Kocaeli'nde 15 yılın sonu

Kocaeli'nde 15 yıldır başkanlığı alan CHP'nin işi bu defa zor. Bursa'da iktidar partisinin rakibi yok gibi; CHP ikinci. Sakarya'da AKP'nin şansı fazla.
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi

  • MUSTAFA BAĞDİKEN

    Türkiye'nin en zengin kenti
    Türk sanayisinin lokomotifi olmakla birlikte sanayinin getirdiği sorunlarla da boğuşan İzmit'te 15 yıldan bu yana CHP'li başkanlar görev yapıyor. Bir zamanlar ölü deniz olan İzmit Körfezi nispeten temizlendi. Hava kirliliği yok denecek derecede azaldı. Birçok soruşturmaya konu olan Yuvacık Barajı sayesinde su sorunu da uzun vadeli çözümlendi. Küçücük yüzölçümüne rağmen nüfus yoğunluğu ve 700'ü aşkın büyük ölçekli sanayi kuruluşlarıyla Türkiye'nin gözbebeği. Kocaeli özellikle, petrol, kimya, lastik ve otomotiv sektörünün üssü.
    7 bin 600 dolarlık kişi başına düşen gelirle Türkiye'nin en zengin ili olan Kocaeli'nde adayları şu sorunlar bekliyor:
    Ulaşımdaki tıkanıklık, deniz ulaşımından yararlanılamaması, yoğun göç, konut sıkıntısı, işsizlik ve çevre kirliliği.
    AKP adayı İbrahim Karaosmanoğlu, CHP adayı Hikmet Erenkaya, DYP adayı Arif Aşık, ANAP adayı Mehmet Askeri Kurt ve MHP adayı İ. Yavuz Sezen sorunlara karşı çözüm ve projelerini açıkladı.


  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    15 yıllık iktidar tehlikede
    Büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde İzmit'te CHP'nin aldığı oylar ilçe belediye başkanlığı seçimlerine de yansırken, milletvekili seçimlerinde bu yansıma, yerini büyük bir oy yitimine bırakıyor.
    18 Nisan 1999 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde (büyükşehir ve ilçe belediyeleri) kayıtlı seçmenlerin binde 107'si oranında oy farklılığı ortaya çıkmakta. Bu da seçmenlerin yaklaşık yüzde 5.4'ünün iki seçimde, iki farklı partiye oy kullanmasından kaynaklanmakta. Binde 107 olarak ölçülen bu oy farklılaşmasının binde 77'sine CHP ve DSP, binde 13'üne de ANAP ile DYP kaynaklık ediyor.
    Dört seçmenden biri değişti
    Bu oy vermedeki tercih değişimleri belediye başkanlığı-milletvekilliği seçimleri çerçevesinde ele alınacak olursa, en az her dört seçmenden birinin oy verdiği partinin değiştiği gerçeği ortaya çıkıyor. Her bin oyun 553'ü belediye ve milletvekilliği seçimlerinde farklı partilere verilirken, CHP ve DSP'ye verilen oyların bu farklılık içindeki payı binde 352'ye ulaşmaktadır. Çünkü belediye başkanlığı seçimlerinde CHP'ye oy veren seçmen, milletvekili seçimlerinde CHP yerine DSP'ye yönelmiş.
    Belediye seçimlerinde yüksek, milletvekili seçimlerinde daha düşük oy alan bir başka parti FP olurken, DYP, MHP, ANAP ve diğer küçük partiler milletvekilliği seçimlerinde belediye seçimlerine göre daha yüksek oy almayı başarmışlar.
    Parti değil, aday önemli
    İzmit'te büyükşehir ve ilçe belediye başkanlığı seçimlerindeki seçmen tercih farklılaşmaları düzeyinin düşük, belediye başkanlığı-milletvekilliği seçimleri farklılaşma düzeyinin yüzde 50'leri aşan ölçekte yüksek oluşu, partiden çok adayın önemini vurgulayan bir anlayışı öne çıkarıyor.
    Çünkü büyükşehir belediye başkanının aldığı her üç oydan yalnızca biri milletvekilliği seçiminde o adayın partisine (CHP) gitmekte. Bu aday hemen hemen seçime katılan tüm parti seçmenlerinden oy alabildiği için, milletvekilliği seçimlerinde CHP dışındaki bütün partilerin oy oranlarının yükselmesine etki etmekte.
    2002'de tercihler farklı
    Ama 2002 genel milletvekili seçimlerine gelindiğinde CHP, DEHAP (HADEP) ve küçük partiler oyunu sınırlı bir oranda artırırken, 1999 seçimlerinin tüm diğer partileri oy yitiriyor. Yiten oylar 1999 seçimleri kayıtlı seçmen bazıyla 2002 seçimlerinin iki yeni partisinde binde 336 (AKP) ve binde 60 (GP) olarak toplandı.
    Seçmenin işareti belli
    Ortaya çıkan bu yeni dağılım, AKP seçmeninin partinin göstereceği adayı desteklemesi durumunda belediye başkanlığı seçiminde şanslı tek partinin AKP olacağına işaret ediyor. Çünkü, ikinci oy oranı yüksek parti olan CHP'nin desteğini alabileceği partiler hemen hemen yok olmuş durumda. Geriye mevcut dağılımı değiştirebilecek tek etki grubu olarak 2002 genel milletvekili seçimlerinde sandık başına gitmeyen seçmenlerle, yeni seçmenler kalıyor. Dolayısıyla CHP adayının şansı, bu kesimi yanına çekebilmesinden geçiyor.



    Sandığa gitmeyenlere dikkat
    1999'da yapılan yerel ve genel milletvekili seçimleri kayıtlı seçmen bazıyla her bin seçmenden 217'si 2002 seçiminde sandık başına gitmemiş. Eğer bu seçmenlerle, AKP-CHP dışındaki partilere oy veren seçmenlerin bir bütün olarak destekleyebileceği, 'Bizim adayımız sensin' diyebileceği bir belediye başkan adayı ortaya çıkacak olursa, o aday İzmit seçimlerinde şanslı belediye başkan adayı olarak öne çıkabilir.


  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    Bu seçimde yarış yok
  • Bursa'da AKP'nin rakibi yok gibi. CHP iki yolla kazanabilir: Birincisi DSP'nin eriyen oylarını toplamak.
  • İkincisi, AKP de dahil tüm siyasi partilerin yanı sıra küskünlerden de oy almak. İkisi de mucize...
    1999'da büyükşehir belediye başkanlığı için DSP, ANAP ve DYP yarışıyor görünümü verse de, rakamlardan, seçimi sanki yarışmasız götürmüşler gibi bir dağılım ortaya çıkıyor. Çünkü, ANAP milletvekili seçiminde aldığı oyun üzerine belediye seçiminde yeni oy da eklese ve aynı şeyleri DYP de yinelese, büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde DSP, DYP'nin binde 78, ANAP'ın da binde 69 puan üstünde bir oyla seçimi kazanıyor. Hem de binde 75 oy kaybetmesine karşın.



    2002 seçiminde DSP'nin yitirdiği binde 307 puanlık oyun 118 puanını alan CHP, Bursa büyükşehrin ikinci, 81 puanını alan GP ise üçüncü partisi oluyor. Ama birinci parti, 1999'daki DSP'den de daha rakipsiz bir şekilde AKP oluyor. Çünkü, AKP, FP ve MHP seçmenlerinden oy aldığı gibi, 1999' da DSP, ANAP ve DYP'ye oy veren seçmenlerden de oy alıp, neredeyse tüm partilerin eski seçmenlerinin desteğini sağlıyor.
    2004 büyükşehir belediye başkanlığı seçimi Bursa için oldukça kolay geçecekmiş gibi görünüyor. AKP'nin belediye başkanlığı seçimindeki rakipsizlik görünümünün değişmesi için, CHP'nin, ya belediye başkanlığı seçiminde DSP'nin dağılan oylarını kendisinde toplaması ya da adayının tüm partilerden olduğu gibi AKP'den de oy alabilmesi, küskün seçmenleri sandık başına çekebilmesi gerekiyor.
    Böyle olasılıklar ne oranda söz konusuysa, AKP'nin Bursa'da seçimi yitirmesi de aynı oranda söz konusu olabilir.


  • Mehmet Ö. ALKAN

    Bu köye politikacı giremez!
    1960'lı yılların ortasından itibaren basında, politikacıları protesto ve seçimleri boykot eden köylerle ilgili haberler yayımlanmaya başlamıştı. Köylüler seçimler öncesinde, politikacıları köyden içeri sokmamak için köyün sınırında nöbetleşe bekliyorlardı. Seçim günü ise toplu olarak oy kullanmıyorlar, oy sandıkları boş kalıyordu. 1969 seçimlerinde 53, 1973'te 27 ve 1977'de 20 köy hiç oy kullanmadı. Yine 1969'da 83, 1973'te 55 ve 1977 yılında 35 köy yüzde 10'un altında oy kullanmıştı. Köylerin çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeydi.
    Bunun çeşitli nedenleri vardı. 27 Mayıs darbesi sonrasındaki ilk genel seçimler 1961 yılında yapıldı. Sağda ve solda kurulan yeni partiler seçmenin desteğini sağlamak için yoğun bir siyasal rekabet içine girdi. Partiler ve politikacılar daha fazla oy toplamak için en ücra köylere kadar gidiyordu.
    Seçmenlere genel ve soyut vaatler yerine, yöreye özel ve somut vaatlerde bulunuyorlardı. Ama politikacıların eski dönemlere göre bir talihsizliği vardı: 1961- 1969 yılları arasında neredeyse her yıl, 1973-1979 yılları arasında ise iki yılda bir seçim yapılacaktı. Gerçekten de 1961-1979 yılları arasında ortalama 1.5 yılda bir milletvekili genel seçimi (MGS), milletvekili ara seçimi (MAS), Cumhuriyet Senatosu 1/3 yenileme seçimleri (CSYS) veya yerel seçimler (YS) yapıldı. Bu seçimler şunlardı:
    15 Ekim 1961 MGS ve CS seçimleri
    17 Kasım 1963 YS seçimleri
    7 Haziran 1964 MAS ve CSYS
    10 Ekim 1965 MGS
    5 Haziran 1966 MAS ve CSYS
    2 Haziran 1968 MAS, CSYS ve YS
    12 Ekim 1969 MGS ve CSYS
    14 Ekim 1973 MGS ve CSYS
    9 Aralık 1973 YS
    12 Ekim 1975 MAS ve CSYS
    5 Haziran 1977 MGS ve CSYS
    11 Aralık 1977 YS
    14 Ekim 1979 MAS ve CSYS
    Dolayısıyla adaylar, ister istemez seçmenlerle her yıl karşı karşıya geliyordu. Her seferinde aynı vaatler tekrarlanıyor, ama verilen sözler yerine getirilmiyordu. Bir sonraki seçime kadar ortadan kaybolan politikacılar tepki çekmekte gecikmedi. Köylüler yol, su, elektrik, okul, sağlık ocağı gibi vaatlerin tutulmamasına kızgındı. Bu durum, politikacılara olduğu kadar, devlete karşı da güvensizlik yaratıyordu. Seçimlerde oy kullanmayan köylerin sayısı da artıyordu. Bazı köyler seçime katılmayarak sorunlarını dile getirmeye, dikkat çekmeye çalışıyordu.
    Seçimleri boykot etme, seçimlerde oy kullanmama ve politikacıları köylerine sokmama türünden protesto davranışlarının ilk örneklerine 1966 yılında rastlandı.
    5 Haziran 1966'daki Cumhuriyet Senatosu 1/3 yenileme seçimlerinde Antakya'ya bağlı Mansurlu, Maraş'a bağlı Taşaran ve Adana'ya bağlı Harekli gibi köylerde seçimleri boykot etmek amacıyla oy kullanılmadı. Bu tepki 1969 genel seçimlerinde daha da yaygınlaştı. Bu tür haberler gazetelerde yayımlandıkça oy vermeyen köylerin sayısı artıyordu.
    Hatta köy muhtarları da kendi aralarında anlaşarak 'Politikacılara hayır!' diyorlardı. İlginç örnekler de vardı. Bunlardan biri Umurbey'di. Siyasi yasağının kaldırılmamasından dolayı, Celal Bayar'ın Umurbeyli köylüleri seçimlere katılmadı.
    Toplam beş sandığı bulunan 1500 nüfuslu köyün sadece bir sandığında, yazlıkçıların sandığında oy kullanıldı.
    [Meraklısına not: Oy vermeyen köyler bilimsel bir araştırmaya da konu oldu: Doğu Ergil; Yabancılaşma ve Siyasal Katılma (Ankara: Olgaç Matbaası 1980)]

    Seçimleri, partileri ve politikacıları boykot haberleri

  • 'Şarkışla ilçesinde talebe velileri oy kullanmayacak'
    "İlçede bir özel lise açılmamasını protesto etmek maksadıyla Şarkışlalı öğrenci velileri 12 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde oy kullanmama kararı vermişlerdir." [Bugün (10 Eylül 1969)]

  • 'Ağanın emrinden çıkmayan politikacı köyümüze gelmesin'
    "Fakir halkın oylarıyla iktidara gelip belli illere yatırım yapan, ağaların emrinden çıkmayan politikacılar, köyümüze gelmesin, ekim seçiminde oylarımızı kullanmayacağız.
    Oylarını kullanmamak için ant içen, çağın bütün nasiplerinden mahrum bırakılan bir dağ köylüsüyüz..." [Cumhuriyet (10 Ağustos 1969)]

  • '17 köy muhtarı politikacılara kapıyı kapadı'
    "Maraş'ın Elbistan ilçesine bağlı 17 köy muhtarı yaptıkları ortak toplantıdan sonra kapılarını politikacılara kapamışlardır... Muhtarların ortak toplantısında, işbaşına gelen iktidarların köy halkını kandırarak oy almaları anlatılmış, hazırlanan tutanakta şöyle denmiştir: Bundan böyle mevcut dertlerimiz (yol, eğitim, sağlık, v.s.) hal yoluna koyuluncaya kadar hiçbir partiye oy kullanmamaya, seçimden önce köylerimizin giriş ve çıkışlarına (önce yol, okul, doktor ve ilaç sonra rey) sloganının asılmasına, hiçbir siyasi parti adayını köyümüze sokmayıp, sonra da adayları kendi içimizden çıkarmaya karar verildi." [Milliyet (3 Eylül 1969)]

  • 'Kırlangıç Köyü halkı da politikacıları boykot etti'
    "Kırıkkale'nin 400 seçmeni olan 150 haneli Kırlangıç Köyü sakinleri, bundan önceki seçimler dolayısıyla köye gelen politikacıların bol su, düzgün yol, okul ve köye imam kadrosu vaat ettiklerini, fakat seçimden sonra bu vaatlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini ve bir daha politikacıların
    yüzlerini görmediklerini söylemişlerdir. Bu seçim propagandası sırasında ise Kırlangıç köylüleri, hiçbir politikacıyı köye sokmamaya karar vermişler ve bu kararlarından dönmeyeceklerini belirtmişlerdir." [Bugün (9 Eylül 1969)]


    Nerede hizmet orada Hikmet

    Sefa Sirmen'in 3 Kasım 2002'de milletvekili seçilmesiyle büyükşehir belediye başkanı olan Hikmet Erenkaya, yine CHP adayı. Marmara depremine rağmen Kocaeli'nin tüm iller arasında öne çıkmasını daha önce gerçekleştirilen başarılı projelere bağlayan Erenkaya, "Bu, CHP'nin projelerinin amacına ulaştığını gösterir" dedi.
    Seçim sloganı olarak 'Nerede hizmet, orada Hikmet' sloganını kullanan Hikmet Erenkaya, şunları söyledi: "Bugüne kadar gerçekleştirilen projelerin hiçbiri depremde hasar almadı. Projelerde, hizmetlerde, sorun odaklarında, ilgi odaklarında halkla birlikte olduk, bundan böyle de birlikte olmayı sürdüreceğiz."
    Atatürk çizgisinde
    "Sadece İzmit'in değil, Kocaeli ili sınırlarının tümünü kapsayacak ölçekte üretkenlik, hizmetlerde bütünlük, büyüklük, ekonomiklik, verimlilik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda oluşturulacak projelerle daha önceki gibi heyecanlarımızı hep dorukta tutacağız.
    Atatürk ilke ve devrimleri çizgisinde, Cumhuriyet değerlerinin korunması ve geliştirilmesi ülküsünden, ulusal bütünlüğü önde tutarak, farklı kültürlerin zenginliği düşüncesinden hiçbir ödün vermeksizin hizmete devam edeceğiz. Kendimize güveniyoruz. 15 yıldır yaptıklarımız ortada. Eksiklerimizi biliyoruz. Onları da birlikte tamamlayacağız."
    K İ M D İ R ?
    Kandıra'da doğdu. İÜ Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Siyasete CHP Gençlik Kolları'nda başladı, SODEP kurucusu oldu. 1989 yerel seçimlerinde İzmit Belediyesi meclis üyeliğine, 1994'te Saraybahçe Belediye Başkanlığı'na seçildi. Evli ve iki çocuk babası.
    -----------------------------------
    Ulaşım denize

    Başbakan Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen ve eğitimci olan AKP Kocaeli büyükşehir adayı İbrahim Karaosmanoğlu, daha önce Yuvacık Beldesi Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. Karaosmanoğlu, seçildiği takdirde öncelikle yeterince yararlanılmayan İzmit Körfezi'nde deniz ulaşım projesine çok büyük önem vereceklerini söyledi.
    Karaosmanoğlu, "Vatandaşlarımızın denizyoluyla güvenli yolculuk yapmalarını sağlayacağız. Elimizden geldiğince denizden faydalanacağız. Sahilde vatandaşlarımızın yürüyeceği kordon boyu projesini gerçekleştireceğiz. Çevre korunacak" dedi.
    Hava kirliliğine son
    Sanayi kenti olduğu için İzmit'te belirli saatlerde havada yoğun duman oluştuğunu, yapısal özelliği nedeniyle kent merkezinin hava alamadığını belirten Karaosmanoğlu, kirliliği mutlaka önleyeceklerini ifade etti.
    Sivil toplum örgütlerinin ulaşım, altyapı ve planlamalarda görüşlerini alarak İzmitlilere kalıcı hizmet verecek projeler hazırlayacaklarını vurgulayan Karaosmanoğlu, 28 Mart seçimlerini mutlaka kazanacağını iddia etti.
    K İ M D İ R ?
    1952, İzmit doğumlu. 1978-1989 arasında öğretmenlik yaptı. 1989-1999 arasında Yuvacık Belediye Başkanlığı yaptı. AKP kurucusu ve il başkanlığı yaptı. Daha sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'ın danışmanı olarak Ankara'da görev yaptı. Karaosmanoğlu, evli ve beş çocuk babası.
    -----------------------------------
    'İlk neşter çarpık yapılaşmaya'

    ANAP adayı Mehmet Askeri Kurt, İzmit'in en önemli sorunlarından birinin çarpık yapılaşma olduğunu belirterek, öncelikle bu sorunun halledilmesine çalışılacağını söyledi. Kent merkezindeki mega alışveriş merkezlerini kentin dışına taşıyarak esnafın mağduriyetini önleyeceklerini vurgulayan Kurt, "Eğer taşıyamazsak mega alışveriş merkezlerini kapatacağız" dedi. ANAP adayı Kurt, diğer projelerini şöyle anlattı:
    "1700 dönümlük SEKA arazisini botanik bahçesine dönüştüreceğiz. Yaşlı ve emeklilerle öğrenciler toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanacak. Kimsesiz ve düşkünlerin kalabilecekleri geniş imkânlara sahip barınma evleri yapılacak. Aynı zamanda sokak hayvanlarının tedavi edileceği, kısırlaştırılacağı bir hastane yaptıracağız. Kentte çevreyi kirleten kuruluşları yakın takibe alıp, ağır müeyyideler uygulayacağız. Denize sanayi atığı boşaltan hangi kuruluş olursa olsun kapatacağız, çevreye büyük önem vereceğiz."
    K İ M D İ R ?
    1952, Diyarbakır doğumlu. İÜ Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu. İzmit'te uzun yıllar öğretmenlik yaptı, sonra yapı kimyasalları üzerine şirket kurdu. Kocaeli Fotoğraf Sanatı Derneği'nde yöneticilik ve eğitmenlik yaptı. Çeşitli ödül ve sergileri var. Evli.
    -----------------------------------
    DYP adayı Aşık: Bu kente aşığım

    Daha önce Kocaeli Sağlık Müdürlüğü görevinde bulunan diş doktoru Arif Aşık son anda DYP'nin İzmit büyükşehir belediye başkan adayı oldu. DYP'den gelen yoğun baskılar karşısında önce "Aday değilim" açıklaması yaptı, ardından ikna edilerek adaylığını açıkladı.
    "Ben bu kente soyadım gibi âşığım" diyen DYP adayı Aşık, İzmit'in birçok sorunu bulunduğunu ve bunların çözümünde her kesimin görüşlerinin alınacağını söyledi.
    İzmit'in altyapı sorununun öncelikle çözüm beklediğini, kent içi trafik sorunu, deniz ulaşımı gibi sorunların da halledileceğini belirten Aşık, ayrıca yeşile büyük önem vereceklerini ifade etti. Ekibiyle birlikte birçok projeler geliştirdiklerini vurgulayan Aşık, "Deniz kirlenmesinin kesinlikle önüne geçeceğiz. İzmit'in yeşillendirilmesi de bizim için çok önemli" dedi.
    K İ M D İ R ?
    1947, İzmit doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmit'te tamamladı. MÜ Diş Hekimliği Fakültesi mezunu. 1980 yılında İzmit Devlet Hastanesi'ne atandı. Kocaeli Sağlık Müdürlüğü yaptı. 2002 yılında emekli oldu. Evli ve iki çocuk sahibi.
    -----------------------------------
    Körfez'e akvaryum
    MHP büyükşehir belediye başkan adayı Prof. Dr. İsmail Yavuz Sezen, seçilirse öncelikle eğitime önem vereceklerini söyledi. Eğitimle birçok sorunun aşılacağına inandığını belirten Sezen, iddialı bir proje ortaya attı.
    Sezen, İzmit Körfezi'nde dev bir denizaltı akvaryumu projesi geliştirdiklerini, hayata geçirilmesiyle burada bin kişiye iş imkânı sağlanacağı gibi akvaryumun turizmi de canlandıracağını ifade etti. Çevreye de büyük önem vereceklerini belirten Sezen, gecekondulaşmanın önleneceğini, devlete hiçbir yük getirmeden büyük şirketlere uzun vadeli ödemelerle toplu konutlar yaptıracaklarını dile getirdi.
    K İ M D İ R ?
    1947, Adana doğumlu. AÜ Veterinerlik Fakültesi'nden mezun. Doktora yaptığı Almanya Giessen Üniversitesi'nde iki yıl ders verdi. Almanca ve İngilizce biliyor. MHP adayı Prof. Yavuz Sezen, evli ve bir çocuk babası.
    -----------------------------------
  • MÜMİN ÇOTAK

    Türkiye'nin en büyük dördüncü kenti olan Bursa, trafikten hava kirliliğine,
    çarpık kentleşmeden altyapıya kadar birçok sorunla boğuşuyor. Nüfusu 2 milyonu geçen kent yoğun göç alıyor. Nüfus artışı ülke ortalamasının üzerinde.
    Bunun nedeni ise ekonomik, ticari ve sanayi açısından en hızlı gelişen şehirlerden biri olması. Ülke ekonomisine sağladığı katma değer bakımından dördüncü, işyeri ve çalışan bakımından üçüncü sırada. Özellikle otomotiv sanayisinin geliştiği kent, aynı zamanda bir üniversite şehri.
    Uludağ Üniversitesi'nde 40 bin öğrenci okuyor. Üniversitedeki öğretim elemanı sayısı ise 2 bin. 28 Mart yerel seçimleri için iki iddialı parti AKP ve CHP. AKP adayı Hikmet Şahin ve CHP adayı Gürhan Akdoğan, projelerini anlattı.

    Başbakan arkadaşı

    AKP adayı Hikmet Şahin, Başbakan'la arasındaki iyi ilişkinin, Bursa'ya büyük kazanç sağlayacağı görüşünde. Belediyeciliği çok iyi bildiğini savunan Şahin, kenttin en önemli sorunu trafiği, köprülü kavşaklarla çözeceklerini söyledi.
    BursaRay'ıngüzergâhını Yüksek İhtisas Hastanesi, Görükle ve Mudanya'ya kadar uzatacaklarını belirten Şahin, şehir içindeki yolların da genişletileceğini ifade etti. Şahin, çevre ve yapılaşmayla ilgili çözümlerini de şöyle anlattı:
    "Çevre arıtma tesisleri yapılacak, özellikle Nilüfer Çayı temizlenecek. Hava kirliliğini önlemek için de doğalgazı tüm kente yayacağız. Kent girişlerindeki çirkin yapıları ortadan kaldıracağız. Kaçak yapılaşmaya asla izin verilmeyecek.
    Resmi kurumlarla hep iletişim içinde olacağız. Kent içindeki telefon ve elektrik telleri altyapıya kaydırılacak. Bursa' da boyasız bina kalmayacak, çöpler sürekli toplanacak."
    K İ M D İ R ?
    1950 yılında Bursa'nın İnegöl ilçesinde doğdu. Bağdat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İlahiyat Bölümü mezunu. Uzun yıllar İnegöl'de imam-hatip lisesi öğretmenliği yaptı. 1986 yılında öğretmenlikten istifa ederek mobilya ve orman ürünleri ticaretine başladı. 1994 ve 1999 yerel seçimlerinde iki dönem peş peşe İnegöl Belediye Başkanı seçildi.
    Evli ve iki çocuk babası.
    -----------------------------------
    Akdoğan: Kapım hep açık olacak
    Bursa'nın sorunlarını çok iyi bildiğini ileri süren CHP adayı Gürhan Akdoğan'a göre kentin en büyük sorunu trafik. Alternatif yolların açılması ve çevre yollarına ağırlık verilmesinin trafiği rahatlatacağını belirten Akdoğan, toplu taşımacılığı teşvik edeceklerini söyledi.
    Akdoğan, diğer projelerini şöyle anlattı: "Hava kirliliğinin önlenmesi doğalgaza bağlı. Doğalgazı kesinlikle bütün kente yaygınlaştıracağız. Araçların egzozlarıyla çevreyi zehirlemesini de önleyeceğiz.
    Kaçak yapılaşma
    Kaçak yapılaşma ile kısa, orta ve uzun süreçte mücadele edilecek. Bunun için, yeni yerleşim birimleri ve ticaret yapılacak arazilerde altyapı çalışmaları tamamlanacak. Kaçak yapılaşmaya karşı mevcut belediyeler iyi bir çalışma yaptı. Bu çalışmalar kararlı şekilde sürecek.
    Halk belediyenin yönetimine katılacak. Bunun için sürpriz projelerimiz var. Kapıları sürekli açık tutacağım, herkesin sorunuyla özel
    olarak ilgileneceğim. Bursa'yı tam bir Avrupa kenti yapacağım."
    K İ M D İ R ?
    1958 yılında Bursa'da dünyaya geldi. Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunu. Makine mühendisi. Özel bir şirkette genel müdür olarak görev yapıyor. Evli ve bir çocuk babası.


    SAKARYA
    1999'daki depremde kentteki büyük binaların hemen hemen tamamı yıkıldı. Zeminindeki sıvılaşma nedeniyle çok katlı binalar onarılamıyor. Yasal engeller nedeniyle de yıktırılamıyor. Adapazarı, deprem yaralarını daha kolay sarabilmesi için 2000'de büyükşehir statüsüne alındı. Tarıma dayalı ekonomisinin yanı sıra otomotiv sektörü hızla gelişiyor.

    Daha çok işi var

    Halen büyükşehir belediye başkanı olan AKP adayı Aziz Duran' ın yeni seçim dönemi için yaklaşık 30 projesi var. Bazıları şunlar:
  • Gar Meydanı düzenlenecek.
  • Vilayet Meydanı düzenlenecek. Yeraltına otopark yapılacak.
  • Sapanca Gölü ve çark suyu çevresi düzenlenecek.Zirai donatım yeri kentsel park haline gelecek.
  • Sakarya Nehri'nin çevresi rekreasyon alanı olacak.
  • Yeni hal yapılacak.
  • Poyrazlar Gölü ve çevresi turizm merkezi haline getirilecek.
  • Tarihi eserler elden geçecek.
  • Katı atık depolama sahası yapılacak. Kirlilik önlenecek.
  • Uluslararası TIR kamyon parkı ve terminal alanı hazırlanacak.
  • Yeni yerleşim bölgesine ulaşım hafif raylı sistemle olacak.
  • Yeni yerleşim bölgesi, karayoluyla Kaynarca'ya bağlanacak.
  • Trafik için kavşak yapılacak.
  • Afet eğitim ve koordinasyon merkezi oluşturulacak.
  • Depremle oluşan konut açığı ve hasarlı bina sorunu çözülecek.
  • Engellilere yönelik meslek edinme merkezi açılacak.
  • Sokak çocuklarına sahip çıkılacak. Kadın sığınma evi kurulacak. Sokak hayvanları için de rehabilitasyon merkezi oluşturulacak.
    K İ M D İ R ?
    1949 Adapazarı
    doğumlu. İÜ İktisat Fakültesi mezunu. 1994'ten bu yana belediye başkanı. AKP kurulunca, SP'den istifa etti. Evli ve iki çocuk babası.
    -----------------------------------
    CHP adayı: Önce iş
    Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan CHP adayı Engin Özkoç, çalışma hayatına Adapazarı Belediyesi ESO İşletmeler Garajı'nda işçi olarak başladı. 1989 yerel seçimlerinde CHP'den belediye meclis üyeliğine seçilen Özkoç, bu sürede belediye başkan yardımcılığı da yaptı. Sürekli belediye meclis üyesi seçilen Özkoç, özel dershane işletmeciliği yapıyor.
    Özkoç, 'Önce iş' sloganıyla 20 bin kişiye iş olanağı yaratmayı vaat ediyor. Özkoç'un, deprem sonrası ortaya çıkan hisseli parseller, mahalleye dönüştürülen köylerde tarım ve hayvancılığın kalkınmasına yönelik projeleri var.
    ------------------------------
    YARIN: ESKİŞEHİR, KONYA VE KAYSERİ