Kılıçdaroğlu neden İzmir'i seçti

Kılıçdaroğlu neden İzmir'i seçti
Kılıçdaroğlu neden İzmir'i seçti
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir'den ön seçime gireceğini açıklaması sonrası, parti içinde eleştiri kazanı kaynamaya başladı bile. Kılıçdaroğlu'nun İzmir'i, yani kolay olanı seçtiği, başta İzmir 2. Bölge'de aday adayı olan partililer olmak üzere partililer tarafından dile getirilmeye başlandı.

RADİKAL- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 'nun İzmir'den ön seçime gireceğini açıklaması olumlu tepkiler kadar eleştiri de aldı. Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek CHP liderinin bu kararını 'Kılıçdaroğlu'nun çıkışı'  başlıklı analizinde değerlendirdi. Zeyrek analizinde şunlara vurgu yaptı:

CHP liderinin milletvekili adaylığı için ön seçime girmesi, CHP içinde ve muhalefet cephesinde önemli sonuçlar doğuracak.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir 2. Bölgeden aday adayı olarak ön seçime giriyor. Siyasi Partiler Yasası'nın liderin mutlak otoritesini sağlamlaştırdığı Türkiye'de önemli bir çıkış bu. CHP gibi, herhangi bir üyenin bile Genel Başkan'a kafa tutup, 'bunlar yönetemiyor' diyebildiği bir partide, aynı zamanda önemli bir risk ve cesaret işi...
Kılıçdaroğlu, İzmir'den ön seçime girip aday adayı olması yönündeki teklifi ilk İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'ndan almıştı. Bu sürpriz öneriyi çok beğenmişti ama yönetim organlarına soracağını belirterek hemen karar verememişti.
Kılıçdaroğlu'nun konuyu MYK'ya taşıması gerekiyordu, çünkü, otomatik olarak kendilerinin de ön seçime girmesi gerekeceği söyleneceğinden Genel Başkan Yardımcıları bu karara itiraz edebilirdi.
Zira, yeni transferler Selin Sayek Böke, Enis Berberoğlu, mutfak ekibinden Prof. Sencer Ayata gibi isimler, teşkilatlarda karşılığı olmayabileceğinden kontenjan adayı olduklarında hedef tahtasına konulmayabilir. Ancak Gürsel Tekin, Tekin Bingöl gibi deneyimli siyasetçilere 'Genel Başkan'ın açtığı yoldan siz de gitmelisiniz' diyenlerin sayısı hayli fazla olabilir.
Sadece Genel Başkan Yardımcıları mı? Hayır. Volkan Canalioğlu gibi deneyimli siyasetçiler de benzer eleştirilerin muhatabı olacaktır. Trabzon'da Canalioğlu'nun ön seçim yerine kontenjanı tercih etmesi şimdiden küçük çaplı bir ayaklanma çıkarmış bile...
Bu liste uzatılabilir. Ancak gelen bilgiler, Kılıçdaroğlu'nun İzmir'den ön seçime gireceğini MYK'nın gündemine bile getirmeden direkt İzmir İl Başkanı'na ilettiği yönünde.
Kılıçdaroğlu, bu kritik kararıyla her durumda eleştiriye odaklanmış partililerden kurtulabilecek mi?Elbette hayır. Parti içinde eleştiri kazanı kaynamaya başladı bile. Kılıçdaroğlu'nun İzmir'i, yani kolay olanı seçtiği, başta İzmir 2. Bölge'de aday adayı olan partililer olmak üzere partililer tarafından dile getirilmeye başlandı. "Ankara'da 79 yaşındaki Önder Sav'ın, İstanbul'da Mustafa Sarıgül'ün, Antalya'da Deniz Baykal'ın karşısına çıkmadı" diyenler var. Hatta, bazı partililer, daha da ileri giderek, 'HDP barajı geçerse Milletvekili çıkaramayız' endişesiyle Tunceli'den aday olmadığını söylemeye başladı.
Seçimlere 80 gün kala, muhalefet cephesinde şöyle bir tablo var:
MHP 'nin özellikle İç Anadolu'da AK Parti'ye kaptırdığı milliyetçi oyları geri toplamaya başladığı yorumları yapılıyor. Ekonomi alanındaki transferleri de konuşulan MHP, Kürt sorunu gibi konularda CHP'nin ulusalcı tabanını da cezbediyor.
HDP de Demirtaş'ın kapsayıcı söylemiyle çıkış yapıyor. Demirtaş, Erdoğan'a "Seni başkan yaptırmayacağız" diye seslenirken, doğrudan CHP saflarındaki destekçilerine hitap ediyor.
CHP başarısız olduğunda, tabanından hem MHP'ye hem HDP'ye kayma olduğu bir gerçek. Ön seçimler CHP tabanında bir uyanışa neden oldu ama bu yetmeyebilir. Muhalefetteki iki rakibinin güçlenmesi, Kılıçdaroğlu'nun oylarını korumak için ön seçime girme gibi iddialı adımları sürdürmesini ve parti içi çekişmeleri bitirmesi gerektirebilir.