@ismailsaymaz

'Kavga istemem, zarar vereni asla affetmem'

'Kavga istemem, zarar vereni asla affetmem'
'Kavga istemem, zarar vereni asla affetmem'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu konuşmasından sonra il başkanı adayları Oğuz Kaan Salıcı (solda) ile Ali Özcan ı kürsüye çağırdı. Fotoğraf: ÖZKAN ARSLAN/DHA

Kongrelerin gergin geçtiği CHP'de Genel Başkan son uyarısını yaptı: "Artık kavga istemiyorum. Partiye zarar vereni affetmem."
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL- Cumhuriyet Halk Partisi’nin ( CHP ) 34. Olağan İstanbul İl Kongresi, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda dün gerçekleştirildi. İl Başkanlığı için mevcut Başkan Oğuz Kaan Salıcı, eski İl Başkanı Ali Özcan ve Prof. Dr. Semih Eryıldız yarıştı. İki listeyle girilmesi beklenilen kongrede, kavga çıkmaması için çarşaf listede uzlaşıldı. Fakat seçim sonucunda her iki adayın 40 kişilik yönetime eşit sayıda yöneticiyi sokması halinde, parti için kavganın iki yıl daha süreceği öngörülüyor. Eleştiriler Salıcı kadar, Salıcı’yı desteklediği ifade edilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu da hedef alıyor.
Kongreye ‘Başbakan Kemal’ sloganları ve alkışlarla giren Kemal Kılıçdaroğlu, iki başkan adayını yanına aldı. Kılıçdaroğlu, adaylar Oğuz Kaan Salıcı ve Ali Özcan’ın yanında otururken, Gürsel Tekin’in Gürbüz Çapan ile birlikte uzakta ve en köşede oturması dikkat çekti. Divan başkanlığına oybirliğiyle CHP Sinop Milletvekili Engin Altay seçildi.
CHP İstanbul’da 638 delege bulunmasına karşın Kılıçdaroğlu, yarısına yakını boş kalan salona karşı konuştu. Kılıçdaroğlu, gerçekten darbe karşıtı bir tutum için darbe yasalarının kaldırılması gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, “Hayatımda bu kadar beceriksiz bir hükümet görmedim. Van depreminden sonra süt işinde de beceriksiz oldukları ortaya çıktı. ‘Biz süt kadar akız’ diyorlar. Sevsinler senin akını sen o köstebeği yanında taşırsan senin aklından şüphem var” dedi. Partililere seslenen Kılıçdaroğlu, “Güven vermenin yolu kısır tartışmaları çöp sepetine atmaktan geçer. Partide kavga istemiyorum. Ben yumuşak huylu birisiyim. Herkes beni eleştirebilir, saygı gösteririm. Ama partiye zarar verenleri affetmem. Sizlere güveniyorum” dedi. Geçen günlerde parti yönetiminden istifa eden İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ise gazetecilerin soruları üzerine, “Genel Başkanımla benim hiçbir sorunum olmaz, olmadı. Kılıçdaroğlu’nun yol arkadaşları varsa onlardan biri de Gürsel Tekin’dir. Benim itirazım parti içerisinde ayrıştırma olması” dedi. 

İstanbul kavgası sürecek
Bu açıklamalar salondaki bölünmüşlüğün de bir delili oldu. 12 Eylül 2010’daki referandumda ve Haziran 2011’deki genel seçimlerde kitleselleşmiş bir parti görüntüsü çizen CHP için, dünkü kongre salonu hayal kırıklığı sayılırdı. Salonun yarısına yakını boştu. İddiasız pankartların altında heyecansız bir delegasyon oturmaktaydı. Kaldı ki partililer iki aday arasında, mevcut il başkanı Oğuz Kaan Salıcı ile eski il başkanı Ali Özcan arasında bölünmüştü. Edinilen bilgiye göre Salıcı’nın 20 kişilik yönetim kurulunda yer alan 13 yönetici Ali Özcan’ın saflarına katıldı. Gürsel Tekin’in adayı olduğu ileri sürülen Özcan”a Beşiktaş, Eyüp ve Başakşehir ilçe örgütlerinin de destek verdiği belirtildi. 

Yine kavga çıktı
CHP kulisinde son ana kadar tartışma ve pazarlıklar vardı. Dün sabaha kadar iki ayrı listeyle girilmesi beklenilirken, gün boyu süren pazarlıkların sonucunda çarşaf liste tercih edildi. Bu sayede, kurultay gününde patlak verecek bir kavganın önüne geçilmek istendi. Ne var ki, iki adayın, eşit sayıda üyeyi yönetime sokması halinde CHP İstanbul’da suların durulmayacağı, ertelenen kavganın iki yıl boyunca süreceği düşünülüyor. Kaldı ki çarşaf liste, kurultayda kavga çıkmasını önleyemedi. Ali Özcan lehine adaylıktan çekilen Dr. Bülent Kerimoğlu, konuşması sırasında Salıcı’yı sert dille eleştirdi. Bir delege, oturduğu yerden Kerimoğlu’na bağırdı. Kerimoğlu da “Kes lan!” diye yanıt verince ortalık karıştı. Bir grup CHP’li, kürsüye çıkarak Kerimoğlu’na vurmak istedi. Salıcı ve Özcan taraftarları karşı karşıya geldi. Arbede Kerimoğlu’nun kürsüden inmesiyle bitti.

Medyaya ağır eleştiri
Kılıçdaroğlu konuşmasında medyayı da eleştirdi. Türkiye’nin en temel sorununun medya olduğunu ve halkın haber alma özgürlüğünün olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “O bize demokrasi dersi veren yalaka gazetecilere soruyorum, ‘CHP ne iş yapar’ diyen yalakalara sesleniyorum; bana demokrasi dersi vermek senin haddin değildir. Sen daha demokrasinin d’sini bilmezken, CHP çok partili rejimi getirmiştir. Sen kim, bize demokrasi dersi vermek kim. Demokrasi dersi vereceksen, korkmuyorsan, yürekliysen Recep Tayyip Erdoğan ’a ‘Faili meçhulleri araştırmaktan niye korkuyorsun’ diye sor bakalım. Türkiye’nin en temel sorunu şu anda medyadır. Halkın haber alma özgürlüğü yoktur. O medya patronlarına da medyada çalışan gazetecilere de söylüyorum. Ecelin ölüme faydası yoktur. Yiğit olacaksın, halkın sorunlarını dile getireceksin, korkmayacaksın, korkarsan seni ensenden tutup bir gün hapse atarlar.”