Merkez sağ: Her şey krize dönüşmemeli

DYP lideri Mehmet Ağar ile ANAP lideri Nesrin Nas, son gelişmeleri Radikal'e değerlendirdi. Hükümete hem eleştiri hem uyarıda bulunan Ağar ve Nas, AKP ve CHP'ye 'gerginlik yaratmayın' çağrısı yaptı.
Haber: YURDAGÜL ŞİMŞEK / Arşivi

ANKARA - DYP lideri Mehmet Ağar ile ANAP lideri Nesrin Nas, son gelişmeleri Radikal'e değerlendirdi. Hükümete hem eleştiri hem uyarıda bulunan Ağar ve Nas, AKP ve CHP'ye 'gerginlik yaratmayın' çağrısı yaptı. Ağar ile Nas'a yönettiğimiz soru ve yanıtlar şöyle:
Hükümetin Kıbrıs politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
AĞAR: Kıbrıs'ta hükümet bir hamle yapmak istedi. Ama ABD gezisi bu hamlenin altyapısının iyi hazırlanmadığını ortaya çıkardı. Arabulucu, kolaylaştırıcı formülü kabul görmedi. Türkiye'nin çözüm isteyen taraf görüntüsü vermesi kötü değil. Türkiye'nin 'iki toplumlu, eşitliğe dayalı, egemenlik hakları ve garantörlük' gibi vazgeçilmezlerini öne koymak koşuluyla böyle bir görüntü sergilemenin mahsuru yok. Kıbrıs'ta bu açılımların yapılabilmesi yeni bir Meclis kararına ihtiyaç var. Türkiye'nin jest yapayım derken kendi temel zeminini kaybetme endişesiyle karşı karşıya kaldığı gözüküyor.
NAS: Yeni dünya düzeni artık Kıbrıs'ın mevcut haliyle muhafaza edilemeyeceğini açık şekilde söylüyor. AB'ye üye olmasanız da Kıbrıs çözülmeli. Ama Kıbrıs'ı çözmezseniz AB'ye tam üyeliğe giden yol ciddi bir şekilde tıkanır. Ancak Avrupa'yı göz ardı edip ABD'nin arabuluculuğunu istemek yanlış, ters tepebilir. Ayrıca Türkiye ABD ile değil AB ile stratejik ortaktır. Bu konuda AB'nin elini taşın altına koyması sağlanmalıydı.
Ekonomideki iyimser hava gerçekçi mi?
AĞAR: Sanal bir tablo yaratıldı. Sokakla gösterilmek istenen manzara arasında büyük fark var. Şu an gizli bir ekonomik kriz yaşanıyor. İşsizlik de bunun en önemli unsuru. Ekonomideki program ve uygulamalarının hiçbirinde insan faktörü yok.
NAS: Haziran ayından sonra rakamlar terse seyretmeye başlayacak gibi. Asgari ücret ve emekli zammı bütçede yer almadı. Vergi gelirleriyle birlikte bütçe açığı-nın 6.5 katrilyona yükseleceğini düşünüyorum. Bu durumda özel yatırım kaçar. 2004 çok dikkatli olunması gereken bir yıldır. Yoksa 2005'te enflasyon fırlar. Makro göstergelerde geçici başarılar sağlanabilir. Ancak bu başarılar kalıcı hale getirilmezse, sonunuz Arjantin gibi olur. Hükümette o kararlılık yok.
Hükümetin bürokrasideki değişiklikler başta olmak üzere çeşitli uygulamaları Türkiye'yi rejim bunalımına sürükler mi?
AĞAR: Hükümet en küçük yerlere kadar, siyasi görüşüne yakın insanları getirmeye çalışıyor. Bu ayrımcılık ilerde büyük problemlerle Türkiye'nin yeniden karşı karşıya kalacağı sonucunu getirecektir. Milletin tasfiye ettiği siyaset anlayışında boğulmaya aday görülüyor hükümet. Meseleyi rejim konusuna getirip, bu iktidara bir savunma hakkı sağlamak doğru bir tavır değildir.
NAS: Kadrolaşmada, idarenin kurumsal hafızasına zarar verme gibi bir tehlike var. Ama ben, her meselenin rejim krizi haline düşütürülmesini daha tehlikeli görüyorum. CHP'nin yaklaşımını tasvip etmiyorum.
Ama AKP de gerginlik yaratacak şeyler yapıyor. AKP'nin uygulamaları, CHP'nin tavrı, ülkeyi kutuplaştırır .
'Dokunulmazlıklar kaldırılmalı'
Eski bakanlarla ilgili açılan soruşturmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
AĞAR: Bu soruşturmaları açabilmek için, millet nezdinde haklılık kazanabilmek için, kendileriyle ilgili bütün dokunulmazlık dosyalarını kaldırmaları lazım.
NAS: ANAP'ta da yanlış işlere bulaşmış arkadaşlarımız var. Yargı süreci başladığı noktada söyleyeceğimiz bir şey yok. Ancak soruşturma komisyonları için el kaldıran milletvekilleri 24 saat sonra yargıya güvenmedikleri için dokunulmazlıkların kaldırılmasını istemediklerini belirtti. Demek ki bir siyasi hesaplaşma var.
Yerel seçimlerdeki başarı kıstasınız nedir?
AĞAR: Türkiye, kutuplaşmaya dayalı siyasi tercihe zorlanıyor. DYP bu tercihi yırtacak ve milletin önüne gerçek seçenek olacaktır. İnsanlar bu seçimlerde hükümete, 'politikalarınızı hal ve gidişinizi düzeltin' diye
ikazda bulunacaktır. 3 Kasım seçiminden (yüzde 9.5) daha başarılı olacağımız görülüyor.
NAS: Yerel seçimler genel seçim havasına sokulmamalı. Bu, siyasi istikrar ortamına zarar verir. Ben yeni seçilmiş bir genel başkanım. Hedefimiz, mevcut belediyelerimizin (536 belediye) yüzde 90'nını geri almak. Partiyi, yüzde 1.07 ile devraldım. Yukarı doğru bir gidiş var. Ancak yerel seçimler mantığı yarı bir mantıktır.