Meclis lokantalarında 'Muharrem Orucu' düzeni istendi

Meclis lokantalarında 'Muharrem Orucu' düzeni istendi
Meclis lokantalarında 'Muharrem Orucu' düzeni istendi
CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz, Meclis yemekhanelerinde Muharrem Orucu için düzenleme yapılmasını istedi.
Haber: MİRAY ÇİMEN / Arşivi

ANKARA - CHP ’li Akkiraz, TBMM Başkanlığını yaptığı başvuruda, Türkiye ’de inançsal kimlikleri için önemli bir zaman dilimi olan Muharrem Orucu’nun 15 Kasım’da başlayıp 27 Kasım’da sona ereceğini anımsattı.

Milyonlarca vatandaş için önemli olan, oruç ibadeti olarak ifa edilen Muharrem Orucu konusunda 21 Kasım 2011 tarihinde Meclis Başkanlığı’na “Muharrem Ayı Oruç Açımı” konusunda düzenleme yapılmasına ilişkin yazısına herhangi bir yanıt verilmediğini kaydeden Akkiraz, başvuru dilekçesinde şöyle dedi:

“Bu sene bu talebimizi yenilemek ve Muharrem Orucu tutan Alevi ya da farklı inanç gruplarına mensup çalışanlarımızın ve vekillerimizin oruç açımı konusunda tıpkı meclis çalışmalarına denk gelen Ramazan Ayı Orucu sürecine benzer bir düzenleme yapılmasını talep etmekteyiz. Bu tür bir düzenlemenin yapılması hem vatandaşlarımız arasındaki eşitlik bilincinin meclisten başlayarak güçlenmesine hem de ibadet özgürlüğünün kurumsallaşması açısından önemlidir. Meclis yemekhanelerinde yapılacak bir düzenleme ile Muharrem Ayı Oruçlarını ifa eden memur, danışman ve vekiller zorlanmadan oruçlarını tutacak ve ibadetlerini yerine getirebileceklerdir.”

Akkiraz, yaşanan dinsel ayrımcılıkları ve farklı inançsal grupların arasında yükselen büyük duvarları kaldırmanın Meclisin ve siyasi partilerin birincil görevi olduğunu da vurgulayarak, “Bize düşen Alevi Toplumunun ve Muharrem Orucu tutan vatandaşlarımızın talebine kayıtsız kalmak değildir. Geçen yıl ki talebimize cevap bile verilmemiş olması gelecek için bizi umutsuzluğa düşürmekteyse de bu yıl talebimizi tekrarlamaktayız. Sorumluluk Meclis Başkanlığındadır” dedi.

Başvurusunda Meclis Başkanı Çiçek’e, “Önünüzde iki yol var” diye seslenen Akkiraz şöyle devam etti: “Ya Alevi toplumu için gözlerinizi kapatmaya ve kayıtsız kalmaya devam edeceksiniz ya da demokratik her ülkede olduğu gibi eşit vatandaşlık taleplerine cevap verip gereğini yerine getireceksiniz. Aleviler, vergi veren, devlete karşı tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getiren bir halktır. Onlar ve inançları yokmuş gibi davranmak artık kalıcı toplumsal barışımızı da tehdit etmektedir. Bu talebi değerlendirirken bunları da göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.”