MGK bildirisi: Sorumluluk hükümetin

MGK bildirisinde, "Annan Planı'nın resmiyet kazanması için sürecin başlaması hükümetin takdir ve sorumluluğunda" denildi. MGK, adadaki Türk varlığı, Türkiye'nin garantörlüğü ve iki kesimlilik ilkesinin zayıflatılmaması konusunda özen istedi.

ANKARA - İsviçre'deki dörtlü görüşmelerde referanduma götürülmek üzere son hali verilen Annan Planı'nı görüşen Milli Güvenlik Kurulu (MGK), planın olumlu yanlarına dikkat çekti, ancak uygulamada çıkabilecek sorunları Türkiye ve KTTC'deki hükümetlerin 'titizlikle irdelemelerini' önerdi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığında, Kıbrıs özel gündemiyle toplanan MGK'ya, kurul üyelerinin yanı sıra, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Korgeneral Aydoğan Babaoğlu, İsviçre'de görüşmelere katılan Genelkurmay Başkanlığı Yunanistan-Kıbrıs Dairesi Başkanı Tuğamiral Haydar Mücahit Şişlioğlu ve Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal de katıldı.
Asker hazırlıklı gitti
Tuğamiral Şişlioğlu önceki gün, Annan Planı üzerinde cuma gününden beri sürdürülen çalışmalar hakkında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve Kuvvet Komutanları'na geniş kapsamlı bir brifing verdi. Komutanlar, yeni planın artıları olduğunu kabul etmekle birlikte, özellikle varılacak anlaşmanın AB hukuku gerekçe gösterilerek delinmesi endişesini yineledi.
Yaklaşık 4.5 saat süren toplantıda Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı kapsamlı değerlendirme raporuyla Genelkurmay'ın hazırladığı görüşler ele alındı. İki kurumun da AB'nin birincil hukuk haline getirmesi konusunda
ısrar ettiği öğrenildi. Sürecin geri çevrilemeyecek şekilde devam ettiği, plandaki bütün olumlu unsurlara karşın AB'nin gerekeni yapmasında ısrarcı olunması gerektiği ifade edildi.
Sorumluluk hükümetin
Hem olumlu yanlara hem de risklere dikkat çekilen bildiride şu görüşlere yer verildi:
"İsviçre'de son biçimi verilen Annan Planı tümüyle incelendiğinde olumlu yönleri yanında kimi isteklerimizin karşılanmadığı ve planın uygulanmasında
sorunların çıkabilme olasılığı bulunduğu görülmekle birlikte konunun Türkiye ve KKTC bakımından taşıdığı duyarlılık planın içerdiği tüm öğelerin
Türkiye ve KKTC'de ulusal yarar açısından irdelenmesinin ilgili hükümetlerce titizlikle yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu çerçevede, çözümün AB'nin birincil hukuku durumuna getirilmesinin önemi ve müzakere süreci içinde bu yönde Türkiye ve KKTC'ye verilen güvencelerin fiilen uygulamaya geçirilmesinin yakından ve ısrarlı bir biçimde izlenmeye devam edilmesi Annan Planı'nın son şeklinin resmiyet kazanması için gerekli sürecin başlatılmasının hükümetin takdir ve sorumluluğunda olduğuna
işaret edilerek sürecin başlaması durumunda adadaki Türk varlığının Türkiye'nin garantörlüğünün ve iki kesimlilik ilkesinin zayıflatılmaması amacıyla uygulamada gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi vurgulanmıştır."