Kılıçdaroğlu: Sonuna kadar mücadele edeceğiz

Kılıçdaroğlu: Sonuna kadar mücadele edeceğiz
Kılıçdaroğlu: Sonuna kadar mücadele edeceğiz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı basın toplantısında milletvekili seçilen ve tahliyesi reddedilen tutuklu gazeteci Mehmet Haberal ve Prof. Dr. Mustafa Balbay'ın haklarında hiç bir mahkumiyet kararı olmadığını söyledi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, "İkinci ’Ergenekon’ davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları sırada milletvekili seçilen Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin reddi" konusunda, "Bu yargı kararı halkın iradesine vurulan bir darbedir" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında yaptığı toplantıda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, "İkinci ’Ergenekon’ davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları sırada milletvekili seçilen Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin reddi" kararını değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, MYK toplantısından sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Haberal ve Balbay’ın hiçbir zaman dokunulmazlık istemediğini, ’bizi yargılamayın’ demediğini, kimsenin dokunulmazlıkların arkasına saklanmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Eğer siz bunların gelip yemin etmelerine engel koyarsanız halkın iradesini yok sayarsınız. Bu yargı kararı halkın iradesine vurulan bir darbedir" dedi.

Kılıçdaroğlu, sükunetle karara yapılan itirazın sonucunu bekleyeceklerini belirterek, parlamento zemininde sonuç alıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, "İkinci ’Ergenekon’ davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları sırada milletvekili seçilen Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin reddi" konusunda, "demokrasiye, özgürlüğe ve halkın iradesine indirilen bu darbenin karşısında asla sessiz kalmayacaklarını, parlamento zemininde sonuç alınıncaya kadar mücadelelerini kararlılıkla ve azimle sürdüreceklerini" söyledi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında yaptığı toplantıda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, "İkinci ’Ergenekon’ davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları sırada milletvekili seçilen Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin reddi kararını değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, MYK toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Milletvekillerinin hangi koşullarda parlamentoya geleceklerinin yasalar tarafından belirlendiğini anlatan Kılıçdaroğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) da adayları inceleyerek "bunların milletvekili seçilmelerine girmelerinde sakınca yoktur" diye karar verdiğini söyledi. Halkın iradesiyle seçilen milletvekillerinin yine yargıya başvurduğunu ve yargının kararıyla mazbatalarını aldıklarını belirten Kılıçdaroğlu, seçilen milletvekillerinin YSK’nın kesin kararını açıklamasından sonra yasaların öngördüğü şekilde parlamentoya gelerek yemin töreninde hazır bulunduklarını kaydetti.

Mehmet Haberal ile Mustafa Balbay’ın hiçbir mahkumiyetlerinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletvekili seçilmelerinde hiçbir engel yok. Resim Gazete’de yayınlanmış, TBMM’ye bildirilmiş, bildiren organ YSK, o da bir yargı organı üst yargı organı, bunun üstüne başka itiraz edecek makam da yok. Şimdi deniyor ki ’efendim belgeler, deliller toplanamadı. O nedenle biz bunları serbest bırakamıyoruz’ 3 yıldır delilleri toplamak için CHP mi görevliydi? Hangi ülkede, hangi evrensel demokrasinin, hukuk kurallarının geçerli olduğu bir ülkede 3 yıldır insanları içeri atacaksınız? ’Efendim deliller toplanamadı’ 20 yıl olsa, 20 yıl mı içerde kalacak?"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün TBMM’nin açılış konuşmasında "tutukluk sürelerinin bu kadar uzamasının kendisini rahatsız ettiğini" söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Bu arkadaşlarımız hiçbir zaman dokunulmazlık istemiyorlar. Bizi yargılamayın demiyorlar. Hiç kimse dokunulmazlıkların arkasına saklanmıyor" diye konuştu.

Milletvekillerinin yemin etmelerine, parlamentoya gelmelerine engel konulmasının halkın iradesini yok saymak olacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Hani halk en büyük güçtü? Bunları başka bir ülkenin halkı mı gelip seçti? Bizim ülkenin halkı seçti. Halkın iradesine saygı gösterecekseniz bu yargı kararı halkın iradesine vurulan bir darbedir bunun bilinmesi lazım. Biz sükunetle itiraz sonucunu bekleyeceğiz ve umuyoruz ki evrensel hukuk galip gelir, bu ülkede yargıçlar da var diyebileceğimiz bir ortam tesis eder. Halkın iradesine saygı duymayan yargı aracılığıyla ben politikayı nasıl dizayn ederim diye yola çıkanların ayıplandığı bir karar ortaya çıkmış olur, arzumuz bu. Hukuk, demokrasi egemen olsun bu ülkede. Yasama organının ne demek olduğu bilinsin bu ülkede. Milletvekilini seçeceksiniz birileri kalkacak evrensel hukuku da, halkın iradesini de hiçe sayarak yok efendim ben böyle karar aldım diyecek. Bu ülkede demokrasi bu kadar ucuzlamadı, kimse kusura bakmasın."

Seçimlerde demokrasi, özgürlük dediklerini, demokrasi raporunu açıkladıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, demokrasiye derinlik, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü kazandırmak istediklerini söyledi.

Hukukun üstünlüğünü bir tarafa bırakılıp birilerinin üstünlüğünü sağlamak için alınan yargı kararı karşısında sessiz olamayacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğünün herkes için geçerli olmak zorunda olduğunu, bu evrensel kurala herkesin uyması gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Özellikle de bunu en iyi bilmesi gereken yargıçların uyması lazım. Bu kararla demokrasi yara almıştır. Oysa bizim görevimiz demokrasiyi yüceltmek, derinleştirmektir. Halkın iradesine saygı duyulan bir demokratik düzeni bu ülkeye getirmektir. Üç kişinin, iki kişinin iradesini kalkıp halkın iradesinin üzerine tesis etmek demokrasi değildir" dedi.

"KARARLILIKLA HAKLARIMIZI SAVUNACAĞIZ"
Demokrasiye, özgürlüğe ve halkın iradesine indirilen bu darbenin karşısında asla sessiz kalmayacaklarını, parlamento zemininde sonuç alınıncaya kadar mücadelelerini kararlılıkla ve azimle sürdüreceklerini belirten Kılıçdaroğlu, "herkesin bunu çok iyi bilmesini" istedi.

Yargının demokrasiyi güçlendirmek için olduğunu, demokrasiyi askıya alamayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Birisi kalkıp siyasi otoritenin beklentileri doğrultusunda karar verecek ve bunun karşısında CHP, bu ülkeye demokrasiyi özgürlüğü getiren en büyük kurumlardan olan CHP sessiz kalacak... Buna izin vermeyiz. Her yerde, her ortamda kararlılıkla haklarımızı sonuna kadar savunacağız. İki arkadaşımız parlamentoya gelecek özgür iradeleriyle yeminlerini içecekler ve milletvekili olarak görevlerini yapacaklar. Onlar Türkiye ’nin milletvekilidir. Onların hapiste tutulmaları hiçbir demokrasinin kabul etmeyeceği bir sistemi Türkiye’ye getirmek demektir. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Avrupa İnsan Hakları, pek çok hukuk çevresi, aklı başında olan her yurttaş alınan bu karara tepki göstermek zorundadır. Demokrasi, hukuk hepimiz için vardır. Birileri için demokrasi, birileri için hukuk olmaz. Kararlılıkla sonuna kadar düşüncelerimizi savunacağız, arkadaşlarımız parlamentoya gelecek ve milletvekili olarak özgürce iradelerini yerine getirecekler."

Öte yandan, kararın değerlendirildiği toplantıya MYK üyelerinin yanı sıra CHP’nin hukukçu milletvekilleri Emine Ülker Tarhan, İlhan Cihaner, Rıza Türmen ve Atilla Kart’ın da katıldığı, MYK üyeleri Sezgin Tanrıkulu ve Süheyl Batum’un ise il dışında olmaları nedeniyle toplantıda bulunmadıkları öğrenildi.

Bu arada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Balbay’ın eşi Gülşah Balbay ile telefonda görüşürek "üzüntülerini ilettiği" öğrenildi.