Kılıçdaroğlu: Al 100 lira zammı başına çal

Kılıçdaroğlu: Al 100 lira zammı başına çal
Kılıçdaroğlu: Al 100 lira zammı başına çal
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun emeklilere vereceklerini açıkladığı 100 liralık zammı eleştirdi. CHP lideri "Al 100 lira zammı başına çal" dedi.

RADİKAL- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasında hafta sonu yapılan ön seçimden duyduğu memnuniyeti dile getiren CHP lideri, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun emeklilere vereceklerini açıkladığı 100 liralık zammı eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Al 100 lira zammı başına çal" dedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları dile getirdi: 

"HERKES BİLSİN"
Bir şey var, hepinizin bilmesini istiyorum. CHP cumhuriyetin savunucusu demokrasinin savunucusudur. Dolayısıyla CHP hiçbir zaman altını çizerek söylüyorum 77 milyon yurttaşım duysun. Bir, CHP etnik kimlik üzerinden siyaset yapmaz. İki, CHP asla ve asla inanç üzerinden siyaset yapmaz. Üç, CHP yaşam tarzı üzerinden asla ve asla siyaset yapmaz. Herkes böyle bilsin.

"DESTANI HAYATA GEÇİRECEĞİZ"

55 yerde ön seçim yaptık. Bir destan yazacağız Türkiye’de, inşallah 8 Haziran’da o destanı hayata geçireceğiz. Yaklaşık 1 milyon üyemize dedik ki sandığa gidin, milletvekilinizi kendiniz seçin dedik. yaklaşık yüzde 60’ı sandığa gitti. Şimdi soruyorum, 77 milyonun da aynı soruyu sormalarını istiyorum. Kendilerine millet millet millet diyenler neden milletten kaçıyorlar, neden milletin vekillerini milletin kendisi seçmiyor. 12 eylül darbe hukukunun altına saklanıyorlar. En büyük darbeyi yapanlar şimdi iktidardadırlar. 77 milyon yurttaşıma soruyorum. Kim demokrat, kim millete saygı duyuyor? Sen eğer milletin vekilini millet seçsin demiyorsan millete saygı duymuyorsun. Saygı duyan kim, Türkiye’de tek parti var Cumhuriyet Halk Partisi’dir..

"SAYGI GÖSTERECEĞİZ"
Aday adaylarına da liste girenlere de teşekkür ediyorum. En büyük teşekkür sandığa gidip oy kullanan partilerimize. Ama bir şey daha var. Kırgınlık yok, listeye girmedim diye elbette insanlar üzülürler. İnsani duygularımız vardır. Keşke hepimizin kazanabileceği ortamları yaratabilsek. Milletin iradesine üyelerimizin iradesine saygı göstereceğiz. Şimdi sanki listenin birinci sırasındaymış gibi hepimiz ama hepimiz çalışmak zorundayız. Bunu bekliyorum.

Kadınlara diyorum, size seçme ve seçilme hakkını veren parti CHP’dir. Siyaseten bir ev arıyorsanız eviniz CHP’dir, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’dir. Bütün gençleri CHP’nin çatısı altına bekliyorum. Yine gençler kendilerine sorsunlar. Hangi partide gençlik kotası var, hangi partide cinsiyet kotası var, hangi parti yüzde 10 seçim barajının demokrasiye aykırı olduğunu savunuyor. Hangi parti 12 eylül darbe hukukunun kaldırılmasını istiyor. Yer belli adres belli CHP.

"İNSANOĞLU TEKERLEĞİ 3 MİLYON YILDA BULMUŞ"
Sözüm söz Kılıçdaroğlu sözü 4 yılda Türkiye’yi uçuracağım. Diyorlar ki fazlasını istemiyor mu? Davutoğlu’na ve ağabeyine söylemek istiyorum. Bilal’e anlatır gibi anlatacağız napalım. İnsanoğlu tekerleği 3 milyon yılda bulmuş. Dört yıl bir toplumun hayatında hem çok uzun, hem çok kısa bir süredir. Ben 4 yılda senin 12 yılda yapamadığının yüzde 60 fazlasını yapacağım. Şimdi bir telaş başladı onlarda.

"KİM MİRAS YEDİ"

Dedik ya emekliye ikramiye vereceğiz. Bugün kendisini demiş ki Temmuz’da 100 lira zam yapacağım. Al 100 lirayı başına çal. İki maaş ikramiyeyi Kılıçdaroğlu veremezmiş, lafa bakın. Yerinde ve zamanında "İki maaş ikramiye veremezsem siyaseti de bırakacağım" dedim, söz Kılıçdaroğlu sözü. Efendim diyor ki, herhalde abisi kulağına fısıldamış. Bunlar miras yediler diyor. 10 milyon emekli kardeşime sesleniyorum, kim miras yedi? Örnek vereceğim. TÜPRAŞ kim yaptı, Petkim’i kim yaptı, Telekom’u kim yaptı, Erdemir’i, kim yaptı, Keban’ı kim yaptı?

Peki bunları kim sattı? Kim miras yedi? Biz üretiyoruz, sen satıyorsun. Biz mirası biriktiriyoruz sen satıyorsun. O nedenle mirasyedi biz değiliz, mirasyedi sensin. Sümerbank’ları Etibank’ı yapan kimdi? Bugünün emeklileri, kimin vergileriyle bugünün emeklileri tarafından yapıldı.

"BUNLARDA SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI YOK"
2000 yılı, Türkiye nüfüsunun yüzde 1’i türkiye servetinin yüzde 30’una sahip. Geldik 2014’e servetin yüzde 54’üne sahip. Onun için bunların kafalarında sosyal devlet anlayışı yoktur. Emekli, garip gureba fakir fukara yoktur. Bunlar lafını eder, dini inancı sömürür, oy peşinde koşarlar. Ben de şunu söylüyorum, senin inancına, yaşam tarzına saygılıyım. Ama seni asla ve asla işsiz ve aç bırakmayacağım. Ne diyorlar, para yok diyorlar. Herkese gelince para var, emekliye gelince para yok diyorlar. Kriz yaşayacağız diyorlar. 77 milyon yurttaşımın, emeklilerin not almalarını istiyorum. Rakam vereceğim. Kime para var, kimde yok.

NE YAPTIN BU PARAYI


1923’ten 2002’ye, 79 yıl 57 hükümet Türkiye’yi yönetti. 77 yılda toplanan parayı veriyorum size harcadığı para 56 milyar dolar vergi topladılar. 95 milyar dolar iç borç yaptılar. 130 milyar dolar dış kullandılar. 8 milyar dolar özelleştirme geliri elde ettiler, toplam 779 milyar dolar. 97 milyar dolar iç borç, 267 milyar dolar dış borç, 52 milyar dolar özelleştirme, 1 trilyon 44 milyar dolar vergi toplayıp harcadılar, toplam 1 trilyon 85 milyar dolar. Devletin bütçesini bilirim, vergi nasıl toplanır bilirim. Verdiğim rakamların desinler ki 5 kuruşunu yanlış söyledin. Hesabını veririm. Ama bu rakamların tamamı devletin rakamlarıysa ve doğruysa 77 milyon yurttaşımın şu soruyu sorma hakkı var. Sen 79 yılda toplanan paralardan 1 trilyon 85 milyar daha fazla para harcadın. Ne yaptın bu parayı? Emekliye vereceğiz diyorum kıyameti koparıyor. İster kıyameti kopar, ister kendini yak ben bu parayı emekliye vereceğim. Sözüm sözdür.

EMEKLİYE VERİNCE KİM KAZANACAK?

Türkiye aynı zamanda önemli bir uluslararası kuruluşunun üyesi. Üye olan ülkelere bakalım onlar emekliye ne veriyorlar acaba. Bizde para yoksa onlarda da yoktur o zaman. Milli gelire oranı yüzde 21,4. Türkiye’de yüzde 12,2 yarısı kadar. Peki emeklilere ne kadar veriyorlar. Finlandiya’da milli gelirin yüzde 10,3’ünü, Macaristan bizden küçük yüzde 10’unu veriyor. İtalya yüzde 15,8’ini veriyor. Avusturya 13,2’sini veriyor. İspanya yüzde 10,5’ini veriyor. Türkiye ne kadar veriyor yüzde 7,5’ini veriyor. Demek ki Türkiye’de para var. parayı emekliden işçiden garibandan yana kullanırsanız, bu ülkede para var. emekliye gelince fakir, kaçak saraya gelince zengin. Olmaz bunu kaldıracağız.

Emekliye verince kim kazanacak? Bir, emekliye iki maaş verince emekliler kazanacak. Peki hakları mı elbette haklarıdır. Bu ülkenin vefa borcu vardır. Emeklisine sağlıklı mutlu bir hayat yaşatmayan toplumun geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Ben de emekli olacağım. Dolayısıyla biz ikinci sınıf yurttaş olmak istemiyoruz. İki, esnaf kazanacak. Emekli alınca parayı alışverişe gidecek. Üç, sosyal devlet kazanacak. Güler yüzlü bir toplum çıkacak ortaya. Emekli ne diyecek? Ramazan bayramında, kurban bayramında torunlarım geldi diyecek, onlara harçlık verecek, gizlenmeyecek onlardan. Sosyal devletine güvenecek emekli. Ben ne mi istiyorum, ben hiçbir şey istemiyorum. Ben sadece emekli kardeşlerimin duasını istiyorum.

HAVUZA BİR SAAT İÇİNDE 600 MİLYON DOLAR TOPLANDI 

 Efendim para yok diyorlar. Emekli kardeşlerim unutmasınlar, bir saatte havuz medyası için  600 milyon dolar para topladılar. Oraya gelince para var, emekliye gelince para yok. Temmuz ayında kendisini başbakan sanan birisi, yüz lira verecekmiş. Al götür o 100 lirayı başına çal, istemiyoruz o 100 lirayı. Şimdi propaganda yapıyorlar. Emekliye ikramiye verilince, bu vergiye tabii tutulacakmış. Buradan sesleniyorum, herkes çok iyi bilsin. Emekli aylıkları da ikramiye de vergiye tabii değil. Bir katını ramazanda, bir katını kurban bayramında, bütün bayramlarda alacaksınız.

Türkiye’nin en yakıcı sorunu işsizliktir. Özellikle de gençlerin işsizliğidir. Nasıl çözeceğiz? Üreterek çözeceğiz. Fabrikaları çalışacak bu ülkenin. Kobi’ler çalışacak. Önümüzdeki günlerde anlatacağız. Emin olun şaşkınlık içinde kalacaklar. Nasıl oluyor da CHP bunu düşündü diyecekler, sen cebini düşünüyorsun, ben yandaşı değil vatandaşı düşünüyorum. 

Resmi rakamlara göre 6 milyon 200 bin işsizimiz var. size bir dramı anlatmak isterim. Adana’dan otobandaki bir köprünün üzerinde yaşanan dramı anlatmak isterim. 36 yaşında gencecik bir insan, uzun zamandır işsiz. Köprüye çıkıyor intihar edeceğim diyor. Polisler geliyorlar vazgeçirmeye çalışıyorlar.
Kullandığı cümleler birer kurşun gibi aynen okumak istiyorum “Başka çarem kalmadı. iş bulamadım. Ben dürüst bir insanım. Yolda bulduğum 1200 liralık telefonun sahibini arayıp buldum teslim ettim. Kötü insan olsam böyle yapar mıydım? Benim iki çocuğum var onların yüzüne bakamaz oldum. Size bir soracağım, senin iki çocuğun olsa, onlarla beraber olduğunda, manavın yanından geçerken meyveleri görüp canları çeker diye, mantonun önünü açıp gözlerini kapatarak götürür müsün? Ben öyle yapıyorum, başka çarem kalmadı”

İşte bizim derdimiz bu. Bizim derdimiz işsize iş bulmak, bizim derdimiz atama bekleyen öğretmenlere atama yapmak. Taşeron işçilik denen çağdaş köleliğe son vermek. Bizim derdimiz sokağa çıktığımız zaman bile güler yüzle selam vereceğimiz bir Türkiye yaratmak. Davutoğlu’nun herhalde haberi yok bugün hiç değinmemiş. Davutoğlu’na hatırlatmak isterim. Başbakanlık koltuğunda oturuyorsan, ben ülkeyi yönetiyorum diye düşünüyorsan gereğini yap. Örtülü ödenek senin namusuna teslim edilmiştir. Senin sorumluluğuna teslim edilmiştir. Çünkü bütçeyi getiren sensin.

Davutoğlu’na sormak isterim, MİT sana bağlı yasaya göre. Genelkurmay sana bağlı. Onun istihbaratı, emniyet istihbarat başbakanlığa bağlı. Cumhurbaşkanı örtülü ödeneği nerede kullanacak? Başbakan’dan habersiz, örtülü ödeneği nerede kullanacak? Ben size söyleyeyim. Kaçak sarayın gerçek maliyeti ortaya çıkmasın diye, 1100 odalı sarayı için kullanacak. Emekli kardeşime sesleniyorum, sana iki maaş ikramiyeyi fazla görenler, gece yarısı parlamentodan senin ödediğin vergilerle birilerine peşkeş çekiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.

Geçen hafta burada bir konudan söz etmiştim. Sayın cumhurbaşkanı askerlerle bir araya gelmiş orada “vallahi billahi kumpasa geldik. Biz hiç kimsenin hapse girmesini istemiyorduk. Bizi çocuk gibi kandırdılar, biz de buna uyduk” demişti. Hadi seni kandırdılar, sende bunu itiraf ettin. O da güzel, mesafedir aşamadır. O zaman gelin bu askerlerin iadesini yapalım. İtibarlarını iade edelim. Aynı gün TBMM genel kuruluna bir yıl önce verdiğimiz kanun teklifini indirdik. Dedik ki bakın cumhurbaşkanı bile diyor ki burada bir hata var, yanlışlık var, bu askerlerin hapse girmemesi lazımdı, bizi de kandırdılar. İadeyi itibar yapalım. Parlemtoda görüşüldü, AKP li vekillerin oylarıyla bu kanun teklifi reddedildi. Şimdi soruyorum, kim doğru, kim doğru değil.

 

Bütün bunları senin vicdanına sesleniyorum 77 milyon yurttaşım.  Sana son grup toplantısından sevgilerimi saygılarımı şükranlarımı sunuyorum. Seni düşüneceğim, senin için çalışacağım.