'Kanıma dokunuyor'

CHP lideri Deniz Baykal, partisinin dünkü grup toplantısında, hükümetin Kıbrıs politikasını ve kamu reformunu ağır bir dille eleştirdi. Baykal'ın gruptaki konuşması ana başlıklarla şöyle...

ANKARA - CHP lideri Deniz Baykal, partisinin dünkü grup toplantısında, hükümetin Kıbrıs politikasını ve kamu reformunu ağır bir dille eleştirdi. Baykal'ın gruptaki konuşması ana başlıklarla şöyle:
Laubalilik suçlaması: Kıbrıs'ta soyut bir çözüm angajmanı bu hükümetin ilk tehlikeli açılımı oldu. 'Çözümsüzlük çözüm değil' diyerek, ancak çözümü de ortaya koymadan, geçmiş tüm yönetimleri suçlayarak bu sonuca giden yolun anahtarını çevirdiler. Durduk yerde Rauf Denktaş'ı Türkiye Cumhuriyeti tarafından hedef haline getirme çabası içine girdiler.
'Çift dil anlayışı'
Bu bir hata değil, bilinçli olarak, bilerek yürütülen bir tahrip kampanyasıydı. Ayrıca ikili bir söylem gerçekleştirilerek, bir yerde söylediklerini bir başka yerde farklı biçimde dillendirdiler. Bu da bilinçli bir politika parçasıdır. Bu bir çift dil anlayışıdır. MGK toplantısından sonra 'Mutabakat olmadan referandum mu olur?' dedi. Davos'a gitti Annan'a 'Biz mutabakat olmadan da referanduma hazırız' dedi. Bu kadar laubali bir üslubu sürdüren bir hükümetin ülkenin başına ciddi işler açması çok doğal bir şey.
Neyin yarışı içindesin?: Kıbrıs konusunda, 'Her zaman bir adım önde olacağız' şeklinde açıklamalar yaptı. Ne yarışı ki bu, sen Rumlardan bir adım önde olacaksın.
Bir adım önde olacaksın da sana ne madalya verecekler. Kime yaranmak için önde olacaksın. İçeriği tam olarak bilinmeyen Annan Planı'nın Türkiye ve Rauf Denktaş tarafından gözü kapalı onaylanması bekleniyor. Uygulanan bu politika milli politikamızmış, işte bu söylem insanın kanına dokunuyor.
Türkiye'nin milli politikası, Meclis'te, MGK'da ortaya konmuştur. Bu plan Türkiye'nin milli politikası ise biz 1.5 yıldır niye uğraşıyoruz. Bu plan 1974 öncesine özenen bir plandır. Bir barış planı değil, son 30 yılı aşmaya çalışan bir plandır. Bu planla Güney'de tek milliyet, Kuzey'de çift milliyet olacaktır.
'Sırada Ege var'
Gülünç, boş söylemler: Kıbrıs sorunu çözülürse bizi AB'ye alırlar söylemi geliştirildi. Kıbrıs konuşulurken, 'Bizi AB'ye almazlar' demek, 'Kıbrıs'ı Kıbrıs temelinde konuşamayız' demektir, 'Biz Kıbrıs'ı beceremedik' demektir. Bu bir aczin beyanıdır. Bunlar gülünç, boş söylemlerdir. Kıbrıs konusu ayrı, AB konusu ayrı. Eğer AB'ye alacaklarsa 70 milyonluk Türkiye'yi AB' ye alacaklar. Almayacaklarsa 70 milyonluk Türkiye'yi almayacaklar.
Bu teslimiyet: Hükümet, Türkiye'nin başına iş açacak, çok tehlikeli bir istikamete girdi. Bu bir kırılma noktasıdır. Bu politika Türkiye'nin Lozan'dan bu yana izlediği politikanın tamamen dışındadır. Bu politika bir teslimiyettir ve izah edilemez. Hükümet bu teslimiyeti kendi çıkarlarına uygun gördüğü için yapmaktadır. Denktaş'a Allah kolaylık versin. Bu dayatmayı bize kimse kabul ettiremez. Kıbrıs'ta taviz verilirse önümüze koyacak başka sorunlar var. Sırada Ege var.
'Gensoru da veririz'
Sorularımız var: Başbakan'ın Kofi Annan ile yaptığı görüşme ve ABD gezisi hakkında Meclis'i bilgilendirmesi gerekir. Başbakan'a sorularımızı sormak istiyoruz.
Verilen tavizin, ödünün ne anlama geldiğini onlara bir de biz anlatmak istiyoruz. Genel görüşme önergemiz gündeme alınmazsa, içtüzüğün tanıdığı yetkiyi kullanarak, gerekirse gensoru önergesi vererek, bu konunun TBMM'de mutlaka görüşülmesini sağlayacağız.
Dinçer kadroları: Kamu reformu tasarısını engellemek için demokratik kitle örgütleriyle işbirliği yapacağız. Türkiye'yle oynattırmayacağız. Türkiye'yi, Ömer Dinçer ve işbirliği içinde olduğu siyasi kadrolardan koruyacağız.