İşin çivisi iyice çıktı

Dua ile başlangıç
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne dair iddiaları araştıran Meclis Komisyonu'nda İlahiyat Dekanı Zümrüt, "Rabbim, Atatürk ilkelerini deldirtmesin, işlerimizi engelletmesin" dedi. AKP'li Demir'in yanıtı: "Üniversitedeki camiye Müslümanların kapısının açılacağı günün temennisiyle..."
Duaya dualı yanıt
Zümrüt'ten Demir'e: "Meclis camisi açılırsa, o da açılır..." AKP'li Köybaşı, fakülte bahçesine domates ekildiğini belirtip, "Ziraat fakültesi din adamı yetiştirirse ne olacak" diye sordu; yanıt: "İftira. Orası çalılıktı, temizlettim. Domatesi de memurlar ekti..."
Haber: İSMET DEMİRDÖĞEN / Arşivi

ANKARA - Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) kadrolaşma ve usulsüz işlemler yapıldığı iddiasıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu'nda dinlenen İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Zümrüt ile AKP'li üyeler arasında ilginç bir tartışma yaşandığı ortaya çıktı.
Tutanaklara göre, dekan Zümrüt, konuşmasına rektör Prof. Dr. Ferit Bernay'ı da andığı şu duayla başladı: "Yüce Rabbim, (..) Atatürk ilke ve inkılaplarını deldirtmesin, ileri noktaya getirmek için çalıştığım fakültemin, gerçekten anavatanın bağrından çıkmış, Ankara'dan yetişerek Samsun'da öğrenimini tamamlamış, bana da şans olan Prof. Dr. Ferit Bernay'la yaptığımız çalışmaları engelletmesin."
Hiçbir şekilde siyasi kadrolaşmadığını belirten Zümrüt ile AKP'li üyeler arasında yaşanan tartışma tutanaklara şöyle yansıdı:
Cemal Demir (Samsun): Üniversite önündeki camiye bütün Müslümanların kapısının açılacağı günü bekleyerek, Allah'tan temenni ederek dualarımı..
Zümrüt: Meclis'in camisi açılırsa, o da açılır tabii. Meclis'le paralel.
Cemal Demir: Hocam değilsiniz.
Zümrüt: Mezun olunca bitiyor mu? Yani saygısızlığa devam edebilirsiniz.
Demir: Bu cümlenizi aynen size iade ediyorum. Haddinizi bilin. (..)
Rıdvan Köybaşı (Nevşehir): Fakülte bahçesinde domates yetiştirmek için dekanlığın tüm imkanlarını seferber ettiğiniz iddia edilmekte. Ziraat fakültesinde din adamı yetiştirilirse bu konuya nasıl yaklaşırsınız?
Zümrüt: Tamamen dedikodu ve iftira. Orası çalılıktı, temizlettim, kayalıktı ve devletim için yaptım. AKP'li belediyeden rica ettim, toprak verdi. Oradaki memurlar 'Boş saatlerde domates ekelim' dediler.
Köybaşı: Geçici işçi çalıştırmadınız mı?
Zümrüt: Hayır. Bunlar ayıp şeyler. (..)
Köybaşı: Siz bir öğretim görevlisisiniz.
Zümrüt: Ben öğretim üyesiyim, onu bile bilmiyorsunuz. Bunlar çok ayıp.
Köybaşı: Ağır olmanız lazım. Terbiyesizlik etme hakkını vermez hiçbir şey. (..)
Mehmet Yüksektepe (Denizli): Yönetim kurulundaki dört kişiden üçü olumsuz görüş beyan ediyor, siz olumlu görüş beyan ediyorsunuz ve yazınızda şunu diyorsunuz: 'Fakültemizde bir ilke imza atılmış, çağdaş bir bayanın ilk defa araştırma görevlisi olarak atama teklifi yapılmıştır.' Çağdaş ölçütlerden neyi kastediyorsunuz?
Zümrüt: O ilk atamadır herhalde... Ben İslam'ı da çağdaş anlıyorum.
Yüksektepe: Özür dilerim, bu şahsın sizin yanınızda özel bir yeri mi var?
Zümrüt: Hayır, böyle bir şey olamaz...