Kılıçdaroğlu: AK Parti'yle koalisyon yapmayız

Kılıçdaroğlu: AK Parti'yle koalisyon yapmayız
Kılıçdaroğlu: AK Parti'yle koalisyon yapmayız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "AK Parti ile koalisyon yapacak mısınız?" sorusuna, "İsrafı ve yolsuzluğu kendine mal etmiş bir partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız. Yolsuzluk diz boyu. Dosyaları kapattılar. Yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz" yanıtını verdi.

RADİKAL - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu NTV’de konuştu. Kılıçdaroğlu, “AK Parti ile koalisyon yapacak mısınız” şeklindeki soruya, “İsrafı ve yolsuzluğu kendine mal etmiş bir partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız” cevabını verdi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun canlı yayında sorulara verdiği cevaplardan satır başları:

- Ak Parti ile koalisyon yapar mısınız?

İsrafı ve yolsuzluğu kendine mal etmiş bir partiyle nasıl koalisyon yapacaksınız. Yolsuzluk diz boyu. Dosyaları kapattılar. Yolsuzluk yapanlarla nasıl bir araya geleceğiz. Vatandaşıma açık çağrıda bulunuyorum. Yoksulluğun, yolsuzluğun bitmesini istiyor musun? O zaman gel 13 yıl yetki istemiyorum, 4 yıl yetki ver bütün dünya görsün bir devlet nasıl yönetilir.

Kılıçdaroğlu: HDP barajı geçecektir

Kimse kalkıp da şu mal varlığını buradan aldın demedi. Ben halktan birisiyim. 7 çocuklu bir aileden geliyorum. Annem ve ablam okuma yazma bilmez. Üniversite okuyan bir tek benim.

- Sandık önleminiz nedir?

Elektrikler mi kesildi? Görevlimiz hemen oturacak sandığın üstüne. Trafo kedi de girer, elektrikler de gider, her şey olur, her şeyi yapacaklar. Ülkede hukuk bitti, yargı bitti. Seçimlerle, sandıklarla oynuyorlar. Çünkü iktidardan gitmenin maliyetini biliyorlar.

-Özeleştiri yapıyor musunuz?

Özeleştiri her zaman yapıyoruz. Her seçim bize yeni bilgiler kazandırıyor. Seçim hileleri konusunda çok duyarlıyız, korumak adına çok kararlıyız. Biz nasıl sandıklara sahip çıkıyorsak, diğer partiler de sahip çıksın.
Hem Müslümanım diyeceksin hem de yolsuzluğu izin vereceksin, kabul edemem.

- 'Silahlı kişiler sandıklarda bulunsun” sözü...

CHP’nin sadece bizim oylara değil, herkesin kendi oyuna sahip çıkması lazım. Silah sözü falan söz konusu değil

- Gürsel Tekin'in 'Boyalı sisteme geçilsin' şeklindeki sözleri...

Sandık güvenliğini sağlayamıyoruz, gerekirse boyalı sisteme geçilebilir. Anket şirketleri bile AK Parti olarak yönlendiriliyor.

- Seçmeni ikna edebildiniz mi?

Bu kadar kaynağı görünce kimse inanmıyor, yapılamayacağına… Dünya kadar harcama yapıldı. Bir Telekom mu yapıldı, bir baraj mı yapıldı hayır yollar yapıldı. Yolları her iktidar yapıyor.
Arınç da Burhan Kuzu da israfı anlattı. Bunlar siyaseti köşeyi dönme aracı olarak görüyorlar. Diyaneti de bu işe karıştırıp “Bak sen de böyle yaşa, biz ne güzel yaşıyoruz” diye. Böyle bir anlayışı kabul etmek mümkün değil.

- Merkez Türkiye projesi…

Öncelikle kısa vadeli toplumu rahatlatacak önlemler sunduk. Bunlar 2-3 yıl içerisinde kendisini tamamlayacak projelerimiz. Bu projeye yüzyılın projesi dedik.
Uzun vadeli önlemlerimiz de var. Orta gelir tuzağı var bizde. Gelir artmıyor, kalıyor ortada. İleri teknolojiyi kullanamıyoruz, orta teknoloji tuzağındayız.
Bu kadar buzdolabı yaptık diye övünemez bir başbakan. Türkiye’yi lider yapacağız. Coğrafi konum ve tarım olarak çok güçlüyüz. Mega kent oluşturacağız.

Türkiye küresel ticaretten daha iyi pay alacak. Bu proje tüm Türkiye’yi kapsayacak. Bu bir bilgi projesidir, ekonomik projedir. İktidarın bizim projemizi tam kavradıklarını düşünmüyorum. 

Lojistik üssü değil bu megakente teknoparklar olacak, katma değeri yüksek ürünler yapılıp gönderilecek. Üreten bütün merkezlerin can damarı olacak. Kafaları da çok karışık zaten, ne diyeceklerini tam bilemiyorlar. “Benim kitabımda var dedi” Sayın Davutoğlu. Kitabında doğru bir merkez lafı geçiyor ama merkez Türkiye değil o. Megakentte yer kapmak için bütün büyük firmalar kendi içlerinde yarışacak.

Sadece bizim görüşümüzde değil, bütün görüşlerde olan herkese saygı gösteriyoruz. Otobüsün arka koltuğunda hazırlanmış bir şey yok aslında. Siyaseten eleştiriye de saygı duyarım ama eleştirinin de kendi içinde bir tutarlılığı olması lazım.

Bu proje hazırlanırken iş dünyasından önemli isimler vardı, finansçılar vardı, akademisyenler vardı hepsinin görüşünü aldık. Büyüklüklere bakıldı, ne kadar getirecek, ne kadar götürecek bakıldı.

Hangi sivil toplum örgütleri görev alacak onlara bakıldı. O kadar ayrıntılara bakıldı ki Çin’den gelecek bir ürünün ne kadar olacağı hesaplandı. Bu süreç içerisinde milli gelir nereye gelecek hesapları yapıldı.
Bizim projemizi içlerine sindiremiyorlar. 2035 etap etap büyüyen ve olgunlaşan bir projenin sonucudur. Bu proje için bilgiye ihtiyaç var, birikime ihtiyaç var.
Siz hiç iktidardan bilgi toplumu sözünü duydunuz mu? İş çevresinden de çok olumlu görüşler alıyoruz…

- Yeni bir vaat yeni bir adımınız var mı?

Yeni bir vaadimiz yok, reklam ve tanıtım filmlerimiz var. Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olan parti CHP’dir…

- Geçen seçimlerde daha çok laiklik konuşuyordunuz, bu seçimde daha çok ekonomi konuşuyorsunuz…

Seçim bildirgemizin 4 aşamalı olduğunu söylemiştim. Demokrasi çıtasını yükseltmediğiniz sürece yabancı sermaye gelmez. Bunların tamamının değişmesi gerekir. Birinci sınıf demokraside ne var Türkiye’ye getireceği. Ekonomiye neden bu kadar alan ayırdık? Halk perişan, borç harç içinde.
Bir puzzle gibi birbirini büyüten bir ekonomi yaratmak istiyoruz.

GÖRMEZ TUZAĞA DÜŞMESİN

Kendi yolsuzluklarına, israflarına Diyanet İşleri Başkanı’nı da alet ediyorlar. Sayın Mehmet Görmez’e büyük saygım var, çok iyi bir insandır. Sayın Görmez sakın bu tuzağa sakın ola ki düşmesin. O kadar ileri gittiler ki Papa’yı örnek gösterdiler.

Hayatımda duyduğum en saçma şeylerden birisi. Papa ayrı Diyanet İşleri ayrı. Sevgili Peygamberimizi neden örnek göstermiyorsun da Papa’yı örnek gösteriyorsun.

Bunlar ancak böyledirler. Dini siyasete örnek göstermede artık dozu kaçırdılar. Böyle bir tablo dünyada yaşanmadı, ilk kez yaşanıyor. Kişinin iradesi dışında zorla ‘ben sana Mercedes vereceğim’ demek israfa çağırmaktır. Sayın Görmez istese anlarım…

Sayın Görmez bir cümle kullandı ve çok önemliydi. İbreti alem için iade ediyorum Mercedes’i .
O Mercedes İbreti ailem için iade edildiyse ibreti alem sözü de herhalde benim için değildi. Devleti yönetenler içindi.