Medyadan iktidar geçti

Medyadan iktidar geçti
Medyadan iktidar geçti
İktidardan beklenen, çatışmalı dönemde ele geçirdiği mevzilerden geri çekilip demokratik bir medyanın gelişip serpilmesine alan açmasıdır
Haber: AKİF BEKİ* / Arşivi

Hem iktidar medyadan geçti hem de medya iktidardan. Tersi de doğru, düzü de. Nasıl okuyacağınız size kalmış.
İster medyanın iktidarı geçmiş, ister iktidar medyadan vazgeçmiş, isterse medyanın üzerinden bir iktidar gelmiş geçmiş olsun...
Kılıçtan geçer gibi iktidardan geçirildi medya, bu gerçek değişmez.
Türkiye’nin son 10 yılında, medyanın devr-i iktidarı geçti gitti.
AK Parti’yle ortaya çıkan manzara şudur: Bir yanda Ankara’daki gücünü ve itibarını büyük ölçüde yitirmiş bir medya var. Diğer yanda, medyaya saygısını ve güvenini neredeyse büsbütün kaybetmiş bir siyasi iktidar.
10 yılda nereden nereye geldiğimizin resmidir bu. Eski şaşaası kalmamış, parıltısı sönüp gitmiş, görkemi kaybolmuş bir medya ve karşısında alabildiğine katı, alabildiğine sert bir iktidar tavrı...
Bu tabloyu da doğru okumalı. Çünkü bu tablo, buraya gelişimizin sebebi değil sonucudur.
Medya-iktidar ilişkilerinin bir daha düzeltilemeyecek biçimde bozulduğu, basın hürriyetiyle ilgili ciddi sorunlar yaşandığı gerçeği bir sonuç...
Sebep ise sadece ve tek başına iktidarın baskıcı politikalarına indirgenemez.
O politikaları davet eden, hatta kamu vicdanında meşrulaştıran şey, medyanın hataları, günahları ve yer yer siyasi parti gibi davranma yanlışlarıdır.
Medya, kamuoyu oluşturmadaki gücüne yaslanarak siyasetçilerle iktidar mücadelelerine girişti, seçilmiş hükümetlere karşı güç oyunu oynadı ve sonuncusunda kaybetti.
İşbaşındaki hükümet, memleketi medyayla birlikte yönetmeye pek istekli değildi.
Medya ise kendi doğal sınırlarına çekilip memleket idaresini iktidara bırakmaya yanaşmadı.
Ölümüne saldırdı medya, iktidar açısından hayat memat meselesi haline geldi bu kavga, büyüdükçe büyüdü, gerilim tırmandıkça tırmandı, sonunda kafa kafaya çarpıştılar ve biri çatladı.
Bugün, ilişkilerin tamiri zor ama imkânsız görünmüyor.
Belki kaybolan şaşaasına, görkemine, parıltısına, saygınlığına ve hatta özlemini çektiği o eski güzel günlerine bir daha kavuşamayacak. Bir daha hükümet devirip hükümet kuramayacak medya.
Fakat iktidarla ilişkileri yeniden sağlıklı bir zemine oturtulabilir, medya itibarını yeniden kazanabilir. Her iki tarafın da buna niyet etmesine ve birlikte çaba göstermesine bağlı.
Elhak, özgür bir medya olmadan gerçek bir demokrasi kurulamaz.
Ama otoriterleşmeden yakınırken şunu da unutmayalım: Basın özgürlüğü, güç ve menfaat hesaplarıyla istismar ediliyorsa o medyayı da özgür, o demokrasiyi de muhkem sayamayız.
İktidardan beklenen, çatışmalı dönemde ele geçirdiği mevzilerden geri çekilip demokratik bir medyanın gelişip serpilmesine alan açmasıdır.
Medyayı itibarıyla, inandırıcılığıyla, etkinliğiyle yeni baştan inşa etmek ise bize, yani yeni nesil medyacılara düşüyor.

(*Radikal Gazetesi Yazarı)