KKTC Başbakanı'nın meşruiyet krizi

KKTC Başbakanı'nın meşruiyet krizi
KKTC Başbakanı'nın meşruiyet krizi
KKTC'de, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük'ün parti başkanlığı yetkileri, Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nin kararı uyarınca durduruldu. İktidardaki Ulusal Birlik Partisi'nin 21 Ekim'de yapılan kurultayında, parti tüzüğüne aykırı olarak hareket edildiği iddiasıyla dava açılmıştı.
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - KKTC'de, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük'ün parti başkanlığı yetkileri mahkeme tarafından durduruldu. Büyük tartışmalara neden olan UBP 19. Olağan Kurultayı, parti tüzüğüne aykırı hareket edildiği iddiasıyla yargıya intikal etmişti.

KURULTAY'DA NE OLMUŞTU?


İktidardaki Ulusal Birlik Partisi’nin 21 Ekim’de gerçekleşen kurultayı, son yıllarda Kuzey Kıbrıs’ta meydana gelen en büyük siyasi tartışmalardan birine sahne oldu. Türkiye tarafından müdahale edildiği iddialarının gölgesinde gerçekleşen seçimlerde, doğrudan genel başkanlık ve dolaylı yoldan başbakanlık için mücadele eden iki adaydan Başbakan İrsen Küçük 704 oy, Gazimağusa milletvekili Ahmet Kâşif ise 690 oy almıştı. Kaşif’in UBP tüzüğüne göre bir adayın seçilmesi için salt çoğunluk kadar oy alması gerektiği itirazına rağmen Divan, İrsen Küçük’ün kazandığını ilan etti.

"MEŞRUİYET GÖLGEDE!"


Peki, mahkemenin aldığı bu karar ne anlama geliyor? Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kudret Özersay, İrsen Küçük’ün başbakanlık yetkilerinin meşruiyetine gölge düştüğünü vurguluyor: “Mahkemenin sadece yürütmenin durdurması anlamında değil aynı zamanda davanın esasına ilişkin olarak da İrsen Küçük’ün aleyhine sonuçlanabilecek bir ön izlenime sahip olduğunu gösteriyor. Yani, davanın esası görüşüldüğü takdirde çok olağanüstü başka gerekçe bulunamadığı durumda Küçük bu davayı kaybedecektir. Bu da kurultayın tekrarlanmasını gerektirecek bir durum ortaya çıkacaktır. Şu an ortada hukuka uygun ancak demokratik meşruiyet sıkıntısı bir başbakanlık konumu ortaya çıkmıştır. Küçük’ü başbakan yapan seçim değil, en fazla milletvekiline sahip olan partinin genel başkanı olmasıydı. Oysa şimdi mahkemenin kararıyla parti başkanlığı yetkileri durdurulduğuna göre başbakan olarak yetkilerinin meşruiyetine de gölge düşmüştür.”

MÜDAHALE TARTIŞMALARI

Kurultay öncesi bir konuşma yapan Gazimağusa milletvekili Ahmet Kâşif, Türkiye’nin seçimlere müdahale ettiğini iddia etmiş, kurultaydan hemen önce yapılan ziyaretleri şu eleştirmişti. Müdahalelerin, karşılıklı sevgiye ve saygıya dayalı ilişkileri sekteye uğratan nitelikte olduğunu vurgulayan Kâşif, “Niye UBP adayları arasında ayrım yapılıyor? Anavatan Türkiye yetkililerinin ne işi var UBP seçimlerinin içinde? Bu müdahaleler niye? Neden bazı Büyükelçilik üst düzey yetkilileri UBP Kurultay delegelerini çağırıp İrsen Bey’e destek vermeleri için baskı uyguluyor?” demişti.