Kılıçdaroğlu: Artık hırsızlar savcıları kovalıyor

Kılıçdaroğlu: Artık hırsızlar savcıları kovalıyor
Kılıçdaroğlu: Artık hırsızlar savcıları kovalıyor
25 Aralık dosyasının kapatılmasına sert tepki gösteren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Hırsızların savcıları kovaladığı sürece girdik" değerlendirmesinde bulundu. CHP'li Altay'ın kendisine söz vermeyen Meclis Başkanı Çiçek'e kitapçık fırlatması için "meşru müdafaa" diyen Kılıçdaroğlu, parti kurultayı sonrası için çok sert uyarılarda bulundu.

ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP kurultayının ardından parti aleyhine açıklama yapanlara ‘acımayacağını’ söyledi. 25 Aralık yolsuzluk dosyasının kapatılması için de “Savcıların hırsızları kovaladığı bir süreçten hırsızların savcıları kovaladığı sürece girdik” diyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun öncelikle kendi kişiliğini ortaya koyması gerektiğini söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Star TV Ana Haber ’de Nazlı Çelik’in sorularını yanıtladı. 25 Aralık soruşturması, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki yemin töreni, yeni kabine ve CHP kurultayına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında şu konular öne çıktı:

İNCE İLE KURULTAYDA YANYANA OTURACAĞIZ: (Muharrem İnce’nin adaylığı) Üç aşağı beş yukarı belliydi, şaşırmadım. Kurultayda yan yana oturacağız. Bir Genel Başkan seçilecek bizde başarı dileyeceğiz. Kurultaydan sonra partinin aleyhine açıklama yapanlara acımayacağım, CHP ile yolları ayıracağız. Genel Başkanların Genel Başkan yaratma yükümlülüğü vardır, önünü kapatma değil.

GENEL BAŞKANLIKTAN AYRILMA KRİTERİ: Genel Başkanlık’tan ayrılmak için oy kaybı olması gerekiyor. Oyunuz yükseliyorsa istifa etmemeniz gerekir. Benim Genel Başkanlığı’mda oy düşüşü olmadı. Oyunuz düşüyorsa Genel Başkanlıkta kalmanızı doğru bulmam.

Kılıçdaroğlu'ndan barış mesajları


YOLSUZLUK YAPANLARIN AKLANDIĞI BİR SÜREÇTEYİZ: Bugün aslında önemli olan 25 Aralık yolsuzluk dosyasının kapatılmış olmasıdır. Savcıların hırsızları kovaladığı bir süreçten hırsızların savcıları kovaladığı sürece girdik, dramatik olan budur. Sayın Davutoğlu AKP Kongresi’nde ‘yolsuzluk yapanların elini kırarız’ demişti. Şimdi yolsuzluk yapanların aklandığı süreçteyiz. Şimdi ellerin kırıldığı değil öpüldüğü sürece girdik. Dosyayı kapatan savcılar çocuklarına çok ağır miras bıraktılar. İleride o çocuklara ‘senin baban yolsuzluk dosyasını kapattı’ diyecekler. Onlara Cumhuriyet Savcısı denmez.

MEŞRU MÜDAFAA: (CHP’li vekilin Meclis’te anayasa kitapçığını fırlatması) Sayın Cemil Çiçek Meclis’i açtıktan sonra Engin Altay adap içinde söz istiyor. Çiçek ise ‘vermem, isterseniz çıkın’ diyor. Çiçek’in ‘isterseniz çıkın’ deme yetkisi yoktur, orası Cemil Çiçek’in babasının mal değildir orası TBMM’dir. Söz verse Çiçek’e, ‘YSK kararı yayınlanmadığı halde siz TBMM’yi olağanüstü toplantıya hangi gerekçeyle çağırdınız? YSK kararı bilinçli olarak Resmi Gazete’de yayımlanmadı.’ Ama bu soruyu sormaya dahi izin verilmedi. Hukukta meşru müdafaa denen kavram vardır. Siz zorunlu olduğunuz zaman belli suçu işlersiniz ve o suç olmaktan çıkar. Tipik örneği ceza hukukudur. Adam öldürmek suçtur ama meşru müdafaa içinde suç değildir. İç tüzüğe göre söz vermezseniz Anayasa’yı çiğnersiniz. Bunu çiğneyen TBMM Başkanı, o zaman Anayasa’nın anlamı kalmıyor. Bütün demokrasilerde bu tepkisi gösterirsiniz. Parlamento’yu yasadışı toplayan bir Meclis Başkanı’na tepki değil de kitapçık atılınca tepki gösteriliyor.

ERDOĞAN’LA EL SIKIŞACAK MI?: Anıtkabir’de Aslanlı Yolun başında Cumhurbaşkanı geldi herkesin elini sıktı, doğal olarak bizde tokalaştık. Şimdi elini uzatacak mı uzatmayacak mı bilemem. Ben birinin elini gidip sıkacağım gibi özel çaba içinde olmam. Sıkarsa tabi sıkarız, özel kavga alanımız yok ki. Benim Bakanlar Kurulu’na önyargıyla bakma durumum yok. İcraatlarına bakacağım. Belki düşündüğümüzden güzel icraatlar yapacak o zaman da alkışlayacağız. Sorun çözmez sorun yaratırsa eleştiririz.

BOYNUNA DAVULU ASACAKLAR: Erdoğan’ın yeri, konumu belli anayasanın çizdiği çerçevede görev yapacak. Bizim muhatabımız Başbakan. Ama bu Başbakan’ın önce kişiliğini otaya koyması lazım. Erdoğan’dan bağımsız bir kişiliği olduğunu, devleti yönetecek erke sahip olduğunu göstermeli. Adli yıl açılış töreninde bunu göstermedi. Birinin talimatı altında, talimatla ülke yönetilmez. Boynunuza davulu asacaklar tokmağı başkasında olacak ve siz başbakan olacaksınız. Adli yıla gelse Sayın Davutoğlu’nun kişilikli politika yapacağına kanaat getirecektim. Başka bir iradenin tutsağı olduğunu gösterdi. Üzüntü verici bir tablo olarak değerlendiriyorum.

YARGITAY TÖRENİ: Yargının bağımsız ve tarafsız olması gerekir. Cumhurbaşkanı’nın Başbakan’ın, Adalet Bakanı’nın o törende hazır olması gerekir, katılması gerekiyor. Başbakan ve Adalet Bakanı Yargıtay’ın açılış törenine Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na tepki olarak katılmadı. Savunma hakkının olmadığı yerde adalet yoktur. Savunmanın olmadığı yerde hangi adli yılı açacaksınız. ‘O konuşursa ben olmam.’ O zaman zaten siz ülkede adalet olmadığını söylüyorsunuz. Bizde şikayet ediyoruz ama o törene katılmak durumundayız.