scorecardresearch.com

Kılıçdaroğlu'ndan Genelkurmay'a 'bildiri' resti

Kılıçdaroğlu'ndan Genelkurmay'a 'bildiri' resti
08/05/2012 00:00
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, 6 Mayıs sabahı, Karşıyaka Mezarlığı'na gittiğini, “üç fidanın” burada yattığını, mezarlarına üçer karanfil bıraktığını anlattı. Kılıçdaroğlu, “Onlar, tam bağımsız Türkiye için mücadele ediyorlardı, tıpkı bizim gibi. Onlar, emperyalizme karşıydı, tıpkı bizim gibi. İnançları uğruna yaşamlarını feda etmekten çekinmiyorlardı, tıpkı bizim gibi. Onlar özgürlükleri savunuyorlardı, tıpkı bizim gibi. Darağacına giderken bile düşüncelerinden ödün vermediler, dimdik, onurlu gittiler. Onları anmak, her CHP'linin boynunun borcudur” diye konuştu. 

Türkiye ve dünyada önemli değişimler yaşandığına işaret eden Kılıçdaroğlu, hem dünya hem Türkiye'yi yakından gözlemleyeceklerini ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Türkiye'deki medyanın CHP ile uğraştığını, iktidar aleyhine yazı yazamadığını, o yürekte olanların da kapının önüne konulduğunu” söyledi. Dünyada değişimin, dipten gelen dalganın bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, değişim, dönüşüm talebine açık olan tek partinin CHP olduğunu savundu. 

'ERDOĞAN'A GÜVENMEKTEN VAZGEÇİN'
Kılıçdaroğlu, Francois Hollande'nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle, 17 yıl sonra Fransa'da solun iktidar olduğunu ifade ederek, Hollande'yi yürekten kutladığını söyledi.
Hollande'nin, Avrupa'yı da değiştireceğini belirten Kılıçdaroğlu, Fransa'yı, tarihini, Fransız Devrimi'ni önemsediklerini anlattı. Kılıçdaroğlu, “Hollande, 21. yüzyılda AB'ye de önemli katkılar verecektir. Düşünsel olarak da önemli katkılar verecektir. Umuyor ve diliyorum, Türkiye'nin AB'ye girişinde öncülüğü Fransa yapacaktır. Buna da yürekten inanıyorum. Eğer Avrupa değişmek, güçlü olmak, dünyada önemli konuma gelmek istiyorsa bu, Türkiyesiz olmaz. Türkiye'yi, AB kucaklamak zorunda. Bu Türkiye istediği için değil, siz söz sahibi olmak istiyorsanız güçlü, dirençli, kararlı, aktif olan bir Türkiye'yi AB'ye almak zorundasın. Bu gerçeği gören Türkiye'de ilk kişi İsmet İnönü'dür; Ankara Anlaşması'nı imzaladı” diye konuştu. 

Hollande'nin, kimseyi ötekileştirmeyeceğini, ayrışmaya izin vermeyeceğini, herkesi kucaklayacağını söylediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu konuşmanın, bazı politikacıların kulağına küpe olmasını istedi. Kılıçdaroğlu, söylem ve eylemlerinin, tutarlı olup olmayacağını hep beraber göreceklerini belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu, artık sivil toplumla kaynaştıklarını, hiç kimseyi ötekileştirmediklerini belirterek, “Demokrasi, özgürlük, baskıya karşı direnmek mi istiyorsunuz, onurlu bir Türkiye mi, daha sağlıklı, tutarlı, kararlı, halkını düşünen, çaba harcayan bir yönetim mi istiyorsunuz; çatı CHP. Kimse başka bir şey aramasın. CHP, artık bilinmelidir ki Türkiye'de değişim, dönüşümün adresidir. Umarım CHP, siyasette devrimin de adresi olacaktır” dedi. 

Eşitlik, özgürlük, özgürce yaşamak, haber yapmak isteyenlerin çatısının CHP olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini, “Bu çatı Mevlana'nın, Yunuslar'ın çatısıdır. Yüreğinde insan sevgisi olan herkesi bu çatı altına bekliyoruz. Baskıdan mı yıldın, sütten çocuğun mu zehirlendi; hesap mı sormak istiyorsun çatısı bellidir CHP. Hiçbir zalimin iktidarı, sürekli olmamıştır. Onun için zalime, 'zulmün artsın' derler. Bir an önce gitsin diye. CHP'lilerin dokularında, direnme ruhu vardır. Baskıya karşı direneceğiz” diye sürdürdü.

'DARBE EDEBİYATI YAPIYORSUN'
Kılıçdaroğlu, geçen hafta pazar günü İstanbul'da bir taksi durağını ziyaret ettiğini anımsattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın, 30 Nisan 2011'de “Korsan taksi konusunun takipçisiyiz” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “ AKP , taksici esnafının sorunlarını çözmek üzere bir kanun teklifi getirdi mi, tasarı geldi mi?” diye sordu. 

Taksicilere, “Erdoğan'a güvenmekten vazgeçin. İnandırıcılığı olmayan bir politikacıya güvenmekten, size yalan söyleyen bir politikacıya güvenmekten vazgeçin” diye seslenen Kılıçdaroğlu, “Korsan taksi uygulaması, öteden beri var. AKP zaten biliyor ama önlem almıyor. Belediye başkanı sizde, vali, emniyet müdürü emrinde. Yasal düzenlemeyi hep beraber çıkaralım. Hayır yapamaz. Yolsuzluktan beslenen bir parti vatandaşın sorunuyla ilgilenemez. Artık bu gerçeği kamyon şoförü, esnaf, çiftçi, taksici, imam da öğretmenler de bilsin. Yolsuzluktan beslenen bir siyasal parti, ülkenin sorunlarına çözüm üretemez, kendisi sorundur zaten. Getirin CHP'yi iktidara, bakın korsan taksi İstanbul'da olur mu olmaz mı? Bitireceğim onu” görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin temel sorunlardan birinin siyasi ahlak olduğunu söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, verilen sözün arkasında durulmuyor, sadece söylem olarak yapıp, sonra çark ediliyorsa orada siyasi ahlakın bulunmadığını anlattı. Kılıçdaroğlu, “darbe temizliği için” bir demokrasi paketi hazırladıklarını dile getirerek, “Siz darbelere karşı mısınız?” sorusuna, “Karşıyız” yanıtını aldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“O zaman gelin darbelerin getirdiği yasaları, demokratik anlayışla, evrensel hukukun öngördüğü anlayışla beraber değiştirelim. Darbe hukukunu niye temizlemiyorsunuz? Totaliter darbenin getirdiği hukuk kirliliğini ortadan kaldırmak bizim, milletvekillerinin, siyasi partilerin görevi değil mi? Darbe hukukunu kaldırmıyorsun, arkasına saklanıyorsun, sonra darbe edebiyatı yapıyorsun. Yemezler senin darbe edebiyatını. Çık adam gibi, 'Kılıçdaroğlu seni destekliyorum, hepsini değiştireceğim' de.
Anayasayı değiştiriyoruz, güzel; peki darbe hukukunu? Yanaşmıyorlar. Darbe hukukunu değiştirmeye yanaşmayanlar darbenin, o suçun ortaklarıdır. Gelin değiştirelim, gücümüz, yetkimiz, parlamentonun iradesi de var. Ama yanaşmıyorlar, değiştirmiyorlar. Darbe yasaları, namuslu topluma karşı yöneltilen silah gibidir. Darbe yasaları, baskı rejimini getirir. O silahı eskiden darbeciler elinde tutuyordu, şimdi o silahı AKP elinde tutuyor."Bir insanın, darbe hukukuyla sorunu yoksa, o insanın demokrasiyle sorunu vardır dedim. Bunların darbe hukukuyla sorunu yok, o zaman demokrasiyle sorunları var.” 

Kılıçdaroğlu, geçmişte darbe yaşayan İtalya, Yunanistan, Portekiz, Şili'nin, geriye dönüp, darbe hukukuyla yüzleştiklerini, tamamını değiştirdiklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

“Sözde darbelerden şikayet ediyoruz ama darbe hukukun arkasına saklanan bir iktidar var. İyiniyetli değil bunlar. Çünkü, zulmü, baskıyı iktidarlarının güvencesi olarak görüyorlar. 1 Mayıs önemli bir tarihtir. Her 1 Mayıs, sivil darbecilerin korkulu rüyası olacaktır. Totaliter rejimin akademik çocuğu var YÖK, kaldıralım. Niyetleri yok. Siyasi Partiler, Seçim Kanunları'nı değiştirelim, niyetleri var mı; yok. Yargıyı bağımsız kılalım, niyetleri yok. Çünkü, darbe hukukundan besleniyorlar, baskıları da oradan geliyor. Gazetecileri hapiste. 6 diyorlardı. Neyse biri 92 gazeteci hapiste diye açıklama yapmış. Bir ülkenin, eğer demokrasi olarak adlandırılacaksa bu durum, 92 gazetecinin hapiste olması, o ülkenin demokrasisinin yüz karasıdır.”

'BİLDİRİ YAYINLAYANA ANINDA CEVAP VERİLECEK'
"YÖK’ü kaldıralım, seçim kanunun değiştirelim, siyasi partiler kanununu değiştirelim. Bunlara niyetleri var mı? Yok. Çünkü darbe hukukundan besleniyorlar. Eskiden Milli Güvenlik Konseyi vardı tehlikeli olanları onlar belirliyordu şimdi AKP hükümeti var tehlikeli olanları onlar belirliyor. Genelkurmay’ın bildiri yayınlamasından daha vahimi hükümetin onlara destek vermesidir. Yeni CHP bildiri yayınlayana anında cevabını verecektir. Burası Patagonya değil. Herkes yerini bilecek. Demokrasi içinde herkes görevini yapacak. emokrasi dışı bildiriler bizim kabul edeceğimiz şeyler değil. Başbakan’ın diktatör havası bir enfeksiyon gibi topluma sirayet ediyor. Ben CHP iktidarında bütün okullarda süt dağıtılacağını söylemişti. O zamanlar AKP yalakaları eleştirmişlerdi. Vah efendim eski kafalı sol bir işmiş bu. Hayatımda bu kadar beceriksiz bir iktidar görmedim. Süt dağıtmayı başaramayan bir iktidar nasıl olur da 75 milyonluk ülkeyi yönetir." 

400 YIL HAPİS İLE YARGILANAN BAŞKAN
"Sen okullara süt dağıtıyorsun o sütlerin pastörize olmadığını bilmiyorsun. Ve bu insan Türkiye’yi yönettiriliyor. Bizim İzmir Büyükşehir Belediyemiz tam yedi yıldır okullara pastörize süt dağıtıyor. Pastörize ile UHT arasında büyük fark var. Pastörize süt çocuklara çok daha yararlı. Pastörize sütü 37 kuruşa alıyor bizim belediye bunlar 55 kuruşa alıyor. Ben diyorum ya hortumcu bunlar. 37 kuruş mu büyük 55 kuruş büyük. Belediye bunu direkt üreticiden alıyor. BM bu kooperatifi dünyanın en iyi kırsal kalkınma projesi olarak onaylıyor. Ayrıca Dünya Gıda Örgütü bu kooperatifin sütünü dünyanın en kaliteli sütü ilan ediyor. Demek ki kul hakkı yemeyen siyasetçiler işte böyle davranırlar. Şimdi bu belediye başkanımız 400 yıl hapisle yargılanıyor. İnsanda biraz vicdan olur. Her bakan da farklı bir şey söylüyor. Ok efendim çocuklar hassasmış da ondan oluyormuş İzmir’de neden olmuyor peki…

"S&P bir açıklama yaptı bir dinleyeyim düşüneyim demedi kavgaya başladı. 1979’dan 2003’e kadar Türkiye’nin ödediği faiz 135 milyar dolar, 2003-2012 arası 400 milyar dolar faiz ödemiş. 9 yılda 1 trilyon 397 milyar dolar para kullandı bunlar. Peki nereye gitti bu paralar. 3. boğaz köprüsünü yapacaklar ama bir tane bile yabancı şirket gelip teklif vermiyor çünkü güvenmiyorlar. S&P ile ilgili bir şey daha söyleyeyim. Başbakan kararı ideolojik buluyor anlamak mümkün değil ama S&P ile anlaşmayı Türkiye hükümeti yaptı. Bu açıklamalar için bir de para veriyorsun. Madem ideolojik iptal et o zaman. Bu karar önce sana geliyor okuyorsun sonra kamuoyuna açıklanıyor. Sana geldiğinde neden itiraz etmedin. S&P’nin parasını sen veriyorsun. Senin istediğini gibi rapor yazmıyorsa feshet sözleşmesini." 

'PARA DEYİNCE BÜTÜN SULAR DURUYOR'
"Suriye ile ilgili CHP’yi suçluyor. Sanki Esad’a gidip kardeşim diyen bendim. Kaddafi’ye de kardeşim dedin. Kime kardeşim dediyse ya öldürüldü ya ülkesi işgal edildi. Kaddafi’yi diktatör ilan etti. Ama ondan insan hakları ödülü almıştı. Şimdi merak ediyorum o ödülü nereye koyuyorsun. Neden aldığını söyleyeyim. Çünkü o ödülle birlikte 25 bin dolar para aldı. Şehit derneğine vereceğini söyledi. Sorulunca tık yok. Para deyince bütün sular duruyor. Ama kendi cebine girecek para için. Sayın Loğoğlu hazırlık yapıyor Dışişleri Bakanı hakkında gensoru vereceğiz. Parlamentoya geldiğinde parmak işaretiyle çağrılınca nasıl hızlı koştuğunu anlatsın." (Hürriyet)

http://www.radikal.com.tr/1087357108735720

YORUMLAR
(20 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

CHP gümbür gümbür geliyor..... - Burak1978

Genel Başkanımın sözleri AKP'ye kapak olsun.CHP güçleniyor.Ses getiriyor. AKP Partimizin ve Genel Başkanımızın başarılarına engel olamayacak.

Bildiri... - Ege1973

Kılıçdaroğlu ağırlığını hissettirmeye başladı parti için de,ayıklanmış CHP ile daha bir öz güven geldi..AKP ye Genelkurmay bildirisine güzel cevap vermiş kapak olsun bazılarına..

Yeni CHP umutlandırıyor - papirus0606

İktidar Yanlıları, Halkın Arasındaki Sesiz Direnişi Ve İktidar Arayışını Durdurmak İçin Bu İktidar Çok Zam Ve Çok Zülüm Yapıyor Ama Alternatifi Yok, Diyerek Halka Yanlış Bilgi Aktararak, Psikolojik Savaşını Başlattı. Fabrikaları Açan Chp, Kapatan Ve Satan Sağcı Partiler. Chp’nin Ekonomik Kalkınması Devam Etseydi Bu Gün Dünyada Borçsuz Yaşayan Ülkelerin İçinde Olacağımız İçin Her Dönemde Chp Doğru Alternatiftir.

CHP - Sinan Devrim

40 yıl sonra Deniz Gezmişleri mezarında anmak,silahlı kuvvetlerin siyasal partiye bildiri yayınlamasına sert çıkmak,İleri demokrasi görünümü altında memleketin yarı açık cezaevine dönüştürülmesine tavır almak,bu toprakların tüm sorunlarına alternatif sosyal çözümler üretmek, iç dinamiklerini hayata geçirmiş ve devrimci kimliğine geri dönmüş bir CHP eğer yeni CHP ise hoş geldi sefa geldi.İyi ki de geldi.

Dogru ve Yanlis - Ali Fistan

AKP ile ilgili soyledikleri cok dogru da kendileriyle ilgili soyledikleri maalesef yanlis. CHP sol veya sosyal demokrat bir parti degil. Bu yuzden de soldan oy alamiyor.

mataman'a cevap. - şehirüst

öncelikle, kılıçdaroğlu için saçmalamış demiş burasını bilemem, zira öznel bir yorum. ama yorum yapan arkadaşın ciddi bir bilgi yanlışlıkları var. birincisi, deniz'ler asılırken ret oyu veren 43 milletvekili chp milletvekilidir. ikincisi, 12 mart darbesi bana karşı yapıldı diyen, chp genel sekretlerliğinden istifa eden ve daha sonra chp'nin genel başkanı olup chp'yi "sol" bir çizgiye çeken ecevit'tir. ve ret oyu veren de, partinin içinde ki muhalif sesi örgütleyende ecevit'tir. yiğidi öldürün hani hakkını yemeyin derler ya, o misal işte. 12 mart da chp'de ciddi bir kırılma meydana gelmiştir, haliyle deniz'lerin asılmasını isteyen bir sağ kanatta mevcuttur ama daha sonra tasfiye edilmişlerdir, zira deniz'lerin oylanmasına ismet inönü bile katılmamış, çekimser kalmıştır ama yine de bu tutumu bile tasfiye olmasını engellememiştir, bu kesitten sonra nihat erim'in chp'den içeri kaç kere girebildiğine bakın derim. ve son bu arkadaşın yazdıkları dün marksist org'da çıkmıştı yani tipik bir dsip karalaması, çamur at izi kalsın. öyle ki yazı da deniz'lerin asılmasına evet veren demirel'in, oylamaya katılmayan erbakan'nın isimleri koyu renkle yazılırken, hayır oyu veren ecevit'in normal şekilde yazılmıştır. böyle bir siyaset anlayışları var işte. deniz ölüme giderken, yaşasın türk ve kürt haklarının kardeşliği diye haykırmıştır, chp'lilerin sahip çıkması onun bir marksist leninist olarak asıldığı gerçeğini değiştirmez.

Hayret hayret hayret! - Camcı

Sanki Deniz Gezmişi CHP idam etmiş gibi yorumlar okuyorum. Vallahi pes. O zaman ecevit ve inönü, demirele "bunu meclise getirmeyin. 22 yıldır bi sürü idam cezası verilmiş mahkemelerde. Hiçbir idam kararı meclise gelmemiş. Getirmeyin bunu görüşmeyelim almayın gündeme" diye yakarmaları, ısrarları, restleşmeleri unutmuş herkes. Deniyorki 142 milletvekili vardı CHPler niye red kullanmadılar? Kullansalarda bişey değişmeyecekti fakat oturumu protesto edeceklerine red kullansalardı daha onurlu olurdu fikrine katılırım belki ancak denmiyorki AP, asılan adnan menderesin partisinin yani DP nin devamı. Başında demirel.(Aynı tabanın başında şu an RTE var) Niye zorlayarak getirdiniz tasarıyı meclise? Niye evet dediniz? 238 evet nerden geldi? Bunların hiçbirini yıllardır kimse demirele sormamış, tek iktidar olarak defalarca tekrar tekrar başbakan olmuş cbaşkanı olmuş. Şimdi CHP ye burdan kan bulamaya çalışıyorlar. Mahir çayan ve arkadaşlarına KIZILDERE de yapılan operasyonudamı CHP yaptı? Kızılderede denizler serbest kalsın diye kaçırılan ABD li ve İsrailli mühendislerde dahil olmak üzere herkesi öldürme emrini kim verdi? Ordan bugün milletvekili olan kürkçü nasıl kurtuldu neler yaşandı? Demirelin sözü çok ilginçtir. Aynen şöle der "O bizim elimizde değildi, bizim işimiz değil o. O günkü hadise anarşinin başlangıcıydı." ve peşinden ekler "...idam kararları Meclis'e gelir. TBMM, bu kararların temyiz mercii değildir. TBMM, mahkeme değildir. Sadece, kararı tasdik eder. Geri çevirdiği hemen hiç görülmemiştir." Buyrun 22 senedir idam cezası gelmemiş meclise diyorki gelenlerin hiçbiri geri çevrilmedi." Evet çok haklı o günden bu yana bir tek denizlerin idamı geldi meclise ve bir tek onların idamı onaylandı. Onaylayan bunun için varını yoğunu ortaya koyan demirel ve hükümetidir. Yani AP dir yani DP dir yani ANAP tır yani DYP dir yani AKP dir. CHP nin astığı adamlar, bu tabandan gelen veya bu adamlara hizmet eden yobazlar ve bağnazlardır.