Meclis'te gergin İmam Hatip ve Kur'an-ı Kerim oturumu

Meclis'te gergin İmam Hatip ve Kur'an-ı Kerim oturumu
Meclis'te gergin İmam Hatip ve Kur'an-ı Kerim oturumu
TBMM Genel Kurulunda, zorunlu eğitimi kademelendirerek 12 yıla çıkaran yasa teklifinin 1. Bölümünü kabul edildi. Buna göre Kur'an-ı Kerim ve "Hz. Peygamberimizin hayatı", ortaokul ve liselerde seçmeli ders olarak okutulacak, İmam-hatip ortaokulları yeniden açılacak.

TBMM - “Temel kanun” olarak görüşülen, 1 ile 13. maddeleri içeren 1. Bölümdeki maddelere göre, zorunlu ilköğretim çağı, 6-14 yaş yerine 6-13 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. Bu çağ, çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlayıp, 13 yaşını bitirip 14 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda bitecek.

İlköğretim; 4 yıllık zorunlu ilkokul ile 4 yıllık zorunlu ortaokuldan oluşacak.

8 yıllık okullarda, kesintisiz eğitim yapılan ilköğretim kurumları, artık ilkokul ve ortaokul olarak bağımsız okullar şeklinde kurulacak. Ancak ortaokullar, imkan ve şartlara göre ilkokul veya liselerle birlikte de kurulabilecek.

İlköğretimin, özel idare bütçelerinden yıllık gelirin en az yüzde 20'si oranında elde edilecek gelirleri; ortaöğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanması için de kullanılacak.

İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nda yapılan bu değişiklikler, Milli Eğitim Kanunu'nda da yapılıyor.

İMAM-HATİP ORTAOKULLARI
İlköğretim kurumları tanımlanırken, “imam-hatip ortaokulları” da bu tanımda yer aldı. Buna göre, ilköğretim kurumları; 4 yıllık zorunlu ilkokullar, 4 yıllık zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkan veren ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarından oluşacak.

Ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarında; lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulacak. Ortaokul ve liselerde, Kur'an-ı Kerim ve “Hz. Peygamberimizin hayatı”, isteğe bağlı, seçmeli ders olarak okutulacak. Bu okullarda okutulacak diğer seçmeli dersler ile imam-hatip ortaokulları ve diğer ortaokullar için oluşturulacak program seçenekleri, Bakanlıkça belirlenecek.

Ortaöğretim ise ilköğretime dayalı, 4 yıllık zorunlu, örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarını kapsayacak. Bu okulları bitirenlere, ortaöğretim diploması verilecek.

Zorunlu ortaöğretim, 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanacak. Bakanlar Kurulu, uygulamayı bir eğitim-öğretim yılı erteleyebilecek.

Teklifle, ilgili kanundaki “8 yıllık kesintisiz ilköğretim” ibaresi “ilköğretim ve ortaöğretim” şeklinde değiştiriliyor ve “8 yıllık kesintisiz” ibaresi çıkarılıyor.

“YA ORTAKLAŞACAĞIZ YA AYRIŞACAĞIZ”
BDP İstanbul Milletvekili Sırı Süreyya Önder, “Türkçe dışında ana dillerde eğitim yapılması”nı içeren önerge üzerinde yaptığı konuşmaya, Latince bir şiir okuyarak başladı.

“Bu ülkede yüz binlerce Kürt, Arap çocuğu ilkokula ilk gittikleri gün, sizin bundan anladığınız kadarını anlıyorlar” diyen Önder, kendisine laf atan Ak Parti milletvekillerine, “Size bu, ne kadar tanıdık geliyorsa, Türkçe de o çocuklara o kadar tanıdık geliyor. Bu meselede Osmanlı'dan geriye gitmeye hakkınız yok. Onlar her çocuğun kendi anadilinde eğitim görmesini imkanını sağladı” diye karşılık verdi.

Anadil meselesine karşı çıkmanın “Allah'ın verdiğini gasbetmek” olarak tanımlayan Önder, Kürtçe için “medeni mi değil mi?” tartışmasının gereksiz ve incitici olduğunu söyledi. Önder, milletvekillerinden empati yapmaları isteyerek, elindeki Latince şiiri göstererek, “Bir Kürt çocuğu, ilkokula başladığı gün öğretmen kendisine 'hoşgeldin' dediğinde bunu anlıyor. O Kürt çocuğunu anadili Türkçe olan ile yarışa sokmayın” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Önder'in ardından ayağa kalkarak, “Anadil ve resmi dil Türkçe'dir Bu Anayasa'da belirtilmiştir. Çocuklarımızı anadiline göre ayırmak doğru değil” diyerek önergenin işleme alınmaması gerektiğini ileri sürdü.

BDP Grup Bayşkanvekili Hasip Kaplan da oturduğu yerden kalkarak, “Bu Anayasa darbecilerin, yargılanacak olan Kenan Evren'in Anayasasıdır. Bu Meclis ya 'ben yasakçıyım' ya 'Kürtler, Çerkezler, Araplar da 'Bu ülkede vardır' diyecek. Onun kararını verecek. Ya ortaklayacağız ya da ayrışacağız” diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, önergenin Anayasa'ya aykırılık iddialarıyla ilgili itirazlara, “Başkanlık Divanı'nın Anayasa'ya aykırı diye işleme koymama yetkisi yoktur. Takdir Genel Kurulu'ndur” dedi.

BDP'li milletvekilleri önergenin reddedilmesi üzerine tepkilerini alkışlayarak gösterdi.

CHP 'LİLER GENEL KURUL SALONU'NU TERK ETTİ
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in kürsüye çıkması üzerine, CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurul Salonu'nu terk etti.

Dinçer, zorunlu eğitimi kademelendirerek, 12 yıla çıkaran kanun teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler sırasında, eleştirilere ve FATİH Projesi'ne ilişkin bilgi vermek üzere kürsüye çıktı.

Bu sırada CHP Grup Başkanvekilleri Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi dışındaki CHP milletvekilleri salonu terk etti.

CHP milletvekillerinin bu tavrına, AK Parti'li milletvekilleri alkışlayarak karşılık verdi. Bunun üzerine birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, “Bir parti grubunun dışarı çıkmasıyla niye ilgileniyorsunuz? Lütfen, Sayın Bakan konuşmaya devam ediyor” diye uyardı.

Bakan Dinçer, daha sonra konuşmasına devam etti.

‘AMAÇ CEMAAT OKULLARININ ÖNÜNÜ AÇMAK’
CHP'liler salona döndükten sonra CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, teklifin gerçek amacının açıklanmasını isteyerek, “Cemaat okullarının önünü mü kesmek istiyorsunuz, çıkıp yiğitçe, dürüstçe söyleyin. Siz bu teklifle üç şey yapıyorsunuz; kutsal dinimizi siyasete alet ediyorsunuz. Bugün bunu cümle alem gördü. Eğitimi de siyasete yem ediyorsunuz. Çocuklarımızın üzerinden malı götürüyorsunuz. Allah bunun sizden hesabını soracak. CHP de halkın eliyle bunun hesabını soracak” dedi.

Atıcı, eğitim işine tablet ihalesinin niye “bulaştırıldığını” sorarak, “Malı buradan götürüyorsunuz. 65 bin yeni dersliğe ihtiyaç olacak. TOKİ'nin hesabıyla bunun için 20 milyar lira gerekir. Hepsinden daha vahimi bütün bu pislikleri Kur'an-ı Kerim ile örtmeye çalıştınız” diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, “Hizmet nasıl yapılır bundan nasibini almamış, kendisine milletçe görev verilmemiş kadro için şaşılacak şeydir. Bazı arkadaşların akılları, fikirleri götürme, suistimalde... Siz başka bir şey düşünmez misiniz? Sizin hayatınızda sadece götürmek ve suistimal mi var? Elinde hiçbir belgesi, delili olmayan çıkıp burada saçma sapan konuşuyor. Siz her hizmete, ihaleye, devletin her icraatına suiistimal gözüyle bakıyorsunuz. Öyle olmasa hizmet amacıyla getirildiğini görürsünüz. Lütfen aklınızı beyninizi temizleyin. Böyle bir şey yok. Sadece iftira atıyorsunuz, hakaret ediyorsunuz ve müfterisiniz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yerinden kalkarak, “Bu teklifte Kur'an da var haramda var. Tablet alımını niye Kamu ihale Kanunu dışına çıkarıyorsunuz?” diye sordu.

‘AYAĞIMA BASTIN ÖZÜR DİLE’
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, bölüm üzerinde kişisel görüşlerini ifade ederken tartışma yaşandı.

Kullanılan dilin müzakereler bakımından önemli olduğunu belirten Bostancı, şöyle konuştu:

“Meclis'e geldiğim ilk sıralarda CHP'nin bir sözcüsü Habermas'dan bahsetmişti. Ben de Habermas'ı duyunca Meclis çatısı altında onun iletişim bilimlerine ve müzakereye çok önemli katkılarından biri olan iletişimsel eylem kuramından da bu arkadaşlar haberdarlar ve bu çerçevede muhalefetten çok rafine ve estetik bir dille, o müzakerelerin geçeceği Meclis'e geldiğimi düşündüm. Ama gördüm ki böyle bir rafine ve estetik dil ne yazık ki yok. Keşke olsa...

Bostancı'nın konuşmasına, bazı CHP'li milletvekilleri laf atarak tepki gösterdi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Komisyonda sen benim ayağıma tekme attın, sonra cep telefonundan özür diledin. Burada da özür dileyeceksin” diyerek AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca'nın üzerine yürümek istedi. CHP'li bazı milletvekilleri Özel'i engellerken, bazı milletvekilleri de Karaca'yı uzaklaştırdı.
Tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.