Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'na 'çapsız' dedim, mahkeme beni haklı buldu!

Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'na 'çapsız' dedim, mahkeme beni haklı buldu!
Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'na 'çapsız' dedim, mahkeme beni haklı buldu!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında İç Güvenlik Paketi'ne ve hükümete eleştiriler getirdi.

RADİKAL - CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Bunlar hakim, savcı kararı olmadan valinin talimatıyla, emniyet müdürünün sözlü talimatıyla arayabilirsin, çırılçıplak soyabilirsin diyor. Bir AKP ’li vekil 90 yıllık parantezden bahsediyordu da yarın biri gelip sokağın ortasında ‘soyun bakalım seni arayacağım’ dese siz ne diyeceksiniz acaba? diye konuştu.
İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:


Devleti hizmet eden bir kurum olmaktan çıkarıyor elinde sopa olan bir kurum haline getiriyor. Ortaçağ’a doğru gidiyoruz. Arkadaşlarımız bu yasayı geçirmemek için direniyorlar. Bu yasayı bu parlamentodan geçirtmeyeceğiz. Kendisine demokrat diyenlere bakın. Bunlar getiremezler. Diktatörler demokrasi getiremez. Kendisi sorun olan bir hükümet sorun çözemez. Savcı ve hakime verilen yetkiyi valiye veriyorlar. Kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkisi artırılıyor. Hani hukuk devletiydik?

Şu anda yürürlükteki kanuna göre polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde bu direnişi kırmak amacıyla zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin derecesi ve mahiyetine göre kademeli olarak artan nispette bedeni kuvvet ve maddi güç gerçekleştiğinde silah kullanabilir.

Polis silah kullanmadan önce kişiye dur çağrısında bulunur. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde önce uyarı mahiyetinde havaya silahla ateş edebilir. Kaçmakta ısrar etmesi halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla silahla ateş edebilir. Öldürmek amacıyla değil yakalama amacıyla ateş edebilir. Karşıdaki kişi silah doğrultmuşsa o zaman meşru müdafadır, ateş edebilir.


"HANGİ AHLAK KABUL EDER BUNU?"

Bunlar polisin dur demesine gerek yok diyor. Doğrudan doğruya adamı göreceksin, vuracaksın. Bunu biz nasıl kabul edelim. Hangi ahlak, hangi demokrasi kabul eder bunu. AKP’ye oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Bugün birisine yarın size gelir. Demokrasi, hukuk herkes içindir. Anayasanın 20. Maddesi ‘’Usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça kimsenin üstü, özel eşyaları aranamaz ve el konulamaz’’ diyor.

"BİRİ 'SENİ ARAYACAĞIZ DESE' NE DİYECEKSİNİZ?

Bunlar hakim, savcı kararı olmadan valinin talimatıyla, emniyet müdürünün sözlü talimatıyla arayabilirsin, çırılçıplak soyabilirsin diyor. Bir AKP’li vekil 90 yıllık parantezden bahsediyordu da yarın biri gelip sokağın ortasında ‘soyun bakalım seni arayacağım’ dese siz ne diyeceksiniz acaba…  Molotofun yasada cezası var. Yakala. Yakaladın da biz engel mi olduk.

"GÜL 'DİKKATLİ OLMAK GEREKİR' DİYOR"

Buna sadece biz değil bütün barolar, STK’lar karşı çıkıyor. AKP’ye oy veren vatandaşlar için söylüyorum. Abdullah Gül ‘daha dikkatli olmak gerekir’ diyor. O bile rahatsız. AB de rahatsız. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ‘bunlar doğru değil. Polis devletine doğru gidiyorsunuz’ diyor. Bu kanun bu haliyle çıkarsa yabancılar gelip yatırım yapmaz, Türkiye’yi yönetenler için diktatör tanımı yapılır. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar giderek ağırlaşıyor. Türkiye uygar bir toplumun parçasıyken şimdi Ortadoğu’nun bir parçası haline geldi. Terör örgütlerinin yuvası haline geldi. Avrupa, Türkiye’yi böyle görüyor.

"ÇAPSIZ DEDİM MAHKEME HAKLI BULDU"

Davutoğlu’na çapsız demiştim, beni mahkemeye vermişti. Mahkeme beni haklı buldu. Ekonomi , dış politika sorunlarını çözeceğiz. Her sorunu çözeceğiz. Sizden sadece ve sadece 4 yıl için süre istiyorum. Korkunun olmadığı bir Türkiye, iş dünyasının özgürce yatırım yaptığı bir Türkiye, çatışmanın olmadığı bir Türkiye, atama bekleyen öğretmen sorununun olmadığı bir Türkiye… Bunun sözünü veriyorum. Sözüm sözdür, sözüm Türkiye’dir.