmet sözü

"İlkem, Adalar'da farklı kültürlerin yüzyıllardır oluşturduğu birlikteliğin bizden sonraki nesillere aktarılması olacak. Ulaşım, sağlık, eğitim, ısınma gibi çözülmeyen sorunları nedeniyle sürekli göç veriyor. Tekrar hava ambulansı getireceğim. Hastane hizmetleri gelişecek. Ulaşım sorununu, 24 saat ring seferleriyle çözeceğim, deniz otobüsü seferleri de çoğalacak. Adaları bir kongre merkezi haline getireceğim. Kınalıada'daki antenleri kaldıracağım. Faytonculara sahip çıkacağım, modern barınaklara kavuşturacağım. Adalarda zorunlu araçlar dışında motorlu araç kullanılmayacak."

Görgün: İmparatorluk yıkılacak

"Adalar'da ulaşım, sağlık gibi sorunlardan daha önemli bir sorun var. Adalar kış uykusunda. Adalar öyle bir hale getirilmiş ki, hava güzel olursa hafta sonu biraz hareketleniyor ama dokuz ay boyunca esnaf kan ağlıyor.
Dünyanın en güzel coğrafyası, en güzel insan mozaiği ama terk edilmiş, pislik içinde bırakılmış bir yer. Buraya beş dakikada bir vapur olsa, kim niye gelsin, canlılık yok.
Faytoncu esnafının bulunduğu yer, insanlık ayıbı. Bu kocaman dört adanın bir tek ortak sineması yok. Burada kültür sanattan, turizme kadar etkinlik yapmak gerekiyor. Çöplerin üzeri örtülerek sorun çözülmüş diyorlar ama uzmanlara incelettim, adada büyük bir tehlike var. Metan gazı bacaları yapılmış ama bacalar çalışmıyor. Aşağıda 15 yıldır biriken gaz büyük tehlike. Bu gece mi, yarın mı patlar, belli değil. 20 yıllık ANAP imparatorluğunu yıkmaya geliyoruz."



ÜMRANİYE

Bölünmeyen kazanacak!
2002 seçimlerine göre AKP'nin adayı önde. Ancak SP adayı olan belediye başkanının da önemli bir seçmeni var. CHP'nin de en büyük rakibi SHP adayı. 2002'deki 100 bin küskünü ikna eden kazanır.
50 yıl önce ormanlarla kaplı olan Ümraniye, bugün 800 bin nüfuslu dev bir ilçe. Nüfusun yüzde 60'ını gençler oluşturuyor. İlk yerleşenlerin Yugoslavya ve Bulgaristan göçmenleri olması nedeniyle eskiden 'Muhacir Köy' diye
anılan Ümraniye'de her biri son derece etkili olan beş yüzün üzerinde hemşeri derneği var.
İlçede, etnik, dini ve siyasi kimliğe göre bölünmüş mahallelerin ortak bir İstanbulluluk bilincine ulaştırılamamış olması büyük sorun.
Bir dönem CHP'nin başkan çıkardığı Ümraniye, iki dönemdir SP tarafından yönetiliyor. 28 Mart için AKP'den Hasan Can, SP'den hâlâ başkan olan Mehmet Bingöl, CHP'den Erhan Uncu ve SHP'den sanatçı Arif Sağ yarışıyor. AKP ve SP, sağ oylar, CHP ve SHP de sol oylar için yarışıyor. SP'nin AKP'den ciddi oy çalacağı iddia ediliyor. Sol oyların da Arif Sağ nedeniyle SHP'de toplanacağı ileri sürülüyor.

Can: SP bizi böler gibi bir kaygım yok

"43 yıllık Ümraniyeli olarak gerek Saadet Partisi (SP), gerekse AKP tabanında görev almış, iki partinin de burada kuruluş ve örgütlenmesini sağlamış biriyim. İki taban da beni çok iyi bilir. Bu partinin yüzde 4 olan oyunu, yüzde 27'lere taşıdım. Saadet Partili bir belediye başkanından dolayı oylarımız bölünecek diye bir kaygım yok. Yaptırdığımız ankette bize en yakın parti CHP ve bizim oylarımız yüzde 50'lerin üzerinde görünüyor.
Biz Ümraniye'yi varoş olmaktan kurtacağız. Burada yaşayanlar kendilerini
İstanbul'un bir parçası gibi hissetmeli. Kentin ve kentlinin gereksinimi olan yatırımları yapacağız. Ümraniye'nin çarpık yapılaşma, mülkiyet sorunu var.
Hükümetimizle bu sorunu çözdükten sonra, inşaallah beş yıl içinde fiziki ve sosyal değişimi sağlayarak Ümraniye'yi kente döndürmek istiyoruz. Hedefimiz, sanayi kuruluşlarıyla görüşerek, merkezlerini buraya çekmek ve Ümraniye'yi Avrupa ve Asya arasındaki ana arterde bir iş merkezi haline getirmek.
Sanayiciye destek olacağız ki, istihdam oluşsun. Çok alt gelir grubundakilere yönelik aşevleri oluşturacağız. Bir çocuk misafirhanesi ve çalışan kadınlar için merkez yapacağız."

Uncu: İlçeye yeni imaj
"Ümraniye insanını mutlu edecek hizmetler vereceğiz. Bunları iş, aş,
eğitim, sağlık ve imaj başlıkları altında topladım. İlçenin yüzde 60'ı inşaat sektöründen ekmek yer. İnşaat alanlarının önü açılmalı. İki katlı konutlar yerine, çok katlı, dikine yükselen binalarla inşaat sektörü canlandırılmalı. Böylece, alışveriş de canlanacak. 2 bin 500 üniversite öğrencisi için ücretsiz kurs projem var.
Yedi yıllık başhekimlik ve yöneticilik deneyimim var. Hastane çok yetersiz. Şu andaki belediye binasını genel hastane yapacağız. Yıllar önce patlayan çöpü ve varoşlarıyla ilçenin kamuoyunda olumsuz bir imajı var. Bu imaj mutlaka düzeltilmeli. Yarış bizimle AKP arasında geçer."

Sağ: Halk yönetecek
"Ümraniye'yi kültür ve kentsel bir dönüşüm projesiyle canlandıracağız. Yol, altyapı ve benzeri rutin belediyecilik hizmetleri, her mahalle içinde kurulacak halk meclislerinin alacağı tavsiye kararları sonucu ortaya çıkacak ve belediye içindeki profesyonel ekipler tarafından projelendirilecek.
Belediye kaynaklarının taşeronlara ve yandaşlara akıtılması dönemi bitecek. İki tam teşekküllü belediye hastanesi üç yılda hizmete girecek.
İçinde kreş, kadınlara yönelik meslek edindirme kursları, mini konservatuvar, kadrosunda uzman hekim de olan sağlık ocakları, muhtarlık, dinleti ve panel salonları bulunan mahalle merkezleri kurulacak."

Bingöl: AKP'liler de benden
"10 yıldır yaptıklarımız ortada. Altyapının yüzde 95'i bitti. İşsizlik sorununun çözümü için, işveren ve yatırımcıyı çekecek projelerimiz var. Bütün mahallelerde kütüphane, tiyatro, meslek edindirme kursu bulunan kültür merkezleri oluşturacağız. Engellilere yönelik düzenlemeler yapacağız.
AKP'nin adayı, kendisinden çok Başbakan'ın kredisini kullanıyor. AKP teşkilatından da, bizim kazanmamızı isteyenler var. Oy bölünmesi yaşanabilir, ama icraatlarımdan dolayı her kesimden bize gelecek oylar, gitmesi muhtemel oylardan daha yüksek. Bu bir mahalli seçim, adayın tecrübesi önemli."


BAHÇELİEVLER

Bakırköy'ün bir mahallesiyken 1992 yılında ilçe olan Bahçelievler'de yaklaşık yarım milyon kişi yaşıyor. Yaşanan hızlı göçle seçmen kimliğinin son 20 yılda büyük ölçüde değiştiği ilçede, seçim sonucunu etnik kimlikler belirleyecek gibi.
Kayıtlı 349 bin seçmenden 22 bin Sivaslı, 20 bin Malatyalı, 18 bin Trabzonlu, 16 bin Kastamonulu, 6 bin Tokatlı ve 3 bin Rizeli seçmen bulunuyor.
Dere yataklarının üzerinde kurulan Bahçelievler de, İstanbul'un ciddi deprem riski taşıyan ilçelerinden biri. Seçimin iki iddialı ismi AKP adayı Osman Develioğlu ile CHP adayı Musa Çulha. İkisinin de yerel seçimi kazanma şansı var.
Develioğlu, partisinin iktidar olmasına güveniyor. Çulha'nın ise en büyük kozu 30 yıldır ilçede yaşıyor olması. Bu nedenle Çulha, şansının yüksek olduğunu savunuyor.

Çulha: İlk işim deprem olacak

"Bahçelievler'in en önemli sorunu, deprem. Bizim ilçemizde üç dere yatağı var. Zemin etütlerine baktım, üçünün de zemini çok kötü. Halkımızı uyaracak ve ortak çalışma yapacağız. Binalar son sürat gözden geçirilecek. Yerel yönetimlerde görev alacak arkadaşlarımızın, ilçenin içinden biri olması gerekiyor. Bir anlamda da insanların sorunlarını bilen, bu sorunların içinden çıkabilecek, bizzat sorunları yaşamış biri olmalı.
30 yıldır Bahçelievler'de oturuyorum, AKP adayı 28 günlük bile değil.
İlçeyi tanımıyor, sorunları bilmiyor. Birinin ona sorunları anlatması gerekiyor.
Okullarımız az, sınıflar çok kalabalık. İlçede halkımızın yüreyebileceği bir yer yok. Bunlar çözülecek. Bahçelievler vizyonuna uygun bir kültür merkezi önerimiz var. Sanayimize de destek olacağız.
Halkın doğrudan yönetime katılacağı mahalle hizmet merkezi, yöre derneklerinin bulunduğu ilçe parlamentosu, kadın ve gençlik merkezi, engelli taksi, engelli rehabilitasyon merkezi kuracağız."

Develioğlu: 5 yılda 10 yıllık iş

"Biz yol, su gibi fenni hizmetlerin yanı sıra insan merkezli bir hizmet düşünüyoruz. Yetkilerimiz sınırında insanların asli ihtiyacı olan her şeyi karşılayacağız. Hedef, beş yılda 10 yıllık hizmet vermek.
Deprem riskine karşı, AB ve Dünya Bankası fonlarını da kullanarak, tüm binaların röntgenini çekeceğiz. Yurtdışından gelen turist ve işadamlarını Bahçelievler'e çekecek, burayı onlara cazip hale getirecek tesisler yapacağız. Bir finans ve turizm merkezi, küçük arsalarda yeni yeşil alanlar oluşturacağız. Yaşlı ve evinden çıkamayanların evine doktor götüreceğiz. Sosyal hayata katmak için çocuk ve kadınlara yönelik merkezler oluşturacağız. Tavukçu Deresi'ni, insanların vakit geçirmek istedikleri bir bölgeye çevireceğiz. Yürüyüş parkurları ve spor kompleksleri yapacağız."


AVCILAR

Küseni barıştıran alır
Avcılar'da AKP ile CHP adayının şansları eşit. CHP'li belediye başkanı bir adım önde gibi görünse de yarışın sonucu, 2002'de sandığa küsen seçmene bağlı.

1990'lı yıllarda Bayındırlık Bakanlığı tarafından İstanbul'da planlı kentleşme için pilot bölge gösterilen Avcılar'ın talihi, 17 Ağustos 1999 İzmit depremiyle değişti. Tek bir gecekondu olmayışı, üniversite kampüsü, tam teşekküllü özel hastaneleri ve önceden kurulan altyapısıyla 1990'lı yıllarda hızla büyüyen Avcılar, 17 Ağustos depremiyle hızlı bir eriyişe girdi.
Emlak fiyatları hızla düştü. Depremin ardından evlerini satarak başka ilçelere yönelen orta ve biraz daha üst gelir grupları, yerini düşen kira fiyatları nedeniyle alt gelir gruplarına bıraktı. İlçenin en büyük sorunu deprem. Avcılar'da, beklenen İstanbul depreminde yeni bir facia yaşanmaması
için tüm binaların hızla gözden geçirilmesi ve depreme karşı güçlendirilmesi, önlem alınması gerekiyor.
Kurulduğundan beri ANAP'lı belediye başkanları tarafından yönetilen ilçede 1999 seçimlerini DSP adayı Mustafa Değirmenci kazanmıştı. Başkan Değirmenci, bu kez CHP adayı.
Değirmenci'nin rakibi eski bir Emniyet'çi olan AKP adayı İbrahim Bıçakçı. İki adayın şansları eşit. SHP adayı Siyami Erdem'in solu bölme tehlikesi var. Yarış AKP ile CHP arasında. Kararsızları alan seçimi de alır.

Değirmenci: Yıldız olacak

"Depremden sonra Avcıları yeniden diriltmek için altyapıya önem verdik. Tüm elektrik, telefon, kablolu yayını yeraltına aldık, kanalizasyon ve su borularını değiştirdik. Atatürk Evi ve Barış Manço Kültür Merkezi'ni yaptık. Şimdi geleceği düşünüyoruz ve Avcılar'ı İstanbul'un parlayan yıldızı yapacağız.
Sahile 400 yatlık bir marina, içinde 10 bin kişilik stadyum, olimpik yüzme havuzu, tenis kortlarının bulunduğu bir spor kompleksi kurulacak. Küçükçekmece Gölü'nde su sporları merkezi yapılacak. Avcılar sahilinde yeni hobi bahçeleri, yürüyüş ve piknik alanları yaratılacak. Avcılar'a plaj kazandırarak iki yıl sonra sağlıklı bir şekilde denize girilecek."

Bıçakçı: Kayba tahammül yok
"Avcılar'ın bir beş yıl daha kaybetmeye tahammülü yok. Avcılar birinci derecede deprem bölgesi ama bu konuda hiç çalışma yapılmamış. Medyada, 'Avcılar'da oturmak yürek ister' deniyor. İlk işim, deprem sorununu çözmek olacak. Dünya Bankası kredisiyle, vatandaşın cebinden tek kuruş para çıkmadan bütün binaların güçlendirilmesini sağlayacağım.
Avcılar'ı cazibe merkezi haline getirip iç ve dış turizme açacağım. Spor tesisleri, yeşil alanlar ve bir stadyum planlıyoruz. Mevcut stadın yeri yeşil alan olacak. İki hastane yapılacak. Ulaşım sorununun çözümü için havalimanından Avcılar'a kadar metro sistemi gelecek ve dört adet katlı kavşak yapılacak. Deniz otobüslerinin sefer sayıları artacak. Her mahalleye bir kültür merkezi yapılacak.
İETT kampının bulunduğu yere, kadın sığınma evi, sokak çocukları rehabilitasyon merkezi ve kimsesizler evi kurulacak."

Erdem: Rantçılık bitecek
"Halk, belediye başkanlarının rant yönetiminden şikâyetçi. Çarpık yapılaşma ve insanı ön plana almayan bir yönetim anlayışı hâkim. Biz, rantçı değil halkçı belediyecilik anlayışıyla yola çıktık. Kaldırım yap sök, tekrar yap sök ve etrafına para kazandır anlayışı terk edilecek. Geleceğe yönelik yatırımlar yapılacak.
Avcılar halkının en önemli beklentisi depremin yıkıcılığına karşı can güvenliği oluşturulması. Ancak depremle ilgili ciddi hiçbir girişim yapılmamış. Adeta deprem gerçekliği unutturulmaya çalışılıyor. Tüm binalar ciddi şekilde gözden geçirilecek ve bu verilerle çözüm problemleri geliştireceğiz.
Engelliler ve yaşlılar için merkezler, kadınlar için kadın sığınmaevi, gençler için kapalı spor kompleksi yapacağız. Başarılı öğrencilere burs vereceğiz, meslek ve yabancı dil kursları açacağız. Madde bağımlısı çocuklar için rehabilitasyon merkezleri kuracağız. Bunlar toplumun yaşamını kolaylaştıracak yatırımlar. Sosyal, kirlilikten arındırılmış bir belediye ortamı yaratacağız."


K.Çekmece

Bu yarış zor geçecek
Bir milyon nüfuslu ilçe, göçle kimlik değiştirdi. Balkan göçmenlerinin yerleştiği Küçükçekmece'de, Orta Anadolu ve özellikle Tokat'tan yaşanan göç, ilçenin kimliğini de değiştirdi.
5 bin seçmene sahip Tokatlılar gibi cemaat dernekleri, seçimi çok etkileyecek. Yarış AKP adayı Aziz Yeniay ve CHP adayı Naci Ekşi arasında geçecek.
Ekşi, 1984'te Bakırköy Belediye Başkanlığı yaptı. Belediye Başkanı Feridun Özbatur, yine DSP'den aday. Ancak partisi nedeniyle pek şansı yok.

Ekşi: Yine yaparım

"Seçmen beni tanıyor, 'Bakırköy'ü Bakırköy yapan, Küçükçekmece'yi çamurdan kurtaran adam' diyor. En büyük sorun işsizlik. Esnaf siftah yapmıyor.
İlk iş ticareti canlandıracağım. Daha önce Bakırköy'de yaptım, 270 bin olan nüfusu ticareti canlandırarak gündüz 2 milyonun üzerine çıkardım. Küçükçekmece Gölü'nü bir su sporları merkezi haline getireceğiz. Kongre merkezi, mağazalar, otel, gezinti ve spor alanları yapacağız. Halkalı ve Altınşehir meydanları alışveriş ve kültür merkezine dönüşecek. Üniversite alanı olarak ayrılan yerde, akademik merkez, lojman ve yurtlar, yeşil alanlar, spor tesisi yapılacak. Mahalle kreşleri ve sağlık merkezleri açılacak."

Yeniay: Kaçağa son
"İlçede mantalite değişmeli. Asfaltı, içme suyu, kanalizasyonu, doğalgazı olmayan yüz binlerce insanın yaşadığı, yüzde 80'i kaçak bir yer. Ne bir alışveriş merkezi ne bir sineması var.
Her tarafı çamur, çukur olan, garip bir ilçe. Adeta kaderine bırakılmış. Küçükçekmece'de 40 yıldır sol anlayış hâkim olmuş ama insanlar buna dur demek için, ciddi bir haykırış içinde. 28 Mart'ta anlayış değişecek. Göl tamamen temizlenecek, iki yılda yüzülebilir hale gelecek. Gülhane'nin 10 katı büyüklüğünde bir rekreasyon alanı kuracağız. Burası uluslararası su sporları merkezine dönüşecek. Her semtte bir sağlık ocağı, kültür merkezi ve meslek edindirme kursu yapılacak."


Tuzla

AKP adayı çok rahat
Yaklaşık 150 bin kişinin yaşadığı Tuzla, İstanbul'un nüfusu en düşük olan ilçelerinden biri. Aynı Tuzla, İstanbul'da nüfus artış hızı en yüksek iki ilçeden biri.
1997'de 93 bin nüfusu olan Tuzla, 2000 sayımlarında yüzde 31'lik bir nüfus artışıyla 123 bin kişiye ulaştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde en geniş tarım alanına sahip.
Şehir merkezine uzaklığı ve metro gibi raylı sistem bağlantısı olmayışı nedeniyel ulaşım sorunu yaşanıyor. Göçle gelen kitlelerin oluşturduğu yerleşim alanlarında mülkiyet ve imar sorunları da çok önemli.
İdris Güllüce'den boşalan Tuzla Belediye Başkanlığı için yarışa AKP adayı olarak giren Mehmet Demirci'nin rakibi CHP'li Tekin Ağırman. 'Yoğun seçim çalışmaları' nedeniyle görüşemediğimiz, bıraktığımız mesajlara rağmen iletişim kuramadığımız AKP adayı Demirci' ye maalesef yer veremiyoruz.


Ağırman: İlçede sosyal uzlaşma sağlanacak
"Tuzla'nın imar, tapu, mülkiyet,
ulaşım ve işsizlik sorunları var. Bence en önemlisi, sosyal uzlaşma eksikliği. Yukarıda varoş ve aşağıda aydınların arasında gidip gelen bir yer Tuzla. Bunu giderecek çok önemli projelerimiz var.
Tuzla'nın eğitiminden sağlığına kadar her şeyiyle ilgilenecek, yasal ve anayasal haklarını, uygar bir kentte yaşama haklarını öğreteceğiz. İki kesimi birbirine vuruşturup siyaset yapma alışkınlığına son vereceğiz. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun, bu uzlaşmayı sağlayacağız.
Mimar Sinan ve Şifa mahallelerine hiç yatırım yapılmamış. Kömüre, ekmeğe muhtaç edilmiş. Toplum özellikle daraltılmış. Buradaki insanlar potansiyel suçlu olarak görülmüş. Tuzla'da E-5 altı ve üstü kavramını ortadan kaldıracağız. Tapu ve mülkiyet sorununu çözeceğiz. Yanlış ve yanlı imar uygulamalarını iptal edeceğiz. Sinema, alışveriş, tiyatro, hastane yok. İlçeyi canlandırıp, alışveriş merkezleri yapacağız, esnafın yüzü gülecek."


Eski seçimlerden seçmeler

  • Mehmet Ö. Alkan

    Seçim takviminde yapılan hata
    12 Mart askeri müdahalesi sonrasında, ilk seçimler yaklaşırken, seçimlerin yapılacağı tarih konusunda ciddi bir sorun ortaya çıktı. 1973 yılında yapılacak genel seçimlerin tarihiyle ilgili bir takvim hesabı hatası yapılmıştı. Üstelik bu hata, bir Anayasa hükmü halindeydi.
    12 Mart askeri müdahalesi ardından Anayasa'da yapılan değişikliklerden biri geçici 12. maddenin eklenmesiydi.
    20 Eylül 1971 tarih ve 1488 sayılı kanunla eklenen maddede aynen şöyle yazmaktaydı:
    "Geçici Madde 12- Cumhuriyet Senatosu üyelerinden üçte birinin yenilenmesi ve Cumhuriyet Senatosu ile Millet Meclisi'nde boş bulunan üyelikler için 10 Ekim 1971 gününde yapılacak seçimler, 12 Ekim 1973'te yapılması gereken milletvekilleri genel seçimiyle birlikte yapılmak üzere, ertelenmiştir..."
    Madde açıktı. Maddeye göre 12 Mart koşulları nedeniyle 10 Ekim 1971 tarihinde yapılması gereken Cumhuriyet Senatosu üçte bir yenileme seçimleri ve milletvekilliği araseçimleri ertelenmişti. Ertelenen bu seçimlerin 12 Ekim 1973'te milletvekilleri genel seçimleriyle birlikte yapılması, Anayasa'ya eklenen geçici 12. maddeyle bir hüküm haline getirilmişti.
    Seçim tarihi yaklaşırken ortada ciddi bir sorun olduğu anlaşıldı. Zira Anayasa değişikliği yapanların ve maddeyi yazanların takvime bakmadıkları ortaya çıkmıştı. Çünkü Anayasa'da seçimlerin yapılması için öngörülen tarih olan 12 Ekim, 'pazar' gününe değil, 'cuma' gününe denk düşüyordu. Oysa Seçim Kanunu gereği, seçimlerin ekim ayının ikinci pazar gününde, yani 14 Ekim'de yapılması gerekiyordu. Anayasa'da yer aldığı için, seçim tarihini değiştirmek sorun oldu. Anayasa değişikliği için yeterli zaman yoktu. Sonunda devreye Yüksek Seçim Kurulu girdi. Yüksek Seçim Kurulu'nun 10 Mart 1973 tarih ve 24 sayılı düzeltme kararı gazetelerde yayımlandı. Karara göre seçim tarihinin belirlenmesinde 'maddi bir hata' olduğu kabul edilmiş ve seçimlerin 12 Ekim Cuma günü değil, 14 Ekim 1973 Pazar günü yapılması gerektiği belirtilmişti. Sorun böylece çözülmüştü.

    'Kuzu partisi'
    Milli Kalkınma Partisi 5 Eylül 1945'te kuruldu. MKP, çok partili döneme geçerken kurulan ilk parti oldu.Genel başkanlığını Nuri Demirağ üstlenmişti. Nuri Demirağ'ın bazı parti toplantılarını korularda, halka açık kuzu ziyafeti vererek yapmasından dolayı 'Kuzu Partisi' olarak adlandırılmıştı. Partinin diğer iki kurucusu Hüseyin Avni Ulaş ile Cevat Rifat Atılhan'dı. Kurucuların kısa süre sonra yolları ayrıldı.

    Bir şaka:
    1912 seçim programı!

    1912 yılındaki sopalı seçimler olarak adlandırılan seçimlere İttihat Terakki Partisi ile Hürriyet ve İtilaf Partisi katılmıştı. Seçim sırasında, her iki partiye de şirin görünmeye çalışan adaylar, dönemin mizah yayınlarından Karagöz Salnamesi'nde (Yıllığı) alaya alınmıştı. Güya bu tür adaylardan birinin seçim bildirgesinde aşağıdaki maddeler yer almıştı. [Dilini sadeleştirdik.]
    Madde - Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne katılmam, İttihat ve Terakki Partisi ve programının mükemmelliği ve iyiliği hakkındaki düşünce ve takdirlerime asla halel vermez.
    Madde - Edebiyata merakım çoktur. Ezcümle: 'Rüzgârın önüne düşmeyen
    adam yorulur' mısrasını pek severim.
    Madde - Mızıkaya vukufum vardır. İki taraftan çalınabildiği için davulu diğer müzik aletlerine tercih ederim.
    [Karagöz Salnamesi 1913-1329-1331 Dördüncü Sene (İstanbul: Nefaset Matbaası, 1913) s.89]

    Milletin ana rahmine uzanan eller
    Türkiye'de, Cumhuriyet'in ilk yıllarından 1960'lı yılların başına kadar nüfus artışı hep desteklendi. Ancak nüfus artışının yarattığı sorunlar ortaya çıkmaya başlayınca bu kez 'aile planlaması', 'nüfus planlaması' programları başlatıldı. Bu programlar, seçimlerde politikacıların malzemesi haline gelmekte gecikmedi. Örneğin Milli Selamet Partisi'nin 1973 yılındaki seçim programında konuyla ilgili bölümde şu ifade kullanılmıştı: 'Aile planlaması ve nüfus planlaması: Türk neslini azaltmak, milletimizi küçük bir azınlık haline sokmak gayesini güden, milli menfaatlerimizi ve bekamızı baltalayan bu hareketin şiddetle karşısındayız.'
    Daha önce, 1969 seçimleri sırasında başka partiler de bu konuyu işlemişti. MHP Çankırı Milletvekili adayının 5 Ekim 1969'da yaptığı seçim konuşmasında, nüfus planlaması konusunda şu ilginç bölüm yer alıyordu.
    "Türk milletinin ileride yapacağı büyük kavgada güçlü olabilmesi için nüfusunun en az yüz milyon olması icap eder. Gelmiş geçmiş iktidarlar tarafından kabul edilen doğum kontrolü Türk milletinin temeline konmuş bir Yahudi dinamitidir. Dünyada Türkiyemizden başka hiçbir yerde doğum kontrolü yoktur. Komünist memleketlerde bile. Her yıl yabancıların bize bu iş için 60 milyon (lira) yardım etmesi düşündürücüdür. Bu gelen paralarla Türk anasının ana rahmi tahrip olmakta, doğan çocuklar ya cılız ya da hastalıklı, sakat olmaktadır. Onun için biz diyoruz ki Türk milletinin ana rahmine uzanan eller MHP tarafından kırılacak, maddeten ve manen kalkınmış, sanayileşmiş yüz milyonluk büyük Türkiye kurulacaktır. Yaşasın yüz milyonluk imanlı Türkiye."

    Belediye başkan adayı
    Bir Adalet Partisi İstanbul Belediye Başkan adayının seçim ilanı. El yazısı ile yazılmış, çoğaltılmış ve kapılara bırakılmıştı.
    -------------------------------------------
    YARIN: Bakırköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Eminönü, Beykoz, Üsküdar