'Kongre'si bitmeyen parti kuruldu

'Kongre'si bitmeyen parti kuruldu
'Kongre'si bitmeyen parti kuruldu

HDP Eş Genel Başkanı Yavuz Önen

Halkların Demokratik Kongresi adıyla çalışmalarını sürdüren oluşum 15 Ekim günü kuruluş dilekçesini vererek HDP olarak partileşti. Ancak Kongre'nin varlığı da sürecek.
Haber: BARIŞ AVŞAR / Arşivi

İSTANBUL – 2011 Genel Seçimleri’ne Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu olarak bağımsız adaylarla katılan ve sonrasında “Halkların Demokratik Kongresi” adıyla çalışmalarına devam eden siyasi parti, grup ve çevreler, Halkların Demokratik Partisi’ni kurdu. 15 Ekim günü kuruluş başvurusu yapılan parti, örgütlenme modeli ile siyasi tarihimizde bir ilk olacak. Çünkü partinin kuruluşunu gerçekleştiren Kongre’nin varlığı da devam edecek. Kurucuları bu durumu, Halkların Demokratik Kongresi’nin hem bir parti altında yer almak istemeyen çevre ve kişileri kapsamaya devam edebilmesi hem de genel olarak daha “esnek” bir üst kurum halinde devam edebilme olanağını sağlayabilmek amacıyla açıklıyor.
BDP , EMEP, SDP, ESP gibi partilerin yanı sıra çok sayıda siyasi grup, çevre ve bağımsızların katılımıyla 10-11 Kasım tarihlerinde düzenlenecek olan Halkların Demokratik Kongresi’nde kuruluşu ilan edilecek Halkların Demokratik Partisi’nin iki eş genel başkanı var: Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Fatma Gök ve daha önce Mimar Mühendis Odaları Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın başkanlıklarını yapan mimar Yavuz Önen.
Partisinin kuruluş sürecini ve amaçlarını sorduğumuz Önen, HDP’nin kuruluşunu, “yeni ancak uzun bir geçmişi var” sözleriyle açıklıyor. Önen, “Yıllardır Türkiye’de gerçek demokrasiyi kurup geliştirmek için bir ortak söylem arayışı vardı. Sadece üç yıl öncesinden alırsak. Alternatif bir siyaset, kapitalizme ve onun yarattığı savaşlara karşı bir çatı partisi arayışı yine vardı. Ancak o zaman katılımcılarının kendi iç sıkıntılarının aşılarak partileşmeyi sağlamak mümkün olmadı. Yine de Halkların Demokratik Kongresi oluşturuldu. Geçmiş çekişmeleri aşmak için, çok geniş bir muhalefeti Türkiye çapında oluşturmak için.”
Önen’e nasıl bir perspektifle örgütlenmeye çalışacaklarını ve elbette HDK içerisinde yer alan BDP’nin HDP’yi bir “Kürt partisi” olarak göstermesi “tehlikesi”ni de sorduk.
Önen, alternatif bir siyasi anlayış, dolayısıyla örgütlenme modeli ortaya koymak için çalışacaklarını belirterek şunları söyledi, “Her şey yeni başlıyor. Bireyler olarak da, HDP içerisinde yer alan gruplar olarak da kendimizi yenileyeceğimiz, gerekirse hesaplaşacağımız ama her koşulda kapitalizmin tüm dayatmalarını yenmeye çalışacağımız bir çalışma yapacağız. Dolayısıyla hem öğretmen hem öğrenci olacağız. Bunlar HDP içinde yer alan tüm siyasi akımlar için geçerli. Kürt siyasi hareketi de kendi içinde bir devinim yaşayacak ve önündeki engelleri aşarak yeniden bir hamur yoğuracaktır. Her süreç tarihseldir ancak zorbalığın şaha kalktığı inanılmaz bir dönem yaşanıyor şu an ülkemizde. Şu an bizimle olmayanlar dahil, buna karşı çıkan herkese ulaşmayı hedefleyeceğiz.”


KIYAFET: HERKESE İYİ GELECEK


Parti kurucuları arasında yer alan yazar Hasan Kıyafet ise HDP’nin Türkiye’deki “herkese iyi geleceğini” söylüyor: “Türkiye 12 Eylül ve 12 Mart cendereleri ile solun ezilip geçilmesinin cezasını çok ağır ödedi. Ama o sıkıntılı günlerden bu yana da epey yol kat ettik. Sadece yan yana gelme konusunda başarısız olmuştuk. Şimdi onu da başardığımıza inanıyorum. Bu partinin geleceği iyi olacaktır. Çünkü bugün halka sunulan ya Ak Parti ya CHP seçeneksizliğine alternatif olacak bir parti HDP.”


ERBAŞ: BAŞARILI OLMAMIZ ŞART

Şair Şükrü Erbaş da HDP kurucuları arasında bulunuyor. Partinin başarılı olmasının şart olduğunu belirten Erbaş, “Aksi, Kürt sorunundan başlayarak ve onunla bağlı olarak işsizlikte, eğitimde, sağlıkta, ekonomide ve Türkiye’nin diğer bütün sorunlarında çok daha büyük sıkıntılar yaşaması demek olacak. Böylesi kötü bir ülkeyi de dünyanın hiçbir yerinde hiçbir halk kabul etmez. Dolayısıyla Türkiye halkları da, sosyalist hareket de kabul etmez. HDP, bu yüzden son şansımız ve başarılı olmamız şart.”
HDK çalışmalarına EMEP Genel Başkan Yardımcısı olarak katılan ve HDP kurucusu olan Ender İmrek ise HDK’nın varlığını devam ettirecek olmasının önemli olduğunu söylüyor. İmrek, “Kongre’nin, halk meclisleri kurarak varlığını sürekli hale getirmesi önemli. Kongre’nin devam etmesi de öyle. Çünkü Kongre’de yer alıp partide yer almayanlar da var. Partiye yön veren de HDK’nın kararları olacak. Seçimlere de içerisinde yer alan tüm güçlerin tek partisi olarak girecek. Ancak HDK’nın yapısı nedeniyle bir seçim partisi de olmayacak” diyor.



HDP kurucuları kimler?

Ahmet Telli (Şair), Ali Durmuş (Esnaf), Ali Özkan (Serbest), Alp Altınörs (Çevirmen), Ayça Damgacı ( Sinema oyuncusu), Aysel Güzel (Emekli), Ayşe Akıncı (Emekli), Ayşin Hangül Şanverdi (Mali Müşavir), Bircan Yorulmaz (Halkla İlişkiler Uzmanı), Birsen Kaya (Serbest), Celal Ovat (Sendikacı), Cem Kirazoğlu (Dr. Akademisyen), Cihan Büyükdağ, Dicle Öztürk (Araş. Gör.), Ender İmrek (Gazeteci-Yazar), Ercan Kanar (Avukat), Ertuğrul Barka (Kimya Mühendisi), Eylem Pınar (İşçi), Fatma Gök (Prof. Dr.), Ferdane Sibel Erduman, Ferhat Tunç (Müzisyen), Gülfer Akkaya, Günay Kubilay (Eğitimci), Gürsel Şenşafak (İktisatçı), Hacı Orman (Gazeteci), Hasan Kıyafet (Yazar), Hatice Altınışık (Halkla İlişkiler Uzmanı), Hüseyin Taka (Emekli), İlkin Erman Can (Makina Mühendisi), İrfan Kaygısız (Sendika Uzmanı), İsmail Bulca (Dr.), İsmail Şiriner (Doç. Dr.), İsmet Yalçınkaya (Eğitimci), Kadir Akın (Yazar), Kamer Konca (Serbest), Karabet Paylan (Ticaret), Katina Karanikola, Kemal Aytaç (Avukat), Kuvvet İhsan Lordoğlu (Prof. Dr.), Mehdi Atilla (Serbest), Mehmet Akgül (Avukat), Mehmet Cengiz Güleç (Prof. Dr.), Mehmet Rıza Türkay (Prof. Dr.), Mehmet Saltoğlu (Serbest), Mehmet Şamil Altan (İktisatçı), Meral Uysal (Prof. Dr.), Metin Boran (Tiyatro Yönetmeni), Mutlu Öztürk (Eğitimci), Müslüm Acar (Jeo. Mühendisi), Nazife Ortakçı (İşçi), Nurhayat Farımaz (Muhtar), Oğuz Uğur Olça (Avukat), Orçun Masatçı (Tiyatro oyuncusu), Ömer Güven (Dr.), Önder Çakar (Senarist), Özgür Müftüoğlu (Yrd. Doç. Dr.), Remzi Altunpolat, Sedat Yılmaz (Yönetmen), Semra Uzunok (Eğitimci), Serap Hasibe Akpınar, Sevgi Evren (Avukat), Sezai Temelli (Yrd. Doç. Dr.), Sultan Özcan (Emekli), Şükrü Erbaş (Şair), Tuma Çelik (Gazeteci), Vedat Yıldırım (Müzisyen), Yavuz Önen (Mimar), Yılmaz Demiral (Oyuncu), Yunus Remzi Zoraloğlu (Doç. Dr.), Yusuf Çetin (Yönetmen, Oyuncu), Yücel Demirer (Doç. Dr.), Zafer Cindoruk (Yazar), Ziya Ulusoy (Gazeteci) ve Züleyha Gülüm (Avukat).