Kılıçdaroğlu: Türkiye çetin bir toplumsal barış sınavından geçiyor

Kılıçdaroğlu: Türkiye çetin bir toplumsal barış sınavından geçiyor
Kılıçdaroğlu: Türkiye çetin bir toplumsal barış sınavından geçiyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin çetin bir toplumsal barış sınavından geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Medya ve basın bizim gözümüz kulağımız ve sesimizdir. Bir gazeteyi okur veya okumayız, alır veya almayız. Ama medya üzerine baskıyı asla kabul etmeyeceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu 'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

İlk soru seçimden sonra Türkiye neden bu atmosfere sokuldu, hangi gerekçeyle… Acıyı, gözyaşını toluma seçenek olarak kim sundu?
Bizim milletimize buna layık mıydı? Kana ve gözyaşına bizi neden bulaştırdılar?

107 şehit verdik, bugün yine cenazedeydik. Türkiye çetin bir toplumsal barış sınavından geçiyor, bu sınav hepimiz için geçerli.
Bu sınavı iyi vermek zorundayız, bu sınavı başarmak zorundayız. Çocuklarımız için, çağdaş Türkiye için başarmak zorundayız…

Terör örgütü tam 30 yılı aşkın süredir bizi bölmeye çalışıyor. Kardeşi kardeşe düşman etmeye çalışıyor. Ne yaparsan yap biz ayrışmayacağız, biz zor bir süreçten geçiyoruz.

Elbette teröre karşı çıkıyoruz, tabii ki lanetleyeceğiz, elbette elimizde bayraklarla dışarı çıkacağız. Ama bütün bunları yaparken terör örgütünün beklentilerine karşılık vermekten kaçınacağız. Bayrağımızı elimize alacağız tabii ki alacağız, bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkacağız.

77 milyon vatandaşımızın bu konuda çok duyarlı olması lazım. Özellikle genç arkadaşlarıma sesleniyorum. Bu ülkenin geleceği gençler. Sizin vatan sevginizden hiç kimsenin en ufak bir şüphesi yok. Ülkenize olan sevginizi ve saygınızı biliyoruz lütfen ve lütfen provokasyona gelmeyin.

Kim gelir size inanç, etnik kimlik ve yaşam tarzınız üzerinden yaklaşırsa kaçının. Şunu söyleyin onlara: Bu ülkede herkesin inancına saygı duyuyorum deyin. Bayrağınız alın yüreğinizin üzerinde taşıyın ama sakın ola ki provokasyona girmeyin.

Genç arkadaşlarıma sesleniyorum, yolcu otobüsleri onu şunu taşıyor diye taşlamak asla doğru değil. Ayrıştırırsak orası bizim değil algısı yaratırız. Bizim bayrağımız orada, neden bölünüyoruz, neden ayrışıyoruz? PKK ’nın değirmenine su taşımaktır bu eylemler. Bölücülerin değirmenine su taşımayın. Yakıp yıkmak sadece PKK’nın değirmenine su taşımak anlamına gelir.

Ben isterdim ki bu uyarıları bu ülkenin cumhurbaşkanı yapsın. Kardeşliği savunsun, beraber olduğumuzu söylesin, gençler provokasyonlardan uzak durun desin. Bu memleket bizim desin. Görüşlerimiz, kimliklerimiz farklı olabilir ama aynı havayı teneffüs ediyoruz
Sevinçli günlerimizde de hüzünlü günlerimizde de beraber olmalıyız. Bütün siyasi partilerin terör örgütüyle aralarına net çizgi koymaları lazımdır, bunları kabul etmiyoruz. Terör insanlık suçudur nokta, teröre karşı ortak çaba harcayacağız nokta…

MEDYA VE BASIN BİZİM GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ VE SESİMİZDİR

Medya ve basın bizim gözümüz kulağımız ve sesimizdir. Bir gazeteyi okur veya okumayız, alır veya almayız. Ama medya üzerine baskıyı asla kabul etmeyeceğiz. Medya özgürce yayınını yapacak.

Bizim havuz medyası diye suçladığımız gazetelere saldırı yapıldığında ilk telefon açan da benim, geçmiş olsun diye de benim. Medyaya özgür alan bırakacaksınız yazacak, suçlamak, kırmak dökmek asla doğru değil. Bunları kabul etmemiz mümkün değil.

Neden gençlere sesleniyorum, umudumuz gençler dedim. Sizler bu ülkenin değerlerine sahip çıkacaksınız. Birbirimizi eleştirebiliriz ama kıramayız. PKK zaten bunu istiyor, insanları nasıl düşman kılarım diyor.

'TERÖRÜ BİTİRECEKSEN BEN SANA VERECEĞİM O 400 VEKİLİ'

“400 vekil olsaydı böyle olmazdı” dedi. Buradan söz veriyorum, çok açık ve net. Eğer terörü bitireceksen ben sana vereceğim o 400 vekili, söz veriyorum. Haydi kardeşim. Acılara üzülüyorum, inanın rahat yatamıyorum.

Ülkeyi yönetmeye talibiz.