'Kürt meselesini çözeceğim'

'Kürt meselesini çözeceğim'
'Kürt meselesini çözeceğim'

Fotoğraf: SELAHATTİN SÖNMEZ/HDN

Başbakan Erdoğan, 2010'daki Kürt açılımının milletten onay aldığını belirterek, bedeli ne olursa olsun bu sorunun çözüleceğini söyledi.

ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Kürt meselesinin insani bir mesele olduğunu belirterek, “Bedeli ne olursa olsun, biz Allah’ın izni, milletimizin desteği ve hayır dualarıyla bu meseleyi çözecek, son nefesimize kadar da bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Uludere olayının da çözüleceğini söyleyen Erdoğan, Kürtlere “Samimiyetimizi görün” diye seslendi.
Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının açılışında söz alan Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü Kürt sorununa ayırdı. “Bizim, Kürt meselesiyle ilgili terör sorununa bakışımız en başından beri bellidir. 2010’da hükümet olarak Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi adı altında, bu meseleyi köklü şekilde çözmek üzere yeni ve kararlı bir süreci başlattık” diyen Erdoğan, bu sürecin 12 Eylül 2010 tarihinde halkoylaması ve 12 Haziran 2011’deki seçimlerde milletten onay aldığını vurguladı.
Erdoğan, “Bedeli ne olursa olsun, biz Allah’ın izni, milletimizin desteği ve hayır dualarıyla bu meseleyi çözecek, son nefesimize kadar da bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz. Bakın bu mesele, her şeyden önce bir insani meseledir. Bu mesele, her türlü çıkarın, her türlü planın, projenin üzerinde, bir kardeşlik meselesidir” diye konuştu. 

Lütfen bunu görün
Konuşmasında “Kürt kökenli kardeşlerime, Kürt kökenli annelere bir kez daha sesleniyorum” diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Lütfen samimiyetimizi görün, gayretlerimizi görün, nasıl engellenmek istendiğimizi görün. Birileri, sizin çocuklarınızın kanı, sizin gözyaşınız üzerinden rant devşiriyor. Bunu lütfen görün. 13, 14, 15 yaşındaki çocuklarınızın yerin 150 metre derinliğindeki mağaralarda nasıl yetiştirildiğini biliyoruz. Terör örgütü içinde nasıl infazlar yaşandığını görün, bilin. Ahh benim Kürt kökenli kardeşim, anacığım, bacım, kardeşim ya siz buna layık mısınız? Yüksekova’ya bu iktidar havaalanı yapacağı zaman bunun karşısına dikilen kim? Bunlar. Şırnak’a havaalanı yapacağız, karşısına dikilen kim? Bunlar. Bu milleti seven, benim Kürt kardeşimi, bu ülkeyi seven bunlar mı?” 

Çözümü istemeyenler
Yaklaşık 30 yıldır devam eden terörü, birilerinin çıkar sağladığı için destekleyip, büyüttüğünü söyleyen Erdoğan, “Mesele, eli silahlı bir terör örgütüyle mücadele meselesi değildir. Karmaşık bir uluslararası ekonomik ve siyasi boyutu var. Türkiye’de herkes terörün bitmesini, bu meselenin çözülmesini istiyor. Ancak silah tüccarları, uyuşturucu kartelleri istemiyor. Öldürülen teröristlerin, onlarla birlikte şehitlerimizin kanını siyasi istismar aracı olarak kullananlar da çözüm istemiyor. Sırf AK Parti meseleyi çözecek, başarı AK Parti’nin hanesine yazılacak diye, kendi şahsi hırsları uğruna meselenin çözümünü istemeyen kesimler var. MHP , bu süreçte bize destek vermedi. Ya siz şehit cenazelerinden rahatsız değil misiniz? CHP , en başından itibaren bu meselenin çözümü için attığımız adımların karşısında oldu. Yine aynı şekilde BDP de istismar alanı ortadan kalkacağı için, beslendiği bataklık kurutulacağı için bu meselenin çözümünün tam karşısında oldu” diye konuştu.

Uludere açıklığa kavuşacak
Erdoğan konuşmasında eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye Erdoğan’ın Uludere’ye yaptığı ziyareti şöyle değerlendirdi: Özellikle oradaki hanım kardeşlerimizle hasbıhal ettiler, dertlerini paylaştılar, sorunlarını dinlediler. Buradan, Uludere’deki, Ortasu, Gülyazı ve Ortabağ köylerindeki kardeşlerime, misafirperverliklerinden, samimiyetlerinden, muhabbetlerinden dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Uludere’de yaşanan acı, gönül gözüyle bakanlarla, gözünü hırs bürüyenleri çok net olarak birbirinden ayırmıştır. Biz orada yaşanan hadisenin acısını, sızısını yüreğimizde duyarken birileri acıyı fırsata dönüştürmek gibi insanlık dışı, vicdan dışı bir gayretin içine girmiştir. Kürt kökenli kardeşlerim, onlarla birlikte 75 milyon şundan emin olsun: Uludere olayının aydınlığa kavuşturulması için ilgili kurumlarımız her türlü çalışmayı sürdürmektedir. Kimsenin kuşkusu, endişesi olmasın.”

Taraf’a sert sözler
Erdoğan, ‘Stratfor Erdoğan’a iki yıl ömür biçmiş’ manşetini atan Taraf’ı da eleştirdi: “Söylentilere kanıp bize ömür biçenler, cüretkâr oldukları kadar küstahlık içindedir. Söylentileri manşetlerine taşıyanlar da, bu mihrakların taşeronluğunu yapanlar da küstahlığın içindedir. 1 lirayla çalışan müzik kutuları gibi manşet atan, köşe yazısı yayımlayanlar var. Washington’da fahri askeri ataşe gibi çalışanlar bugün demokrasi havarisi, darbe karşıtı olarak arz-ı endam ediyorlar “

Sadece altısının ‘sarı basın kartı’ var
Erdoğan konuşmasında ‘tutuklu gazeteciler’ konusunda aynı iddiaları yineledi. Türkiye’de 105 gazetecinin tutuklu ve hükümlü olduğu yönündeki bilgiyi anımsatan Erdoğan, listedeki isimleri tek tek araştırdıklarını belirterek, şöyle dedi: “25’i hükümlü, 70’inin yargılaması devam ediyor. 6 kişinin cezaevlerinde kaydı yok, hayali isimler. 4’ü tahliye edilmiş. Sadece 6 tanesinin basın kartı var. Burada kimler var; muhasebeciler, mühendisler, mizanpajcılar, ofis elemanları, gazete dağıtıcıları ve gazete çalışanları... Bunlar gazeteci gibi gösteriliyor. 69 kişi PKK/Kongra-Gel/KCK örgütüyle ilişkilendiriliyor. Yedi kişi THKP /C, 4 kişi DHKP/C, 11 kişi Devrimci Karargâh, 4 kişi MLKP ile ilişkilendiriliyor. Son dönemde darbeye hazırlık iddiasıyla tutuklu yargılanan 2 gazeteci de yok. Onların isimleri listeye alınmamış.”Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Abakay ise Erdoğan’ın bu açıklamasıyla yargıyı etkileme suçu işlediğini öne sürdü. (AA)