İstanbullu seçmenin profili...(3)

Araştırmanın bu bölümünde İstanbullu seçmenin belediye yönetimlerine bakışı ve belediyelere ilişkin kanaati ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

'Belediyeler ayrım yapıyor'
Araştırmanın bu bölümünde İstanbullu seçmenin belediye yönetimlerine bakışı ve belediyelere ilişkin kanaati ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.


Büyütmek için tıklayınız

Büyükşehir İlçeler Arasında Ayırım Yapıyor mu?
Yurttaşların çok sık dile getirdiği bir eleştiri belediyelerin hizmet sunumunda eşit davranmadığıdır. Bu eleştirinin her zaman ayrıntılı ve somut verilere dayanmadığı da bilinmektedir. İstanbulluların yüzde 44'ü büyükşehir belediyesinin zengin semtlere öncelik ve ayrıcalık tanıdığını, yüzde 15'i de ilçe belediye başkanının partisine göre davrandığını düşünmektedir (Tablo 15). Genelde eşit ve tarafsız davranıldığını düşünenler sadece yüzde 22'dir. Zengin semtlere öncelik verildiği kanısı CHP'lilerde ortalamaya göre daha güçlü, AKP'lilerde ise daha zayıftır. Tarafsız ve eşit davranıldığı kanısı da AKP'lilerde daha güçlü, CHP'lilerde ve diğer parti yandaşlarında daha zayıftır.
Belediyelerde Rüşvet Ne Ölçüde Yaygın?
Bu araştırmada deneklerin doğrudan rüşvet ilişkisi deneyimleri sorulmamış, ancak belediyelerde rüşvetin yaygınlığına ilişkin algılamaları sorulmuştur.
Deneklerin yüzde 75'i Türkiye'de belediyelerde rüşvetin yaygın olduğunu düşünmektedir (Tablo 16). Bu oran AKP'lilerde ve kararsızlarda yüzde 70 dolayında, CHP'lilerde ve diğer partililerde yüzde 85 dolayındadır.
Denekler kendi yaşadıkları ilçede rüşvetin yaygınlığı sorulduğunda, ilçelerinin Türkiye ortalamasına göre daha iyi bir durumda olduğunu düşünmektedirler. 'Sizin bulunduğunuz ilçede rüşvet ne derece yaygın' sorusuna 'Yaygın' yanıtı verenler yüzde 56 olup Türkiye ortalamasına göre yaklaşık 20 puan daha düşüktür (Tablo 17). Belediyelerde rüşvetin pek yaygın olmadığını düşünenler Türkiye geneli için yüzde 11 iken yaşadıkları belediye için yüzde 22'ye çıkmaktadır.
Yaşadığı ilçenin belediyesinde rüşvetin yaygınlığı konusunda (Türkiye geneline ilişkin soruda olduğu gibi) AKP'liler ile kararsızların kanılarına göre CHP'lilerin ve diğer partililerin kanıları daha olumsuzdur.
Görüşler parti yandaşlığına göre farklılaşsa da, rüşvetin yaygın olduğunu düşünenlerin oranı hiçbir kategoride yüzde 50'nin altına düşmemektedir. Bu durumda yeni dönemde göreve başlayan belediyelerin bir yandan denetimi sıkılaştırmaları, öte yandan saydamlığı artırmaları, yurttaşların
olumsuz yargılarını düzeltebilir.
Belediye Başkanı Seçimi İki Turlu Olsun mu?
28 Mart seçimlerinde pek gündeme gelmeyen, ancak zaman zaman (özellikle 1994 yerel seçimlerinden sonra) geniş biçimde tartışılan bir konu çok sayıda adayın katıldığı belediye başkanı seçimlerinde çok düşük oranlar ile seçilebilme olasılığıdır. Seçmen çoğunluğunun iradesini yansıtmayan bu durum karşısında iki turlu seçim bir çözüm olarak önerilmektedir. Belediye başkanı seçiminde birinci turda hiçbir aday yüzde 50'yi geçemezse, en güçlü iki aday arasında ikinci tur yapılmasını benimseyenler karşı çıkanlardan fazla olmakla birlikte, fark hayli küçüktür (Tablo 18). Bu konudaki tercihler partiler arasında ciddi bir farklılaşma göstermemektedir.
Eğitim ve Sağlık Hizmetlerini Kim Yürütmeli?
Kamu yönetimi reform tasarısının ilk halinde eğitim ve sağlık hizmetlerinin
il özel idarelerine devri öngörülmüştü. Eleştirilerden sonra bu yaklaşımdan bir süre için vazgeçildi. Araştırmamızda bu iki konuyla ilgili olarak sorulan sorulara 2/3 dolayında bir çoğunluk olumsuz yanıt verdi ve bu hizmetlerin merkezi yönetim tarafından yürütülmesini yeğlediğini belirtti (Tablo 19 ve 20). Daha önce Türkiye çapında yapılmış olan iki araştırmada da (TÜSES ve TESEV araştırmaları) benzer oranlara ulaşıldığını belirtelim. Eğitim ve sağlıkla ilgili tablolardan seçmenlerin bu konudaki görüşlerinin partilere göre belirgin bir farklılaşma göstermediği anlaşılmaktadır.
-----------------
-BİTTİ-