Meclis'in düzeyli günü

Bütçe görüşülürken Erdoğan Baykal'a, "El-kol hareketi yapma", CHP'lilere, "Sus, canım-gülüm, ileri gittin" dedi. Baykal'dan Erdoğan'a: "Sen de düşeceksin." Mumcu da 'seviyesizlik'ten yakındı: "Unakıtan kâhya, Erdoğan da ağası..."
Haberin devamı için...
Haber: İSMET DEMİRDÖĞEN / Arşivi

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, önceki gece bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşma sırasında renkli tartışmalar yaşandı. Erdoğan'la, CHP lideri Deniz Baykal ve CHP'liler arasındaki söz düellosu tutanaklara şöyle yansıdı:
Erdoğan: (Baykal ellerini sallayınca) El, kol hareketi yapma. Bu millet el kol hareketi yapanları hep sandığa gömdü.
Ziya Yergök: Tıpkı bir külhanbeyi gibi konuşuyorsun!
Erdoğan: Bir genel başkan el kol hareketiyle değil, diliyle konuşur. Ama biraz sonra o dille de konuşabiliriz!
Mustafa Özyürek: Ama saygısız konuşuyorsunuz, saygısız.
Erdoğan: Baykal, 'Sanayi çöktü' diyor.
Baykal: Bunlar benim sözlerim değil. Sen uyduruyorsun, tercüme ediyorsun.
Ali Kemal Deveciler: Doğrudan gelir desteğini kestiniz sayın Başbakan.
Erdoğan: Sus, canım, gülüm benim, biraz sabırlı ol, onu da söyleyeceğim.
Özyürek sataşma gerekçesiyle söz isterken, Erdoğan'ın oturumu yöneten AKP'li Başkanvekili İsmail Alptekin'e, "Söz verme" dediği ve bunu el hareketiyle desteklediği görüldü. İşte o anlarda söylenenler:
Erdoğan: Bak, Mustafa bey, çok ileri gittin. Sana şimdi bir şey söyleyeceğim.
Ali Rıza Bodur: El kol hareketi yapma.
Erdoğan: Başkan. Bunlara içtüzük neyi gerektiriyorsa yapın, gereğini yapın.
Kemal Anadol: Talimat veremezsin.
Erdoğan: Özyürek, bu ayağa kalkma, bunlar çirkin. Sen bir komisyonda, 'Zaten bu millet mazoşisttir. Ne kadar eziyet yaparsanız, o kadar' demişsin. Bu ne be?
Özyürek: Sizin yaptığınız eziyeti anlatmak için söyledim. Yanlış okumuşsun.
Erdoğan: Sayın Baykal, yanınızda bu tür adamlar çalıştırıyorsunuz. Bu millete mazoşist diyecek kadar seviye kaybına uğramış. Türk milletine mazoşist diyen birini, ben, ademe mahkûm ediyorum. Kabul etmiyorum seni. Özür dileyeceksin bu milletten, özür! Terbiyesiz!
Özyürek: Başbakan bana açıkça hakaret etmiştir. Söz istiyorum. (Başkan oylama yaparak Özyürek'e söz hakkı vermedi)
Özyürek: Başkanlığınızı yapın. Başbakan'dan emir alıp yönetemezsiniz burayı.
Yergök: Meclisi Başbakan yönetiyor.
Zekeriya Akıncı: Başbakan'dan korkan başkan olarak geçeceksiniz tarihe.
Anadol: Bir başbakanın bir milletvekilini azarlaması, terbiye etmesi, ona yaramaz çocuk muamelesi yapması. Bir milletvekili başbakanın astı değil. Ayrıca, bizi yöneten Meclis Başkanvekili, hepimizin başkanvekili. Ona müdahale eden bir başbakan Cumhuriyet tarihinde görülmemiştir.
Başkan: Öyle bir şey olmadı.
Anadol: Herkesin önünde oldu.
Erdoğan: Sizi edebe davet ediyorum.
İfademi iyi dinlersen, inceliğini anlarsın. İzledim seni, hiç bu çatının altına yakışmayan fiiller yapıyorsun burada, bir defa kendine gel... Sayın Baykal simitin fiyatının 500 olduğunu söylüyor.
Baykal: Simitle ilgili tek fiyat söylemedim! Ne konuştuğunuzu bilmiyorsunuz.
Erdoğan: Kaç söylediniz?
Baykal: Çayı konuştum, simiti değil.
Erdoğan: Çay 500, simit? Simitin fiyatını soruyorum bilmiyor.
Baykal: Konuş, cevabını alırsın.
Erdoğan: Keçiören'de çay 300, simitse 300-400 arası. Kadrolaşma diyor Baykal. Çok çirkin. Biz sizin iktidarınızı biliriz.
Baykal: Sen CHP iktidarının ne olduğunu bilmiyorsun. Sen de düşeceksin!