İşte hükümetin Kıbrıs kriterleri

Hükümet, Annan Planı üzerinden yapılmasını istediği Kıbrıs müzakerelerinde izleyeceği yolu ana hatlarıyla belirledi. İşte kriterler:
Türk kimliği korunmalı Türk kimliğinin korunması adada Türk askerinin bulunmasından önemli. AB üyeliği ardından 'Türk askerinin sıfırlanması' kabul edilebilir.
Önce Kıbrıs, sonra AB Kıbrıs'ta çözüm Türkiye'nin AB'ye girmesinin koşulu olamaz, ama bu konuyu çözüp AB'ye girmekte kararlıyız. KKTC'deki Türk kimliğinin korunmasına AB de destek vermek zorunda.
Güneyden kuzeye geçiş Plan, adadaki Türk-Yunan dengesinin sağlanması için yüzde 5 gibi bir oran koyuyor. Pazarlık yapılır ama önemli olan Türkiye AB'ye girmeden güneyden kuzeye yerleşime izin vermemek.
Hangi bölgeye kaç Rum? Güneyden kuzeye geçişler aşamalı olmalı, geçilecek bölgedeki Türk nüfus Rumların gelmesiyle azınlıkta kalmamalı. Hangi bölgeye kaç Rum'un geçebileceği hesaplanmalı.
'Etle kemik' tercümesi 'Kıbrıs'ta esneklik önemli' diyen Dışişleri kaynakları, Dışişleri Bakanı Gül'ün
'Genelkurmay'la etle kemik gibiyiz' açıklamasını yorumladı: "Dışişleri et, Genelkurmay kemiktir. İskeleti kemik oluşturur, et ise onu yumuşatır."
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Hükümet, Annan Planı üzerinden yapılmasını istediği Kıbrıs müzakerelerinde, toprak dağılımı, Türk askerinin sayısı, Türk-Yunan dengesi konularında yapılacak pazarlığa ilişkin stratejisini belirledi. Hükümete yakın kaynaklar, bu stratejinin Dışişleri ile Genelkurmay'ın ortak hazırladığı 'Tutum Belgesi'ne yansıtılmaya çalışıldığını vurgulayarak, ayrıntıları şöyle özetledi:
Asker sıfırlanabilir: Annan Planı'nda yer alan Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üye olmasından sonra adadaki Türk askeri sayısının sıfırlanmasını öngören hüküm kabul edilebilir.
Adada Türk kimliğinin korunmasının, orada Türk askerinin sonsuza kadar kalmasından daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Asker sayısı azaltılsa veya sembolik olarak kalsa ne olur? Nasıl olsa Annan Planı'na göre adada Türkiye'nin garantörlüğü korunacak. Herhangi bir durumda müdahale etme kabiliyemiz 1974 öncesine göre daha iyi olacak.
Azınlığa çözüm
Türk-Yunan dengesi: Annan Planı, adada Türk-Yunan dengesinin sağlanması konusunda yüzde 5 gibi bir oran koyuyor. Bu oran üzerinde pazarlıklar yapacağız, ama burada esas olan Türkiye AB'ye girmeden hiç kimsenin güneyden kuzeye geçip yerleşmesine izin vermemek. Yani, KKTC' deki Türk nüfusunu dağıtacak, onları azınlıkta bırakacak girişimlere karşıyız. Güzelyurt-Maraş gibi bölgelerin Rum tarafına bırakılmamasına çalışacağız.
AB'ye endeksli olamaz: Kıbrıs'ta çözüm Türkiye'nin AB'ye girmesinin koşulu olamaz, ama biz çözüp de AB'ye girmekte kararlıyız. KKTC'deki Türk kimliğinin korunmasında Avrupa Birliği de bize destek vermek zorunda.
Güneyden kuzeye olan geçişler de bu doğrultuda düzenlenmeli. Güneyden kuzeye geçişler aşama aşama olmalı ve geçilecek bölgedeki Türk nüfusu Rumların gelmesiyle birlikte azınlıkta kalmamalı. Bu yüzden hangi bölgeye kaç Rum'un geçebileceği hesaplanmalı. Adada yapılacak geçişler kuzeydeki herhangi bir toprak parçasında yoğunlaşmamalı.
ABD ziyareti:Başbakan Erdoğan, 26 Ocak'ta ABD'ye Kıbrıs konusunda KKTC ile tam mutabakat sağlayarak gitmek istiyor. Ankara ile KKTC'nin ortak hareketi çok önemli. Burada da en büyük sorumluluk KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a düşüyor.
Önce Denktaş inanmalı
İyi müzakereci: Rauf Denktaş'ın, müzakerelerin Annan Planı üzerinden yapılmasına ikna edilmesinden çok, kendisinin buna inanması önemli. Çok iyi bir müzakereci ve gerçekten inandığını sonuna kadar savunur.
Et, kemiği yumuşatır: Hükümet, Kıbrıs sorununda tarafların esnekliğini savunuyor. Her şeyin tartışılıp, konuşulmasından yanayız. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Genelkurmay'la kendileri arasında görüş ayrılığı bulunmadığını vurgulamak için 'etle kemik gibi' olduklarını söyledi.
Dışişleri et, Genelkurmay da kemiktir. Et-kemik mekanizması şöyle işler: İskeleti kemik oluşturur ve korur, et de onu yumuşatır. Kemik ne kadar kuvvetli olursa vücut da o kadar diri görünür. Ancak dışa karşı kemiğin sertliği et tarafından yumuşatılır.
Bir yıllık hükümet geçmişimizde Türkiye'nin kemiğinin durduğunu herkes biliyor, ama biz diplomasiyi kullanıyoruz. Devletler de gerektiğinde ordularıyla mesaj verir, ancak diplomasiyle gerisini getirir. Suriye'de 1998 yılında PKK konusunda yapılan ve geçen hafta Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Türkiye'ye ziyaretiyle tamamlanan süreç bunun en güzel örneğidir.