Masum Türker: Ecevit'e o pastayı yedirenlere baksınlar

Masum Türker: Ecevit'e o pastayı yedirenlere baksınlar
Masum Türker: Ecevit'e o pastayı yedirenlere baksınlar
Ergenekon Davası'nın tanık olarak dinlenen DSP Genel Başkanı Masum Türker, Bülent Ecevit'in tedavi sürecine ilişkin Prof. Dr. Mehmet Haberal'dan herhangi bir şüpheleri olmadığını söyleyerek, olaydan bir gün önce Ecevit'e ikram edilen pastayı işaret etti.

Serpil KIRKESER

İSTANBUL - İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen 68’i tutuklu 273 sanıklı Ergenekon Davası’nın 204. duruşmasında DSP Genel Başkanı Masum Türker tanık olarak dinlendi.

"ECEVİT PARTİNİN İÇİNE BİRİNİN GENEL BAŞKAN OLMASINI İSTİYORDU"
Tanık Masum Türker, davada tutuksuz yargılanan CHP Ankara Milletvekili eski Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün’ün Bülent Ecevit’e işgöremez raporu verilmesi için mahkemeye başvurduğunu anlatarak şunları söyledi:

"Sen hangi akla hizmet gidipte bir devlet başkanı hakkında iş göremez raporu alınması için mahkemeye başvurursun. 2004 yılında emekli Orgeneral Tuncer Kılınç (tutuksuz sanık) marttaki seçimlerden sonra Bülent Ecevit ile görüştü. Kılınç, Sinan Aygün’ün partinin genel başkanlığına getirilmesini önerdi. Ancak Ecevit, herkesin Zeki Sezer’in arkasında birleşmesini istedi. Çünkü Bülent Ecevit partinin içinden birinin genel başkan olmasını istiyordu. Tuncer Kılınç, Ecevit’in değer verdiği biriydi. Ancak Aygün’ün partinin başına getirilmesi fikrini Kılınç önerdi"

"HABERAL’DA BİR HASTAYI KURTARAN DOKTOR SEVİNCİ GÖRDÜM"
Türker, Ecevit’in tedavi sürecine ilişkin Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nden ve Prof. Dr. Mehmet Haberal’dan bir şüpheleri olmadığının altını çizerek, "Ecevit’in sağlığının Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde bozulduğunu söylemek mümkün değil. Herkesi suçlayabilirim ama Haberal’ı suçlayamam. Ben ve diğer milletvekili Gaffar Yakın hastanede kaldık. Gaffar, radyolog olduğu için ayaktan da film çekilmesini istedi. Haberal ’biz sizin yasa yapmanıza karışıyor muyuz?’ dedi ve yanımızdan ayrıldı. Bir saat sonra eldivenleri elinde yüzü gülerek geldi. ’Arızayı bulduk. Bağırsaklarını temizledik’ dedi. Haberal çocuk sevinci içindeydi. Ben o zaman Haberal’da bir hastayı kurtaran doktor sevinci gördüm. Ayrıca Ecevit rahatsızlanmadan bir gün önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Dedeman Oteli’nde düzenlediği kokteyle katıldı ve o gece pasta yedi. Ecevit’e gaz yapıcı pastayı kimin yedirdiğine baksınlar" şeklinde konuştu.

TÜRKER: DAVA AÇACAĞIZ
Bülent Ecevit’in o dönemde ABD’nin Irak’a müdahalesine ’hayır’ dediğini anlatan Türker şunları söyledi: "Irak savaşına ’hayır’ dedikten sonra Ecevit’e karşı komplo oluşturulduğunu biliyorum. Sivil bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı. Bunları hastaneyle sınırlandırmak doğru değil. Asıl suçlular dışarıda geziyor. Ecevit hasta olmasının ardından ’Ecevit gitsin’ naraları atılmaya başlandı. Aleyhte yazılar yazıldı. Bütün bunlar bir senaryoydu. O tarihte uygulamaya konuldu. DSP 2007 seçimlerine de sokulmadı. 2004’te de seçime girmesin diye baskılar yapıldı. Ecevit’in uzaklaştırılması için darbe yapılmıştır. O dönemde yaşananların araştırılması için delilleriyle birlikte dilekçe hazırlayarak savcılığa başvuracağız. Ecevit’e karşı yapılan sivil darbenin sorumlularının bulunması için dava açacağız" diyerek sözlerini tamamladı. (dha)