İstanbul'da ibre AKP'yi gösteriyor

Dengeler değişti
İstanbul'da, 1999'daki genel ve yerel seçimlerde FP, ANAP, DSP ve CHP büyükşehir için yarışmış, ipi FP'li Gürtuna göğüslemişti. AKP'nin kuruluşundan sonra yapılan 2002 genel seçiminde dengeler altüst oldu.
Eriyenlerin mirası
Seçmen 2002'de AKP'yi kentin birinci partisi yaptı; bu parti, FP yerine kurulan SP ile MHP, ANAP ve DYP'nin yitirdiği seçmeni çekti. DSP'nin kaybettiği oyları toplayan CHP, AKP'nin üçte ikisi oyla ikinci oldu.
Küskünler ve diğerleri
Üçüncü parti ise seçimin sürprizi GP'ydi. Bu duruma göre 28 Mart seçimi de AKP ile CHP arasında geçecek. Sonucu, AKP büyüklüğündeki 'küskünler'le, yine aynı büyüklüğe ulaşan diğer partilerin seçmenleri belirleyecek.
Sezgin Tüzün'ün Analizi
* * *
En kritik kent:
Sorunlar dev gibi
İstanbul'u kazananı, nüfus artışı, depreme hazırlık ve ulaşım sorunları bekliyor.
İstanbul, milyonlarca seçmeni, dev ekonomisi, siyasetteki rolüyle partilerin en çok çekiştiği kent. Göç ve hızlı nüfus artışı, depreme hazırlık, kentleşme ve ulaşımın yanı sıra AB'ye uyum için de çözüm bekleyen sayısız sorun var.
Selim Efe Erdem'in haberi
* * *
Adaylar, vaatler
Kim, ne öneriyor?
Topbaş: Projelerim hazır. Sirmen: 'Varoş' bitecek, her yer Kadıköy olacak.
AKP adayı Kadir Topbaş: Kentçilik benim işim. Projelerim hazır. CHP adayı Sefa Sirmen: 'İki İstanbul' devri bitecek. 'Varoş' denilen yerler kalmayacak. Her yer Kadıköy olacak.
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi

BAŞLARKEN
28 Mart 2004'te yapılacak yerel seçimler, Türkiye için şüphesiz yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Seçmenler, her ne kadar beş yıl için bir belediye başkanı seçecek olsalar da, seçim sonuçları asıl siyasi partileri sarsacak.
AKP merkez sağın, CHP de merkez solun hâkimi olmak için mücadele verecek. 28 Mart, diğer partiler içinse, çok daha hayati bir sonuç doğuracak. Bu partilerin aldıkları sonuçlar, yola devam edip etmemeleri için belirleyici olacak.
3 Kasım 2002 seçimleri nasıl bazı liderleri siyaset sahnesinden ayrılmak zorunda bıraktıysa, 28 Mart seçimleri de bazı partileri ya birleşmeye, ya da siyaseten yok olmaya götürebilecek.
Bu yazı dizisinde, büyükşehir statüsündeki 16 ilin belediye başkan adaylarını, sorunlara çözüm önerilerini ve projelerini bulacaksınız. Böylece seçmenler adaylarını daha yakından tanıyacak, daha sağlıklı karar verebilecek.
Ayrıca, Veri Araştırma şirketince yapılan bir çalışmayla da, seçmenlerin milletvekili ve belediye başkanlığı seçimlerinde farklı partilere oy verme davranışı ve farklılığın oy oranlarına yansımasını bulacaksınız. Veri Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Tüzün'ün koordinasyonundaki bu çalışmayla, 18 Nisan 1999 ve 3 Kasım 2002 seçim sonuçları karşılaştırılarak, yaşanan oy kaymaları ortaya konacak. Bu çalışma, yerel seçimde adayların ne derece önemli olduğunu da gösterecek.
G.D.

-------------------------------------------
Akşener: Dünyanın çekim merkezi olacak

KENTSEL DÖNÜŞÜM Sloganım, 'Deprem yıkmadan sen yık'. Riskli bölgelerdeki binaları güçlendirmek veya yıkmak için, Dünya Bankası ve AB'den kredi alacağız. Kentin 1/50 bin, 1/5 bin, 1/1000'lik planlarını tamamlayacağız. Böylece bazı yapılar yasal olacak.
ULAŞIM Raylı sistem geliştirilecek. Çözüm metro. Beş yılda 20 km. metro ağı yapılacak. Raylı sistem, deniz ve karayolunu entegre edecek, deniz taksiyi kuracağım. Mevcut yolların üzerine katlı yol yapacağım. Üst yol transit, kesişmeyen yol olacak, altta ise şehiriçi trafik yer alacak.
AB'YE UYUM Önce şeffaflık. Üç ayda bir, paranın nerede, nasıl kullanıldığını kamuoyuna açıklayacağım.
ÇEVRE Suyu içilen, çöpü kokmayan, caddelerinden yağmur suları akmayan bir İstanbul yaratacağım. Yeşil alanları çoğaltacağım. Doğalgazı tüm şehre yayacağım. Toplu taşımada da doğalgaz kullanacağım.
KÜLTÜR VE TURİZM Belediye cazip mekân sağlayacak. İstanbul bilişim merkezi olacak.
KENT EKONOMİSİ Projelerim istihdam yoğun, girişimcilere kolaylık sağlayacak şekilde hazırlanacak. İstanbul bir sağlık merkezi olacak. Estetik ve dişte dünyayla yarışan ve ucuz olan İstanbul'u, Ortadoğu, Balkanlar ve Yakındoğu'nun çekim merkezi yapacağım.
K İ M D İ R ?
1956'da İzmit'in Gündoğdu ilçesinde doğdu. İÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdikten sonra MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü'nde doktora yaptı. YTÜ ve Kocaeli Üniversitesi'nde 15 yıl öğretim üyeliği yaptı. 1995'te DYP'den milletvekili seçildi. 8 Kasım 1996'da İçişleri Bakanı oldu. 19 ve 20. dönem milletvekilliği yapan Meral Akşener,
İngilizce biliyor, evli ve bir çocuk annesi.
-------------------------------------------
'İstanbul için hazırım'

AKP adayı Kadir Topbaş, iktidarın desteğiyle projelerini gerçekleştirmeyi planlıyor. 'Kentçilik benim işim. Projelerim hazır' diyen Topbaş, yerel kalkınma vaat ediyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜM Geçmişte büyük hatalar yapılarak kent üzerine kent inşa edildi. Eski kentin yapı stoku bozuldu, kültür yapıları yok edildi. Bu kenti dizayn ederken planlar olsaydı, eski-yeni kent ayrımı yapsaydık ve ulaşım akslarını, alışveriş ve turizm merkezlerini oluştursaydık, bu kente bu hale gelmezdi.
Kentte yüzde 50'lerin üzerinde kaçak yapı var ve hiçbirinin iskânı yok. Deprem için riskli yapılar elden geçmeli. Bu bölgeler, devlet yardımıyla topyekûn düzgün yapılara taşınmalı. Kentçilik benim işim. İstanbul'a hazırlıklıyız. Projeler, iktidarın da desteğiyle hemen ve kolayca uygulanacak.
ULAŞIM Denizyolu, raylı sistem ve karayolu. Bu kenti iller ve uluslararası taşımacılıkla, yolculuğun baskısından kurtarmak lazım. Her iki köprü ve çevresi, bu karayolunun baskısından kurtarılmalı. En kuzeyde şehre hiç girmeyen bir transit çevreyolu oluşturulmalı ve mevcut iki köprü yalnızca kentiçi köprüler olmalı.
AB'YE UYUM AB'nin yatırım yapacağı, insanların sosyal rehabilitasyonu ve emeğin istihdama dönüşmesi gibi kent düzenlemeleri yapacağız.
ÇEVRE Mandalarla taşımacılık kolay olur diye Haliç'e, yakın diye surların dışına Topkapı'ya sanayiyi koymuşuz. Sonra da onları büyük maliyetlerle daha ötelemeye çalışıyoruz. Onu ötelerken de Çorlu ile Anadolu' da tarım arazilerini sanayi alanı yapıyoruz. Neresi sanayi, neresi orman, neresi yerleşim alanı, neresi tarım alanı, arazilerin kullanım haritası yok.
Çevrecilik, sadece park-bahçe yapmak değil. İstanbul'un arazi kullanım haritasını çıkaracağız. İstanbul'un akciğeri olan kuzey ormanlarına dokundurtmamalı, imara açılmamalı.
KÜLTÜR VE TURİZM İstanbul, ülke ve bölgesel ölçüde düşünülmeli. Tüm çalışmaları bir araya toplayacak, sivil inisiyatife açık bir gözlem, araştırma atölyesi, bilgi bankası kurmalı. Eski-yeni kent ayrımı yapılmalı.
KENT EKONOMİSİ Gençler işsiz. Başkan ne yapabilir? Emeği istihdama dönüştürebiliriz. Beyoğlu'nda bunu yaptık, birtakım atölyeler kurduk, meslek edindirme kursları açtık.
Bir yerel kalkınmaya hazırlanmalıyız. Örneğin kadınlarımız çok üretken. Evde boş oturmaz, mutlaka elinde tığ veya şiş vardır. Bu ürünleri istihdama
dönüştürmeli, ev ekonomisine hızla katkı haline getirmeliyiz. Bu yerel kalkınmayı mutlaka gerçekleştireceğiz.
K İ M D İ R ?
1945, Artvin Yusufeli doğumlu. Mimar. Sanat tarihi üzerine doktora yaptı. 1977'de MSP Artvin Milletvekili adayı oldu. 1989'da ANAP'tan Beyoğlu Belediyesi meclis üyeliğine başvurdu. 17'nci sıradan aday gösterilince çekildi. RP İstanbul İl Başkan Yardımcılığı yaptı. Belediye başkanlığı döneminde Tayyip Erdoğan'ın çevre ve tarih danışmanıydı. Refahyol hükümeti döneminde, İstanbul 1 No'lu Anıtlar Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. 1999'da Beyoğlu Belediye Başkanı seçildi. AKP'nin kuruluş çalışmalarında yer alan Kadir Topbaş, evli ve üç çocuk babası.



  • Selim Efe ERDEM
    Her partinin gözünü diktiği kent
    İstanbul, milyonlarca seçmeni, dev ekonomisi, ülke siyasetinde oynadığı rolle siyasi partilerin kazanmak için en çok uğraş verdiği kent. Ancak, siyasilerin oy avcılığı yüzünden popülizmin en çok uğradığı, bu nedenle de en çok sorunu olan kent.
    Binlerce yıllık bir tarih ve pek çok uygarlığın beşiği olan İstanbul, 32 ilçe ve 12 milyon nüfusla Türkiye'nin en kalabalık, en kozmopolit şehri. 5 bin 196 kilometrekare yüzölçümü bulunan kente, yılda ortalama 300 bin kişi göç ediyor. Şehirde şu an en kalabalık hemşeri grubunu Sivaslılar oluşturuyor. Onları, Malatya, Trabzon ve Mardinliler izliyor.
    27 ilden göç alıyor
    Belediyenin araştırması İstanbul'a göçün son yıllarda daha da arttığını gösteriyor. Bu araştırmaya göre İstanbul 27 ilden göç alıyor. Bu göçte ilk sırada yüzde 23.7 ile Yozgat var. Yozgat'ı yüzde 16 ile Kars, yüzde 13 ile Van, yüzde 12 ile Erzurum izliyor.
    1997 rakamlarına göre kentte nüfusun yüzde 8'i okuryazar değil. Yüzde 11'i herhangi bir öğretim kurumundan mezun değil, yüzde 43'i ilköğretim, yüzde 10'u ortaokul, yüzde 12'si lise, yüzde 5.3'ü üniversite mezunu. Yüzde 0.8'i ise yüksek lisanslı.
    Seçmen sayısı 7 milyonu aşan ve bazı Avrupa ülkelerinden bile daha büyük olan İstanbul'un yeni başkanını onlarca yıldır çözülemeyen sorunlar bekliyor. Başkan, bu sorunları çözmenin yanı sıra, kenti geleceğe hazırlamak gibi bir vizyon sahibi de olmalı.
    İstanbul'un önce yaşanabilir bir kent, ardından dünya metropolü olmasını sağlayacak çözüm bekleyen sorunlar ana hatlarıyla şöyle: Kentsel dönüşüm, ulaşım, AB'ye uyum, çevre, kültür ve turizm, kent ekonomisi.
    Kentsel dönüşüm: İmar, deprem, göç ve kaçak yapılaşma gibi sorunlar, büyük bir kentsel dönüşüm projesini zorunlu kılıyor. Yapılarının yüzde 70'i kaçak olan İstanbul'da, olası depremde en az 10 bin binanın yıkılması, 50 bin kişinin ölmesi ve 3 milyon kişinin evsiz kalması bekleniyor. Artan nüfusa yönelik bir hazırlığın olmaması, altyapının çökmesine neden oluyor.
    Ulaşım: İnsanların evden işe gidip gelmek veya iş dönüşü sosyal faliyetleri gibi günlük aktivitelerini gösteren 'hareketlilik katsayısı' ortalaması Batılı ülkelerde 2.5 iken, İstanbul' da sadece 1. İstanbulluların zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmadıklarını gösteren bu durumun kaynağı trafik.
    Yolculukların yüzde 90'ının karayollarında yapıldığı kentte ortalama bir saatlik yolculuk süresinin 45 dakikası 'bekleme' süresi. Çözüm olarak ihtiyaç duyulan 300 km.'lik metro ağı sadece 7 km. 5 milyon kişi sahildeki yerleşim alanlarında oturuyor ama deniz ulaşımının payı ancak yüzde 2.
    AB'ye uyum: AB'ye girişte belediyeleri de standartlar bekliyor.
    İstanbul, bu standartların çok gerisinde. Örneğin AB'de nüfusu 10 binin üzerindeki sahil kentlerinde kanalizasyon sisteminde biyolojik arıtma zorunluyken, İstanbul'da bu oran yüzde 1. Yeni başkanı, kadınlara, gençlere, engellilere yönelik sosyal projelerin yanı sıra, AB fonlarını çalıştıracak projeler geliştirmeli.
    Çevre: Şehrin oksijen ve su kaynağı kuzey ormanları ciddi yapılaşma tehlikesi altında. Merkezde nefes alınacak orman ve parklar yok. Kömür kullanılan gecekondu bölgelerinde hava kirliliği ciddi boyutta.
    Kültür ve turizm: İstanbul için tüm kesimlerin ortak gelecek vizyonu, kentin bir kültür ve turizm merkezine dönüştürülmesi. Tarihi yarımada, çirkin betonarme yapılar nedeniyle yok olmak üzere. İstanbul'da turizmi 12 aya yayacak projelere ihtiyaç var.
    Kent ekonomisi: Yasal olarak belediye başkanlarının görevleri arasında olmasa da Türkiye'deki en büyük işsiz ve vasıfsız işçi kitlesinin bulunduğu İstanbul'da, seçmenin büyük çoğunluğu başkandan 'iş' bekliyor. Belediye başkanının şehir ekonomisini canlı tutacak önlemler alması, özel sektöre yatırımlar için kolaylık sağlaması ve istihdam yaratıcı yatırımlar yapması gerekiyor.
    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında, AKP adayı Kadir Topbaş, CHP adayı Sefa Sirmen, DYP adayı Ahmet Vefik Alp, MHP adayı Meral Akşener ve SHP (Demokratik Güçbirliği) adayı Mustafa Kul'la görüştük. Adaylar, yukarıda esas hatlarıyla özetlediğimiz kentin sorunlarına ürettikleri
    çözümleri ve projelerini anlattı.


  • Sezgin TÜZÜN
    Veri Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı

    AKP rahat, CHP çok çalışmalı
    Bu yazı, Veri Araştırma tarafından üretilmekte olan 1983'ten bugüne ulaşan ve gelecek yıllara da uzanacak 'Seçim Coğrafyası' verileri kullanılarak hazırlandı. Analizler bu verilere göre yapıldı.
    Yazıda, 18 Nisan 1999'ta birlikte yapılan genel ve yerel seçimlerle, 3 Kasım 2002'de yapılan genel seçimler incelenerek, büyükşehirlerde yaşayan seçmenlerin oy farklılaşmaları, diğer deyişle oy kaymaları ele alınıyor.
    1999-2002 seçim sonuçlarına göre yerel seçimde, kent kent, hangi parti seçmeninin, hangi parti ya da partilere yöneldiği incelenecek. İstanbul söz konusu olduğunda, AKP ve CHP'nin yarışacağı açıkça görülüyor.

  • 1999 belediye başkanlığı seçimlerinde FP, ANAP, DSP ve CHP'nin büyükşehir belediye başkanlığı ve ilçe belediye başkanlıkları için yarıştığı Türkiye'nin en büyük metropolitan merkezi olan İstanbul, 2004 seçimlerinin de ilgi odağı durumunda.


    Büyütmek için tıklayınız


  • 28 Mart 2004 büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde, İstanbul'da AKP ve CHP adayları yarışacak. Ancak seçimin asıl sonucunu, adayların diğer seçmenlerden de oy alması belirleyecek. Bu diğer seçmenler başka partileri desteklemiş ya da sandığa çekilebilecek küskünler olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla İstanbul seçimleri AKP'ye oy veren seçmenler, AKP seçmeni büyüklüğündeki küskün seçmenler, AKP seçmenlerinin üçte ikisi büyüklüğündeki CHP'ye oy veren seçmenler ve yine AKP seçmeni büyüklüğünde olan diğer parti seçmenlerinin tavrıyla netleşecek.


  • Mehmet Ö. ALKAN
    Eski seçimlerden seçmeler
    Demokrasi 'ferman'la geldi
    İlk yerel meclis seçimleri 164 yıl önce, 1840'ta yapılmıştı...
    Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk yerel meclis seçimleri Tanzimat Fermanı'nın
    (3 Kasım 1839) ilanı sonrasındaki dönemde yapılmıştır. Bir siyasal ve toplumsal değişim programı olan fermanın önemli başlıklarından biri adil vergi toplamaktır. Bu amaçla taşrada 'muhassıl meclisi', 'muhassıllık',
    'memleket meclisi' veya 'müzakere meclisi' gibi adlarla da anılan yerel meclisler oluşturulmuştur. Hazırlanan nizamnameye göre meclislerin başkanıyla birlikte yedi üyesi atamayla gelen doğal üyelerden, geri kalan altı üye ise seçimle gelen üyelerden oluşacaktır.
    İşte bu meclislerin üyelerini belirlemek için yapılan seçimler, tarihimizdeki ilk yerel meclis seçimleridir. Bu seçimlerin bir özelliği de ilk doğrudan demokrasi örneği olmasıdır. Böylece Müslüman veya gayrimüslim Osmanlı halkı ilk kez 'seçim'le tanışmıştır. Muhassıl meclisleri başlangıçta adaletli ve etkin vergi toplamanın bir aracı olarak düşünülse de zaman içinde ve fiili olarak yörenin sorunlarının görüşülüp tartışıldığı birer yerel meclis gibi çalışmaya başlamışlardır.
    Nizamnamenin birinci maddesinde muhassıl meclisine üye olmak için aday olacaklarda aranan nitelikler sayılmıştır. Meclislere seçilecek olanlar bulunduğu yörenin en akıllı, 'en erşed', en namuslu ve en uygun kişilerinden olmalıdır. Ayrıca adaylar devlet işlerinden anlamalı ve memleket sorunlarını bilmelidir. Belirtilmesine bile gerek yoktur ki adaylar erkek olacaklardır. Bu niteliklere sahip olan istekliler isimlerini mahkemeye yazdıracaklardır.
    Seçmenlerin belirlenmesi de ayrı bir süreçtir. Seçmen olabilmek için kaza ahalisinin 'söz anlar', emlak sahibi ve ileri gelenlerinden olmak şartı getirilmiştir. Böylece büyük kazalarda 50, orta büyüklükteki kazalarda 30 ve küçük kazalarda 20'şer seçmen kura yöntemiyle belirlenecektir.
    Nizamnamenin ikinci maddesinde seçim yöntemi açıklanmıştır. Yöntem, tam olarak doğrudan demokrasi örneğidir. Nizamnameye uygun olarak belirlenen seçmenler bir araya toplanacaklar ve adaylar birer birer seçmenlerin karşısına geleceklerdir. Adayı isteyenler bir tarafa, istemeyenler diğer bir tarafa toplanacaktır. Seçim basit çoğunluk esasına göre yapılacağı için isteyenler tarafında toplananlar fazla ise aday seçilecek, değilse seçimi kaybedecektir. Eşitlik halinde ise kura çekilecektir.
    Nizamnamenin üçüncü maddesi, propaganda yasağını düzenlemiştir. Buna göre seçimlerin öncesinde veya sonrasında adaylar, seçmenlere hiçbir şekilde
    'Sen benim tarafımı tut' veya 'Niçin benim tarafımı tutmadın?' gibi uyarı yapamayacaklar, seçmenleri azarlayamayacaklar, onlara darılamayacaklar ve kin tutamayacaklardır. Aksine davrananlar Ceza Kanunnamesi'ne göre cezalandırılacaktır.
    Seçimlerin ardından toplanan meclislerdeki görüşmelerin nasıl yürütüleceği bellidir. Buna göre meclis üyeleri görüşlerini hatır ve gönüle bakmaksızın 'serbestiyet üzere ifade ve beyan' edeceklerdir.
    Dördüncü maddede, meclisteki görüşmeler sırasında birisi konuşurken diğerleri 'can kulağı' ile dinleyecekler, konuşma bitmedikçe söze karışmayacaklardır. Kararlar çoğunluk esasına göre alınacaktır. Karar alındıktan sonra kâtipler tarafından kayda geçirilecektir. Alınan karar eğer o yörenin asayişine ilişkin ise o sancağın en büyük mülki amiri olan müşirine, eğer maliye veya vergi gibi bir konuda ise İstanbul'a iletilmesi ve danışılması istenmiştir.
    Beşinci maddede, meclis üyelerinin 'vergi tevzii' veya başka bir konudaki kararlarında kimseye haksızlık etmemeleri ve kimseyi kayırmamaları, her durumda 'Devlet-i Âliyye' işlerinin iyi düzenlenmesine gayret ederek, sadakat göstermeleri gerektiği yazılıdır. Üyeler bu durumun aksine hareket etmeyecekleri konusunda meclis huzurunda yemin edeceklerdir.
    Altıncı madde, meclis üyelerine, bir karar alındıktan sonra, alınan kararlarla ilgili meclis dışında konuşma yasağı getirmiştir. Zira
    meclislerde alınan bütün kararların, üyelerin düşüncelerini serbestçe
    söylediği bir ortamda ve oyçokluğu ile alındığı vurgulanmıştır. Aksine davranan üyeler, yapılacak inceleme ardından mecliste açık olarak yargılanacaklardır.
    Suçlu bulunursa meclis üyeliğinden atılacakları gibi bir daha da 'memleket'
    işlerine karıştırılmayacak ve itibarlarını yitireceklerdir.
    Dokuzuncu ve son maddede ise meclis görüşmelerinin dışarıya kapalı olduğu belirtilmiş, görüşmeler sırasında dışarıdan birinin meclise girmesi yasaklanmıştır. Bu önlem, meclis görüşmeleri sırasında üyelerin herhangi bir baskıya maruz kalmaması için düşünülmüş olmalıdır. Maddeye göre zaptiye işleri memuru emri altındaki askerleri nöbetleşe olarak meclis kapısında görevlendirecektir. Görevli, görüşme halindeki meclise girmek isteyenleri ise üyelere haber verecektir.
    İzleyen yıllarda bu nizamnameye uygun seçimler yapılmakla birlikte, uygulamada daha çok, vali tarafından yapılan atamalar görülmeye başladığını da kaydetmek gerekir.
    * * *
    Anlaşılacağı üzere Türkiye'de ilk seçimlerin tarihi 1840'lara kadar inmektedir. Ayrıca 1864 yılında Tuna Vilayeti Nizamnamesi ile Tuna vilayetinde pilot uygulama olarak başlayan ve 1871 yılında 'İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi' adıyla bütün Osmanlı ülkesi için yaygınlaştırılan düzenleme ile kurulan vilayet idare meclislerinin iki Müslüman ve iki gayrimüslim toplam dört üyesi de seçimle belirlenmiştir.
    İlk Osmanlı anayasası ise Kanun-i Esasi adıyla 1876 yılında ilan edilmiştir. Anayasaya göre toplanması kararlaştırılan ilk Osmanlı parlamentosu için de 1876 sonu, 1877 yılı başlarında ilk kez genel seçimler yapılmıştır.
    İlk yerel seçimlerin üzerinden 164 yıl, ilk genel seçimlerin üzerinden ise yaklaşık 128 yıl geçmiştir. Ancak, tarihi bu denli geriye giden seçim geleneği ile demokrasinin bugün bulunduğu aşama arasındaki orantısızlık,
    hâlâ yanıt bekleyen çetin bir soru olarak önümüzde durmaktadır.

    1965 seçim karikatürü
    10 Ekim 1965 genel seçimlerine katılan partiler:
    Adalet Partisi-Süleyman Demirel
    Cumhuriyet Halk Partisi-İsmet İnönü
    Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi-Alparslan Türkeş
    Millet Partisi-Osman Bölükbaşı
    Türkiye İşçi Partisi-Mehmet Ali Aybar
    Yeni Türkiye Partisi-Ekrem Alican

    İlk seçim kitabı-1914
    Osmanlı döneminde seçim konusundaki ilk telif eser, Hakk-ı İntihab (Seçim Hakkı) adıyla Bediî Nuri tarafından yazılmıştır. Bediî Nuri bu kitabı, II. Meşrutiyet'in başlarından itibaren çeşitli dergilerde yayımladığı seçimlerle ilgili makalelerinin yanı sıra yayımlanmamış bazı yazılarını da ekleyerek hazırlamıştır. Toplam yedi bölümden oluşan kitabın son bölümünde, Osmanlı Devleti'ndeki seçim tarihine özet bir şekilde yer verilmiştir. Kitapta, Müslüman olmayan cemaatlerin kendi cemaat meclisleri için yaptıkları seçimlere, vilayet kanunu gereği yapılan seçimlere ve nihayet Osmanlı Parlamentosu (Meclis-i Mebusan) için yapılan genel seçimlere kısaca değinilmiştir.
    Kitap yedi bölümden oluşmaktadır.
    1- Cemiyet ve Hükümet
    2- Hükümet ve Vezaif-i Hükümet
    3- Tekamül-i Siyasi
    4- Vezaif-i Hükümetin Tarz-ı Tekamülü
    5- Hakk-ı İntihab Nasıl Zuhur Etti?
    6- Hakk-ı İntihabın Memalik-i Muhtelifede Tarz-ı Tekamülü
    7- Memalik-i Osmaniye'de Hukuk-i İntihabiye


    Hedefi 'tek İstanbul'

    CHP adayı Sefa Sirmen, İstanbul'un iki yüzünü ortadan kaldırmaya kararlı. Sirmen: Varoş diye tabir edilen yerler kalmayacak. Her yer Kadıköy olacak.
    KENTSEL DÖNÜŞÜM Depremin nereleri vuracağı yani riskli bölgeler belli. Buralarda korunabilecek yerler güçlendirilecek, korunamayanlar kamulaştırılacak.
    Depreme dayanıklı sosyal konutlar oluşturacağız. Bunları üç bölgede yapacağız. Bu sosyal konutlardan geçinemeyen, evi olmayan, dar gelirli herkes yararlanacak. Tarihi binalarda güvensiz yaşayanlar burada değerlendirilecek, deprem riskinde yaşayan insanlar buraya yerleştirilecek. Projelere AB ve Dünya Bankası'ndan hibe ve kredi alınacak.
    Ulaşım ana planıyla birlikte, nâzım plan yeniden ele alınacak. İstanbul'un iki yüzü olmayacak, bir tane İstanbul olacak. Varoş diye tabir
    edilen yerler kalmayacak. Her yer bir Kadıköy, bir Bağdat Caddesi olacak.
    ULAŞIM Trafik sorunu, tüm kesimlere zarar veriyor. Ulaşım çözülmeden İstanbul dünya kenti olamaz. Çözüm için uzmanlar kurulu oluşturacağız. Ulaşım sorununu iki aşamada çözeriz. Önce rahatlatır, sonra da kalıcı çözümü uygularız.
    Metro her yere ulaştırılacak. Bunun için para gerekmiyor, çözümü içinde. Metroyu aç-kapat sistemiyle yapacağız, belli yerlerde hava raylı sistemini gerçekleştireceğiz.
    Bu sistemde, yılda 10 kilometre metro ağı düşünüyoruz. Bugün 100 kişiden sadece iki kişi deniz ulaşımını kullanıyor. Deniz ulaşımını daha rasyonel hale getireceğiz.
    AB'YE UYUM AB standartlarının getirdiği tüm alt yapı yapılacak.
    İhtiyacı bulunan çocuklara beslenme çantası, dershaneye gidemeyen gençlere dershane ve kurs, işsizlere iş, gecekonduda yaşayana altyapısı hazır sosyal konut vereceğiz. Çalışmalar şeffaf ve katılımcı olacak.
    ÇEVRE Boğaz ve deniz yüzülebilir hale getirilecek. Çöp, sıvı ve tıbbi atık sorununu uygun teknolojiyle çözeceğiz. Ormanları hem koruyacağız, hem de yeni orman alanları oluşturacağız, büyüteceğiz.
    Su kirliliği oluşturacak bölgelerdeki yapılaşmayı mutlaka önleyeceğiz. Evlerdeki çeşme suyunu içilebilir hale getireceğiz. Tüm evsel atıklar kanalizasyona bağlanacak.
    KÜLTÜR VE TURİZM İstanbul'a bir yılda gelen turist sayısını Paris ve Londra'daki seviyeye getireceğiz. Çünkü İstanbul'un tarihi dokusu, kültürel ve doğal güzellikleri daha fazla. İstanbul'u turizm ve dünya ticaret merkezi yapacağız.
    KENT EKONOMİSİ Bağdat Caddesi'ndeki esnafın siftah yapmadan kepenk indirmesi de, kent merkezinden uzaktaki çevre mahallelerde bulunan bakkalın, manavın iş yapmaması da belediye başkanının sorumluluğunda. Belediye olarak yapacağımız yatırımlarımızla, 500 bin kişiye iş olanağı sağlayacağız.
    K İ M D İ R ?
    1949'da Gölcük'ün İhsaniye Köyü'nde doğdu. 1989 yerel seçimlerinde SHP'den aday olduğu İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanarak üç dönem üst üste belediye başkanlığı yaptı. AB tarafından verilen 'Avrupa Birliği'ne Doğru Kent Uyum Ödülü' ve Avrupa Konseyi Asamblesi tarafından 'Avrupa Kenti' seçilen Kocaeli nedeniyle 'Bayrak Ödülü' aldı. Yuvacık Barajı yapımında devleti zarara uğrattığı gerekçesiyle hakkında dava açıldı. Sigorta şirketi ve dershanesi olan Sirmen, 3 Kasım seçimlerinde Kocaeli'nden milletvekili seçildi. Evli ve üç çocuk babası olan Sirmen, açıköğretim fakültesi son sınıf öğrencisi.
    -----------------------------------------
    Alp trafiği hava ve denizaltına atacak

    DYP adayının en önemli sorunu ulaşım: Transit yol için denizin üzerinde otoray sistemi yapacağım. Şehir içi trafiği de denizaltı yüzer-tünel ve monoray havatren sistemleriyle rahatlatacağım.
    KENTSEL DÖNÜŞÜM Depremde riskli olan yapılar yüzde 15-20 ek imar hakkı vererek yıkılacak, otopark ve sığınakla yeniden yapılacak. Gecekondu sorununu, çekirdek konut sistemiyle beş yılda aşacağız. Evin mutfak, tuvalet, banyo kısmını 4x4 modül halinde seri olarak imal edip, altyapısı hazır alanlarda gecekonduculara ve evsizlere hiç bedel almadan vereceğim.
    Altyapılar, yol altlarındaki tünellere yerleştirilecek. İmar sorunu çözülecek, yayalara öncelik verilecek.
    ULAŞIM Transit yol için Marmara Denizi üzerinden Yeşilköy-Pendik arasında 30 kilometre otoray sistemi yapacağım. Böylece, TIR'lar, ağır vasıtalar, kamyonlar, otobüsler şehir içine giremeyecek.
    Otoray denizin üstünde olacak.
    3 milyar dolar maliyeti olan bu şamandra sisteminin deprem riski de yok. Şehiriçi trafik sorununu denizaltı yüzer-tünel sistemiyle Söğütlüçeşme-Yenikapı-Levent metro üçgeninde çözeceğim. Kolay, ucuz ve güvenli olan, derelerin, yolların üzerinden gidebilen monoray havatren sistemini geliştireceğim.
    AB'YE UYUM Engellilere yönelik mimari düzenlemeler, kadın, çocuk ve yaşlılara yönelik sosyal projeler hemen hayata geçirilmeli. Şeffaflığa dikkat edilmeli. Şehir atıklarının geri kazanılması esas alınmalı ve kanalizasyon sisteminde mutlaka biyolojik arıtma olmalı.
    ÇEVRE Kent genelinde makropeyzaj uygulanacak. Çatısız, sıvasız, boyasız evler, tabelalar elden geçirilecek. Çöp kutuları yer altına kayacak. Çöp, borudan atılacak ve vakumlu hortumla çekilecek.
    KÜLTÜR VE TURİZM Tarihi yarımada araçlardan arınarak müzekente dönüşecek. Zeytinburnu'nda turizm kongre merkezi yapılacak. Üsküdar-Kadıköy arası kıyı turizm merkezi olacak. Tophane'deki gümrük depoları kalkacak. Tophane-Kabataş arası kıyı şeridinde üniversite dışında yapı kalmayacak. Burada turizm ağırlıklı plan hazırlanacak.
    KENT EKONOMİSİ Kaynaklar verimli kullanılacak. Çevreye zarar vermeden ve gelecek nesillerin kaynaklarını tüketmeden bir şehir işletmeciliği esas alınacak.
    K İ M D İ R ?
    1948'de İstanbul'da doğdu. 1967'de Saint Joseph Fransız Lisesi'ni, 1971'de İTÜ Mühendislik Fakültesi Mimarlık Bölümü'nü bitirdi. ABD'de master ve doktora yaptı. 1986'da ABD'de profesör lisansı aldı. Mimarlık ve şehircilik ödülleri aldı. İsviçre, Japonya ve Suudi Arabistan'da mimari çalışmalar yaptı. 1999'dan itibaren Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi Dekanı. 1994 ve 1999 yerel seçimlerinde MHP'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. Kuruluşunun ardından Genç Parti'ye geçti. Mehmet Ağar Genel Başkan seçilince bu kez DYP'li oldu. Alp, evli ve iki çocuk babası.
    ---------------------------------------
    Hizmette öncelik varoşlara

    KENTSEL DÖNÜŞÜM Afet Yasası'nı hazırlayan ve Meclis'ten geçiren benim. Binaların röntgeni çekilecek, riskli olanlar güçlendirilecek, kurtarılamayacak olanlar yıkılacak. Kenti göç gerçeğine göre planlayacağız. Gecekonduyu önleyici, insanca yaşanacak ucuz konutlar yapacağız.
    ULAŞIM En büyük sorun. Valilik, bakanlık ve il müdürlüklerinin bir kısmını Anadolu yakasına alarak, trafikte rahatlama sağlayacağız.
    AB'YE UYUM Şehirdeki ses, tabela, işporta kirliliği önlenecek. Engellilerin eve hapsolmaması için gereken düzenlemeler yapılacak.
    ÇEVRE Ruhsat verirken, daire sayısına göre ağaç dikme zorunluluğu getireceğim. Tayyip Erdoğan'ın Çatalca'da kurduğu ve barajları kirleten kooperatifini durduracağım.
    KÜLTÜR VE TURİZM Sanayiyi şehir dışına çıkaracağım. Gerekirse uçak firmalarını sübvanse edip uçak ve turist sayısını artıracağız.
    KENT EKONOMİSİ Hizmete en geri kalmış bölgelerden başlanacak. Belediyede çok sayıda ihale oluyor. Pek çok üniversite mezunu insanımızdan, örneğin 10 tane inşaat mühendisine, 'Kurun şirketinizi gelin' diyeceğim. Onlara belediyenin işlerin vereceğim. Vasıfsız işçiler için meslek edindirme kursları açacağım. İhtiyaç duyan herkese ücretsiz süt ve ekmek dağıtacağım.
    K İ M D İ R ?
    1957 Erzincan doğumlu. 1981'de MÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi'ni bitirdi. 18.19.20'nci dönemlerde SHP ve CHP Erzincan Milletvekilliği yaptı. DYP-SHP koalisyonunda 1995-96 yıllarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevinde bulundu.
    SHP ve CHP'de Genel Sekreter Yardımcılığı yaptı. Yeni SHP'nin kurucu üyesi olan Kul, evli ve iki çocuk babası.
    -----------
    YARIN: ANKARA