Kürkçü'nün göğsündeki '10 karanfil'in öyküsü

Kürkçü'nün göğsündeki '10 karanfil'in öyküsü
Kürkçü'nün göğsündeki '10 karanfil'in öyküsü
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarını engellemek için Ünye'deki NATO üssünün yabancı görevlilerini kaçıran THKP/C lideri Mahir Çayan ile aralarında THKO'luların da bulunduğu 10 devrimci, saklandıkları köy evinde rehinelerle birlikte 31 Mart 1972'de öldürülmüştü.
Haber: AYÇA ÖRER / Arşivi

Olaydan sağ kurtulan tek kişi olan Ertuğrul Kürkçü , 39 yıl sonra meclise milletvekili olarak geldiğinde, o 10 arkadaşını, yakasındaki ‘10 karanfil’ rozetiyle anımsattı: Mahir Çayan , Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Sarıhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna ve Saffet Alp’ti. Peki bu fikir nasıl oluştu? 

Fikir henüz seçim listeleri bile hazırlanmamışken kurulan bir hayalin ürünü. Gazeteci Burak Cop’un, ‘Nasıl hayal ediyorum biliyor musun, meclise çıkmışsın, Kızıldere’nin 10 karanfilini kürsüye bırakmışsın” sözleri Kürkçü’ye ilham olmuş: “Henüz aday olup olmayacağımı bilmiyordum, Burak’ın dediğini duyunca bir şimşek çaktı, bu fikri aklıma yazdım.” 

Adaylık kesinleştiğinde kampanyanın afişlerini hazırlayan Yılmaz Aysan’a konuyu açan Kürkçü’ye, bu işi tasarlaması için Ela Cindoruk’u önermiş Aysan. Cindoruk ise “20’li yaşlarda, tertemiz, parlak geleceklerini bir kenara koyarak hayatlarını bu mücadeleye adamış ve öldürülmüş 10 gencin duygularını nasıl yansıtırım” sorusu üzerine yoğunlaşmış. Karanfil desenleri üzerinde çalışmaya başlayan Cindoruk, bir iki deneme sonunda cenazelere bırakılan karanfilleri de inceleyerek son forma ulaşmış. Törenin ardından çok talep gelmiş ama Aysan, bu rozetten başka yapılmayacağının altını çiziyor.