Kurşun Sarı Gelin'i susturamaz

Kurşun Sarı Gelin'i susturamaz
Kurşun Sarı Gelin'i susturamaz
Erdoğan: "Dink davası Ankara'nın dehlizlerinde kaybolmaz. Altı dilde söylenen Sarı Gelin türküsünü, Şişli'de sıkılan bir kurşun susturamaz."

ANKARA- Hrant Dink davası ile ilgili tartışmalı kararı değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Uludere’de 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve Hrant Dink’in vurulmasıyla ilgili davalar için “Hiç kimsenin endişesi olmasın, geçmişte olduğu gibi, Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz. Hiçbir tezgâh gizli kalamaz” dedi. Erdoğan, Dink anmasında söylenen Sarı Gelin türküsüyle de mesaj verdi: “Altı farklı dilde, aynı ezgiyle, aynı duyguyla söylenen Sarı Gelin türküsünü, Şişli’de sıkılan bir kurşun susturamaz.”
Başbakan dün Ankara Arena Spor Salonu’nda, Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etap konutlarının hak sahipleri kura çekimi töreninde özetle şu mesajları verdi: 

Hiçbir tezgâh gizli kalamaz: “Biz, Ankara’nın sadece çehresini değil, altını çizerek ifade ediyorum, köhnemiş ruhunu, sağır, dilsiz, tepkisiz hantallığını, ağır bürokratik havasını değiştirdik. Ne Uludere’deki 34 vatandaşımızın ne de İstanbul’da, sokak ortasında hunharca katledilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Hrant Dink’in davası, hiç kimsenin endişesi olmasın, geçmişte olduğu gibi, Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz. Türkiye artık eski Türkiye değil. Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz. Hiçbir tezgâh, hiçbir komplo, hiçbir provokasyon gizli kalamaz.” 

İmzamızı atarız: “Bir kere şunu herkes bilsin; altı farklı dilde, aynı ezgiyle, aynı duyguyla söylenen Sarı Gelin türküsünü, Şişli’de sıkılan bir kurşun susturamaz. Hükümet olarak, yürütme olarak bugüne kadar bizim sorumluluğumuz neyse, biz onu hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olduk. Bundan sonra da aynı samimi gayreti göstereceğiz. Bakınız olay olmuştur ve 32 saatte faili yakalanmıştır. Bu, yürütmenin bu konu üzerinde ne kadar hassas olduğunun, ne kadar bu işte işi sıkı tuttuğunun bir ifadesidir. Dolayısıyla şu anda sağda solda, köşelerinde yazı yazanlar yürütmeye konuşurken, hükümetimize konuşurken önce kendilerine şöyle bir çekidüzen versinler de ondan sonra konuşsunlar. Bu bir faili meçhul olmamıştır. Anında işin üzerine gidilmiş ve 32 saatte neticelendirilmiştir. Bunların bağlantıları şu, bu, vesaire... Bu ülkede yargı, neyi bu noktada isterse, yürütme onu yapar. Yapmıyorsa, o zaman bütün bu sorumluluğun altına bizzat imzamızı atarak biz gireriz, ama bu ülkenin bir yasama yürütme, yargı erki olduğunu da herkesin bilmesi lazım.” 

Umut temyizde: “Yeri geldiği zaman ’diktatörlük’, yeri geldiği zaman ’demokrasi’ diyeceksin. O zaman demokraside biz bileceğiz ki kuvvetler ayrılığı prensibi var. Bunun gereği neyse onu yapacağız. Hiç kimse ama hiç kimse sanki hükümet yargılama yapıyormuş gibi faturayı hükümete kesme yanlışına düşmemelidir. Kaldı ki Dink davasında da dosya kapanmamış, süreç tamamlanmamıştır. Devam eden bir süreç var. Temyiz aşamasında umuyorum ki yargı şüpheleri giderecek, kamu vicdanını rahatlatacak adımları atacaktır.”

‘Kılıçdaroğlu ile Perry’nin farkı ne?’
Başbakan Erdoğan, konuşmasında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ’na da yüklendi: “Tiyatro Silivri’de değil, tiyatro CHP grubunda. Sayın Kılıçdaroğlu’nun adeta Malkoçoğlu olup yeri göğü inletmeye çalıştığı fezlekeden önce tam 13 fezleke hazırlanmış. O zaman neden kahraman kesilmediniz? Ta darağacına kadar gidiyor. Sayın Kılıçdaroğlu, bir kere şunu lütfen öğrenin: Bu ülkede CHP, darağacına sadece bir nedenden dolayı çıkmıştır; yağlı ipi masum insanların boynuna geçirmek için. Sizin geçmişiniz bu. İstiklal Mahkemeleri’ne bakın, Üç Aliler Divanı’na bakın, Yassıada’ya bakın, Seyit Rıza’ya bakın.” Kılıçdaroğlu’nun Brüksel’deki Avrupa Sosyalist Partiler Kongresi’nde Türkiye’yi karaladığını da ifade eden Erdoğan, “Türkiye ile ilgili cahilce açıklamalar yapan, ABD Cumhuriyetçi başkan aday adayı Rick Perry ile bizim anamuhalefet partisi genel başkanı arasında ne fark var? Fark şu; birisi Teksas’tan Türkiye’ye Fransız, diğeri Ankara’dan Türkiye’ye Fransız...” diye konuştu.
19 Mayıs törenleriyle ilgili düzenlemeyi de savunan Erdoğan, “Vatan ve millet sevgisini de biz sizlerden öğrenecek değiliz. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli... Siz 19 Mayıs törenlerini bu kadar severdiniz de, ya neden o Samsun’daki hatıralara bugüne kadar bir el atmadınız? 1989-1999 arasında CHP 10 yıl belediyeyi elinde tuttu. Neden oradaki eserleri onarmadınız” dedi.