Meclis Kıbrıs'ı tartıştı

TBMM Genel Kurulu'nda Dışişleri Bakanı Gül, "Referandum, seçim gibi şeffaf ve düzgün olmalı" dedi. Gül'ün, 'referandumda hile endişesi'yle bu sözleri söylediği yorumları yapıldı. CHP'li Öymen, Annan Planı'nı eleştirdi. DYP lideri Ağar da "Kıbrıs ikinci kez veriliyor" diye konuştu.

ANKARA - Hükümet, Annan Planı için 24 Nisan'da KKTC'de yapılacak referandumda hile endişesi taşıdığı izlenimi verdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, referandumun KKTC'de geçen yıl 14 Aralık'ta yapılan genel seçim gibi açık ve şeffaf yapılmasını istedi.
Annan Planı dün Meclis'te tartışıldı. Önce Gül, milletvekillerini bilgilendirdi. CHP adına Onur Öymen, AKP adına Ömer Çelik konuştu. DYP lideri Mehmet Ağar ise şahsı adına konuşma yaptı. Görüşmeleri eski Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın ile KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın danışmanı Mümtaz Soysal da izledi.
Gül referandumla ilgili endişesini şöyle dile getirdi: "Şüphesiz kararı KKTC'deki vatandaşlarımız verecek. Kararlarına saygılıyız.
Önemli olan referandumun açık, şeffaf ve düzgün şekilde yapılmasıdır. Nasıl geçen genel seçimlerde KKTC'de bütün dünyayı utandıracak bir şekilde açık ve düzgün olmuşsa bu defa da öyle olacaktır."
'Ya uzlaşma, ya statüko'
Türkiye'nin önünde iki alternatif bulunduğunu, ya bir uzlaşmaya gideceğini ya da statükoyu sürdürme yolunu seçeceğini belirten Gül, statükonun tercihi halinde KKTC'nin dünyaya tanıtılması sorununun çıkacağını vurguladı.
Herkesin gönlünden geçenin KKTC'nin bağımsız devlet olması gerektiğini vurgulayan Gül, ancak bugüne kadar Türk cumhuriyetleri ve İslam ülkeleri dahil kimsenin KKTC'yi tanımadığına dikkat çekti. KKTC'nin Türkiye tarafından ilhak edilmesinin de dünya dengelerini değiştireceğini dile getiren Gül, planı herkesin parti kaygısından uzak, gerçekçi ve soğukkanlı değerlendirmesini istedi.
Gül, Kıbrıs'ta gelinen süreci anlatırken, Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB'ye üyeliğinin 1995'te CHP iktidarı döneminde Gümrük Birliği'ne karşılık olarak kabul edildiğini söyledi. Gül'ün bu sözlerine tepki gösteren CHP lideri Deniz Baykal, CHP'nin o dönemde iktidarda olmadığını açıkladı. O dönem Dışişleri Bakanı'nın SHP'li Murat Karayalçın olduğunu kaydeden Gül, CHP'nin de SHP'nin devamı olduğunu savundu. Baykal ve CHP sıralarından gelen yoğun tepkiler üzerine Gül, "Öyle olsun" diyerek tartışmayı bitirdi.
Anlaşmanın iki tarafta yapılacak referandumlarda kabul edilmesi halinde ilk yıl devredilecek Türk topraklarında sadece 75 kişinin yaşadığını belirten Gül, 42 ayda devredilecek topraklarda yaşayan Türk sayısının da 58 bin olduğunu kaydetti. Gül, 45 bin Türk göçmenin de Kıbrıs vatandaşı olarak kabul edileceğini dile getirdi.
Derogasyon ve birincil hukuk konusuna da değinen Gül, eğer anlaşma geçen ay kabul edilmiş olsaydı AB üyesi ülke parlamentolarında anlaşma onaylanarak birincil hukukun gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu, ancak süre kısaldığı için bunun artık mümkün olmadığını söyledi.
CHP: Hukuka aykırı
CHP'li Onur Öymen ise, Kıbrıs'ta izlenen yöntemi doğru bulmadıklarını, hükümetlere kabul ettirilemeyen bir metnin halkın onayına sunulmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Metni 'teslimiyetçilikten de beter' diye niteleyen Öymen, "Tarihimizin en utanç verici belgesi Sevr'i imzalarken, Osmanlı heyeti hiç değilse neyi imzaladığını biliyordu. Biz ise şimdi içeriğini bile bilmiyoruz" diye konuştu.
'Çözüm değil, çözülmek'
Son metin ortaya çıkmadan hükümetten 'Referandum olumsuz sonuçlanırsa felaket olur' şeklinde açıklamalar yapıldığını anlatan Öymen, "Hükümet sık sık çözümden bahsediyor. Bu yöntemin adı çözmek değil çözülmektir" dedi.
Rauf Denktaş'ın iki kesimliliği 'Olmazsa olmaz' koşul olarak ifade ettiğini kaydeden Öymen, hükümetin ise 'Olmasa da olur' diye düşündüğünü savundu.
MGK'nın metnin onaylanması için çağrıda bulunmadığını dile getirerek, "MGK bir mesafe koyuyor" diyen Öymen, Eski başbakan ve cumhurbaşkanlarının yanı sıra AKP dışındaki siyasi partilerin de plana karşı çıktığına dikkat çekti. Öymen, "Bu koşullarda Kıbrıs Türklerinin en isabetli kararı vereceğini umuyoruz. Hükümete, yabancı devletlere ve uluslararası kuruluşlara sesleniyoruz. Kıbrıs Türklerini baskı altında tutmayın. Kararlarını özgür iradeleriyle versinler. Kıbrıs Türkleri reddederse bunu saygıyla karşılarız" dedi.
Öymen'e dost uyarısında bulunmak istediğini belirten AKP'li Ömer Çelik ise, Öymen'in sık sık MGK ile hükümeti karşı karşıya getirmeye çalıştığını söyledi. MGK'nın devletin en yüksek istişare organı ve hafızası olduğunu kaydeden Çelik, Türkiye'yi MGK' nın değil hükümetin yönettiğini belirtti. Çelik, Öymen'in sık sık bu argümana başvurmasının Türkiye'nin demokratik devlet özelliğini zedeleyebileceğini ifade etti.
Ağar: İkinci kez verildi
DYP lideri Mehmet Ağar da, Annan Planı ile Kıbrıs'ın 1878' den sonra ikinci kez verildiğini söyledi. Planla Türkiye'ye garanti veren anlaşmaların işlevsizleştiğini belirten Ağar, Türkiye'nin manevi coğrafyasında gözünü Türkiye'ye dikmiş milyonlarca insanın hayal kırıklığına uğrayabileceğini ifade etti.
Her yıl bir katrilyon
Öte yandan, Dışişleri Bakanı Gül milletvekillerinin KKTC'nin yaşadığı ambargo ile ilgili sorularını da yanıtladı. Gül ambargo nedeniyle Maliye Bakanlığı'nın Kıbrıs'a her yıl 1 katrilyon lira gönderdiğini açıkladı. Gül, KKTC'nin tanınması gerekiyor. Yoksa sıkıntılar büyür" dedi.