Kandil'e TTP uyar mı?

Kandil'e TTP uyar mı?
Kandil'e TTP uyar mı?
Usame Bin Ladin'e karşı ABD'nin kullandığı taktik, birçok açıdan Kandil'de uygulanamaz nitelikte.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin televizyonların Ankara temsilcileriyle yaptığı görüşmede El Kaide lideri Usame Bin Ladin’i yakaladıkları operasyona gönderme yaparak, Kandil’deki PKK yöneticilerine operasyon yapılması için Türkiye ’ye Taktik Teknik Prosedürleri (TTP) paylaşmayı önerdiklerini açıklamıştı. Büyükelçi, Türkiye’nin ilgi göstermediğini ima ederken Başbakan Tayyip Erdoğan Ladin operasyonunun koşulları ile Kandil’e yönelik bir operasyonun koşullarının aynı olmayacağına dikkat çekti.

TTP nedir?

Öncelikle TTP’nin ne olduğunu bilmek gerek. ABD’li kaynaklardan ve güvenlik güçlerinden aldığımız bilgiye göre TTP, Amerikan güvenlik kuruluşlarının düşman kontrolündeki hassas bölgelere yönelik özel operasyonlarıyla ilgili doktrinin adı ve TSK da dahil bütün müttefiklerin benzer prosedürleri mevcut. TTP’nin el kitabındaki tanımı şöyle: “Ordu güçlerinin bilinen ya da şüpeli hassas bölgelere yönelik taktik eylemleri...”

Neden uymaz
ABD’nin Usame Bin Ladin için başarıyla uyguladığı TTP’nin Kandil’de başarılı olup olmayacağını anlamak için 4 ana unsuru karşılaştırmakta yarar var:

Operasyon ortamının analizi: Bu aşamada muhtemel operasyon bölgesinin genel özellikleri değerlendiriliyor, hedefe yönelik istihbarat, hedef bölgedeki düşman güçleri hakkındaki bilgiler ile operasyonda karşılaşılması kaçınılmaz olan zorluklar ve düşmanın elinde kimyasal, biyolojik, radyolojik ya da nükleer kitle imha silahlarının olup olmadığı değerlendiriliyor.
ABD birlikleri Ladin’in bir yerleşim yerinde olduğunu tespit etmiş, uydu ve insansız hava araçları gibi yüksek teknolojik istihbarat kaynaklarının yanı sıra Pakistan istihbaratından ve silahlı güçlerinden destek almıştı. Hedefin krokisi oda oda çıkarılmıştı.
Kaç silahlı adamı olduğu belirlenmiş, düz ve sınırlı bir alandaki operasyonda sürpriz bir zorlukla karşılaşma ihtimali adeta sıfıra indirilmişti.
Oysa Kandil, çok daha daha geniş bir coğrafya ve PKK liderleri sürekli hareket halinde. İstihbarat doğrulama sürecinde bile hedefin yer değiştirmesi söz konusu ve PKK yöneticileri köylerde saklanabildikleri halde, bölgedeki yerel otoritelerden destek alınamıyor. Ayrıca Kandil’deki silahlı PKK gücü küçük operasyon birlikleri ile hareket edilmesini engelleyecek kadar fazla.

Taktİk prosedürler: Bu aşamada operasyona ilişkin taktik süreç gözden geçiriliyor ve kullanılabilecek teknik kapasite ile silah gücü gözden geçiriliyor. ABD, helikopter, iletişim kapasitesi yüksek cihazlar, tam ve yarı otomatik piyade tüfekleri, küçük çaplı patlayıcılarla operasyonu yapabileceğini tespit etmişti. Kandil için düşünüldüğünde gerekli kapasite Ladin operasyonu ile karşılaştırılamayacak kadar yüksek.

Planlama: Bu aşamada operasyonu kimin yapacağı, komuta ve kontrolün nerede olacağı, hangi işaretlerin kullanılacağı, yapılacak manevralar, ateş gücü, destek olanakları, operasyon sırasındaki istihbarat, operasyon birliklerinin alandaki hârekat kabiliyetleri, düşmanın olası harekât alanları, operasyon birliklerinin hayatta kalma kapasitesi, kitle imha silahlarına ilişkin savunma donanımı belirleniyor. Çatışma sırasındaki aksilikler hesaba katılarak, hazır destek gücü oluşturuluyor. Ladin için vurucu gücü yüksek bir operasyon birliği kısa sürede başarılı bir operasyon yapmıştı. Kandil için yapılacak bir nokta operasyonunda kayıp verme riski yüksek olduğu gibi, sınırlı olmayan bir bölgedeki harekat kabiliyetini, karşı tarafın hâreket kabiliyetini kestirmek de zor. Kandil’in Türkiye’ye uzaklığı da dikkate alınırsa destek birliklerinin konuşlandırılacağı güvenli yerler sınırlı. Ayrıca operasyon birliklerinin kayıp verme riski yüksek.

Operasyon ve sonrası: Bu aşamada operasyon, önceden belli olan angajman kuralları çerçevesinde yapılı-yor. Operasyon sonrasında bölge korumaya alınıyor ve operasyon alanı tutulmayacaksa, uzman ekiplerin olay yerine ilişkin veri toplama çalışmalarına destek veriliyor. ABD’nin sivillerin zarar gör-mesi konusundaki özensizliği genel olarak biliniyor. Olası bir operasyonda Irak’ın egemenlik haklarının ihlali ya da sivil yerleşim yerlerindeki kayıpların Türkiye’nin başını çok ağrıtacağı da değerlendiriliyor.

 

BDP ’den yanıt: Haddini bil

RİFAT BAŞARAN - Ricciardone’nin, Bin Ladin örneği BDP’yi kızdırdı. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, “Bu ülkede misafir olduğunu unutmasın” uyarısında bulundu. TBMM’de dün bir grup gazeteciyle sohbet eden Kışanak, Ricciardone’nin açıklamalarını ‘çok talihsiz’ bulduğunu söyledi. ABD’yi, Türkiye’nin içişlerine karışmakla suçlayan Kışanak, şunları söyledi: “Görev yaptığı ülkenin iç sorunları konusunda konuşurken biraz daha dikkatli bir dil kullanması gerekir. Bu konuda durmaları gereken noktayı bilmeleri gerekiyor. Bu ülkenin 15-20 milyon nüfusu Kürt halkından oluşuyor. Onların bir gelecek arayışı var. Bu ülkede misafirse, bu ülkenin nüfusunun bütün bileşenlerinin hassasiyetlerini de gözeten bir yerden konuşması gerekiyor. Bölgesel bir güç olarak kendisini konumlandıran bir iktidarın kendi iç sorunu konusunda başka bir ülkeye bu kadar açık çek vermesi de hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir. Bu, bu ülkenin bağımsızlığını da zedeleyen bir durumdur.”