Kaç kuşak kaç ölüm daha lazım!

Kaç kuşak kaç ölüm daha lazım!
Kaç kuşak kaç ölüm daha lazım!

Leyla Zana, 21 yıl önceki yemininden beri ilk kez Meclis te konuştu. Fotoğraf: BÜLENT UZUN/AA

21 yıldır ilk defa Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Zana hem hükümete hem BDP'ye açık mesaj verdi: Diyalog sürsün. Daha ne kadar kan akacak?

ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’la önceki gün bir araya gelen Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana 21 yıldır Meclis’te düzenlediği ilk basın toplantısında önemli mesajlar verdi. Erdoğan’dan Oslo sürecinin devam etmesini istediğini aktaran Zana, “Yaşananların ve yaşanmakta olanların tüm çıplaklığıyla ortaya konmasına ve çözüm aranmasına ihtiyaç var. Halklarımıza artık söylem ve söz yetmiyor. Bu aşama geride kaldı” dedi. Zana, BDP ’ye de mesaj gönderdi: “Aklım, vicdanım, yüreğim, politik deneyim ve öngörümle hareket ettim. Sormak isterim; tıkanan bu sürecin önünü açmak için, kaç kuşak, kaç ölüm daha bekleyeceğiz?”
Zana, Meclis’te düzenlediği basın toplantısının hemen başında, “İlk defa basın toplantısı odasına giriyorum. 21 yıl geçmesine rağmen bir ilki başlatıyoruz. Bu ilkin, genel bir barışa vesile olması dileği ile konuşmama başlıyorum” diye konuştu. Erdoğan’la görüşmeye zemin yaratan ‘iki önemli konu’ olduğunu vurgulayan Zana şu görüşleri dile getirdi: 

NEDEN GÖRÜŞTÜM?: “Biz 2004 yılında cezaevinden çıktığımızda bir dizi görüşme talebinde bulunmuştuk. Bunun önemli bir kısmını da gerçekleştirdik. Sivil toplum kuruluşlarından iş çevrelerine, Başbakan’dan Meclis Başkanı’na, ana muhalefet partisinden sendikalara kadar herkesle görüşme talep etmiştik. Bu süreç unutulmuş olabilir. Bunu hatırlatmak isterim. Sayın Başbakan’la dün (önceki gün) gerçekleşen görüşmenin böyle bir miladı var. Ayrıca 24. dönem başladığından bu yana, yani Meclis’e girdiğimizden beri, basın ve bazı milletvekilleri aracılığıyla gelen, görüşmenin gerçekleşmesine yönelik talepler vardı. Bu talepler, Başbakan’la görüşmenin tıkanan sürecin açılması için pozitif bir etki yaratacağına ilişkindi.” 

BARIŞ YEMİNİ ETTİM: “Başbakan’la görüşmemizin başında, 21 yıl önce, bu parlamentoda, halkların kardeşliği üzerine yemin etmiş bir milletvekili olarak, Türk ve Kürt halkları için verilmiş bir sözüm olduğunu söyledim. Öncelikle Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı haklarından söz ettim. Korkularıyla yüzleşme çabalarına rağmen, süregelen tutuklamalar ve davalarla tedirgin olan toplumun küçük adımlara değil ileri ve samimi adımlara ihtiyacı olduğunu dile getirdim. Bu adımların da, tüm bileşenlerin sürece dahil edilmesiyle atılabileceğini, kesintisiz barış ortamı için herkesin katkı sağlaması gerektiğini ifade ettim.” 

VİCDANIMI DİNLEDİM: “Başbakan tüm taleplerimizi büyük bir dikkat ve nezaketle dinledi. Bu görüşmenin kesintiye uğrayan sürecin açılmasına katkı sağlayacağına, halklar için umutvari bir sürecin yaratılmasına ve barışın gelmesine olumlu bir etki yapacağına inanıyorum. Sayın Başbakan hem görüşme süresince hem de sonrasında görüşmeyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, diyalog sürecini açık tutmak konusundaki samimi tavrını göstermiştir. Bunun için teşekkür ediyorum. Bilinmesini isterim ki; aklım, vicdanım, yüreğim, politik deneyim ve öngörümle hareket ettim. Tarihsel olarak bu görüşmenin kimler arasında gerçekleştiğinin ötesinde, olası sonuçları çok önemli.” 

ORTAK ÇABA LAZIM: “Sormak isterim; tıkanan bu sürecin önünü açmak için kaç kuşak, kaç ölüm daha bekleyeceğiz? HEP, DEP, HADEP, DEHAP, DTH, DTP, BDP ve diğer tüm bileşenlerin verdiği mücadele göstermiştir ki; bu topraklarda herkesin barışa ihtiyacı var. Bunun için, ben, o, diğeri fark etmez. Barışın ortak bir çabaya ihtiyacı var.”

Başbakan’a ilettiği talepler
Görüşme devam etsİn
Onlarca yıldır denenen güvenlikçi politikaların sonuç vermediğini gördük. Denenmeyen tek yol sürdürülebilir müzakeredir. Bu anlamda Oslo görüşmelerinin milat olduğunu ve bu görüşmelerin yeniden başlaması gerektiğini ifade ettim. 

Özür dİlensİn
Devletler kendi yurttaşlarından özür dilemeyi bir zafiyet olarak görmemeli. Özür dilenmesi talep edilen halk bir başka devlet değil kendi yurttaşlarınız dedim. 

Öcalan’a ev hapsİ
İdam gibi bir tabuyu yıkan bu ülkenin Sayın Öcalan’ı pekâlâ ev hapsine alabileceğini ve bunun hayati bir önem taşıdığını belirttim. 

Anadİlde eğİtİm
Seçmeli dersler arasında Kürtçenin olması olumlu bir gelişme. Ancak Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini karşılamaktan uzak. Dünyada hiçbir halk kendi anadilini para ödeyerek öğrenemez dedim ve anadilde eğitim hakkı vurgusu yaptım. 

Operasyonlar dursun
‘Silahları bırakın, operasyonlar durur’ söylemi gerçekçi olmayan taleplerden. Bunun altını çizdim. (RADİKAL)

Demirtaş: ‘İnşallah hayırlı olur’
DİYARBAKIR- BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana arasında yapılan görüşmeyi değerlendirdi.
BDP’nin her türlü katkıya olumlu baktığını belirter Demirtaş, “İnşallah hayırlı olur diyelim. Hayırlı olması da Başbakan’ın, İmralı-Oslo protokollerine yaklaşımı ile doğrudan bağlantılıdır. Samimiyet testi protokole yaklaşımla ortaya çıkar. Ümit ediyorum ki Başbakan bu kendisine sunulan şansları değerlendirmeli. Uzun süredir top Başbakan’dadır” dedi. 

PKK : Saldırılar artacak
PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’na konuşan PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, PKK’yı pasif konuma çekme umut ve hesaplarının Hakkâri saldırısıyla tümden kırılmış olduğunu savunarak, “Leyla Zana’nın konuşmaları bu temelde gündeme geldi” dedi. Kalkan, ‘silahlı çözüm süreci’ adı altında PKK’nın saldırılarını arttırarak sürdüreceğini de dile getirdi. {RADİKAL-DHA}