İmralı Heyeti'nden Diyadin raporu: Ateşkes ihlal edildi, provokasyon var

İmralı Heyeti'nden Diyadin raporu: Ateşkes ihlal edildi, provokasyon var
İmralı Heyeti'nden Diyadin raporu: Ateşkes ihlal edildi, provokasyon var
İmralı Heyeti Diyadin'in Yukarı Tütek köyünde yaptığı incelemelerin ardından yayınladığı raporda 'köylülere propaganda yapıldığı' iddiasına 'alana köylüler gelmemişti' yanıtını verdi. Heyet ateşkesin devlet güçleri tarafından ihlal edildiğini savunarak Vali'yi suçladı.

RADİKAL - Ağrı'nın Diyadin ilçesi Yukarı Tütek Köyü'nde 11 Nisan'da yaşanan çatışmanın ardından bölgeye giderek incelemelerde bulunan İmralı Heyeti, tespit ve gözlemlerini bir rapor yayınlayarak duyurdu. Bölgedeki görgü tanıkları, köylüler, yerel kaynaklar ve kanaat önderleri ile yapılan görüşmeler sonucunda hazırlandığı belirtilen raporda, devletin süregelen ateşkesi ihlal ettiği savunularak Ağrı Valisi 'provokasyon yaratmak'la suçlandı. 

Yapılacak ilk İmralı ziyaretinde Abdullah Öcalan ile de paylaşılacağı belirtilen raporda olaya ilişkin bilgiler ve tespitler şöyle anlatıldı:

Her yıl bölgenin çeşitli yerlerinde düzenlenen Fidan Dikme Festivali bu yıl Ağrı'nın Diyadin İlçesine bağlı Yukarı Tütek Köyü yakınlarında planlanmış, kutlamada kullanılacak platform inşa edilmiş, gerekli hazırlıklar zamanında tamamlanamadığından dolayı etkinlik 11 Nisan tarihine ertelenmiştir.

11 Nisan sabahı, güneşin doğuşuyla birlikte etkinlik organizasyonunda görevli iki kişi yanlarında götürdükleri pankartla birlikte platformu hazırlamak için festival alanına hareket etmiş, platformun kurulduğu bölgeye geldiklerinde geceden mevzilendiği öğrenilen askerlerin ateşiyle karşılaşmışlardır. Bu saldırı sırasında Diyadin Eski DBP İlçe Eşbaşkanı Cezmi Budak hayatını kaybetmiş, Meya-Der yöneticisi Cenap İlboğa da ağır yaralanmıştır.

Sabah saatlerinde Ağrı'nın tüm ilçelerinden festivalin yapılacağı alana kitlesel gidişler başlamış, ancak halk, Yukarı Tütek Köyü girişini ablukaya alan ve ellerinde Valilik kararı bulunduğunu ileri süren askeri güçler tarafından engellenmiştir.

Bu arada askeri operasyonun başlatıldığı bilgisini alan, aralarında DBP, HDP yöneticilerinin de bulunduğu sivil halktan oluşan gruplar tüm engellemelere rağmen farklı yollardan festival alanına ulaşmışlardır.

Olay bölgesine giren sivil halktan gruplar, yaşamını yitiren Cezmi Budak ve yaralı Cenap İlboğa ile yaralı askerleri dağdan aşağılara doğru indirerek hastanelere bizzat ulaştırmış, bu şekilde ölüme terk edilen yaralıların kurtarılmasını sağlamışlardır. Bu konudaki fotoğraf ve video kayıtları yazılı ve görsel iletişim organlarında da yer bulmuştur.

Yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz izlenimler şu şekildedir:

Askeri güçlerin 10 Nisan gecesi festival platformuna yakın bölgeye PKK ’liler bulunduğu gerekçesiyle operasyon başlattığı ve çatışmaya neden olduğu, ertesi gün de devam eden çatışmalarda bir PKK’linin yaşamını yitirdiği, birçok askerin de yaralandığı anlaşılmaktadır.

Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Hükümet yetkililerinin “PKK’lilerin halka seçimlerde oy verme baskısı yaptığı” yönündeki açıklamalar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü halk festival alanına gitmeden çatışma başlatılmış, halkın bölgeye gitmesi zaten engellenmiştir. Festival alanına gidemeyen, toplanamayan halka örgüt propagandası yapıldığı iddiası tümüyle temelsizdir, asılsızdır.

Gerçekleştirdiğimiz diyaloglardan edindiğimiz bir başka ayrıntı da şöyledir: Festival alanına yakın korucu köylerine bir kaç gün öncesinden askeri birimlerin yerleştiği ve operasyon bölgesine korucu köylerinden geçiş yapıldığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Dolayısıyla operasyon hazırlığının günler öncesinden yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yaşanan tüm bu olaylara ilişkin tespit ve değerlendirmemiz şu yöndedir:

Bu planlı askeri operasyonla devlet güçleri tahkim edilmiş ateşkesi açıkça ihlal etmişlerdir. Yaşanan son olay ve çözüm sürecinde oluşan tıkanıklık son derece önemsediğimiz İzleme Kurulu'nun ne kadar hayati bir önem taşıdığını bir kez daha göstermiştir.

Ağrı’da yapılan operasyonun içinde bulunduğumuz seçim süreciyle bağlantılı olduğu açık ve net görülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanın ve Hükümet yetkililerinin Ağrı olayının hemen akabinde HDP’yi hedef alması, bu operasyonun arka planı hakkında bilgi vermektedir. HDP’nin yükselişini engelleme ve baraj altında bırakma stratejisi kapsamında bir takım provokasyonların devreye konulduğu Ağrı olayında açıkça görülmektedir.

Başından bu yana olayın içinde olan Ağrı Valisi izlediği tutumla bizzat provokasyona zemin hazırlamıştır.  

Yeni güvenlik yasasını demokratik alanı sınırlandırmak ve halkın demokratik iradesinin yansımasını engellemek için uygulamaya sokan ve ateşkes ihlaliyle olayların bu noktaya gelmesine yol açan Hükümet, yaşanan tüm bu olumsuzlukların ve kayıpların sorumlusudur.

Barış ve Müzakere süreci seçimlere heba edilmeyecek kadar kıymetli bir süreçtir. Sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için bu tür provokasyonların önlenmesi, ateşkes ihlali başta olmak üzere sivillerin ölümüne neden olan tüm bu olayların bütün boyutlarıyla soruşturulması ve Ağrı Valisi başta olmak üzere sorumluların açığa çıkarılması gerekmektedir.

Bir kez daha Sayın Başbakanı, Çözüm Kurulu Üyelerini, Hükümet yetkililerini, sivil toplum örgütlerini ve duyarlı tüm kesimleri bölgeye giderek olayı bizzat yerinde incelemeye, yaşananları tanıklardan ve sivil halktan dinlemeye, ardından hukuki ve idari süreçleri başlatmaya çağırıyoruz. Hükümet ateşkesi ihlal edecek uygulama ve tutumdan derhal vazgeçmeli, çözüm sürecinin gereklerini yerine getirmelidir.

Kamuoyuna saygıyla sunarız.