Koalisyon nedir? Hangi partiler hükümet kurabilir?

Koalisyon nedir? Hangi partiler hükümet kurabilir?
Koalisyon nedir? Hangi partiler hükümet kurabilir?
7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında hiçbir partinin tek başına hükümet kurabilecek sayıda milletvekili kazanamaması, gündeme koalisyon tartışmalarını getirdi. Hangi partilerin birbiriyle iktidar ortaklığı yapabileceği konusunda hemn herkes fikir beyan ediyor. Peki koalisyon nedir? İşte yaşanan tartışmalar ve diğer detaylar...

2015 Genel Seçimi sonrasında en çok tartışılan konu, hangi partiler arasında koalisyon kurulabileceği...


KOALİSYON HÜKÜMETİ NEDİR?

Parlamenter sistemde birden fazla siyasi parti ya da gruba bağlı üyelerden oluşan hükümet, koalisyon olarak adlandırılır.

Yasama meclislerinde bir tek partinin çoğunluğu elde edemediği durumlarda, en çok sandalyeye sahip partinin başkanının kabineyi kurmakla görevlendirilmesi kuraldır. Bu durumda, meclisten güvenoyu alabilmek için başka parti ya da gruplarla (bağımsızlar) anlaşma yoluna gidilir ve bir ortak hükümet kurulur. Koalisyon hükümetlerine daha çok seçimlerde nispi temsil sistemini benimsemiş ülkelerde rastlanır. Partilerin ülke çapında aldıkları oy oranlarına yakın oranlarda parlamentoda temsilini sağlayan nispi temsil usulünde ise çoğu kez koalisyon hükümetleri kurulur.

Avrupa'da İskandinav ülkeleri (özellikle İsveç), Benelüks ülkeleri, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya ve İrlanda, bunlar dışında ise Japonya, Türkiye, İsrail, Pakistan ve Hindistan uzun süre boyunca koalisyon hükümetlerince yönetilmişlerdir.

DEĞERLENDİRMELER

Murat Yetkin, 10 Haziran tarihli yazısında şunları belirtiyor:

"Yine de dün istifasını veren AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla Başbakan Davutoğlu’nun yeni hükümeti kurma görüşmelerine başladığında hem CHP lideri kemal Kılıçdaroğlu, hem de MHP lideri Devlet Bahçeli’ye aynı iki soruyu sorması bekleniyor:

1- AK Parti azınlık hükümetine dışarıdan destek verir misiniz?

2- Koalisyon ortağımız olmak için şartlarınız nedir?

Davutoğlu’nun bu sorulardan ikincisini, eğer görüşürlerse HDP eş-başkanı Selahattin Demirtaş’a sorması ise beklenmiyor.

Çünkü AK Parti, 7 Haziran seçimlerinde eriyen desteğini daha da azaltacağı endişesiyle, en azından şu aşamada HDP ile bir koalisyonu konuşmak dahi istemiyor.

***

Bu konuda hisler karşılıklı.

Demirtaş dün yaptığı açıklamada AK Partili hiçbir hükümet formülüne içeriden ya da dışarıdan herhangi bir destek vermeyeceklerini tekrarladı.

Ancak Demirtaş, “ülkeyi hükümetsiz bırakmamak” adına başka ihtimallere dışarıdan destek verebileceklerini açıkladı.

***

Bunun ne anlama geldiği birazdan açıklık kazanacak, ama önce Davutoğlu’nun o iki muhtemel sorusuna Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin verebileceği muhtemel cevaplara bakmamız gerekiyor.

İlk soruya, yani AK Parti azınlık hükümetine dışarıdan destek önerisini her iki liderin de reddetmesi sürpriz olmaz.

Seçim kampanyalarında yolsuzlukla, kötü yönetimle suçladıkları AK Parti hükümetine dışarıdan destekle ortak olmak her ikisini de seçmenlerinin gözünde bitirir.

***

Koalisyon ortağı olmak için koşullara gelince iş biraz değişiyor.

MHP’nin başlamak iki koşulu var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Anayasal çerçevede” kalması ki bunu hükümet işlerine karışmaması olarak tercüme edebiliriz, diğeri de PKK ile diyalog ve Kürt çözüm (MHP ‘çözülme’ diyor) sürecine son verilmesi.

Bu ikinci madde meydanlarda sürece devam edileceği sözünü veren Erdoğan’ı da, Davutoğlu’nu da zorlar; Diyarbakır sokağı daha ilk günden huzursuzlanmaya başladı, üç kişi öldürüldü.

***

CHP’nin ise başlamak için tek koşulu var, onu da Haluk Koç dün “Anayasal çerçeve” olarak tekrarladı, tercümesi koalisyon ortağımız Davutoğlu olsun, Erdoğan olmasın demek."


Fuat Keyman ise AK Parti-CHP arasındaki büyük koalisyon olasılığını yorumluyor:

"Gerçekten de, zor da olsa, AK Parti-CHP büyük koalisyonunun, Türkiye’nin önemli sorunlarını çözme ihtimali var. Böyle bir koalisyon yoluyla;

Bir; güçlü bir ekonomi mimarisi ve yönetimi kurularak, korkulan ekonomik sıkıntılara yanıt verilebilir;

İki, kutuplaşma sorunu üzerine gidilebilir;

Üç; Yeni Anayasa yapım sürecinde rahat ve hızlı hareket edilebilir;

Dört; dış politikada, yeniden, yumuşak güç temelli aktif bir dönem başlatılabilinir, ve Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılabilir; ve

Beş; çözüm sürecinin devam etmesi sağlanabilir, ve sürecin bundan sonraki aşamasının esas yeri Meclis olur. HDP’nin Meclise 80 milletvekiliyle girmesi, zaten, süreçte artık müzakere yerinin Meclis olmasını gerekli ve olası kılıyor.

HDP Eşbaşkanı Demirtaş'ın “Koalisyonun olası partileri kim olur?” sorusuna yanıtı bu durumu doğruluyor; “CHP, Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak amacıyla oluşacak bir koalisyon ihtimalini değerlendirmeli. AKP-CHP koalisyonunun tartışılması teamüller gereği ilk olması gerekendir. CHP sorumluluktan kaçmamalı”."