Kazan: TC, Arafat'ın cenaze töreninde temsil edilmedi

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kazan; başbakan, dışişleri bakanı ve elçilik mensuplarını suçladı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın cenaze töreninde Türkiye Cumhuriyeti'nin tam anlamıyla temsil edilemediğini ve bunun suçlusunun başbakan, dışişleri bakanı ve Kahire'deki elçilik mensupları olduğunu savundu.
Arafat'ın cenaze töreni için gittiği Kahire'den dönen Kazan, Saadet Partisi Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek törene ilişkin izlenimlerini aktardı. Törene Saadet Partisi'ni temsilen özel olarak davet edildiklerini belirten Kazan, 'Asrın mücahidi' diye söz ettiği Arafat için kendisine yakışan bir tören düzenlendiğini kaydetti. Kahire'de çok geniş güvenlik önlemleri alındığını, cenaze töreninin yapılacağı alana 7-8 güvenlik noktasından geçilerek gidilebildiğini anlatan Kazan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cenaze için Kahire'ye gelen devlet adamlarının tören öncesi beklediği protokol çadırında yerimizi aldık. Ancak Türkiye'yi temsilen hiç kimse yoktu. Kortejin düzenlenmesinden önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geldi. Kendisine en ufak bir ilgi bile gösterilmedi. Arkasından Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal girdiler. Oturacak yer bulamadılar, daha sonra bizim arkamızda bir yer bulup oraya geçtiler. Kortejin oluşturulacağı işareti verildiğinde biz çadırdan ayrılarak yerimizi aldık ama onlar içerde kalmışlardı. Erbakan'ı temsilen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak ben kortejde yerimi aldım ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Dışişleri Bakanı yoktu bu kortejde."
Kazan, askeri havaalanında cenazenin uğurlanması sırasında da Erdoğan ve Gül'ün protokolde yer almadıklarını savundu. Tören alanına Kahire'de yaşayan bir arkadaşlarının aracıyla gittiklerini anlatan Kazan, "Arkadaşımız bizi beklerken yanına Türkiye'den gelen birisi yanaşmış ve 'Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımızın araçları yok, alana siz götürür müsünüz?' demiş. Arkadaşımız aracın bize tahsis edildiğini söyleyince geri gitmişler" dedi. Kazan, olaydan haberdar olduğunda Erdoğan ve Gül'ün arabaya binebilmesi için bulundukları yere gittiklerini, ancak her ikisinin de televizyonlara demeç verdiğini görünce oradan ayrıldıklarını söyledi. Kazan, aynı yerden tekrar geçtiklerinde ise Erdoğan ve Gül'ü göremediklerini belirtti.
Erdoğan'ın İsrail-Filistin mücadelesinde izlediği politika nedeniyle Kahire'de soğuk karşılandığını savunan Kazan, "Türkiye Cumhuriyeti devleti törende temsil edilemedi, bunun suçlusu başbakan, dışişleri bakanı ve elçilik mensuplarıdır. Bir başbakanı elçilik mensupları nasıl bu durumda, sahipsiz bırakabilir? Başbakan ve dışişleri bakanı bu elçilik mensupları hakkında nasıl bir işlem yapacak merak ediyorum" diye konuştu.
Kazan, Mısır'ın Türkiye'ye törene üç temsilci gönderilmesi için davette bulunduğuna, ancak buna rağmen milletvekillerinin bulunduğu 130 kişilik bir başka uçağın daha Kahire'ye gittiğine ve uçakta bulananların törene katılamadan Türkiye'ye geri döndüklerine dikkati çekti. Kazan, "Üç kişiyle gelin denildiği halde neden 133 kişi daha gönderildi? Parlamentoyu getirdik diye gösteriş yapmak istedilerse ellerine yüzlerine bulaştırdılar" dedi.