scorecardresearch.com

Kılıçdaroğlu Başbakan'ı haklı buldu

Kılıçdaroğlu Başbakan'ı haklı buldu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'ye gösterdiği tepkiyi 'haklı bir tepki' olarak değerlendirdi.

AFYONKARAHİSAR - Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar'a giderken parti otobüsünde gazetecilerle sohbet etti.

Bir gazetecinin, Dersim ile ilgili açıklamalarını hatırlatarak, Başbakan'ın buna yönelik cevabını değerlendirmesini istemesi üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Başbakan ağzından çıkana her zaman dikkat etmek zorundadır. Ne söyledi? 'Dersim ile ilgili belgeleri açıklayacağım' dedi. Hatta bunu tehdit eder gibi söyledi. Biz de gayet sakin bir şekilde 'Sen Başbakan'sın, devleti sen yönetiyorsun, devletin arşivleri var, arşivleri açıkla' dedik. Yani şantaj yapmak Başbakan'a yakışır mı? Başbakan'a yakışan nedir? 'Ben açıklarım' dediği zaman belgeleri açıklamasıdır. Bu kadar basit. Açıklayabilir mi? Samimi söylüyorum, inanıyorum açıklayamaz. Çünkü onu açıklayacağı yüreği yok. Söylemek kolay, yapmak zordur. Sayın Başbakan söylediğini yapmalı. Tutarlı olmak istiyorsa bunu yapmalı.”

Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin, Başbakan Erdoğan'ın “CHP'nin tek partili dönemindeki belgeleri açıklayacağım” sözlerini anımsatması üzerine de “Ne diyordu? 'Ergenekon'u öğrenmek istiyorsanız Dersim'e bakın' demiyor muydu? Biz de bakmak istiyoruz. Belgeleri niye gizliyorsun? Açıkla. Var olan dosyaya baktık. Karşımıza Hayati Yazıcı çıktı ama orada kimi göreceğimizi bilmiyoruz. Açıklasın bakalım belgeleri kimmiş bunlar. Arşivler açık değil. Başbakanlık Devlet Arşivi'nde bile bütün belgeler açık değil. Bunu bilmeyen mi var? Herkes biliyor, bir tek Başbakan bilmiyor. Sözde halkı uyutacak” değerlendirmesinde bulundu.

“Tek partili dönemlerde yaşananlardan şimdiki CHP'nin sorumlu tutulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu Kılıçdaroğlu, “Eleştirecek başka bir şey bulamıyor da onun için. Ne yapacak? Cumhuriyet tarihi ile hesaplaşıyor Sayın Başbakan. Öyle anlaşılıyor. O dönemi eleştirecekmiş. O dönemi eleştiren dünya kadar kitap var zaten” şeklinde yanıtladı.

“GENELKURMAY DEVLETİN İÇİNDEYSE ARŞİVLERİ AÇILSIN”
Kemal Kılıçdaroğlu, “Siz Genelkurmay arşivlerinin de mi açıklanmasını istiyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Genelkurmay devletin dışında bir organ değil ama Sayın Başbakan diyorsa 'Genelkurmay devletin dışında bir organ' ona bir şey diyemeyiz. Devletin içindeyse devletin arşivleri açılsın. Kaldı ki ben Plan Bütçe Komisyonunda görev yaptığım dönemde gizlilik kararı alınan arşivlerin, belgelerin belli bir süre sonra kamuoyuna açıklanmasını istedim. Bir süre konulur. Bu İngiltere'de, Amerika'da var, birçok ülkede var. 30-40 yıl geçer, sonra bu belgeler kamuoyuna açıklanır. Bizde hiç açıklanmıyor. Niye hiç açıklanmıyor? Devletin arşivlerinin de belli bir süre sonra açılması lazım, kendi tarihimizi bilmek zorundayız. Daha sağlıklı tahlillerin olması açısından onlar gerekli.”

Başka bir gazetecinin, “Ebedi sır olmaz” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, “Onu, sadece biliyorsunuz Dolmabahçe'de yaşadık. İki kişi görüştü ve görüşmeyi mezara götüreceklerini söylediler. Bu da herhalde sadece bizim ülkemizde rastlanan bir olay. Demokrasisi sağlıklı çalışan bir ülkede böyle bir olay olmaz” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, 1915-16 olaylarına ilişkin arşiv belgelerin de açıklandığını anımsatarak, “O döneme ait, 1915-16 yıllarına ait Osmanlı belgeleri açıklandı. Bu, gayet güzel bir şey. Bir eksik, yanlışlık varsa, o günün koşulları dikkate alınarak tarihçiler tarafından değerlendirilir. Buna sağduyu ile yaklaşmamız lazım ama geldiğimiz noktada Başbakan 'ben açıklarım ha' diyecek, biz suçluymuşuz gibi... Buyur açıkla. 'Yok, şimdi elimizde, belge yok...' Çocuk kandırıyor” diye konuştu.

Bir konuşmasında özel hayatin gizliliğine vurgu yaptığı anımsatılarak, “(Bizde de belge var, biz de mi açıklayalım?) dediniz. Bunu biraz açar mısınız?” sorusuna Kılıçdaroğlu, şu cevabı verdi:

“Bize de çok sayıda belge geliyor, biz onları açıklamıyoruz. Sonuçta 'bunlar doğru değil' diyoruz. Kişilere, özel hayatın gizliliğine saygımız var. Buna hukuk devleti içerisinde önce Cumhuriyet savcılarının uyması gerekir. Adı üstünde Cumhuriyet savcısı... Cumhuriyet savcısı unvanını bırakıp, ' AKP savcılığına' soyunursa bu doğru değil. Görünen tablo bazı savcıların 'iktidar savcısı', 'AKP savcısı' olduğu şeklinde bir imaj çıktı ortaya. İmajın da ötesine geçti, böyle bir yapı çıktı ortaya.”

AİLE SİGORTASI SİNEMALARDA TANITILACAK
Kemal Kılıçdaroğlu, “Yargıtay ve Danıştaya savcılar atandı. Bu arada idari mahkemelere de atamalar yapıldı. Sizin eleştirileriniz yerini mi buldu?” sorusuna, “Yargının ele geçirilmesi süreci aşama aşama devam edecek. Yargı siyasallaştırılacak. Bu atamalar da bunun göstergesi. Önümüzdeki süreçte bunu daha çok göreceğiz” karşılığını verdi.

Bir gazetecinin, “İlginç isimler de var” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, “İsim vermek istemiyorum ama AKP'nin yargıyı ele geçirme sürecidir. Yapılan uygulamalar bunu açıkça gösteriyor zaten” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Van'da ve İstanbul'da gerçekleştirilen toplantıların devamının gelip gelmeyeceği sorusuna, “Düşünüyoruz. Bir Konya'da yapmayı düşünüyoruz ama seçim takviminde bu toplantı süresi arasında bir sıkışıklığımız olur mu diye kaygımız var ama ön hazırlıkları yapılıyor. Eğer yapabilirsek yapacağız. Bu kez mütedeyyin insanların kaygıları, onların CHP'ye bakışları, beklentileri... O çevre ile de görüşmek istiyoruz” karşılığını verdi.

SAROKZY'NİN TÜRKİYE ZİYARETİ
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye ziyaretine ilişkin tepkisini doğal karşıladığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Olması gereken bir tepkiydi. Sarkozy'nin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecine sıcak bakmadığını, engeller çıkardığını biliyoruz. Yasal değişiklikler de yapıldı Fransa'da biliyorsunuz. Sarkozy'nin Türkiye'ye daha sıcak bakmasını isterim. Türkiye'ye gelirken de G20'nin bir üyesi olarak geliyor ama biz daha farklı bir kimlikle Türkiye'ye gelmesini, görüşmeler yapmasını, tarafları dinlemesini isterdik. Yani Sayın Başbakan'ın tepkisi haklı” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, MGK sonuç bildirgesinde Ortadoğu ve Afrika'da yaşanan gelişmelere dikkat çekildiği hatırlatılarak, “Olayların Türkiye'ye bir yansıması olur mu? Bir sıçraması söz konusu mu sizce?” sorusuna, “Hayır, Türkiye'ye bir sıçrama olacağını düşünmüyorum. Türkiye'nin konumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden biraz farklı. Bizim demokrasi kültürümüz, onlara göre bir hayli eski. Dolayısıyla baskı kurumsallaşmazsa bir sorun çıkmaz Türkiye'de” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, “Aile sigortası ile ilgili Savunma Sanayi bütçesinde kısıntı yapma gibi bir düşünceniz söz konusu mu?” sorusuna da şu karşılığı verdi:

“Hayır. Zaten bütçeden ayrılacak pay çok büyük bir rakam değil. Aile sigortası ile ilgili bütçe hazırlanırken, bütçede denge içerisinde yapılacak. Bütçe her yıl artar zaten azalmaz ki... Sonuçta aile sigortası kapsamında 14 kurum var. 14 kurumun bütçesini alıyoruz, tek bir bütçeye indiriyoruz. Personeli çok daha az oluyor. Yapılan yardımlar çoğu zaman amaca uygun olarak kullanılmıyor. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun son derece güzel hazırlanmış bir raporu var. O rapora baktığınız zaman bizim ne yapmak istediğimiz çok daha net çıkıyor ortaya. Hem tasarruf yapıyoruz hem kaynakları etkin kullanıyoruz ama olur ya bir yerden bir kısıtlama yapılacaksa, herhangi bir yerden yapabiliyoruz. Buna Milli Savunma Bakanlığının bütçesi de dahil.”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP'nin internet sitesinde yer alan Arapça çeviri bölümü hatırlatılarak, “Arapça ne mesaj veriyorsunuz” sorusu üzerine, “Demokrasi ve özgürlük” dedi. (aa)

http://www.radikal.com.tr/104115910411594

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Yanlışlıklar - netekim

Ne yazık ki yargının bu hale gelmesinin müsebbibi olan Anayasa değişikliği sizden önceki genel başkanın ince politika bilmemesi nedeniyle gerçekleşti. Asıl yapmak istedikleri değişikliklere sos olarak ekledikleri ( ve demokrat kimseninde hayır demeyeceği ) maddeleri mecliste onaylayarak yüksek yargıyla ilgili maddeleri iyot gibi açığa çıkarabilirdiniz. O zamanda bu anayasa değişikliğinin amacını anlatmanız çok daha kolay olurdu ve geçmezdi. Ama bunu yapmak yerine hamasi söylemleri tercih ettiniz ve bu duruma geldik. AKP nin söylemlerine karşı bırakın gündem belirlemeyi, savunmanızı bile düzgün yapamıyorsunuz. Hala 80 senelik CHP zihniyeti diyebiliyorlar utanmadan, hala CHP İş Bankasından para alıyor diyebiliyorlar, hala utanmadan 6-7 Eylül olayları sırasında CHP nin iktidar olduğunu ima edebiliyorlar 2 gün önce ( nasıl olsa halkımızın hafızası o zamanlara kadar gitmez diyorlardır ) ve siz buna karşı ne diyorsun sen ya diyemiyorsunuz..... Silkinin ve kendinize gelin

Yeter Artık Ama! - deborah

Başbakan referandum öncesi gözyaşlarına boğulup demokrasi dersi verirken,şimdi bir baktık ki adalet komisyonu başkanı Ahmet İyimaya,geçmişte Kenan Evren'i savunmuş!Keza devlet bakanı Hayati Yazıcı, Sivas sanıklarını savunmuş!Bütün bunlar dururken,muhalefette olan Kılıçdaroğlu'na çakmaya devam edersek Akp de sahte demokrasi masallarıyla bizi kandırmaya devam eder!!!

Kılıçdaroğlu Başbakan'ı haklı buldu - ms@deniz

Bay Kılıçdaroğlu, dersimle ilğili açıklamaların bana pek inandırıcı gelmiyor: Başbakan Tayyip gibisende Dresim'le ilgili arşifleri açmazsın, Onur Öymenle ilgili konuyu size hatırlatmak isterim. Bir söz söyledin, daha sonra çark ettin sözüne sahip çıkmazsın...

BAŞBAKAN HAKLI: - yine direnç

2003 yılında özelleştirilen ve piyasanın babalarına 292 milyon dolara satılan Tekel’in içki bölümü (Mey İçki), 2006’da ABD’li Teksas Pacific Group’a (TPG) 810 milyon dolara satıldı. Geçen hafta ise İngiliz içki şirketi Diageo’ya 2.1 milyar dolara devredildi. 8 yılda 10 misli kâr... Sözcü gazetesi dün şu manşeti atmıştı: “Tıksırıncaya kadar kâr ettiler” Babalar gibi satarız... Ülkemizi pazarlamakla mükellefiz, gibi sloganlarla çıkılan yolda varılan sonuç ibret verici... Halkın malı mülkü onda bir fiyatına satılmıştır...