İşaretler 'Zarkavi' diyor

Irak'ta, Bağdat Büyükelçiliği'ne koruma görevi için giden beş özel harekât polisinin Musul'da ölümüyle sonuçlanan saldırı konusunda Ankara ve Washington'a ulaşan bilgiler, 'Sorumlu Kürt gruplar' tezini zayıflattı.
İlk işaretler, Irak'taki direnişte payı olduğu belirtilen Kaide bağlantılı El Zarkavi'yi gösterdi. Özel harekâtçıların yakınları, hükümete tepkili: "Niçin koruma vermeden karadan yollandılar?"

ANKARA - Türkiye'nin Irak Büyükelçiliği'ni korumak için Bağdat'a giden beş özel harekât polisinin ölümüyle sonuçlanan saldırıda ilk işaretler Kaide bağlantılı Ebu Musab El Zarkavi'yi gösterdi. Polislerin yakınları, koruma görevlilerinin havayolu ile gönderilmemesine tepki gösterdi.
Musul yakınlarında 17 Aralık'ta meydana gelen saldırının ardından Washington ve Ankara'ya ulaşan bilgiler, saldırının bölgedeki Kürt gruplar tarafından gerçekleştirildiği tezini zayıflattı. Suikastı birlikte soruşturan Türk ve Amerikalı yetkililer, "Türk polisinin geçtiği kontrol noktalarından Zarkavi'nin adamları bilgi almış. Polisler, Zarkavi'nin kontrolündeki bölgeye girince de saldırı gerçekleşmiş" açıklamasını yaptı.
Saldırıda karnından yaralanan Sadettin Keçe ise hayati tehlikeyi atlattı. Tedavisine Musul'da devam edilen Keçe'nin Türkiye'ye gönderilmesi sağlık durumu iyi olmadığı gerekçesiyle ertelendi. Yara almadan kurtulmayı başaran ve Türkiye'ye ulaşan Mustafa Aktaş'ın da Ankara'ya geldiği ve istirahata ayrıldığı belirtildi.
Erdoğan: Takipçisiyiz
Beş polis için dün İçişleri Bakanlığı önünde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, kuvvet komutanları ve şehit yakınları katıldı.
Erdoğan törende "Şunu biliyoruz ki teröristin dini, milleti, ırkı, vatanı yoktur. İşte bunun gereğini yerine getirdiler. Çünkü onlar savaşa giden kardeşlerimiz değildi. Sadece oradaki büyükelçiliğimizi ve bayrağımızı korumak için oradaki görevlerine gidiyorlardı. Bu görevlerine giderken alçakça kurulan bir tuzak neticesinde şehit edildiler. Tabii ki biz, gerek koalisyon güçleri nezdinde gerekse geçici yönetim nezdinde bunun takipçisi olacağız, takipçisiyiz. Tabii bunlar bizleri, şehit ailelerini tatmin etmiyor, etmez de" dedi.
Gül: Hainlik
Gül ise, "Türkiye, Irak'taki koalisyon güçlerinden, Irak geçici yönetiminden ve Iraklı herkesten bu katillerin ortaya çıkartılmasını sonuna kadar talep edecektir. Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğüne, siyasi bütünlüğüne herkesten çok önem veren, Irak'a insani yardımları herkesten çok yapan ülkedir. Ne yazık ki bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet görevlilerine, değerli arkadaşlarımıza bu tuzağı kurmuşlar ve haince şehit etmişlerdir" diye konuştu.
Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner de "Bununla vatanınızı savunduğunuzu sanıyorsanız haberiniz olsun yaptığınız iş adi bir cinayet, iğrenç bir terör eylemidir. Bu menfur, kalleş saldırı, gerçekte Irak halkının ve yönetiminin onuruna sürülmüş bir lekedir" diye konuştu.
Başbakan'ın gözyaşları
Törenin ardından komiser Bilal Ülgen'in cenazesi karayoluyla Kırıkkale'ye götürülürken, Başkomiser Nihat Akbaş ile polis memurları Süleyman Karahasanoğlu, Bülent Kıranşal ve Adem Çiçek'in cenazeleri özel bir uçakla Trabzon'a, buradan da karayoluyla memleketlerine götürüldü. Törende polislerin bazı yakınları baygınlık geçirirken; bir kız çocuğu "Babamı niye gönderdiniz" diye ağladı. Bu arada, Başbakan'ın gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Gözyaşlarını tutamayan diğer bir isim ise Adalet Bakanı Çiçek oldu.
'Allah belanızı versin!'
Bu sırada protokole yaklaşan İsmail Hakkı Özkan, Aksu'ya, "Ben şehit yakınıyım. Barzani ve Talabani geldiğinde zırhlı araç ve 50'ye yakın koruma veriliyor. Bizim beş şehidimiz neden havayoluyla değil de karayoluyla gönderildiler" dedi. Özkan daha sonra Genelkurmay Başkanı Özkök'e seslendi: "Bu siyasiler Hurşit Tolon Paşa kadar olamadılar. Allah hepsinin belasını versin." Korumalar, Özkan'ı protokolden uzaklaştırdı. Özkan'ın da özel harekâtta görevli bir polis memuru olduğu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koruması olduğu belirtildi. Beş özel harekât polisiyle birlikte, Türkiye'nin Irak'ta verdiği kayıp sayısının 76'ya yükseldiği öğrenildi.