Kılıçdaroğlu: Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok

Kılıçdaroğlu: Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok
Kılıçdaroğlu: Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok
Kılıçdaroğlu: "Ciddi ciddi kuvvetler ayrımını eleştiriyor Başbakan. Sanki bu ülkede kuvvetler ayrılığı ilkesi varmış gibi eleştiriyor. Bütün yetkiler sizde zaten"

  CHP Basın Birimi'nden yapılan açıklamaya göre Kılıçdaroğlu, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Yönetim Kurulu üyelerini, kabul etti.

Bilgin, kabulde Kılıçdaroğlu'na medyanın durumu ve sorunlarına ilişkin bir rapor sundu.

Türkiye'nin düşünce özgürlüğü açısından çok sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ileri süren Bilgin, tutuklu gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını diledi.

Bilgin, gazetecilerin yıpranma hakkına da değinerek, bu hakkın yeniden verilmesi için parlamento çalışmalarında CHP'nin desteğini de istedi.

Kılıçdaroğlu da gazetecilerin yıpranma hakkının ellerinden alınmasının kabul edilebilir bir uygulama olmadığını belirterek, “Sizin yıpranma hakkınız çok önemli. Bu hakkın verilmesi lazım. Bu konuda CHP olarak elimizden geleni yapacak, hakkın verilmesi için bütün gücümüzü göstereceğiz. Yani bize ne tür bir görev düşüyorsa onu parlamentoda yerine getireceğiz” dedi.

Bir meslek kuruluşu temsilcisinin basının taraflı yaklaşımlarından bahsetmesini önemli ve anlamlı bulduğunu da belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bizzat işin içinde yaşayan gazetecilerin 'düşünce özgürlüğümüz kısıtlanıyor, yayın özgürlüğümüz kısıtlanıyor' demesi çok daha ayrı. Daha anlamlı. Çünkü siz işin içinde yaşayanlarsınız. Gazetelere baskı yapılması, bazı yazarların işine son verilmesi, bazı yazarların kendilerine otosansür uygulamaları. Sayın Başbakan'ın hoşuna gitmeyen haberlerin gazetelerin birinci sayfalarından özenle çekilip içerde küçük haber olarak bir yerlere sıkıştırılması. Bunlar bizim gözümüzden kaçmıyor. Ama maalesef geldiğimiz nokta demokrasi açısından iyi sınav verdiğimiz bir nokta değil.”

“PARLAMENTER DEMOKRASİ MÜCADELESİ YOK SAYILIYOR"   

Kabulde, tutuklu gazetecilerin sayısına da dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“İlk Brüksel'e gittiğimde hapisteki gazeteci sayısı 35 idi. Sonra 100'e kadar çıktı, şimdi 76 civarında gazeteci arkadaşımız hapiste. 700'e yakın üniversite öğrencisi hapiste. Bunu anlamak mümkün değil. Çin'i ve İran'ı geçtik.
Üstelik 1950'lerden bu yana gelen çok partili, parlamenter demokrasi mücadelesi yok sayılıyor. Ciddi ciddi kuvvetler ayrımını eleştiriyor Başbakan. Sanki bu ülkede kuvvetler ayrılığı ilkesi varmış gibi eleştiriyor. Bütün yetkiler sizde zaten. Sayın Başbakan'ın çıkıp neyi istediğini çok net bir şekilde halka söylemesi lazım. 'Ben şunu' istiyorum demesi lazım.
Ben aslında Başbakan'ın ne dediğini gayet iyi biliyorum. 'Benim ağzımdan çıkan her sözcük parlamentoda yasa haline gelsin, yargı asla itiraz etmesin ve biz bu olayı bitirmiş olalım' diyor. Padişahta olmayan yetkiyi istiyor aslında. Medya üzerine baskı kurulması, gazetecilerin özgürce yazamamaları, haber yapamamaları, zaten bu anlayışın bir sonucu.”
CHP olarak “tek parti devletiyle” karşı karşıya olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Valisiyle, kaymakamıyla, güvenlik görevlileriyle, her şeyle. Biz böyle bir yapıya karşı mücadele ediyoruz. Yoksa karşımızda bir AKP 'li siyasal partiyle mücadele etmiyoruz biz” dedi.

Kılıçdaroğlu, medyanın sorunları hem ülke hem de dünya kamuoyunun önüne koyması gerektiğini sözlerine ekledi. (aa)