Mehmet Şimşek: Türkiye'de bir Kürt sorunu vardır

Mehmet Şimşek: Türkiye'de bir Kürt sorunu vardır
Mehmet Şimşek: Türkiye'de bir Kürt sorunu vardır
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası'nın bağımsız olduğunu belirterek, "Bizim para politikası standartlarımız nispeten daha gevşektir ama fiskal politikalarımız nispeten daha katıdır" dedi.

RADİKAL - Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türk-Arap Ekonomi Forumu'na katıldı. Şimşek forumun açılışında yaptığı konuşmada, “Merkez Bankamız bağımsızdır" dedi.

Şimşek, forumun ardından gerçekleştirilen panelde yaptığı konuşmada, “Merkez Bankamız bağımsızdır ve kararları ekonomik rasyonlara göre verirler. Bizim para politikası standartlarımız nispeten daha gevşektir ama fiskal politikalarımız nispeten daha katıdır" dedi. Şimşek ayrıca doların küresel bazdaki yükselişinin gelişmekte olan ülkeler için iyi olmadığını ifade etti.

30 YILDA 40 BİN KİŞİ ÖLDÜ

Bakan Şimşek katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada ise Güneydoğu'da yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi;

“ Geçtiğimiz 30 sene zarfından neredeyse 40 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Ekonomik açıdan ise maliyeti, 300 milyar dolardır. Diğer tahminlere göre de dolaylı kayıplar da var, 500 milyar dolar. Ama biz artık milyarlarca dolar kaybetmek istemiyoruz. Biz bu parayı, eğitime, alt yapıya kanalize etmek istiyoruz. Benim hükümetim şu anda bir barış süreci üzerinde çalışmakta ve bunu başarıyla sürdürmektedir. Silahsızlanma çağrısı yapılmaktadır ve bu çok önemli bir ileriye dönük adımdır. Bu önümüzdeki dönemde başarıya kavuşabilir. Mezheplerle ilgili problem bu şekilde ele alınacak olursa Türkiye bir ilham kaynağı olacaktır."

Şimşek ayrıca, çözüm sürecinin sonunda  Türkiye'nin GSMH'sının her yıl yüzde 1 artabileceğini, bunun etkisinin bölgede de görüleceğini söyledi.

Kamuoyuna bakıldığında Türkiye'de siyasetin istikrara kavuştuğunu, pek bir değişim olmayacağının görülebileceğinin belirten

Şimşek, Türkiye'nin AB'ye girse de girmese de en iyi küresel yönetişim standartlarına kavuşmak istediğini ifade etti. Şimşek, “Yönetişim konusunda, mevzuat konusunda, dünyasındaki uygulama konusunda ve demokrasi standardı konusunda henüz hedefe ulaşamadık ama kararlıyız. Yani bir AB üyesi olmak için ne gerekiyorsa onları yapacağız. Türkiye AB'ye girmese bile Avrupa 'nın bir Norveç'i, bir İsviçre'si haline gelecek. Dolayısıyla karşılıklı bir kazan-kazan durumu ortaya çıkacak. Dolayısıyla AB hala bizim için geçerli" diye konuştu.