Kılıçdaroğlu'na 'ya ol, ya öl' sözleri için takipsizlik

Kılıçdaroğlu'na 'ya ol, ya öl' sözleri için takipsizlik
Kılıçdaroğlu'na 'ya ol, ya öl' sözleri için takipsizlik
Savcılık "Kılıçdaroğlu 'ya ol, ya öl" başlıklı yazısında CHP liderine hakaret ettiği gerekçesiyle bir gazeteci hakkında başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

ANKARA - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “ Kılıçdaroğlu 'ya ol, ya öl” başlıklı yazısında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na “hakaret” ettiği gerekçesiyle gazeteci Fatih Uğurlu hakkında başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Gökçek tarafından verilen kararda, CHP adına Avukat Şenal Sarıhan'ın 19 Ocak 2012'de verilen şikayet dilekçesinde, “Habervaktim” adlı internet sitesinde 13 Aralık 2011'de Uğurlu imzasıyla yayımlanan “Kılıçdaroğlu 'ya ol, ya öl” başlıklı yazıda, Kılıçdaroğlu'na ve CHP'ye yönelik “hakaret ve tehdit” içeren cümlelere yer verilmesi iddiasıyla Uğurlu hakkında “hakaret” suçundan işlem yapılmasının istendiği anımsatıldı.

Kararda, şikayete konu yazının içeriğinde şikayet dilekçesinde belirtildiği üzere Kılıçdaroğlu'na yönelik, “Cins bir kafa olan Yolyemez Nazmi” benzetmesinde bulunduğu, “Pişkinliğin bu kadarı tahsille mümkündür”, “Adam Acun Ilıcalı'nın yetenek sizsiniz yarışmasına katılsa ilk turda elenir”, “Kılıcı paslı başkan”, “Sen ise Cem Yılmaz'a rakip olma peşindesin” ifadelerini kullandığının görüldüğü ifade edildi.

Kararda, şüphelinin yazısında CHP'ye yönelik, “Çürük parti”, “Bugün içi boş konserve kutusu gibisiniz” ve CHP bugün yüzde 75'i yıkılmak üzere hazırlık yapılan Türkiye 'nin çürük yapı stokuna benziyor” gibi ifadeleri kullandığı bildirildi.

“YARGITAY BENZERİ İFADELERİ “ELEŞTİRİ” KABUL EDİYOR”
Şikayete konu ifadelerin, “müştekilerin bir kısım uygulamalarına eleştiri niteliğinde” olduğu vurgulanan kararda, Yargıtay'ın “aynı ve benzer sözler nedeniyle yürütülen yargılamalarda bu sözleri eleştiri niteliğinde bulduğu”na dikkat çekildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AHİM) ifade özgürlüğünü, demokratik toplumum vazgeçilmez ögesi olarak gördüğü anlatılan kararda şu ifadelere yer verildi:

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10. maddesinin 2. fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün, sadece hoşa giden ya da insanları incitmeyen veya önemseyen bilgi ve düşünceler için değil, aynı zamanda devleti ve toplumun herhangi bir kesimini inciten, şok eden veya rahatsız eden bilgi ve düşünceler içinde geçerli olması demokratik toplumun olmazsa olmaz koşullarını oluşturan, çoğunluk, hoşgörü ve açık görüşlülüğün bunu gerektirmesi... Anayasanın 26-28. maddeleriyle AİHS'in 10. maddesinde öngörülen ve AHİM kararlarıyla desteklenen düşünceleri açıklama ve yayma hürriyetinin, fikir özgürlüğünün ana teması olduğu, toplumda belirli görevleri üstlenmiş kişilere ilişkin tahammül eşiğinin daha ileri seviyede olması ve bunun somut olayda aşılmamış oluşu, bu kişilerin eleştirilmeleri karşısında esnek bir yaklaşım tarzı gösterilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.”

“ŞÜPHELİNİN 'HAKARET KASTI YOK”'
Kararda, şüpheli Uğurlu'nun yazısında kullandığı ifadelerin bütün olarak değerlendirildiğinde, “eleştiri sınırları içerisinde kaldığı” ve “hakaret kastı olmadığı” bu nedenle soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği kaydedildi. (aa)