Köşk'te türbanı içimize sindiremeyiz

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olmasını eleştirerek "Türkiyemizde Cumhurbaşkanlığı seçiminin Milli Görüşçülerin intikamı şekline getirilmesi...

İSTANBUL - Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olmasını eleştirerek "Türkiyemizde Cumhurbaşkanlığı seçiminin Milli Görüşçülerin intikamı şekline getirilmesi büyük talihsizliktir ve ülkenin geleceği açısından büyük yanlıştır" dedi.
Saylan, ÇYDD Genel Merkezi ve şubeleri adına yaptığı yazılı açıklamada Gül'ün adaylığını değerlendirdi. Saylan'ın, özgürlüklerin belli temsili yerlere gelindiğinde kısıtlanması gerektiğini söylediği açıklaması şöyle:
"Türkiyemizde cumhurbaşkanlığı seçiminin Milli Görüşçülerin intikamı şekline getirilmesi çok büyük talihsizliktir ve ülkenin geleceği açısından büyük yanlıştır. Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı, ülkemizi yurtiçinde ve yurtdışında temsil eden en büyük ve üst makamdır ve her şeyden önce ulusumuzun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü ve çağdaş Türkiye'yi simgelemektedir. Sayın Abdullah Gül, değerli bir siyasetçi olarak, Milli Görüşçü geçmişi, eşinin, kızlarının tesettürlü oluşu ve bu konuda devleti dava edişi asla dikkate alınmaksızın Dışişleri Bakanlığı'na kadar gelmiştir. AKP'nin seçimlerde yüzde 47 oy alması, iktidara, Milli Görüşü cumhurbaşkanlığına getirme hakkını sayısal olarak verse bile, ulusal uzlaşı açısından yüzde 53'ü yok saymak anlamına gelecektir. Özgürlükler, yurttaşlar için belki sonsuzdur; ancak belli temsili yerlere geldikçe kısıtlanması zorunludur.
Çağdaşlaşmayı hedefleyen genç Cumhuriyetimizin, hem geçmişi hem kişisel ve ailesel iç ve dış görünüşüyle, çağdaş niteliklere sahip bir cumhurbaşkanı ailesiyle temsil edilmesi gerekir. Kişisel özgürlüklerin sonuna kadar yanındayız; ancak bu kavrama sığınılarak siyasal dinsel simge haline getirilmiş olan türbanın cumhurbaşkanlığı makamında ülkemizi temsiline karşıyız ve asla içimize sindiremeyeceğiz. Tüm halkın benimseyip bağrına basamayacağı, büyük bir kesimin Cumhuriyet'in temel değerlerinden intikam almanın simgesi olarak göreceği bir Cumhurbaşkanı ailesi, salt parmak hesabı yetiyor diye bu görevi üstlenmemelidir. Gül ve ailesi, cumhurbaşkanlığında, ne kadar ister görünselerde, çağdaş, laik bir hukuk devletini değil, İslam dünyasının fanatik ve radikal dini rejimlerini simgeleyerek bu yolda geçmişte verdikleri Cumhuriyet'i yıkma sözünün somut eylemini başlattıkları izlenimini vereceklerdir. AKP'nin desteğiyle Gül ailesinin gerçekte özümseyemedikleri bir rejimin en üst makamına aday olmamaları gerekir."