'İnsan Hakları Komisyonu intihar etti'

'İnsan Hakları Komisyonu intihar etti'
'İnsan Hakları Komisyonu intihar etti'
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan: Öcalan'ın avukatları ile görüşmelerine 6 aya kadar sınırlama getirebilecek yasa teklifinin komisyondan geçmesini eleştirdi

ANKARA - BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüşmelerine 6 aya kadar sınırlama getirebilecek yasa teklifinin Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nca uygun bulunmasını "skandal bir karar" olarak nitelendirdi, "Komisyon intihar etti" dedi.

BDP’li Kaplan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüşmesine 6 ay sınırlama getirecek yasa teklifini eleştirdi. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun "tecridin kalıcılaştırılması, savunma hakkının yok edilmesi, avukat-aile görüşme hakkının tamamen ortadan kaldırılmasını" içeren "İmralı teklifi"yle ilgili uygunluk görüşü vermesini "skandal bir karar" olarak nitelendirerek şunları söyledi: "Meclis İnsan Hakları Komisyonu, Anayasanın 90’ncı maddesini (uluslararası sözleşmeler iç hukukun üstünde uygulanır hükmü), AİHS’nin 6’ncı maddesini (adil yargılanma ve savunma hakkında silahların eşitliğini), 1136 sayılı avukatlık kanununu ihlal etti, çiğnedi, AKP ’nin insan hakları anlayışı doğrultusunda hareket etti, deyim yerindeyse intihar etti! Komisyon artık insan haklarını denetlemekten çıktı, hükümetin icraatlarına noter makamı olarak yasama yürütmenin emrine girmiş oldu."

Söz konusu teklif ile birçok uluslararası sözleşmenin de ihlal edildiğini savunan Kaplan, hukuk devletinde kişiye özel düzenleme olamayacağını ancak söz konusu kişi İmralı ve Abdullah Öcalan olunca sözleşmelerin, kanunların, evrensel hukukun by-pass edilerek ihlal edilmesinin alışkanlık haline geldiğini savundu.

Söz konusu teklifin yasalaşması durumunda konunun uluslararası arenada tartışılmasının önünün açılacağını savunan Kaplan, "Uyarıyoruz; savunma avukatları müvekkilleriyle özdeşleştirilerek, avukat edinme hakkı yok ediliyor, görevleri nedeniyle iddia edilen suçlarda Bakanlık izni kaldırılıyor. Polis/savcılar birleşiyor silahların eşitliği yok ediliyor. Cezaevlerinde işkencecilere dokunulmazlık sağlanıyor. İnsan hakları savunucuları tehdit altına alınıyor. İhlal eden güvenlik güçlerine karşı davalara giren avukatlar hedef haline getiriliyor" dedi.

Kaplan AKP’nin ileri demokrasisiyle Türkiye’nin varacağı noktanın ileri cezaevi olacağını ileri sürdü.


-DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI-


BDP’li Kaplan’a CHP ’li milletvekillerinin Meclis Başkanlığına dokunulmazlıklarının kaldırılması için yaptığı başvuruyla ilgili değerlendirmesi soruldu. "Kürsü dokunulmazlığı dışında tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediklerini ifade eden Kaplan, "Bizim zaten 600 üzerinde fezlekemiz var, dokunulmazlığımız yok. İsteyen dokunuyor bize. İsteyen hakim davayı sürdürüyor. İsteyen hakim ifade için zorla getirme kararı veriyor. Bizim için dokunulmazlık sorunu yok. İktidar ve ana muhalefetin sorunu var. Onlara da tavsiyem hep beraber kaldıralım ve eşit olalım olacak. Hodri meydan" dedi.


-"ÖCALAN’I YOK SAYMAK SİYASETEN AYMAZLIKTIR"-


Kaplan bir soru üzerine İmralı’yla ilgili sürecin Türkiye’nin toplumsal barışını tehdit eden bir süreç olduğunu belirterek, "Türkiye’ye barış gelecek, silahlar susacak, demokratikleşme olacaksa, önemli bir aktörü yok saymak siyaset biliminde tek kelime ile aymazlıktır" dedi. İRA, ETA Filistin’de bu tür sorunların çözülmesinde Oslo görüşmeleri ile görüşmelerin katkısı olduğunu, hükümetin ise bu görüşmelerden çıkıp savaş ilan ettiğini söyledi. Kaplan, Başbakan Erdoğan’ın BDP’ye yönelik sert sözlerini Başbakanlık makamına ve dünya lideri olduğunu iddia eden birine yakıştıramadıklarını belirterek, hukukçularına havale ettiğini söyledi. Kaplan bir soru üzerine hükümlülerin avukatlarıyla görüşmelerine getirilecek sınırlama ile ilgili "Kişiye özel yasa olmaz. Olduysa hukuk devleti değil guguk devletidir" eleştirisi getirdi.(ANKA)