Kurultaya 1 numara damgası

Kurultaya 1 numara damgası
Kurultaya 1 numara damgası
Kurultaydan Kılıçdaroğlu liderliğini güçlendirerek çıktı. Tüzükte partinin amaçlarında ise ilk sırayı güvenlik yerine insan hakları ve hukuk aldı.

ANKARA-RADİKAL 
CHP ’de parti içi muhalefetle Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi arasında süren restleşmeyle gidilen tüzük kurultayına Kılıçdaroğlu liderliği ve partinin yeni amacı damga vurdu. Muhaliflerin katılmadığı kurultayda Kılıçdaroğlu tam destek aldı. Kurultayda onaylanan 47 maddelik tüzük değişikliğinde ise amaç bölümünde öncelik ‘ülkenin güvenliği’ yerine ‘insan hakları ve hukukun üstünlüğü’ ilkesine verildi. Ayrıca partinin ‘demokratik sol’ karakterinin altı da çizildi. 

Kılıçdaroğlu 1 saat süren Kurultay konuşmasında ağırlıkla hükümete yüklendi. AK Parti’nin postmodern diktatörlük özleminde bir parti olduğunu, “her kararın bir insanın iki dudağı arasında alındığını” kaydeden Kılıçdaroğlu, “Demokrasiyi hayatı boyunca bir küfür rejimi olarak görenden demokrasi beklenebilir mi? ‘Eski gömleğimi çıkardım demokrasi gömleğimi giydim’ diyor; buradan sesleniyorum, demokrasi bir devletin kıyafeti, giysisi değil ruhudur” dedi. Türkiye’de düşünmenin özgürlüğünün olmadığını, insanların düşünmekten, düşüncelerini dile getirmekten korktuğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Düşün ama benim gibi, konuş ama benim gibi konuş diyorlar. Medya korosunun reklamlarıyla bu ülkede demokrasi olduğu söyleniyor. Türkiye gerçeklerin insafsızca karartıldığı bir ülkedir” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, üniversite gençliğinin yumurta attığı, konser bileti sattığı, Deniz Gezmiş’i andığı için, Ekşi Sözlük’te üniversite yönetimini eleştirdiği için cezaevine konulduğunu anımsattı. 

‘Evren babaları var’ 
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın açıklamalarında bölücülük yaptığını savunarak, şöyle dedi: “Demeçlerine baktığınızda saldırganlık, nefter, intikam görürsünüz. Kendisiyle barışık olmayan birisi ülkeyle, halkıyla barışık olabilir mi? Bütün bu söylemlerinin temelinde bölücülük yatıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük bölücüsü Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ya tarihten toplumu bölüyor, veya Alevi-Sünni deyip oradan toplumu bölmeye çalışıyor veya Türk-Kürt deyip oradan fay hatlarını dinamitlemek veya dindar-dindar olmayan ayrımı yaparak toplumu bölmek ister. Erdoğan artık bu ülke için sorun haline gelmiştir. Bu ülkeye barışı, demokrasiyi, özgürlüğü getiremez; çünkü, barışı ve demokrasiyi getirebilmesi için yüreğinde insan sevgisi ve insan haklarına saygı olmalıdır. Bunlar 12 Eylül ürünüdür; arkalarında babaları Kenan Evren var.”

Yeni tüzükte dikkat çeken maddeler
En tartışmalı madde olan MYK kararıyla üyelik yeniden düzenlendi. Başka parti mensubu veya bağımsız olarak TBMM üyeliği ile belediye baş­kanlığı yapmış ve yapmakta olanların; sendikalar, meslek odaları vb. başta olmak üzere, sivil toplum örgütlerinin üst düzey yöneticileri; ülkeye önemli bilimsel, siyasal, kültürel ve sportif hizmeti geçenler, genel başkanın önerisi ve MYK kararıyla üye olabilecek.
İl yönetim kurulu, nüfusu 1 milyona kadar olan illerde il başkanı ile 20 üyeden, nüfusu 1 milyon ile 2 milyon arasında olan illerde 24 üyeden, 2-4 milyon arasındaki illerde 30 üyeden, nüfusu 10 milyonu aşan illerde ise 40 üyeden oluşacak.
PM üye sayısı 80’den 60’a inerken MYK, yine genel başkan tarafından belirlenecek. Muhalifler, MYK’nın PM tarafından belirlenmesini istiyordu.
Olağanüstü kurultay istekleriyle ilgili olarak “Birden fazla çağrının bulunması halinde, genel başkan bu çağrıları birleştirebilir” düzenlemesi eklendi. Ancak birleştirilen kurultayda tüm gündemler ayrı ayrı görüşülecek.
Kurultayda organ seçimlerinde kural çarşaf liste olacak. Ancak delegelerin onda birinin önerisi ve kurultaya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla blok liste ile seçim yapılabilecek. Genel başkan adaylığı için delege tam sayısının en az yüzde 10’unun önerisi yeterli olacak. Muhaliflerin talebi karşılanmış oldu.
Hazine yardımının yüzde 40’ının zorunlu harcamalar, seçmen sayısı, alınan oylar ve merkezi bütçe durumu göz önünde bulundurularak il ve ilçe örgütlerine gönderilmesi eklendi. Böylece muhaliflerin isteği kabul edilmiş oldu.

Amaçta da 1 numara değişti
ESKİ TÜZÜK
CHP’nin amacı; ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü, ulusal birliği, ekonomik ve siyasal bağımsızlığı, yurtta ve dünyada barışı koruyup; güçlendirmektir.

YENİ TÜZÜK
CHP’nin amacı; insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne; laik, çağdaş, katılımcı ve çoğulcu demokrasiye dayanan hakça bir düzen oluşturmaktır.

Gezmiş, Göktepe, Lokumcu fotoğrafları asıldı
ATATÜRK’TEN DENİZ GEZMİŞ’E: Kurultay’da salon düzeni beğeni toplarken, salonun kürsü kısmının arkasına Atatürk’ün göğsünde CHP rozeti taşıyan fotoğrafı ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kravatsız fotoğrafı asıldı. Salonda bunların dışında sadece 68 Kuşağı’nın devrimci gençlik liderlerinden Deniz Gezmiş ve Hopa’da polis copuyla öldürülen Metin Lokumcu’nun fotoğrafının yer alması dikkat çekti.
LİVANELİ İLE ‘MERHABA’: Salonda sık sık Zülfü Livaneli, Edip Akbayram, Cem Karaca ve Selda Bağcan’ın şarkıları çaldı.
SİLİVRİ’DEN SELAM VAR: Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mustafa Balbay ile Mehmet Haberal’ın mesajları partililerce alkışlandı.

O telefon çalmadı
Deniz Baykal ‘Telefonlarım açık’ dediği Kılıç-daroğlu’ndan yanıt alamayınca 39 yıldır damga vurduğu CHP kurultayının bu kez dışında kaldı.

CHP’nin kurultaylarına son 39 yıldır damgasını vuran Deniz Baykal dün yapılan kurultayına da bu sefer ‘katılmayarak’ damgasını vurdu. Şimdiye kadar sadece 3 kurultaya katılmayan Baykal, son gece “Telefonlarım açık” diyerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan telefon bekledi. Ancak o telefon gelmeyince de kurultaya katılmadı.
Aktif siyasete 1973’te milletvekili seçilerek başlayan Baykal, CHP’de parti meclisi ve merkez yürütme kurulu üyeliklerinde, genel sekreter yardımcılığı ve genel sekreterlik görevlerinde bulundu. 12 Eylül darbesi sonrasında aktif siyasete ara veren Baykal, ardından SHP ile yeniden döndü. 9 Eylül 1992’de toplanan CHP kurultayında ise Genel Başkanlığa seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde CHP ve Baykal parlemento dışında kaldı. 22 Nisan 1999 seçimi sonrası istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000’deki CHP kurultayında üçüncü kez Genel Başkanı oldu. Baykal, 10 Mayıs 2010’da özel yaşamına ilişkin kasetlerin internette yayımlanmasının ardından görevden istifa etti. Kılıçdaroğlu’nun aday olması üzerine 22 Mayıs 2010’da toplanan kurultaya da katılmadı.
Kılıçdaroğlu, Baykal’ı telefonla arayarak dünkü kurultaya davet etti. Ancak, Baykal kurultaya katılmak için “yerel seçimlerle ilgili ön seçim düzenlemesi ve 80 kişilik Parti Meclisi’nin 60 kişiye indirilmesinin yürürlük tarihinin 1 Mart’a alınması” gibi şartlar öne sürdü. Ve ‘telefonlarım açık’ diyerek Kılıçdaroğlu’na süre verdi. Ancak beklediği telefon gelmedi ve Baykal kurultayı televizyondan izledi.

‘Sel gider kum kalır’
Muhaliflerin başını çektiği Önder Sav, Atalay Otel’den CHP yönetimine sert çıktı. CHP’den ayrılmayacakları mesajını veren Sav, “Yağma yok biz ev sahibiyiz onlar misafir, evimizin düzenini korumaya çalışırız, bizi ötekileştirmesine izin vermeyiz, sel gider kum kalır, kimin sel kimin kum olacağını zaman gösterir” dedi. Muhalifler bugün yapılacak 17. Olağanüstü Kurultay’a ise katılmayacak. Savcılar, dün önce Anıtkabir’i ziyaret edip ardından değerlendirme yapmayı planladı. Ancak, son anda Anıtkabir iptal edildi. Sav, kurultayda 583 imza toplanabildiğini anlatarak, “Genel Başkanın gecikmesi bunun kanıtıdır” dedi. Sav, “CHP’de ayak oyunları ile ’ben yaptım oldu’ mantığı ile kısa bir sürede hedefe vardığınızı sanırsınız. Ama zaman gelir o silahı kullananlar, tıpkı bumerang gibi o silahla vurulur. 583 imzaya rağmen divan başkanı ‘948 kişi imzaladı’ diyor” dedi. “Hukuki süreç olacak mı” sorusunu Sav, “Olabilir” diye yanıtladı. Sav, “Bu partide başka partilerde yer alıp da bir günde CHP’li olanlar devrimci olacak ben statükocu öyle mi? Yazıklar olsun, bunu söyleyenlere. Bunu reddederiz” dedi.


Dilekçe hakkı için savaştı!
Muhalif isimlerden İsa Gök tüm engellemelere ve iki kez salondan atılmasına rağmen hem itirazlarını dile getirdi hem de dilekçesini divana ulaştırdı.

CHP’nin ‘Demokrasi şöleni’ olarak adlandırdığı kurultayda en büyük gerginlik parti içi muhalefet cephesinde yer alan Mersin Milletvekili İsa Gök’ün itirazlarında yaşandı.
Deniz Baykal ve Önder Sav gibi muhalefetin liderleri kurultaya gelmezken, Gök engellemelere, yaka paça dışarı atılmasına rağmen hem itirazlarını dile getirdi hem de buna dair dilekçesini divana ulaştırdı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, yeterli katılım olduğunu belirterek kongreyi başlattı ve Adnan Keskin’i Divan Başkanlığı için aday gösterdi. Yapılan oylama sonucu Keskin, Divan Başkanı seçildi. Keskin’in kürsüye çıkmasının ardından Mersin Milletvekili İsa Gök, kurultay öncesinde hazırlanıp basıldığı anlaşılan “Hazirunda yeterli imza yoktur” konulu dilekçesiyle kürsüye yakın bir yerden salona girmeye çalıştı. Tribünlerin bunu fark etmesiyle de arbede başladı. Kürsünün olduğu platforma çıkmak isteyen Gök, yaka paça atıldı. Daha sonra “yuh” sesleri arasında yeniden salona gelen Gök, kürsünün önüne geçerek itirazlarını sürdürdü.
Gök’ün usul tartışması talebi, Keskin tarafından reddedildi. Aynı dakikalarda Önder Sav’ın çağrısıyla Anıtkabir’e gideceği söylenen delegelerin Anıtkabir’e gitmediği haberi salonda yayılmaya başladı. 

Kılıçdaroğlu sinirlendi 
Divan Başkanı deneyimli CHP’li siyasetçi Adnan Keskin’in salona yaptığı “Bu kurultayda bütün CHP’lilerin yeri vardır” çağrıları sayesinde Gök salonda kaldığı halde tepkiler dindi. Ancak Gök’ün Kılıçdaroğlu konuşurken kürsünün karşısında durup ısrarcı davranması tansiyonu daha da yükseltti.
Bu sırada kürsüde konuşma yapmayı bekleyen Kılıçdaroğlu da “Kimsenin kurultayın huzurunu bozmaya hakkı da, yetkisi de yok. İşte tüzük, seçim diyorsanız onu da yapacağız. Gücünü halktan almayan hiçbir güç başarılı olamaz” diyerek çıkışarak daha önce “Onlar muhalif değil, CHP’lidir” dediği rakiplerini doğrudan hedef aldı. Gök, bir süre daha kürsünün önünde durduktan sonra atılan pet şişe ve bayrak sopaları eşliğinde salonu terk etmek zorunda kaldı. Gök salondan çıkarılırken korumaların müdahalelerinden ve atılan pet şişelerden rahatsız olan Kılıçdaroğlu, korumalara ve partililere, “Beni CHP’lilerden koruma gibi bir göreviniz yok” diye seslendi. Tüm yaşananlara rağmen Gök’ün itirazlarının yer aldığı önerge divana ulaştı. Gök, kurultayın delegelerin üçte ikisine denk gelen 840 imza ile toplanabileceğini belirtirken, bu sayıya ulaşılmadığını öne sürdü. Gök’ün dilekçesini okuyan Keskin, imza sayısının 948 olduğunu belirterek önergeyi işleme almadı.

Bugün de muhalif kurultay
CHP’de bugün de muhaliflerin tüzük kurultayı toplanacak. Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda, gündemini muhaliflerin belirlediği kurultayda, tüzüğün dokuz maddesine ilişkin değişiklikler ele alınacak.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün akşam 16. Olağanüstü Kurultay çalışmasının ardından yaptığı teşekkür konuşmasında bütün delegelerin bugünkü kurultaya gelmesini isteyerek “Gidecğiz, beraber gideceğiz. Hiçbir provokasyona yol açmadan, açanlar olursa da sessizliğimizi koruyarak dinleyeceğiz ve o kurultayı da bitireceğiz” dedi. Divan Başkanı Adnan Keskin delegelerin, bugün muhalefetin gündemiyle toplanacak kurultaya katılmaları gerektiğini vurguladı. Önder Sav, gündemini CHP Genel Merkezi’nin belirlediği dünkü kurultayı boykot çağrısı yapmıştı.